Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- Guhyasamāja, dinleyen bodhisattvaları titreten sözlerle, kendi öğretisinin ağırlığını ve alışılmadıklığını sahneler.
- Bir tantra geleneği üç katmandan oluşur: örtük kök metin, onu açan şerh ve adım adım talimat veren uygulama kitabı.
- Pradīpoddyotana, Guhyasamāja'nın zor pasajlarını altı konumdan okur; niyetli ve sözcüğü sözcüğüne olmayan anlamları ayırır.
- Hevajra II.3, gündelik sözcüklere gizli karşılıklar veren bir şifreli dil açıklar; Cakrasaṃvara yeryüzü haritasını bedene yerleştirir.
- Kālacakra'nın 1027'deki çevirisi, Tibet takviminin altmış yıllık döngülerinin başlangıcı sayılır.
Açılış sahnesi
Bir söylem sahnesi. Uyanmış olan, çevresinde toplanmış bodhisattvaların önünde bir öğreti açıklar. Dinleyenler sıradan kişiler değildir; aralarında gelecek uyanmış olan Maitreya da vardır. Ama öğreti ilerledikçe bir şey olur: Maitreya duyduğu sözler karşısında dehşete düşer, zihni titrer ve susar. Sözler, onun yüzyıllardır bildiği ahlak diline, bodhisattvanın arınmışlık imgesine, sıradan anlamlarıyla okunduğunda aykırı düşer.
Tantra, uyanmış olanın gizli öğretiyi açıkladığı sahnede, dinleyen büyük bodhisattvaların, aralarında Maitreya'nın, bu sözler karşısında korkuya kapıldığını, zihinlerinin titrediğini ve sustuklarını anlatır. Metin öğretinin ağır ve alışılmadık olduğunu kendisi sahneler.
Metin kendi okurunu uyarır: bu sözler göründükleri gibi değildir ve onları duyanın ilk tepkisi korku olabilir. Bir önceki derste tantraların sınıflara nasıl dizildiğini gördün. Bu derste en yüksek sınıfın başlıca metinlerini açıyorsun ve ilk öğrendiğin şey şu: bu metinler tek başına okunmak için yazılmamıştır. Maitreya'yı titreten sözler neyi söylüyordu ve onları kim, hangi araçlarla açtı?
Bu derste ne olacak
Önce bir müzik notasının üç farklı hâliyle, bir tantra geleneğinin üç katmanını ayıracaksın. Sonra Guhyasamāja'yı ve onun ünlü şerhindeki altı okuma konumunu tanıyacaksın. Ardından Hevajra'nın bilerek şifrelenmiş dilini göreceksin. Sonra Cakrasaṃvara'nın kutsal yerler haritasına ve Kālacakra'nın zamanla, takvimle ve efsanevi bir krallıkla kurduğu bağa bakacaksın. En sonda bu metinleri okurken en sık yapılan hatayı öğreneceksin.
Sıfır noktası
Bir piyano parçasının üç kâğıdını düşün. Birincisi bestecinin el yazısıyla yazılmış notadır: seyrek, kısaltmalı, bazı yerleri yalnızca ustaların anlayacağı işaretlerle dolu. İkincisi bir editörün hazırladığı basımdır: her ölçüye parmak numaraları, tempo açıklamaları, dipnotlar eklenmiştir. Üçüncüsü bir öğretmenin öğrencisi için yazdığı çalışma kâğıdıdır: "önce sol eli ayrı çalış, sonra yavaş birleştir, üçüncü haftada tempoyu artır." Öğrencinin elinde en çok üçüncü kâğıt bulunur. Ama üçüncü kâğıttaki talimatların çoğu bestecinin notasında yazmaz.
Benzetmenin kırıldığı yer şudur. Bir müzik öğrencisi merak ederse bestecinin notasını açıp kendisi okuyabilir; nota kapalı değildir, yalnızca zordur. Tantra kök metinleri ise çoğu zaman bilerek kapalı yazılmıştır: gelenek, onları bir öğretmen ve bir şerh olmadan açmanın mümkün olmadığını, hatta tehlikeli olduğunu söyler.
Mekanizma
Guhyasamāja ve altı konum
"Gizli Toplanma" anlamına gelen Guhyasamāja, en yüksek sınıfın en eski ve en etkili metinlerinden biridir. On yedi bölümden oluşur ve buna "sonraki tantra" denen bir on sekizinci bölüm eklenmiştir; bu eklenti, önceki bölümlerin bir kısmını açıklayan bir yorum işlevi görür. Kök metin ile onun açıklaması daha metnin içinde ayrılmaya başlar. Gelenek Guhyasamāja için iki ayrı yorum çizgisi tanır. Biri, sekizinci yüzyılda yaşadığı düşünülen Buddhajñānapāda'nın adını taşır ve uygulamayı kendi figür düzeniyle anlatır. Öbürü, adlarını Madhyamaka düşünürlerinden alan Nāgārjuna ve Candrakīrti'ye bağlanır ve tamamlanma aşamasını beş basamaklı bir yol olarak düzenler. Bu adların Madhyamaka dersinde tanıdığın düşünürlerle aynı kişiler olup olmadığı tartışmalıdır; araştırmacıların çoğu tantrik yazarların daha sonraki yüzyıllarda yaşadığını düşünür.
Guhyasamāja'ya yazılan bu şerh, kök metnin her zor pasajını altı konumdan okur: niyetli dille söylenmiş olan ve niyetsiz söylenmiş olan, yorumlanması gereken ve kesin anlamlı olan, sözcüğü sözcüğüne alınacak olan ve sözcüğü sözcüğüne alınmayacak olan. Şerhçi Maitreya'yı titreten türden sözleri bu altı konumdan geçirerek açar.
Bu yöntem sana tanıdık gelmeli. Yogācāra'yla bağlantılı söylemler dersinde "yorumlanması gereken" ve "kesin anlamlı" öğreti ayrımını görmüştün; orada bir bütün söylem dizisini sıralamaya yarıyordu. Burada aynı ayrım, tek bir cümlenin içine iner. Bir cümle, sözcük anlamıyla alındığında ahlaka aykırı görünebilir; ama şerh onun niyetli bir dille, iç bir uygulamayı anlatmak için söylendiğini gösterir.
Yaygın yanlış"Tantra metinleri söylediklerini düz anlamıyla söyler."
Gelenek kök metinleri örtük saymış ve onları okumak için ayrıntılı yorum ilkeleri geliştirmiştir; Pradīpoddyotana'nın altı konumu bunun en bilinen örneğidir.
Kaynaklardan okuma
Hevajra'nın şifresi
Hevajra Tantra bu kapalılığı bir adım öteye taşır ve onu açıkça adlandırır.
Metin, uyanmış olanın ağzından "niyetli dil" dediği gizli bir dili açıklayacağını söyler ve yirmi kadar sözcüğün gizli karşılıklarını sayar: gündelik bir sözcük, uygulama bağlamında başka bir şeyi, bir maddeyi, bir bedensel ögeyi ya da bir uygulama aşamasını anlatır. Metin bu dili bilmenin yogi için vazgeçilmez olduğunu ve onu herkese açmamak gerektiğini vurgular.
Hevajra'nın bir de tanıdık bir yüzü vardır: Tantra öncesi temeller dersinde güneşi durduran usta olarak tanıdığın Virūpa, Tibet'te Sakya geleneğinin Hevajra aktarımının kaynağı sayılır. Şifre, sıfır noktasındaki bestecinin kısaltmalarından çok daha fazlasıdır: bilerek kurulmuş bir dildir. Şifrenin iki işlevi vardır. Birincisi, uygulamayı hazırlıksız okuyucuya karşı korur. İkincisi, uygulayıcının dilini değiştirir: gündelik bir sözcük, uygulama bağlamında başka bir şeye işaret etmeye başlar. Dil ve kavram dersinde anlamın bir uzlaşı olduğunu görmüştün; Hevajra bu uzlaşıyı bilerek ikiye ayırır: biri dışarıdakiler için, biri içeridekiler için.
Kutsal yerler ve zamanın çarkı
Cakrasaṃvara ailesi bir haritayla çalışır. Metinler Hindistan'da yirmi dört kutsal yer sayar ve uygulamada bu yerler uygulayıcının bedenine yerleştirilir: dış coğrafya, bedenin içindeki bir iç coğrafyaya dönüşür. Bir önceki derste gördüğün ince beden haritası burada bir yeryüzü haritasıyla örtüşür. Bu listenin kendisi de bir tartışma konusudur. Tantra öncesi temeller dersinde Śaiva geleneğiyle etkileşim sorusunu görmüştün; araştırmacıların metin karşılaştırmaları, Cakrasaṃvara'nın kutsal yerler listesinin ve bazı pasajlarının Śaiva tantralarındaki listelerle yakından örtüştüğünü gösterir. Aynı coğrafya, iki geleneğin uygulayıcıları için de kutsaldı.
Kālacakra, "zamanın çarkı", ailelerin en geç ve en kapsamlısıdır. Gökbilimi, takvim hesaplarını, bedenin içindeki akımları ve uygulamayı tek bir düzende birleştirir. Kendini kuzeyde efsanevi bir krallık olan Śambhala'nın kralları aracılığıyla aktarılmış bir öğreti olarak sunar. Tantranın kendisi kadar ünlü olan büyük şerhi, Vimalaprabhā, "Lekesiz Işık", Śambhala krallarından birine atfedilir. Metin gelecekte Śambhala'dan gelecek bir kralın, öğretiyi tehdit eden güçlere karşı büyük bir savaş vereceğini de anlatır; bu kehanet, sonraki yüzyıllarda hem harfiyen hem de iç bir mücadelenin simgesi olarak okunmuştur.
Gelenek, Kālacakra Tantra'nın Tibetçeye çevrilişini 1027 yılına koyar. Tibet takviminin altmış yıllık döngülerinin ilki bu yıl başlar ve döngüler bugün hâlâ bu başlangıçtan sayılır.
Bir tantra metni burada yalnızca bir uygulama kitabı olmaktan çıkar ve bir toplumun zamanı saymasının temeline yerleşir. Tibet'te bir yılın adı, bir tantranın gelişine bağlı bir hesaptan türer.
Usta katmanı
Bu metinleri okurken en sık yapılan hata, sıfır noktasındaki üç kâğıdı karıştırmaktır. Bir uygulama kitabında yazan bir ayrıntı, sanki kök tantrada yazıyormuş gibi aktarılır; ya da bir şerhçinin yorumu, metnin kendi sözüymüş gibi sunulur. Bu karışmanın iki sonucu vardır. Birincisi, sonraki bir katmana, kök metnin otoritesi yüklenir. İkincisi, uygulama kitaplarının gelenekten geleneğe, öğretmenden öğretmene değişebildiği gerçeği gözden kaybolur: aynı kök tantraya dayanan iki manastır farklı uygulama kitapları kullanabilir.
Bir de sürüm sorunu vardır. Bu metinlerin Sanskritçe el yazmaları, Tibetçe çevirileri ve Çince çevirileri her zaman birbirini tutmaz; bölüm sayıları, ifadeler, hatta bazı pasajların varlığı değişebilir. Bir tantradan söz ederken "hangi sürüm, hangi katman?" sorusu, bir söylemden söz ederken sorulan "hangi derleme?" sorusu kadar gereklidir. Maitreya'yı titreten sözler de ancak bu soruyla okunabilir: kök metin ne diyor, şerh onu nasıl açıyor ve uygulama kitabı onu nasıl bir güne, bir sabaha çeviriyor?
Yaygın hatalar
Yaygın yanlış"Bir uygulama kitabındaki her talimat tantranın kendisinde yazar."
Uygulama kitapları sonraki yüzyıllarda, belirli öğretmenler ve gelenekler tarafından yazılmıştır; talimatların çoğu kök tantrada bulunmaz.
Yaygın yanlış"Hevajra'nın şifreli dili sonradan uydurulmuş bir yorumdur."
Şifreli dil kök tantranın içinde, metnin kendi sözüyle açıklanır ve bilinmesinin gerekli olduğu vurgulanır.
Yaygın yanlış"Tantraları yazan Nāgārjuna ve Candrakīrti, Madhyamaka'nın kurucularıyla aynı kişilerdir."
Gelenek bu adları birleştirir, ama araştırmacıların çoğu tantrik yazarların daha sonraki yüzyıllarda yaşadığını düşünür; kimlik sorusu tartışmalıdır.
Uygulama
Kilit özet
- Guhyasamāja, dinleyen bodhisattvaları titreten sözlerle, kendi öğretisinin ağırlığını ve alışılmadıklığını sahneler.
- Bir tantra geleneği üç katmandan oluşur: örtük kök metin, onu açan şerh ve adım adım talimat veren uygulama kitabı.
- Pradīpoddyotana, Guhyasamāja'nın zor pasajlarını altı konumdan okur; niyetli ve sözcüğü sözcüğüne olmayan anlamları ayırır.
- Hevajra II.3, gündelik sözcüklere gizli karşılıklar veren bir şifreli dil açıklar; Cakrasaṃvara yeryüzü haritasını bedene yerleştirir.
- Kālacakra'nın 1027'deki çevirisi, Tibet takviminin altmış yıllık döngülerinin başlangıcı sayılır.
Kök metin susar, şerh konuşur, uygulama kitabı bir sabaha çevirir.
Sonraki derse köprü
Bu metinler Hindistan'da yazıldı, ama bugün en eksiksiz biçimde Tibetçe çevirilerinde korunuyor. Sonraki derste bu aktarımın kendisini soracaksın. Metinler Tibet'e iki ayrı dalgada ulaştı; çevirmenler, krallar ve manastırlar bu aktarımı biçimlendirdi. Ve erken dönemde, bir manastırda, uyanışın kademeli mi ani mi olduğu üzerine bir tartışma yapıldığı anlatılır. Kimin kazandığını kaynakların neden farklı anlattığını ve bu kaydı kimin tuttuğunu soracaksın.