İçeriğe geç

Ders HSK3.17 · HSK 3 · Gelişen Temel

Olasılık tümleci: 看得懂, 看不懂

Modül: Tümleçlerin İkinci Katı

2.181 kelime · 20 örnek cümle · yaklaşık 10 dakika okuma · seslendirme 15 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
  1. Biçim: fiil + 得/不 + tümleç (sonuç ya da yön). 看得懂 / 看不懂, 买得到 / 买不到, 回得来 / 回不来.
  2. Anlam: sonuca ulaşmanın önünde bir engel var mı? Engel kişide, nesnede ya da ortamda olabilir.
  3. Soru: 看得懂吗? ya da 看得懂看不懂? Kısa cevap öbeğin kendisi: 看得懂.
  4. Olumsuz biçim gündelik dilde çok daha sık; olumlu biçim daha çok soru ve cevapta duyulur (eğilim).
  5. Nesnenin yeri ya en son ya da cümle başıdır, ortaya girmez: 我听不懂上海话.
  6. İzin ve yasak 能 / 不能 ile söylenir: 不能进去 bir kural, 进不去 bir engel. «Anlayamıyorum» için 听不懂, *不能懂 değil.
  7. 说得不好 durum tümleci, 说不好 olasılık; durum tümleci 很 ve 非常 alabilir, olasılık tümleci almaz.
  8. 把 cümlesine girmez: 他看得懂这本书 ya da 他能把这本书看懂.
  9. Yeni karakterler: 聪 (聪明), 活 (生活), 初 (初一, 初四), 言 (语言).

Kanca

Yurdun ortak salonunda televizyonda haberler var, sunucu hızlı konuşuyor. Yanına biri oturup «Anlıyor musun?» diye soruyor. 你听懂了吗? dersen, haber bitmiş gibi konuşursun: dinledin ve sonunda anladın mı? Oysa haber sürüyor. Asıl soru başka: bu hızda anlamak senin için mümkün mü?

Çince bu soruyu fiilin içine küçük bir parça sokarak sorar: 听得懂吗? Cevap 听得懂 ya da 听不懂. Araya giren tek hece, sonucun gerçekleşip gerçekleşemeyeceğini söylüyor.

Anlatım

Sonuç tümlecinin arasına bir hece

Ders HSK2.7'de 听懂, 看完, 写错 gibi sonuç tümleçlerini gördün; sonra yön tümleçleri (回来, 进去) ve 到 gibi yeni sonuçlar geldi (买到, 找到). Olasılık tümleci bu hazır öbekleri kullanır. Fiil ile tümlecin arasına olumluda 得, olumsuzda 不 girer:

Sonuç ya da yönOlumlu olasılıkOlumsuz olasılık
看懂看得懂 «okuyup anlayabilmek»看不懂 «okuyup anlayamamak»
听见听得见 «duyabilmek»听不见 «duyamamak»
写完写得完 «yazıp bitirebilmek»写不完 «yetiştirememek»
买到买得到 «bulup alabilmek»买不到 «bulamamak, alamamak»
回来回得来 «dönebilmek»回不来 «dönememek»

İki aradaki hece de vurgusuz okunur: kàn de dǒng, kàn bu dǒng. 不 burada tonunu kaybeder ve hafif tonla söylenir; bu yüzden 看不见'de bile bú olmaz, bu olur.

Ne söylüyor: koşullar izin veriyor mu?

看懂了 bir olayı bildirir: okudum ve anladım. 没看懂 bir denemenin sonucudur: okudum, anlamadım; yeniden okursan belki anlarsın. 看不懂 ise engelin sürdüğünü söyler: şu koşullarda kaç kez okusan da anlayamazsın. Bu yüzden 看得懂 henüz okunmamış bir şey için de söylenebilir. Engel kişide (kelime bilgisi yetmiyor), nesnede (yazı çok küçük) ya da ortamda (oda karanlık) olabilir. 声音太小了,我听不见 cümlesinde sorun kulakta değil, sesin kendisinde.

Nesne iki yerde durabilir. Kısa ve yeni bir nesne en sonda durur: 我听不懂上海话. Uzun ya da konuşmada bilinen bir nesne cümlenin başına çıkar: 妈妈做的饭,我一个人吃不完. Araya hiçbir zaman girmez; *听上海话不懂 Türkçe sırayı Çinceye taşır ve kırılır.

Soru ve cevap

Soru iki biçimde kurulur. Birincisi 吗 ile: 这本书你看得懂吗? İkincisi olumlu ve olumsuz biçimi art arda koyar, ama her biri tam öbek olarak: 这本书你看得懂看不懂? Kısa cevap da öbeğin kendisidir: 看得懂 ya da 看不懂.

İki biçim eşit sıklıkta kullanılmaz. Öğretim kaynakları olumlu biçimin daha çok bir soruda ya da onun cevabında geçtiğini söyler; olumsuz biçimler ise (听不懂, 找不到, 写不完) gündelik konuşmanın en sık kalıpları arasında. Bu bir kural değil, bir eğilim: 老师的话我都听得懂 de doğal bir cümle.

能 ile farkı

Türkçe «-ebilmek» için 能 ilk akla gelen karşılıktır ve iki alan kısmen örtüşür. 你能看懂吗? ile 你看得懂吗? birbirine çok yakındır; iki parça yan yana bile gelebilir: 戴上眼镜,我就能看得懂了. Ayrıldıkları yer izindir. 能 bir kuralı, bir izni de söyleyebilir; olasılık tümleci söyleyemez. 门关了,我进不去 «kapı kilitli, giremiyorum» bir engeli anlatır. 没有票,你不能进去 «biletin yoksa giremezsin» bir kuralı anlatır.

Öbür yönde de bir sınır var. «Anlayamıyorum» için gündelik dilin yolu 我听不懂 ya da 我看不懂; *我不能懂 kurulmaz, 我不能看懂 de öğrenci cümlesi gibi durur. Olasılık tümleci varsa olumsuzluk onunla söylenir.

得 iki kez: durum tümleci mi, olasılık mı?

Ders HSK2.10'da 得'yi başka bir işte gördün: 他说得很好 «iyi konuşuyor», bir değerlendirme. Olasılık tümlecinin olumlusu ona tıpatıp benzeyebilir: 说得好 hem «iyi konuşuyor» hem «iyi söyleyebilir» olabilir. Hangisi olduğunu olumsuz ve soru biçimi ele verir.

Durum tümleciOlasılık tümleci
Olumsuz说得不好 «iyi konuşmuyor»说不好 «iyi söyleyemez»
Soru说得好不好?说得好说不好?
Genişletme说得非常好genişlemez

Durum tümlecinde 不 得'den sonra gelir ve 得 yerinde kalır; olasılık tümlecinde 不 得'nin yerine geçer. Durum tümleci 非常, 很 gibi bir zarf alabilir, olasılık tümleci almaz.

把 ile kurulmaz

Ders HSK3.13 bu sınırı koymuştu: 把 gerçek ya da istenen bir sonuç ister, olasılık tümleci bir ihtimal bildirir. *他把这本书看得懂 bu yüzden kurulmaz. Ya 把 bırakılır (他看得懂这本书) ya da olasılık 能 ile 把'nin önüne alınır (他能把这本书看懂).

Karakter köşesi

KarakterPinyinAnlamKökÇizgi
聪cōngkeskin kulaklı, zeki耳15
活huóyaşamak, canlı氵9
初chūbaşlangıç, ilk刀7
言yánsöz, dil言7

聪 tek başına pek kullanılmaz; 聪明 cōngming «zeki» kelimesinde yaşar: 你这么聪明,一定学得会. Solda kulak (耳) anlamı, sağdaki 总 okunuşa ipucu taşır; sözlük tanımı «gözü ve kulağı keskin» diye başlar.

活 «yaşamak, canlı»: 生活 shēnghuó «hayat; yaşamak». 氵'nin yanındaki 舌 okunuşa ipucu verir.

初 yeni yılın ilk günlerini sayar: 初一 «ayın birinci günü», 初四 «dördüncü günü». Bahar bayramının ilk günü de 初一'dir. Solda giysi kökü 衤, sağda bıçak 刀 var; sözlükler karakteri bu iki kökten birinin altında verir.

言 语言 yǔyán «dil» kelimesini kurar; solda kök olunca sadeleştirilmiş yazıda 讠'ye dönüşür (说, 语, 话).

Türkçe ile karşılaştırma

Türkçe olasılığı bir ekle söyler: «okuyabiliyorum», «okuyamıyorum». Göksel ve Kerslake bu -(y)A parçasının yalnız olumsuz fiil biçimlerinde göründüğünü ve olumsuzluk ekinden önce gelen tek zaman-kip eki olduğunu not eder: «bakamayız». Çincede de olumsuzluk fiilin önüne değil, fiil ile sonucunun arasına girer: 看不懂. İki dil bu noktada şaşırtıcı biçimde aynı yeri seçiyor: olumsuzluk fiil öbeğinin dışında değil, ortasında.

Ayrıldıkları yer anlamın genişliği. -(y)Abil ekinin nesnel olasılık kullanımı iki durumu kapsar: kişinin bir şeyi yapabilmesi ve olayın önünde engel bulunmaması. Olasılık tümlecinin alanı tam olarak bu. Ama Türkçe ek bunun ötesine de geçer: «Burada oturamazsınız» bir izin vermeme, bir yasaktır; «Bugün yağmur yağabilir» bir tahmindir. Çince bu üç işi üç ayrı araçla yapar. Engel için 进不去 gibi bir olasılık tümleci, yasak için 不能, tahmin için 可能 ya da 会 kullanılır. «Giremezsin» cümlesinin Çincesini seçerken önce şunu sor: kapı mı kilitli, yoksa kural mı var?

Günlük konuşmada en sık karşılık geniş zamanlı olumsuzlardır: «anlayamam», «yetiştiremem», «bulamam». 这么多作业,我今天写不完 tam olarak «bu kadar ödevi bugün yetiştiremem» demektir. «Anlayamıyorum» ise okuduğunu mu duyduğunu mu anlamadığını söylemez; Çincede bunu tümleçten önceki fiil söyler: 听不懂, 看不懂.

Örnekler

Kapı cümleleri Türkçede aynı fiille çevrilir: biri kilitli bir kapı, öbürü bir kural. Son cümledeki 门 bir ölçü sözcüğü; dersleri ve dilleri sayar.

Örnek diyalog

21 Ocak 2027 perşembe, öğleden sonra. Kış tatili başlamış, yurt sessiz. Deniz ortak salonda televizyonda haber izliyor; 小明 elinde telefonla içeri giriyor.

Salondaki bütün sorular henüz olmamış bir şeyin önünde engel olup olmadığını soruyor: haber anlaşılır mı, bilet bulunur mu, kitap tatilde biter mi? Deniz'in ilk repliğinde iki yapı yan yana: 说得太快 durum tümleci, 听不懂 olasılık tümleci. 小明'in son repliğindeki 把 ise olasılık değil, istenen bir sonuç taşıyor: 带到.

Sık yapılan hatalar

Yaygın yanlış"老师说得太快,我不能听懂。"
Doğrusu

— Türkçede «anlayabilmek» -(y)Abil ile kurulduğu için akla gelen ilk karşılık 能 oluyor. Bir sonucun ulaşılamadığını anlatan doğal yol olasılık tümleci. Japon öğrencilerin hata derleminde de aynı cümle var: 我不能看懂这本书. Doğrusu: 老师说得太快,我听不懂。* (Lǎoshī shuō de tài kuài, wǒ tīng bu dǒng.)

Yaygın yanlış"这个房间你进不去。"
Doğrusu

(«Bu odaya girmen yasak» demek için) — Türkçede «giremezsin» hem engel hem yasak anlamına geldiği için 进不去 her ikisine de kullanılıyor. 进不去 kapının açılmadığını söyler; kuralı 不能 söyler. Doğrusu: 这个房间你不能进去。 (Zhège fángjiān nǐ bù néng jìnqu.)

Yaygın yanlış"这本书你看得懂不懂?"
Doğrusu

— Soru Türkçedeki «anlıyor musun, anlamıyor musun» gibi tek bir fiilin iki hâliyle kuruluyor. Olumlu-olumsuz soruda iki parça da tam öbek olarak tekrarlanır. Doğrusu: 这本书你看得懂看不懂? (Zhè běn shū nǐ kàn de dǒng kàn bu dǒng?)

Yaygın yanlış"我听新闻不懂。"
Doğrusu

— Türkçede nesne fiilin önünde durduğu için 新闻 fiil ile tümlecin arasına giriyor. Olasılık tümleci fiile yapışık kalır; nesne ya arkaya ya da cümlenin başına gider. Doğrusu: 我听不懂新闻。 (Wǒ tīng bu dǒng xīnwén.)

Mini alıştırma

Cevaplar

  1. (a) 我坐在后边看不清楚黑板上的字。 (Wǒ zuò zài hòubian kàn bu qīngchu hēibǎn shang de zì.) (b) 这么多作业,我今天写不完。 (Zhème duō zuòyè, wǒ jīntiān xiě bu wán.) (c) 这么晚了,还买得到票吗? (Zhème wǎn le, hái mǎi de dào piào ma?)
  2. (a) 进不去: kapı bir engel. (b) 不能进去: bir kural. 学生不能进去.
  3. (a) Durum tümleci: 很 araya girmiş; olumsuzu 他汉字写得不好. (b) Olasılık tümleci: soru «yazabilir misin?» diyor; olumsuzu 写不好.
  4. 张老师给的课文,你看得懂吗? (Zhāng lǎoshī gěi de kèwén, nǐ kàn de dǒng ma?) / 张老师给的课文,你看得懂看不懂? (Zhāng lǎoshī gěi de kèwén, nǐ kàn de dǒng kàn bu dǒng?)

Özet kartı

  1. Biçim: fiil + 得/不 + tümleç (sonuç ya da yön). 看得懂 / 看不懂, 买得到 / 买不到, 回得来 / 回不来.
  2. Anlam: sonuca ulaşmanın önünde bir engel var mı? Engel kişide, nesnede ya da ortamda olabilir.
  3. Soru: 看得懂吗? ya da 看得懂看不懂? Kısa cevap öbeğin kendisi: 看得懂.
  4. Olumsuz biçim gündelik dilde çok daha sık; olumlu biçim daha çok soru ve cevapta duyulur (eğilim).
  5. Nesnenin yeri ya en son ya da cümle başıdır, ortaya girmez: 我听不懂上海话.
  6. İzin ve yasak 能 / 不能 ile söylenir: 不能进去 bir kural, 进不去 bir engel. «Anlayamıyorum» için 听不懂, *不能懂 değil.
  7. 说得不好 durum tümleci, 说不好 olasılık; durum tümleci 很 ve 非常 alabilir, olasılık tümleci almaz.
  8. 把 cümlesine girmez: 他看得懂这本书 ya da 他能把这本书看懂.
  9. Yeni karakterler: 聪 (聪明), 活 (生活), 初 (初一, 初四), 言 (语言).

Sonraki derse köprü

Bu derste 回得来 ve 进不去 yön tümleçlerinden kuruldu, ve yön hâlâ gerçek bir yöndü: biri bir yere dönüyor, biri bir odaya giremiyordu. Ama bir kitabın adını «hatırlamak» için de Çince bir yön tümleci kullanır, bir şarkıyı «sürdürmek» için de. Sıradaki ders, «Yön tümlecinin mecaz anlamları», 出, 起, 下 ve 上, 起来, 下去, 下来'ün yerini, yönünü kaybedip bir sonuca, bir başlangıca ya da bir devama dönüştüğü cümlelere bakıyor. Yerinden kalkmayan biri neden 想起来 der?

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Animasyon ve seslendirme notları

Animasyon ve seslendirme notları

  • Kanca: televizyon ekranında hızla akan haber yazısı; altta iki balon. Önce 听懂了吗? balonu belirir ve yanında küçük bir «bitti» bayrağı çıkar; sonra bayrak silinir, 懂'nün önüne 得 kayar ve balon 听得懂吗? olur.
  • Tablo: her satırda fiil ile tümleç arasına bir kama sokulur. Kama yeşilse 得, kırmızıysa 不 yazılır; kama girerken öbek bir an aralanıp yeniden kapanır.
  • 能 karşılaştırması: aynı kapı iki kez gösterilir. Birinde kilit, altında 进不去; öbüründe kapı açık ama önünde bir görevli ve «biletsiz giriş yok» levhası, altında 不能进去.
  • Durum ve olasılık tablosu: 说得好 iki satıra ayrılır. Durum tümleci satırında 得 yerinde kalır ve arkasına 不 eklenir; olasılık satırında 得 yerinden çıkar, yerine 不 oturur.
  • Karakter köşesi: 聪'de soldaki 耳 ile sağdaki 总 ayrı ayrı belirir. 初'nin solundaki 衤 ile sağındaki 刀 ayrı renklerle belirir.
  • Diyalog ortamı: boş bir yurt salonu, kanepede Deniz, kısık sesli televizyon. 小明 telefon ekranında bilet listesini kaydırıyor; «早上» satırları gri, «下午三点» satırında iki koltuk yeşil.
  • Seslendirme: 得 ve 不 hafif ve kısa; vurgu fiilde ve tümleçte (tīng de DǑNG, mǎi bu DÀO). 看得懂看不懂 sorusunda iki öbek arasında durak olmasın. Deniz'in 说得太快 ile 听不懂 dizisinde iki 得'nin farkı tonlamadan duyulsun: biri yargı, öbürü çaresizlik.