Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- Ton (声调, shēngdiào), hecenin perde çizgisidir ve Çincede kelimeyi ayırt eder: mǎi «satın almak», mài «satmak».
- Chao Yuen Ren'in beş basamaklı göreli ölçeğiyle dört ton: 1. ton 55, 2. ton 35, 3. ton 214, 4. ton 51. Basamaklar her konuşanın kendi ses aralığına göredir.
- Hafif ton (轻声, qīngshēng) kısa ve vurgusuzdur, işaret almaz; perdesi önceki heceye göre ayarlanır (māma, ma).
- Türkçe perdeyi cümle ezgisi ve vurgu için kullanır; Çincede perde her hecenin kendisine aittir ve tonlama onun üstüne biner.
- Ton kayınca dinleyen gerçek ama başka bir kelime duyar: tāng/táng, shuìjiào/shuǐjiǎo, wèn/wěn.
- Ton işaretleri perde çizgisinin resmidir; ilk haftalarda tonu elle havaya çizerek söylemek kulağı ve sesi bağlar.
Kanca
Bir arkadaşın kapıdan girerken «Geldi.» dersin; inanamıyorsan aynı kelimeyi sesini sonunda kaldırarak söylersin: «Geldi?» Kelime değişmedi, yalnız cümlenin ne iş gördüğü değişti. Şimdi aynı oyunu Çincede bir heceyle oyna. «mai» hecesini sesini aşağı indirip hafifçe kaldırarak söylersen «satın almak» demiş olursun. Yukarıdan sertçe düşürürsen «satmak» olur. Pazarda bu ikisini karıştıran kişi, almaya geldiği malı satmaya kalkmış gibi konuşur.
Bu ders tonun ne olduğunu kuruyor: yalnız perdeyi oynatmak nasıl olur da sözlükte başka bir maddeye götürür, Türkçede sesimizi yükseltip alçaltmamızdan bunun farkı nedir, dört ton ve hafif ton kağıda ve havaya nasıl çizilir.
Anlatım
Perde: sesin yüksekliği
Konuşurken ses tellerimiz saniyede belli sayıda titreşir. Titreşim sıklaştıkça ses incelir, yani perdesi yükselir; seyreldikçe kalınlaşır. Bu titreşim sıklığına temel frekans denir ve kulağımız onu perde olarak duyar. Şarkı söylerken notadan notaya geçmek de, «Geldi?» derken sonu kaldırmak da perdeyle oynamaktır.
Çincede her hecenin kendine ait bir perde çizgisi vardır. Bu çizgi düz kalabilir, yükselebilir, alçalıp kalkabilir ya da düşebilir. Hecenin sesleri aynı kalsa bile çizgi değişince kelime değişir. Pinyinde gördüğün ton işaretleri bu çizginin kaba bir resmidir.
Bu yönüyle Çince yalnız değildir. Dünya dillerinin ses yapısını haritalayan bir çalışma, örneklemindeki 527 dilin 220'sinde anlam ayıran ton buldu; Afrika'nın ve Güneydoğu Asya'nın pek çok dili tonludur. Tonu yadırgamak, insan dillerinin bir özelliği değil; Türkçe gibi perdeyi kelimeye bağlamayan bir dilden gelmenin sonucudur.
Beş basamaklı merdiven
Tonu konuşmak için onu ölçebilmek gerekir. Dilbilimci Chao Yuen Ren (赵元任) 1930'da yayımladığı kısa bir yazıda bunun için basit bir yol önerdi: konuşanın sesini en kalından en inceye beş basamağa böl, en alçak basamağa 1, en yükseğe 5 de ve her tonu başladığı, geçtiği, bittiği basamağın rakamlarıyla yaz. Basamaklar mutlak değildir; her konuşanın kendi ses aralığına göre ölçülür. Kalın sesli bir adamın 5'i ile ince sesli bir çocuğun 5'i aynı frekans değildir, ama ikisi de kendi seslerinin tepesindedir.
Standart Çincenin dört tonu bu merdivende şöyle görünür:
| Ton | Chao rakamı | Perde çizgisi | İşaret | Örnek |
|---|---|---|---|---|
| 1. ton | 55 | tepede başlar, tepede kalır | ā | mā (妈) anne |
| 2. ton | 35 | ortadan tepeye çıkar | á | má (麻) kenevir |
| 3. ton | 214 | alçalır, dibe iner, biraz kalkar | ǎ | mǎ (马) at |
| 4. ton | 51 | tepeden dibe düşer | à | mà (骂) azarlamak |
Rakamları okurken iki şeye dikkat et. Birinci ton «55» olarak yazılır, çünkü baştan sona aynı yükseklikte durur; konuşmadaki çoğu tondan daha yüksekte ve daha uzun bir notadır. Üçüncü tonun 214 değeri ise hecenin tek başına, dikkatle söylendiği hâlidir. Cümle içinde bu ton çoğu zaman dipte kalır ve sondaki kalkış ya hiç duyulmaz ya da yalnız cümle sonunda, bir duraktan önce duyulur. Bunun ayrıntısını üçüncü tonun kendi dersinde göreceksin. Bir başka ayrıntı da şu: iki üçüncü ton yan yana gelince ilki değişir. Bu değişim için Ders S.15'i bekleyeceğiz; şimdilik pinyinde yazıldığı gibi okumak yeterli.
Beşinci renk: hafif ton
Bazı heceler kendi tonunu taşımaz. Kısa, hafif ve vurgusuz söylenirler; perdeleri de önlerindeki heceye göre ayarlanır. Buna hafif ton (轻声, qīngshēng) denir ve pinyinde işaret almaz. 妈妈 (māma) kelimesinin ikinci hecesi, cümle sonundaki soru eki 吗 (ma) böyledir. Hafif ton dört tonun yanında beşinci bir çizgi değil, daha çok çizginin silikleşmesidir. Onu da kendi dersinde, hangi kelimelerde ve nasıl duyulduğuyla birlikte çalışacaksın (Ders S.4).
Dört anlamlı bir hece
En bilinen örnek «ma» hecesidir, çünkü dört tonun dördü de günlük bir kelimeye denk gelir. Hafif tonu da ekleyince bütün bir cümle tek heceden kurulabilir: 妈妈骂马吗? (Māma mà mǎ ma?) «Annem atı azarlıyor mu?» Bu cümle bir dil oyunudur; günlük konuşmada sık kurulmaz, ama kulağa beş çizgiyi art arda dinletir.
Başka heceler de aynı dörtlüyü verir. «tang» hecesinde 汤 (tāng) çorba, 糖 (táng) şeker, 躺 (tǎng) uzanmak, 烫 (tàng) yakacak kadar sıcak demektir. Lokantada «çorba» isteyip «şeker» istemek, tonu kayan bir öğrencinin başına sık gelen bir şeydir. Her hece dört tonu da kullanmaz; bazı tonlarda hiçbir kelime bulunmaz. Ama kullandığı tonlar ayrı kelimelerdir.
Ton kayınca ne olur?
Ton hatası çoğu zaman bir aksan gibi geçiştirilmez, çünkü dinleyen yanlış ama gerçek bir kelime duyar. Birkaç tanıdık karışıklık:
| Söylemek istenen | Ton kayınca duyulan |
|---|---|
| 买 mǎi satın almak | 卖 mài satmak |
| 汤 tāng çorba | 糖 táng şeker |
| 睡觉 shuìjiào uyumak | 水饺 shuǐjiǎo haşlanmış mantı |
| 问 wèn sormak | 吻 wěn öpmek |
Bağlam çoğu zaman dinleyenin imdadına yetişir: kimse yatmadan önce mantı istediğini sanmaz. Ama bağlamın zayıf olduğu yerde, örneğin pazarlıkta ya da telefonda, yanlış ton gerçekten yanlış anlaşılır. Dinleyen kişi bir de seni anlamak için tahmin yürütmek zorunda kalır ve bu yorar.
Tonu havaya çizmek
Tonları ilk haftalarda elle çizerek söylemek kulağı ve sesi birbirine bağlar. Sağ elini yüzünün önünde tut; elinin yüksekliği perdendir.
- 1. ton: elini alnının hizasında yatay olarak sağa çek. Ses de el de aynı yükseklikte durur.
- 2. ton: elini çene hizasından başlat, alnına doğru çapraz yukarı kaldır. Soru sorarken «Ne?» der gibi.
- 3. ton: elini çeneden göğsüne indir, kısa bir an orada tut, sonra biraz kaldır. Pinyindeki ˇ işaretinin biçimini çizer.
- 4. ton: elini alnından sertçe aşağı indir, bir kapıyı kapatır gibi kesin.
- Hafif ton: el kıpırdamaz, yalnız parmak hafifçe dokunur ve çekilir.
İşaretlerin biçimi de bu hareketlerin resmidir: ā yatay, á yukarı eğik, ǎ çukur, à aşağı eğik. Ezber için: işaret, elinin havada çizdiği yolun ta kendisidir.
Karakter köşesi
| Karakter | Pinyin | Anlam | Kök | Çizgi |
|---|---|---|---|---|
| 妈 | mā | anne | 女 | 6 |
| 麻 | má | kenevir; uyuşmak | 麻 | 11 |
| 骂 | mà | azarlamak, sövmek | 口 | 9 |
| 买 | mǎi | satın almak | 乛 | 6 |
| 卖 | mài | satmak | 十 | 8 |
| 汤 | tāng | çorba | 氵 | 6 |
| 糖 | táng | şeker | 米 | 16 |
妈 karakterinin solunda 女 «kadın» kökü, sağında 马 durur; 骂 karakterinde de 马 altta, üstte iki 口 vardır. Bu karakterlerde 马 okunuşa işaret eden bir ses bileşenidir: ikisi de «ma» hecesiyle okunur ama tonları farklıdır. Ses bileşeninin tonu her zaman taşımadığını burada açıkça görüyorsun. 卖, 买 karakterinin üstüne bir 十 eklenmiş gibi görünür; ezber için: «satmak», «almak»tan iki çizgi fazladır. 汤 karakterinin solundaki 氵 «su» köküdür ve çorbaya uygun düşer; 糖 karakterinin solundaki 米 ise «pirinç, tahıl» köküdür.
Türkçe ile karşılaştırma
Türkçe perdeyi kullanmayan bir dil değildir; onu başka işlere koşar. Türkçede vurgulu hece en çok perdesiyle öne çıkar ve vurgunun yeri bazen anlam ayırır: «benim» kelimesinde vurgu ilk hecedeyse «o benim», son hecedeyse «bana ait» demektir. «Çocuklar» kelimesinde de vurgu ortadaysa «onlar çocuk», sondaysa yalnızca «çocuklar» anlamına gelir. Soru sorarken de perde iş başındadır: «Bu elmalar taze mi?» cümlesinde «mi»den önceki hece belirgin biçimde yükselir.
Ama Türkçede perde ya cümleye ya da kelimenin tek bir noktasına, vurgulu heceye aittir. Bir hecenin kendine özgü, kelimeyi belirleyen bir çizgisi yoktur: «el» kelimesini düz de söylesen, yükselterek de söylesen yine «el»dir. Çincede ise her hece kendi çizgisini taşır ve o çizgi değişince sözlükteki madde değişir.
Çincede de tonlama vardır: şaşkınlık, kızgınlık ya da soru cümlenin genel ezgisini değiştirir. Ancak bu ezgi hecelerin tonlarını silmeden onların üstüne biner. Türkçe konuşan için asıl alışkanlık değişimi buradadır: sesinin yükselip alçalmasını duygunun değil, kelimenin bir parçası olarak duymak.
Örnekler
İkinci ve üçüncü örnek yalnız tonla ayrılır; dördüncü ve beşinci de öyle. Altıncı örnek tekerleme gibi söylenir: 四 (sì) dördüncü tonda düşer, 十 (shí) ikinci tonda yükselir ve ikisinin baş sesi de farklıdır. Son iki örnekte iki hecenin ikisi de tonla ayrılır.
Örnek diyalog
Kampüste ikinci el kitap pazarı. Deniz bir tezgâhtan ders kitabı almak istiyor, 小明 yanında. Deniz cevabını verirken «mǎi» yerine «mài» diyor.
Xiao Ming'in şaşkınlığı yerindedir: Deniz'in elinde satacak kitap yoktu, ama söylediği cümle kusursuz bir Çince cümleydi. 不 (bù) burada bú diye yazılır, çünkü ardından dördüncü ton geliyor; bu değişim de Ders S.15'te açılıyor.
Sık yapılan hatalar
Yaygın yanlış"Ton bir aksan meselesi, bağlamdan anlaşılır."
— Ton hatası dinleyene yanlış ama gerçek bir kelime verir: mǎi yerine mài diyen «satmak» demiş olur. Bağlam bazen kurtarır, bazen kurtarmaz ve her seferinde dinleyeni tahmine zorlar. Doğrusu: yeni bir kelimeyi tonsuz hâliyle hiç ezberleme; ton, ünlü ve ünsüz kadar o kelimenin sesindendir.
Yaygın yanlış"Birinci ton orta yükseklikte, rahat bir ses."
— «Düz» denince akla kolayca rahat konuşma sesi, yani perdenin ortası gelir. Oysa birinci ton 55'tir, sesin üst bölgesinde durur; ortada kalınca dördüncü tonun düşüşüyle arasındaki fark azalır. Doğrusu: birinci tonu kendi sesinin yükseğinde, düz ve uzunca tut.
Yaygın yanlış"Soru sorarken sesimi sonda yükseltirim."
— Türkçe alışkanlıkla 你买书吗? cümlesinin sonunu kaldırmak, hafif tonlu 吗'yı ikinci tona benzetir ve önceki hecelerin tonlarını bozabilir. Çincede bu soruyu 吗 taşır. Doğrusu: her heceyi kendi tonuyla söyle, 吗'yı kısa ve hafif bırak.
Mini alıştırma
Cevaplar
- 51 dördüncü ton (tepeden dibe), 35 ikinci ton (ortadan tepeye), 55 birinci ton (tepede düz), 214 üçüncü ton (alçalıp hafifçe kalkan).
- 买 mǎi «satın almak», 卖 mài «satmak». à işareti yukarıdan aşağı eğiktir; perde tepeden dibe düşer (51).
- tāng (汤) çorba, táng (糖) şeker, tǎng (躺) uzanmak, tàng (烫) yakacak kadar sıcak.
- Cevap kişiseldir. Sık görülen gözlem: birinci ton yeterince yüksekte durmuyor ya da üçüncü tonun dibi sığ kalıyor. Farkı kayıtta duyabilmek alıştırmanın kazancıdır.
Özet kartı
- Ton (声调, shēngdiào), hecenin perde çizgisidir ve Çincede kelimeyi ayırt eder: mǎi «satın almak», mài «satmak».
- Chao Yuen Ren'in beş basamaklı göreli ölçeğiyle dört ton: 1. ton 55, 2. ton 35, 3. ton 214, 4. ton 51. Basamaklar her konuşanın kendi ses aralığına göredir.
- Hafif ton (轻声, qīngshēng) kısa ve vurgusuzdur, işaret almaz; perdesi önceki heceye göre ayarlanır (māma, ma).
- Türkçe perdeyi cümle ezgisi ve vurgu için kullanır; Çincede perde her hecenin kendisine aittir ve tonlama onun üstüne biner.
- Ton kayınca dinleyen gerçek ama başka bir kelime duyar: tāng/táng, shuìjiào/shuǐjiǎo, wèn/wěn.
- Ton işaretleri perde çizgisinin resmidir; ilk haftalarda tonu elle havaya çizerek söylemek kulağı ve sesi bağlar.
Sonraki derse köprü
Merdivenin iki ucunda duran iki ton, birinci ve dördüncü, bir sonraki dersin konusu: biri sesin tepesinde düz bir çizgi, öteki aynı tepeden dibe inen bir düşüş. İkisi de tepeden başladığı için ayrımları başlangıçta değil, perdenin hecenin sonuna kadar orada kalıp kalmadığında yatıyor. O dersin sorusu bu: düz bir çizgiyi yeterince yüksekte ve düz tutmak, düşüşü ise yarıda bırakmadan dibe kadar götürmek nasıl çalışılır?