İçeriğe geç

Ders HSK6.25 · HSK 6 · Üst Orta

面子 ve 关系: kavramlar dilde

Modül: Dil ve Kültür

2.097 kelime · 15 örnek cümle · yaklaşık 10 dakika okuma · seslendirme 14 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
  1. 脸 ve 面子 gündelik konuşmada çoğu zaman yer değiştirir (丢脸 / 丢面子); ayrım en açık 不要脸 «utanmaz» hakaretinde görünür.
  2. Hu 1944'e göre 脸 ahlaki bir yaptırım, 面子 başarı ve gösterişle kazanılan itibardır.
  3. 面子 fiillerin nesnesi olur: 给, 留, 丢, 要, 爱. 给面子 «hatırını saymak», 留面子 «mahcup etmemek», 爱面子 «itibarını fazla önemsemek».
  4. 赏脸 ve 赏光 davet kabulünü lütuf gibi kuran saygı sözleridir.
  5. 关系 bağın adıdır (关系很好, 关系疏远); 人情 karşılığı beklenen iyiliktir (欠人情, 还人情, 做人情).
  6. Duygu rengi: 托人 ve 拜托 nötr; 套近乎 çoğunlukla olumsuz; 走后门'nin tanımında «uygunsuz» geçer.
  7. Bu sözler bir davranışın adını verir; o davranışın kimde, ne zaman görüleceğini söylemez.
  8. Yeni karakterler: 托, 疏, 攀, 赏, 戚.

Kanca

Çincede «yüz» anlamına gelen iki kelime var: 脸 ve 面子. Birini «istemediğini» söylersen ağır bir hakaret duyarsın: 不要脸, «utanmaz». Ötekini fazla istersen yalnızca hafif bir zaaf: 爱面子, «el âlem ne der diye fazla düşünen». Aynı yüz, bir fiilin yanında namus, başka bir fiilin yanında vitrin oluyor. Bu derste kavramı tarif etmek yerine onu taşıyan fiillere ve kalıplara bakacağız.

Anlatım

Sahne: Tianjin'de bir öğle yemeği

24 Şubat 2029 cumartesi; okul pazartesi açılıyor. Deniz bayram çayında verdiği sözü tuttu, sabah treniyle Tianjin'e, 何老师'yi ziyarete gitti.

Yemeğin sonunda Deniz garsonu çağırıp hesabı ödemek istedi. 何老师 elini kaldırdı: «你大老远跑来,是给我面子。到了天津还让你花钱,我多没面子?» Deniz yalnızca «那我就欠您一个人情了» dedi. Kapıda 何老师 çantasından bir kitap çıkardı: «有件事想托你:这本书带给张老师。» Meğer iki hoca üniversitede sınıf arkadaşıymış.

给面子, 欠人情, 托: sahnedeki sözlerin hiçbiri bir «kültür dersi» sözü gibi durmuyor. Kavram dile soyut bir ad olarak değil, fiillerin nesnesi olarak yerleşmiş.

脸 ve 面子: aynı yüzün iki kullanımı

Antropolog 胡先缙 (Hu Hsien Chin) 1944 tarihli makalesinde iki kelimeyi «prestijin kazanıldığı iki ayrı ölçüt» olarak ayırdı. Ona göre 脸 ahlaki standartları ayakta tutan bir toplumsal yaptırımdır; 面子 ise hayatta ilerleyerek, başarıyla ve gösterişle kazanılan itibar. 面子 için Hu'nun kullandığı fiiller de dikkat çekicidir: ödünç alınabilir, uğruna çekişilebilir, eklenebilir, şişirilebilir.

Hu'nun ayrımı bugünkü sözlüklerde bu kadar keskin değil. 汉典 丢脸'yi «itibarını yitirmek, rezil olmak» diye tanımlar; 国语辞典 aynı kelime için «丢面子 da denir» notunu düşer. Gündelik konuşmada ikisi çoğu cümlede yer değiştirir.

Ayrım en açık olumsuz uçta görünür. 不要脸 için 汉典 «yüzünü umursamamak, utanma duygusu olmamak» der, 国语辞典 de onu «utanmaz diye sövmek» olarak sınıflar. Hu da 不要脸'yi «ciddi bir suçlama» sayar; yakın kardeşi 没有脸'yi ise bir insan hakkında söylenebilecek en ağır yargı. Buna karşılık 爱面子 ve 要面子 bir kişilik özelliğini anlatır: 汉典 爱面子'yi «kendi itibarını aşırı önemsemek, küçümsenmekten korkmak» diye verir.

SözNe anlatır (汉典 / 国语辞典)Ağırlık
丢脸 / 丢面子itibar yitirmek, rezil olmakgündelik
给面子hatırını gözetmek, karşıdakini mahcup etmemekgündelik, olumlu
留面子hatırı gözeterek yüz kızartacak bir şey yapmamakolumlu
爱面子 / 要面子kendi itibarını fazla önemsemekhafif eleştiri
厚脸皮utanma duygusu olmayaneleştiri
不要脸utanmazhakaret
赏脸daveti kabul ederek onurlandırmaknezaket kalıbı

赏脸 Ders HSK6.22'deki saygı sözlerinin yanına yazılabilir: 汉典 赏'nin anlamları arasında «saygı sözü» de var ve örnek olarak 赏脸 ile 赏光'yi verir. Bir davette 不知道您肯不肯赏脸 demek, kabulü karşı tarafın lütfu gibi kurar.

关系 ve 人情: yakınlığın dili

关系'yi Ders HSK1.2'deki 没关系'den tanıyorsun. 汉典'nin tanımları arasında «insanla insan arasındaki belli türden bağ» da var; bu anlamla en çok bir sıfatla duyulur: 我们关系很好 «aramız çok iyi». Uzaklık da aynı eksende söylenir: 关系疏远了 «aramız soğudu», 汉典'nin deyişiyle «ilişki yakın değil, duygularda mesafe var».

人情 aynı alanda başka bir iş görür. 汉典 onun anlamları arasında «iyilik, dostluk bağı» verir ve 做个人情 örneğini ekler. Yapılan bir iyilik bir 人情'dir; karşılığı henüz verilmemişse 欠人情 denir. 汉典'nin 欠情 maddesi bunu açıkça söyler: «görülen iyiliğin karşılığı henüz ödenmemiş». Deniz'in cümlesi tam buydu: borç senedi yok, ama hesap açık.

Bu alandaki sözler duygu rengi bakımından tek renkli değildir; Ders HSK5.12'deki ölçek burada işe yarar:

SözSözlük tanımıDuygu rengi
托人«işi başkasına emanet etmek»nötr
拜托«birinden bir iş istemek», saygı sözünötr, kibar
拉关系汉典: «tanımadığın biriyle bağ kurmak»; 国语辞典: «bir çıkar için yabancıyla yakınlık kurmak»sözlüğe göre değişir
套近乎«tanımadığı biriyle yakınlık gösterisi», 多含贬义çoğunlukla olumsuz
走后门«uygunsuz kişisel bağlarla iş görmek»tanımın içinde yargı var

走后门'nin 汉典 tanımında 不正当 «uygunsuz» kelimesi geçer: söz bir davranışı anlatırken onu yargılar da, o yüzden daha çok eleştiride ve şikâyette duyulur. 周经理 Deniz'i 张老师'nin önerisiyle bulmuştu; bunu anlatan cümle 是张老师介绍的 olur. 走后门'yi seçmek, olanı kendi ağzınla uygunsuz ilan etmek demektir.

托 ise gündeliktir; 何老师'nin ricası bir emanetten ibaretti. 汉典 托人 için «başkasının aracılığıyla amaca ulaşmak» anlamını da verir; hangisinin kastedildiğini cümlenin gerisi söyler.

Kalıp yargı değil, bağlam

Bir sözlük maddesi bir davranışın adını verir; kimin, hangi durumda o davranışı seçeceğini söylemez. Hesabı kimin ödeyeceği kişiye, şehre, arkadaşlığın yaşına göre değişir. Deniz'in o gün öğrendiği, 何老师'nin hangi sözle reddettiğiydi.

Karakter köşesi

KarakterPinyinAnlamKökÇizgi
托tuōavuçta taşımak; emanet etmek扌6
疏shūseyrek; uzak, yabancı疋12
攀pāntırmanmak; yüksekle bağ kurmak手19
赏shǎngödül vermek; seyretmek; (saygı) lütfetmek贝12
戚qīakraba戈11

托'nun 汉典'deki ilk anlamı «avuçla altından tutmak»tır; emanet ve rica bunun yanında durur: 托人, 拜托. 疏 密 «sık»ın karşıtıdır; insan ilişkisinde 亲疏 «yakın ve uzak», 疏远, 生疏 olur. 攀 汉典'ye göre «elle tutunup yukarı çıkmak»tır; ikinci anlamı «yakınlık kurmak, akraba çıkmak»: 攀亲. 高攀 bundan türer ve kendini alçaltan bir sözde sık duyulur: 人家是大公司的经理,我可高攀不上. 汉典 赏'yı ses-anlam karakteri sayar: alttaki 贝 anlam, üstteki 尚 ses parçası. 戚 汉典'ye göre önce balta biçimli eski bir silahın adıydı; bugün en çok 亲戚 «akraba» içinde yaşar.

Türkçe ile karşılaştırma

Türkçe de utancı yüze yazar. TDK «yüzsüz»ü «utanmaz» diye tanımlar; bu, 不要脸 ile 厚脸皮'nin bölgesidir. «Yüzünü kara çıkarmak» «birini utandırmak» demektir ve Hu'nun «birinin yüzünü kaybettirmek» dediği şeye denk düşer: Çincede bunu 给家里丢脸 «ailesinin yüzünü kara çıkarmak» gibi bir yapı söyler. «Yüz kızartmak» ise TDK'de «utandırmak» anlamıyla geçer.

Hatır, 面子'nin üçüncü anlamına, «kişiler arasındaki hatır»a çok yakındır. «Yüzü suyu hürmetine» deyimini TDK «birinin hatırına ya da varlığına değer verildiği için» diye açıklar; Çincede bunu 给面子 karşılar. «Yüz yüze bakmak» da TDK'ye göre «arada hatır gönül meselesi olduğu için karşılıklı ilişkiyi korumak zorunda bulunmak»tır, ki bu 留面子'nin işleyişini anlatır.

人情 için Türkçenin hazır bir kelimesi var: «gönül borcu». TDK onu «yapılan iyiliğe karşı kendini borçlu sayma» diye tanımlar ve «minnet» ile eşler. Kayırmanın dili de iki dilde benzer bir yargı taşır: TDK «torpil»i «bir kimseyi kayırma işi», «arkalı»yı «koruyanı, dayanağı olan; iltimaslı» diye verir. Torpil de 走后门 gibi, kullanıldığı anda bir eleştiri içerir.

Fark şurada: Türkçede «yüz» bu anlamları çoğunlukla deyimlerin içinde taşır, Çincede 面子 bir nesne gibi verilir, bırakılır, kaybedilir.

Örnekler

Örnek diyalog

26 Şubat 2029 pazartesi, dönemin ilk günü. Dersten çıkınca Deniz, 何老师'nin kitabını 张老师'ye odasında teslim ediyor. Ertesi gün 元宵节.

Sık yapılan hatalar

Yaygın yanlış"我不要脸,别人怎么看我都没关系。"
Doğrusu

(«Yüz umurumda değil, başkaları ne düşünürse düşünsün» demek isteyen öğrenci) — 不要脸 kendi hakkında söylense bile «utanmazım» anlamına gelir ve bir hakaret kalıbıdır. Kastedilen, itibar kaygısı taşımamaksa 面子 ve 在乎 kullanılır. Doğrusu: 我不太在乎面子,别人怎么看我都没关系。 (Wǒ bú tài zàihu miànzi, biérén zěnme kàn wǒ dōu méi guānxi.)

Yaygın yanlış"这份工作是我走后门找到的,朋友帮我介绍的。"
Doğrusu

— Türkçede «tanıdık aracılığıyla» nötr olabilir; 走后门 ise tanımı gereği «uygunsuz yoldan» demektir. Bir öneri ya da tanıştırma anlatılıyorsa 介绍 yeter. Doğrusu: 这份工作是朋友帮我介绍的。 (Zhè fèn gōngzuò shì péngyou bāng wǒ jièshào de.)

Yaygın yanlış"你帮了我,我欠你一个关系。"
Doğrusu

— 关系 bir bağın adıdır, borçlanılan şeyin değil. Karşılığı verilecek iyilik 人情'dir. Doğrusu: 你帮了我,我欠你一个人情。 (Nǐ bāngle wǒ, wǒ qiàn nǐ yí ge rénqíng.)

Mini alıştırma

Cevaplar

  1. 留面子: 他给我留了面子,没有当着大家的面说。 爱面子 kişinin kendi kaygısını, 不要脸 bir hakareti anlatır; ikisi de bu duruma uymaz.
  2. 走后门 tanımında «uygunsuz» geçtiği için eleştiride; 套近乎 çoğunlukla olumsuz renkli. 托人 nötr, 拜托 saygı sözü: ikisi de ricada.
  3. 何老师,您来北京的时候,我想请您吃顿饭,不知道您肯不肯赏脸? 赏脸 davetin kabulünü karşı tarafın lütfu gibi kurar.
  4. 上个月你帮了我很多忙,这个人情我不知道怎么还。 人情 «gönül borcu», 还 «ödemek».

Özet kartı

  1. 脸 ve 面子 gündelik konuşmada çoğu zaman yer değiştirir (丢脸 / 丢面子); ayrım en açık 不要脸 «utanmaz» hakaretinde görünür.
  2. Hu 1944'e göre 脸 ahlaki bir yaptırım, 面子 başarı ve gösterişle kazanılan itibardır.
  3. 面子 fiillerin nesnesi olur: 给, 留, 丢, 要, 爱. 给面子 «hatırını saymak», 留面子 «mahcup etmemek», 爱面子 «itibarını fazla önemsemek».
  4. 赏脸 ve 赏光 davet kabulünü lütuf gibi kuran saygı sözleridir.
  5. 关系 bağın adıdır (关系很好, 关系疏远); 人情 karşılığı beklenen iyiliktir (欠人情, 还人情, 做人情).
  6. Duygu rengi: 托人 ve 拜托 nötr; 套近乎 çoğunlukla olumsuz; 走后门'nin tanımında «uygunsuz» geçer.
  7. Bu sözler bir davranışın adını verir; o davranışın kimde, ne zaman görüleceğini söylemez.
  8. Yeni karakterler: 托, 疏, 攀, 赏, 戚.

Sonraki derse köprü

Hatalar bölümündeki doğru cümlede 在乎 geçti: «önemsemek». 汉典 bu kelimedeki 乎'yu klasik dilin bir edatı sayar, bugünkü 于'nun işini gören bir parça. Aynı karakter, 之, 者 ve 也 ile birlikte 之乎者也 deyimini kurar; 汉典'ye göre bu dört karakter klasik dilin boş sözcükleridir ve deyim bugün kitap kokan, eskimiş konuşmayı takılmak için söylenir. Gündelik bir kelimenin içinde hâlâ yaşayan bu 乎, iki bin yıl önceki bir cümlede tam olarak ne iş görüyordu?

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Animasyon ve seslendirme notları

Animasyon ve seslendirme notları

  • Kanca: ekranda iki maske asılı. Soldakinin üstünde 脸, sağdakinin üstünde 面子. 不要脸 yazısı belirince soldaki maske yere düşüp çatlar; 爱面子 belirince sağdaki maske yalnızca biraz parlatılır.
  • Tianjin sahnesi: tren penceresinden düz ovalar, sonra küçük bir lokantanın masası. Hesap fişi masanın ortasında iki el arasında gidip gelir; 何老师'nin eli fişi kendi tarafına çeker.
  • Fiil tablosu: 面子 bir kutu olarak çizilir; 给 onu bir elden ötekine taşır, 留 kutuyu sahibinin önünde bırakır, 丢 yere düşürür.
  • 走后门 satırında bir binanın ön kapısı kuyrukla dolu, arka kapı boş; ekranın köşesinde 不正当 kelimesi kırmızı mühür gibi belirir.
  • Diyalog: odada çaydanlık, pencerede fener süsleri. 张老师 kitabı alınca sesinde bir kahkaha var; son repliği yavaş ve sıcak. Deniz'in 给我个面子'sı yarı şaka.
  • Köprü: 之, 乎, 者, 也 dört taş gibi dizilir; 乎 taşının altından 在乎 kelimesi çıkar.