Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- Diziliş: özne + 把 + nesne + fiil + 给 + kişi. Nesne kişiye geçer: 把书还给他, 把作业交给老师.
- Kalıbın sık fiilleri: 送, 借, 还 huán, 卖, 寄, 交, 发, 介绍.
- 把'nin nesnesi bilinen bir şeydir (这, 那, iyelik). Yeni bir şey için 把'siz kalıp: 我还给他一本书.
- 给 iki durumda düşer: fiil 给'nin kendisiyse (把钥匙给我) ve fiil kişiyi doğrudan alıyorsa (把消息告诉他).
- 没, 别, yardımcı fiil ve zaman sözcüğü 把'nin önüne gelir.
- 是, 有, 在, 喜欢, 知道, 觉得, 来, 去 gibi nesneyi etkilemeyen fiiller 把 almaz.
- Üç 把 dizilişi: yer (把书放在桌子上), sonuç (把作业写完), alıcı (把书还给他).
- Yeni karakterler: 历, 史 (历史), 邻, 居 (邻居).
Kanca
Oda arkadaşın tatile gidiyor ve sınavdan önce senden ödünç aldığı not defterini uzatıyor. Bir Türk «Defterini sana geri veriyorum» der; defter belirtme ekini, sen yönelme ekini alırsın. Çinceye ilk akla gelen çeviri 我还给你一本笔记本 olur ve kulağa tuhaf gelir: «sana bir defter geri veriyorum», sanki hangi defter olduğu belli değilmiş gibi.
Elindeki defter belli bir defter, ikiniz de biliyorsunuz. Çince bu bilinen nesneyi fiilin önüne çeker: 我把你的笔记本还给你. Fiilden sonra yalnız 给 ve alıcı kalır. Hangi kuruluşu seçeceğini, nesnenin konuşmada bilinip bilinmediği belirliyor.
Anlatım
Üçüncü kalıp: nesne el değiştiriyor
İzlencenin 把 başlığı altında üç diziliş var ve üçü de üçüncü düzeyde. Birincisi nesneyi bir yere götürüyordu (把书放在桌子上), üçüncüsü ona bir sonuç ya da durum ekliyordu (把作业写完). Bu dersin dizilişi ortadaki: nesne fiilden sonra bir kişiye geçer.
| Diziliş | Nesneye ne oluyor | Örnek |
|---|---|---|
| 把 + nesne + fiil + 在/到 + yer | yeri değişiyor | 把书放在桌子上 |
| 把 + nesne + fiil + sonuç/yön/durum | hâli değişiyor | 把作业写完 |
| 把 + nesne + fiil (+ 给) + kişi | sahibi değişiyor | 把书还给他 |
Ders HSK2.23'te 送给, 借给, 还给 öbeklerini gördün: fiil + 给 + alıcı + şey. Burada aynı blok korunuyor, değişen yalnız şeyin yeri. 我还给他一本书 cümlesinde kitap sonda; 我把那本书还给他了 cümlesinde 把 ile fiilin önüne geçmiş. 给 hâlâ fiile yapışık, alıcı hâlâ 给'nin arkasında.
Bu kalıba giren fiiller tanıdık: 送, 借, 还 huán, 卖, 寄, 交, 发, 介绍. Hepsinde bir şey birinin elinden çıkıp başkasının eline geçer. Öğrenci hatalarını derleyen bir Çince çalışma 把'nin nesnede bıraktığı etkiyi dört türe ayırır: yer değişimi, hâl değişimi, bir sonuç ve sahipliğin aktarılması. Bu ders sonuncusu.
把'li mi, 把'siz mi?
İki cümle aynı olayı anlatabilir, ama aynı yerde kullanılmaz. 我还给他一本书 yeni bir bilgi verir: dinleyen kitabı ilk kez duyuyor. 我把那本书还给他了 ise iki tarafın da bildiği kitaptan söz eder. Bilinen nesne koşulunu Ders HSK3.12 koymuştu; vermek fiillerinde bu koşul bir seçim aracına dönüşür, çünkü «bir şey» vermekle «o şeyi» vermek iki ayrı haberdir. Yeni şey fiilin arkasında, alıcıdan sonra kalır; bilinen şey 把 ile öne geçer ve cümlenin sonu alıcıya kalır.
Haberin yükü de buna göre kayar. 我还给他一本书 «ne verdin?» sorusuna cevaptır; 我把那本书还给他了 «o kitap ne oldu, kime gitti?» sorusuna.
给 ne zaman düşer?
İzlence 给'yi parantez içinde yazıyor: «动词(+给)». İki durumda fiilin arkasına ayrıca 给 gelmez. Birincisi, fiilin kendisi 给 olduğunda: 你把钥匙给我 «Anahtarı bana ver». İkincisi, fiil kişiyi zaten doğrudan arkasına alıyorsa. 告诉 böyle bir fiil: 告诉你 doğru, *告诉给你 değil (Her 2006). 把'li sürümü de aynı kuralı izler: 你把这个消息告诉他吧 «Bu haberi ona söyle». Burada el değiştiren bir eşya yok, bir bilgi var; bilgi de kişiye 给'siz ulaşıyor.
İngilizce kaynaklarda da kalıbın sık fiilleri aynı: Chinese Grammar Wiki 送, 拿, 卖, 借, 还 ve 介绍 sayar, örnekleri arasında 他把房子卖给谁了? ve 我把他介绍给我老板了 var. 介绍 kişiyi de nesne yapabilir: tanıştırılan kişi de bir «el değiştirme» yaşar.
没, 别 ve zaman 把'nin önünde
Vermek cümlelerinde de olumsuzluk, yasak ve zaman sözcüğü 把'den önce gelir: 我还没把书还给他, 别把钥匙借给别人, 你明天把作业交给我. Öğrenci yazılarından derlenen *你把作业明天交给我 bu sıranın tam bozulduğu yerde duruyor.
把 almayan fiiller
把 nesnenin başına bir iş geldiğini söyler; fiil nesneyi etkilemiyorsa 把 kurulmaz. 是, 有, 在 gibi varlık fiilleri, 喜欢, 爱 gibi duygu fiilleri ve 来, 去 gibi yön fiilleri bu yüzden dışarıda kalır. Bilmek de bir şeye bir şey yapmak değildir: 知道, 认识, 懂 aynı gruptadır. *我把这件事知道了 kurulmaz; 我知道这件事了 denir. Vermek fiilleri ise tam tersine nesneyi en somut biçimde etkiler: onu bir elden alıp başka bir ele koyar.
Karakter köşesi
| Karakter | Pinyin | Anlam | Kök | Çizgi |
|---|---|---|---|---|
| 历 | lì | geçmek, geçmiş | 厂 | 4 |
| 史 | shǐ | tarih, kayıt | 口 | 5 |
| 邻 | lín | komşu, bitişik | 阝 | 7 |
| 居 | jū | oturmak, yaşamak | 尸 | 8 |
İkisi ikişer kelime kuruyor: 历史 lìshǐ «tarih» ve 邻居 línjū «komşu». Diyalogda 张老师'nin tarih kitabı bir elden ötekine geçiyor, 马克 de koridorun karşısındaki komşu olarak anılıyor.
历'nin basitleştirilmiş biçimi iki parçadan oluşuyor: üstte ve solda bir yamaç gibi duran 厂, içinde 力. İkincisi aynı okunur, lì. 邻'nin sağındaki 阝 iki çizgi sayılır ve sağda durduğunda kent, yerleşim anlamlarını taşır; solda 令 var. 居'de 尸'nin altına 古 yerleşmiş. 史 ise parçalara ayrılmaz; 口 biçimli üst kısmın altında iki uzun çizgi çapraz açılır.
Türkçe ile karşılaştırma
Türkçe vermeyi iki hâl ekiyle kurar: alıcı yönelme eki -(y)A alır, verilen şey belirtme eki -(y)I alır ya da almaz. «Ona bir kitap verdim» cümlesinde kitap çıplak, fiilin hemen önünde. «Kitabı ona verdim» cümlesinde kitap -ı ekiyle işaretli ve fiilden uzaklaşmış.
Bu iki ayrım Çincede 把'nin işine şaşırtıcı ölçüde yakın düşüyor. Belirli nesnenin -(y)I alması bilinen kural. Daha az bilineni şu (Göksel ve Kerslake 2005, 14.3.3.2): belirsiz bir nesne de fiilin hemen önündeki yerden ayrılınca eki almak zorundadır, «Birçok şeyi şu raflara koyabiliriz». Belirsiz öbekler yeni bilgi taşıdıkları için çoğunlukla tam o yere, fiilin dibine yerleşir (22.2).
Çince aynı iki koşulu ek yerine sırayla söyler. Yeni, belirsiz şey fiilin arkasında kalır: 我还给他一本书, «ona bir kitap geri verdim». Bilinen şey 把 ile fiilin önüne alınır: 我把那本书还给他了, «o kitabı ona geri verdim». Türkçede -ı'nın gördüğü işi Çincede 把 ile yer değişikliği birlikte görüyor.
Alıcı tarafında iki dil yine ayrılıyor. Türkçe -e eki her fiile aynı biçimde gelir: «sana verdim», «sana söyledim». Çincede 还给你'da 给 gerekirken 告诉你'da yasak; 把'li cümle bu farkı olduğu gibi taşır.
Örnekler
İlk ikisi aynı olayın iki haberi: biri bilinen kitabı, öbürü adı yeni geçen bir kitabı anlatıyor. Yedinci ve sekizincide fiilin arkasına ayrıca 给 gelmiyor, çünkü 告诉 kişiyi doğrudan alıyor, 给 ise fiilin kendisi. Son ikisinde 别 ve 还没 把'nin önünde duruyor. Son cümlede iki 还 yan yana: önce hái «henüz», sonra huán «geri vermek».
Örnek diyalog
15 Ocak 2027 cuma akşamı, sınav haftasının son günü. 小林 ertesi sabah kış tatili için evine gidiyor; yatağının üstünde yarısı dolu bir bavul. Deniz masasında oturuyor.
Odada el değiştiren her şey ikisinin de bildiği bir şey: Deniz'in sınav defteri, Zhang Hoca'nın kitabı, 小林'in lambası, yılbaşı yemeğinin parası. Hepsi 把 ile fiilin önüne geçiyor. Haberi 马克'e iletmek 告诉 ile, 给'siz; parayı vermek ise 给'nin kendisiyle. Deniz'in son repliğindeki 给我发个消息 ise başka bir 给: fiilin önünde, mesajın kime gideceğini söylüyor ve ortada 把 yok, çünkü mesaj daha ortada yok.
Sık yapılan hatalar
Yaygın yanlış"我把书给小明还了。"
(Kitabı Xiao Ming'e geri verdim, demek için) — Türkçede «Xiao Ming'e» fiilden önce geldiği için 给 öbeği de fiilin önüne konuyor. 还'nin önündeki 给 «onun adına» demektir: kitap Xiao Ming'in yerine kütüphaneye gitmiş olur. Alıcı fiilin arkasında, 给'nin peşinde durur. Doğrusu: 我把书还给小明了。 (Wǒ bǎ shū huán gěi Xiǎo Míng le.)
Yaygın yanlış"我把这个消息告诉给他了。"
— Türkçede «ona söyledim» de «ona verdim» de aynı -e ekini aldığından 告诉'nun arkasına da 给 ekleniyor. 告诉 kişiyi doğrudan alır, 把'li cümlede de öyle. Doğrusu: 我把这个消息告诉他了。 (Wǒ bǎ zhège xiāoxi gàosu tā le.)
Yaygın yanlış"你把作业明天交给我。"
— Türkçe sırası «ödevi yarın bana ver» zaman sözcüğünü nesneden sonraya koyuyor. 把'li cümlede zaman sözcüğü 把'den önce gelir. Doğrusu: 你明天把作业交给我。 (Nǐ míngtiān bǎ zuòyè jiāo gěi wǒ.)
Yaygın yanlış"我把中国菜很喜欢。"
— Nesne öne alınınca her fiilin 把 alabileceği sanılıyor. 喜欢 nesneye bir şey yapmaz, sadece bir duyguyu bildirir. Doğrusu: 我很喜欢中国菜。 (Wǒ hěn xǐhuan Zhōngguó cài.)
Mini alıştırma
Cevaplar
- (a) 我把那张卡送给小美了。 (Wǒ bǎ nà zhāng kǎ sòng gěi Xiǎo Měi le.) (b) 马克把他的照相机借给我了。 (Mǎkè bǎ tā de zhàoxiàngjī jiè gěi wǒ le.) İki nesne de belli; 那张 ve 他的 bunu söylüyor.
- (a) ve (c). 知道 ve 喜欢 kitaba bir şey yapmaz; yalnız (b) 我把这本书卖给小明了 olur, kitap el değiştiriyor.
- (a) boş: 告诉他. (b) 给: 还给你. (c) boş: 给 zaten fiil, 把护照给我.
- 我还没把张老师的书还给他。 (Wǒ hái méi bǎ Zhāng lǎoshī de shū huán gěi tā.) / 我明天把张老师的书还给他。 (Wǒ míngtiān bǎ Zhāng lǎoshī de shū huán gěi tā.) 没 ve 明天 把'nin önünde.
Özet kartı
- Diziliş: özne + 把 + nesne + fiil + 给 + kişi. Nesne kişiye geçer: 把书还给他, 把作业交给老师.
- Kalıbın sık fiilleri: 送, 借, 还 huán, 卖, 寄, 交, 发, 介绍.
- 把'nin nesnesi bilinen bir şeydir (这, 那, iyelik). Yeni bir şey için 把'siz kalıp: 我还给他一本书.
- 给 iki durumda düşer: fiil 给'nin kendisiyse (把钥匙给我) ve fiil kişiyi doğrudan alıyorsa (把消息告诉他).
- 没, 别, yardımcı fiil ve zaman sözcüğü 把'nin önüne gelir.
- 是, 有, 在, 喜欢, 知道, 觉得, 来, 去 gibi nesneyi etkilemeyen fiiller 把 almaz.
- Üç 把 dizilişi: yer (把书放在桌子上), sonuç (把作业写完), alıcı (把书还给他).
- Yeni karakterler: 历, 史 (历史), 邻, 居 (邻居).
Sonraki derse köprü
Bu üç derste konuşan hep işi yapan oldu: 小林 defteri geri verdi, Deniz haberi iletti, nesne yalnızca öne çekildi. Ama 小林 tatilden dönüp lambasını arasa ve bulamasa, aklındaki soru «kim aldı?» değil, «lambama ne oldu?» olur. Sıradaki ders, «被 cümlesi: edilgen», nesneyi cümlenin başına, öznenin yerine oturtuyor; işi yapan ya 被'nin arkasında anılıyor ya hiç söylenmiyor. 把 ile 被 arasındaki bu yer değiştirme her cümlede mümkün mü, yoksa 被 bazı olayları özellikle mi seçiyor?