Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- Birinci ton (阴平) 55: yüksek ve düz; hecenin başından sonuna aynı yükseklikte kalır. İşareti ā.
- Dördüncü ton (去声) 51: tepeden dibe, kısa ve kararlı bir düşüş. İşareti à.
- İki ton aynı yükseklikten başlar; fark hecenin ikinci yarısında, perdenin kalıp kalmamasında duyulur.
- Türkçe tuzaklar: birinci tonu ortada ya da sonda düşerek söylemek; dördüncü tonu ortadan başlatıp yumuşak ve uzun indirmek.
- Türkçede perde cümlenin tavrını taşır; Çincede kelimenin kendisidir. Cümle sonu, son hecenin tonunu değiştirmez.
- Çalışma turu: dinle, mırıldanıp söyle, kaydet ve model sesle karşılaştır.
Kanca
Deniz yurt odasından annesine Çince öğrendiği kelimeyi sesli mesajla gönderiyor: «Anne, Çincede sana ma diyorlar!» Kayıtta «ma» hecesi Türkçe bir seslenme gibi çıkıyor: yüksekten başlıyor, kısa ve kesin biçimde iniyor. Mesajı yanlışlıkla 小明'e de gönderiyor. Cevap gülen bir yüzle geliyor: «Annene neden kızıyorsun?»
Deniz'in söylediği hece «anne» değil, «azarlamak» oldu. İkisi arasındaki fark ne bir harf ne bir uzunluk; yalnız perdenin hecenin sonuna kadar yüksekte kalıp kalmadığı. Bu derste tonların iki uç örneğini çalışacaksın: hiç kımıldamayan birinci ton ile en tepeden dibe inen dördüncü ton. Nasıl söylendiklerini, Türkçe konuşanı nerede yanılttıklarını ve iki tonu birbirinden ayıran çiftleri kulağınla nasıl sınayacağını göreceksin.
Anlatım
Neden bu iki ton birlikte
Ders S.1'de perdeyi beş basamaklı bir ölçekle yazmayı gördün: 5 sesinin rahat yüksek ucu, 1 rahat alçak ucu. O ölçekte birinci ton 55, dördüncü ton 51 diye yazılır. İki ton aynı noktadan, 5'ten başlar. Biri orada kalır, öteki oradan aşağı düşer. Başlangıçları ortak olduğu için tek bir hecede yan yana denenebilirler ve aralarındaki fark yalnız hecenin ikinci yarısında yaşanır. Kulağın bu farkı yakalamayı öğrendiğinde, ikinci ve üçüncü tonun daha ince ayrımlarına hazır olur.
İşaretlerin kendisi de bir ipucu. ezber için: ā'nın çizgisi düz bir yol, à'nın çizgisi soldan sağa okurken aşağı kayan bir yol; sesin izlediği yol işaretin şeklidir.
Birinci ton: tutulan bir nota
Birinci tonu konuşma gibi değil, kısa bir şarkı notası gibi düşün. 妈 mā hecesini söylerken sesin rahat üst bölgesine çık ve hecenin sonuna kadar orada kal. Ses ne yükselir ne iner; bir diyapazon gibi tek bir yükseklikte titrer.
«Yüksek» burada senin sesinin yükseği demek; ölçek göreli olduğu için kimseyi taklit etmen gerekmez. Gündelik konuşmada birinci ton çoğu zaman 55'ten biraz aşağıda, 44 civarında da duyulur. Önemli olan seviyenin sabit kalması ve dördüncü tonun başladığı yüksekliğe yakın durmasıdır.
Türkçe konuşan burada önce fazla alçaktan başlar: Türkçede rahat konuşma perdesi aralığın ortasındadır ve birinci tonu o orta yükseklikte söylemek, onu dinleyenin kulağında belirsiz bırakır. Sonra son hecede düşer: Türkçe bir bildirme cümlesinin son hecesinde perde doğal olarak iner, «Bu bir kitap.» derken «-tap» aşağı düşer. Aynı alışkanlık Çince cümlenin sonundaki birinci ton heceyi aşağı çeker ve onu dördüncü tona yaklaştırır. Bir de heceyi kısaltır; düz ton uzunluğunu korumazsa düzlüğü de duyulmaz.
Dördüncü ton: tepeden dibe, hızla
Dördüncü tonda ses 5'ten başlar ve 1'e doğru kararlı biçimde iner. Düşüş hızlıdır ve kararlı duyulur. 骂 mà, 爸 bà, 树 shù hecelerinde sesin tepeden başladığından emin ol. Ortadan başlayan bir düşüş, yani 31 gibi bir eğri, isteksiz ya da yarım kalmış bir ton gibi duyulur.
Bu tondaki tuzak birinci tondakinin tersidir. Türkçe konuşan dördüncü tonu ilk denemelerde ya fazla yumuşak ya da fazla uzun söyler: perde biraz iner ama dibe ulaşmaz, düşüş bir iç çekiş gibi yayılır. Bir el hareketi bu konuda işe yarar. Elini başının üstünden göğsüne kadar tek ve hızlı bir hareketle indir, heceyi elinle birlikte bitir. El yolun sonuna varmadan hece bitmesin.
Akıcı konuşmada dördüncü tonun her zaman 1'e kadar inmediğini de bil. İki dördüncü ton arka arkaya geldiğinde ilki genellikle yarıda kalır; Chao bunu 53 olarak yazar. Bu bir hata değil, akışın doğal sonucudur. Tek hecede çalışırken ise düşüşü sonuna kadar götür: kulak önce tam biçimi tanımalı.
İki tonun karşıtlığına dayanan çiftler
Aşağıdaki çiftlerde hece aynı; değişen yalnız ton. Her satırı soldan sağa sesli söyle, sonra sağdan sola.
| Birinci ton | Anlam | Dördüncü ton | Anlam |
|---|---|---|---|
| 妈 mā | anne | 骂 mà | azarlamak |
| 八 bā | sekiz | 爸 bà | baba |
| 书 shū | kitap | 树 shù | ağaç |
| 七 qī | yedi | 气 qì | hava, gaz |
| 师 shī | öğretmen (老师 içinde) | 是 shì | -dır, olmak |
| 西 xī | batı | 系 xì | bölüm (üniversitede) |
| 猫 māo | kedi | 帽 mào | şapka (帽子 içinde) |
Bu çiftler yapay bir egzersiz değil; günlük cümlelerde karşına çıkan kelimeler. 爸爸 bàba ve 妈妈 māma kelimelerinin ikinci hecesi kısa ve vurgusuz geçer; o konu Ders S.4'ün. Burada her kelimenin ilk hecesine odaklan.
Dinleme ve söyleme turu
Tura yalnız dinleyerek başla. Bir sözlük uygulamasında ya da öğretmeninin kaydında çiftleri sırayla dinle, ama tekrar etme. Her hecede tek bir soruya cevap ver: perde sonda nerede? Başladığı yerdeyse birinci, aşağıdaysa dördüncü ton. Gözünü kapatıp karışık sırayla dinlemek, karakteri görerek tahmin etme kolaylığını ortadan kaldırır.
Sonra söyle. Önce sesi ağız kapalı mırıldan: birinci ton için düz bir «mmm», dördüncü için kısa ve düşen bir «mm». Sonra aynı eğriyi heceye giydir. Elini kullan: birinci tonda el başın hizasında yatay gider, dördüncüde tek hamlede aşağı iner.
En son kendini dinle. Telefonunun ses kaydedicisiyle on çifti oku, sonra kaydı model sesle arka arkaya çal. Kendi sesini dinlerken iki şey ara. Birinci ton hecelerinin sonu başıyla aynı yükseklikte mi? Dördüncü ton heceleri gerçekten tepeden mi başlıyor ve sesin aşağısına kadar iniyor mu? Perdeyi görmek istersen ücretsiz bir ses çözümleme programı olan Praat, kaydının perde eğrisini çizgi olarak gösterir; birinci tonda yatay, dördüncüde aşağı inen bir çizgi görmelisin.
Karakter köşesi
| Karakter | Pinyin | Anlam | Kök | Çizgi |
|---|---|---|---|---|
| 八 | bā | sekiz | 八 | 2 |
| 爸 | bà | baba | 父 | 8 |
| 树 | shù | ağaç | 木 | 9 |
| 七 | qī | yedi | 一 | 2 |
| 气 | qì | hava, gaz, nefes | 气 | 4 |
爸, önceki derste tanıştığın 妈 ile aynı mantıkla kurulmuş: Make Me a Hanzi ayrışımına göre 妈 anlam bileşeni 女 (kadın) ile ses bileşeni 马 mǎ'dan, 爸 anlam bileşeni 父 (baba) ile ses bileşeni 巴 bā'dan oluşur. Ses bileşeni heceyi verir ama tonu her zaman vermez: 巴 ile 爸 aynı heceyi taşır, biri birinci, öteki dördüncü tonda okunur. 马 ile 妈 arasında da durum aynıdır; 马 karakterini Ders H.2'de görmüştün. Bir bileşenin tanıdık gelmesi tonu tahmin etmeye yetmez, ton her karakterle birlikte öğrenilir. 七 ile 气 ise bileşen paylaşmıyor; tek ortak noktaları qi hecesi ve bu derste karşı karşıya geldikleri iki ton.
Türkçe ile karşılaştırma
Türkçede perde kelimenin anlamını değiştirmez, cümlenin ne yaptığını gösterir. «Geldi.» düşen bir sonla bildirir, «Geldi?» yükselen bir sonla sorar, «Gel!» kısa ve sert düşüşle emreder. Aynı kelimeyi istediğin perdeyle söyleyebilirsin; anlamı aynı kalır, değişen yalnızca tavrındır.
Dördüncü ton ilk bakışta Türkçe emre benziyor: «Dur!», «Yeter!» derken ses tepeden iner. Bu benzerlik söyleyişi bulmak için iyi bir başlangıçtır. Ama fark büyük. Türkçede bu düşüş bir duyguya bağlı ve cümlede bir kez yaşanıyor; Çincede ise dördüncü tonlu her hece, söyleyen sakin de olsa, kızgın da olsa, düşerek söylenir. 是 shì «evet, öyle» diye sakin bir onay verirken de düşer. Düşüşü öfkeyle karıştıran öğrenci bazen tonu yumuşatır, çünkü kaba duyulmaktan çekinir. Çince dinleyen biri için ise düşen ton kabalık değil, kelimenin kendisidir.
Birinci tonun Türkçedeki en yakın akrabası seslenmedir. Uzaktaki birine «Aliii!» diye seslenirken son ünlü bir süre aynı yükseklikte tutulur. Bu tutulmuş, düz perde birinci tonun hissini verir. Ancak Türkçe bildirme cümlesinin sonu iner ve bu iniş Çince cümlenin son hecesine taşınır. 他是老师 cümlesinin son hecesi shī; Türkçe alışkanlıkla düşürülürse kulağa shì gibi gelir. Kural basit: Çincede cümlenin sonu, son hecenin tonunu ezmez.
Örnekler
Üçüncü örnekte shù ile shū aynı cümlede karşılaşıyor; cümleyi yavaş söyle ve iki hecenin sonunu karşılaştır. Altıncı örnekte 天 tiān ile 气 qì yan yana: biri yüksekte kalıyor, ertesi aynı yükseklikten aşağı iniyor. Son örnekte 不 bù kendi dördüncü tonunu koruyor, çünkü arkasındaki 喝 hē dördüncü ton değil; birinci örnekte ise arkasından 骂 mà geldiği için bú oluyor. Bu değişimin kuralı ilerideki bir dersin konusu, şimdilik yalnız yazıldığı gibi oku.
Örnek diyalog
Sınıfta 张老师 (Zhāng lǎoshī) tahtaya resim kartları asıyor. Deniz her kartı sesli adlandırıyor; öğretmen yalnız tonu düzeltiyor.
Deniz'in ilk cevabında kelime bilgisi doğruydu, perde yanlıştı: ağacın resmine bakıp shù diyecekti, ama heceyi düz tuttu ve ortaya «kitap» çıktı. Öğretmen iki heceyi arka arkaya söyleyerek farkı gösterdi. Kedi kartında ise Deniz cümlenin sonundaki māo'yu düşürmeden tuttu ve öğretmen düzeltme yapmadı.
Sık yapılan hatalar
Yaygın yanlış"他是老师" cümlesinin sonunu Türkçe bir bildirme gibi indirmek: «lǎoshì».
— Türkçede cümle sonunda perde iner; bu alışkanlık son hecedeki birinci tonu dördüncüye yaklaştırır. 老是 lǎoshì ayrı bir kelimedir ve «hep, sürekli» anlamına gelir. Doğrusu: lǎoshī; son hece cümle bitse de başladığı yükseklikte kalır.
Yaygın yanlış骂 mà ya da 爸 bà hecesini orta yükseklikten başlatıp yavaşça indirmek.
— Kaba duyulmamak için düşüşü yumuşatmak, tonu yarıda bırakır ve dinleyen hangi tonu duyduğundan emin olamaz. Çincede düşen ton bir tavır değil, kelimenin parçasıdır. Doğrusu: sesin tepesinden başla, tek ve kısa bir hareketle aşağı in.
Yaygın yanlışDefterine yeni kelimeyi tonsuz yazmak: «shu = kitap», «shu = ağaç».
— Türkçede kelimenin kimliği harflerdedir, bu yüzden ton işareti bir süs gibi görünür ve atlanır. Oysa defterde iki ayrı kelime tek bir «shu» olarak durunca bir hafta sonra hangisinin düz, hangisinin düşen olduğunu hatırlamanın yolu kalmaz. Doğrusu: her kelimeyi ilk yazışta işaretiyle yaz, shū ve shù; işareti koyarken eğriyi bir kez de sesli söyle.
Mini alıştırma
Cevaplar
- bā: birinci ton, sekiz (八). bà: dördüncü ton, baba (爸). qī: birinci ton, yedi (七). qì: dördüncü ton, hava ya da gaz (气).
- 这是树,不是书。 · Zhè shì shù, bú shì shū. 树 dördüncü, 书 birinci tondadır; 不 arkasından gelen 是 dördüncü ton olduğu için bú yazılır.
- Cevap kişiseldir. Ayıramadığın heceler çoğunlukla ya birinci tonun sonda düştüğü ya da dördüncü tonun ortadan başladığı kayıtlardır; o heceleri model sesle yeniden karşılaştır.
- Son hece düşerse dinleyen lǎoshì duyabilir; bu 老是 «hep, sürekli» kelimesine yaklaşır ve cümle anlamsızlaşır. Öneri: son heceyi bir nota gibi tutması, cümle bitse de perdeyi indirmemesi.
Özet kartı
- Birinci ton (阴平) 55: yüksek ve düz; hecenin başından sonuna aynı yükseklikte kalır. İşareti ā.
- Dördüncü ton (去声) 51: tepeden dibe, kısa ve kararlı bir düşüş. İşareti à.
- İki ton aynı yükseklikten başlar; fark hecenin ikinci yarısında, perdenin kalıp kalmamasında duyulur.
- Türkçe tuzaklar: birinci tonu ortada ya da sonda düşerek söylemek; dördüncü tonu ortadan başlatıp yumuşak ve uzun indirmek.
- Türkçede perde cümlenin tavrını taşır; Çincede kelimenin kendisidir. Cümle sonu, son hecenin tonunu değiştirmez.
- Çalışma turu: dinle, mırıldanıp söyle, kaydet ve model sesle karşılaştır.
Sonraki derse köprü
Birinci ve dördüncü ton sesin üst ucunda yaşıyor: biri orada kalıyor, öteki oradan aşağı iniyor. Kalan iki ton ise aralığın ortası ve altıyla çalışır. İkinci ton ortadan yukarı doğru yükselir, üçüncü ton aşağıya, sesin en alçak bölgesine iner. Birinde hecenin sonu yukarıda biter, ötekinde dip duyulur. İki eğri ortada kesiştiği için kulak onları nereden ayırır? Yükselen ile alçalan ton arasındaki bu ayrım sonraki dersin konusu.