İçeriğe geç

Ders HSK3.12 · HSK 3 · Gelişen Temel

把 cümlesi (1): nesneyi bir yere koymak

Modül: 把 ve 被

2.163 kelime · 20 örnek cümle · yaklaşık 10 dakika okuma · seslendirme 14 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
  1. Kalıp: Özne + 把 + nesne + fiil + 在/到 + yer. 我把书放在桌子上.
  2. 把 burada bir edattır; nesneyi fiilin önüne alır. Ölçü 把 ile aynı cümlede durabilir: 把那把椅子搬到门口.
  3. Nesne belirli olmalı: 这本书, 你的衬衫, 它. Belirsiz yeni şey için varlık cümlesi: 桌子上放着一本书.
  4. Fiil çıplak kalmaz; bu derste arkasına yer öbeği gelir, olay bittiyse 了.
  5. 没, 别, 不要 ve kip fiilleri 把'nın önüne: 我没把书放在那儿, 你应该把……
  6. Yer, nesnenin vardığı yerdir (Türkçe -(y)A); eylemin yapıldığı yer fiilin önüne gider (Türkçe -DA).
  7. 在 durulan yeri, 到 bir yolun sonunu söyler; 放在 ile 放到 çoğu zaman birbirinin yerine geçer.
  8. Yeni karakterler: 处 (处置), 板 (地板), 沙 (沙发), 勺 (勺子).

Kanca

Elinde bir kitap var ve onu masaya bıraktığını söylemek istiyorsun. 我放书在桌子上 çok mantıklı görünür: özne, fiil, nesne, yer, hepsi bildiğin özne-fiil-nesne düzeninde. Yine de anadili Çince olan biri bu cümleyi böyle kurmaz.

Söyleyeceği şey 我把书放在桌子上 olur. Kitap fiilin önüne geçmiş, önüne de ölçü kelimesi olarak tanıdığın 把 gelmiş. Bu ders o yer değiştirmenin nedenini ve kurallarını ele alıyor.

Anlatım

İzlencenin çizdiği sınır

İzlence 把 cümlesini (把字句) üçüncü düzeyde üç maddeyle veriyor: nesneyi bir yere götürmek, nesneyi birine vermek, nesneye bir sonuç ya da yön kazandırmak. Bu ders birincisini işliyor: Özne + 把 + nesne + fiil + 在/到 + yer. 把书送给他 türü ve 把作业做完 türü sonraki iki derse kalıyor. 把衣服洗了 gibi yalnız 了 ile biten ya da 把门一关 gibi kısa kuruluşlar dördüncü düzeyin listesinde.

Kalıp: nesne öne, yer arkaya

Cümlenin iskeleti şöyle:

Özne把NesneFiil在/到 + yer
我把书放在桌子上
他把那把椅子搬到门口
你把名字写在这儿

把 burada bir şey saymaz, bir edattır (Ders HSK1.28'de 在家吃饭 ile tanıdığın sınıf). Arkasındaki nesneyi fiilin önüne çeker ve onu cümlenin konusu yapar. İkinci satırda iki 把 yan yana: ilki edat, ikincisi 椅子'nin ölçüsü. 他把那把椅子搬到门口了 «O sandalyeyi kapının önüne taşıdı» doğal bir cümledir.

Yer öbeği fiilin arkasına bitişir. Bu yer, eylemin yapıldığı yer değil, nesnenin vardığı yerdir. Kitap elden çıkar, masada durur; 在桌子上 bu son durağı söyler.

Neden 把 şart?

放, 挂, 写 gibi fiiller yeri arkalarına alabilir: 你的衣服可以放在这里, 我放在教室里了. Bu cümlelerde nesne ya özne konumunda ya da hiç söylenmemiş. Nesne ile yer aynı anda fiilin arkasına sıkışınca cümle kurulamaz; *我放书在桌子上 bu yüzden reddedilir. Belirli bir nesneyi bir yere yerleştirmenin doğal çerçevesi 把'dır: nesne öne alınır, yer fiilin arkasında kalır.

Ele alma: 处置

Dilbilimci 王力 Wáng Lì 1940'larda bu cümleye «ele alma kalıbı» (处置式) adını verdi: özne nesneyi bir biçimde ele alır, düzenler, bir yere koyar. Ad bir kuralı da taşır: fiil nesneye bir şey yapmalı. 喜欢, 是, 有 gibi fiiller nesneyi yerinden kıpırdatmaz, 把 cümlesine giremez.

Dört koşul

Nesne belirli olmalı. 把'nın arkasındaki şey konuşanın da dinleyenin de bildiği bir şeydir: 这本书, 你的衬衫, az önce sözü edilen kavanoz. 把一本书 diye «herhangi bir kitap» öne alınmaz. Öğrenci yazılarındaki *我把一本书放在书架上了 hata diye işaretlenir; doğrusu 我把这本书放在书架上了. Yeni ve belirsiz bir şeyi anlatmak gerekiyorsa Ders HSK2.3'ün varlık cümlesi duruyor: 桌子上放着一本书.

Fiil çıplak kalmaz. 我把书放 yarım kalmış bir cümledir; fiilin arkasında nesnenin akıbetini söyleyen bir şey gerekir. Bu derste o şey 在/到 ile kurulan yer öbeği. Olay bittiyse sona 了 da gelebilir: 我把书放在桌子上了.

Olumsuzluk ve kip 把'dan önce. 没, 别, 不要 ve 应该, 能, 可以 gibi kip fiilleri 把'nın önünde durur: 我没把书放在桌子上, 别把杯子放在电脑旁边, 你应该把车放在楼下. *我把书没放在桌子上 kurulmaz.

Yer, nesnenin vardığı yer olmalı. 她在奶茶店喝奶茶 bir eylemin yapıldığı yeri söyler ve 把 almaz. *她把奶茶喝在奶茶店里 bu yüzden yanlıştır: çay dükkâna taşınmıyor, orada içiliyor.

在 mı, 到 mu?

İkisi de yeri fiile bağlar. 在 nesnenin sonunda durduğu yeri gösterir ve en sık 放, 挂, 写, 停 gibi yerleştirme fiilleriyle gelir. 到 bir yolun bitişini anlatır; 搬, 送, 拿 gibi nesneyi bir mesafe boyunca götüren fiillerle daha doğal durur: 把椅子搬到门口, 把箱子拿到楼下. 放在 ile 放到 arasında çoğu durumda büyük bir fark yoktur.

Karakter köşesi

KarakterPinyinAnlamKökÇizgi
处chǔele almak, düzenlemek夂5
板bǎntahta, levha木8
沙shākum氵7
勺sháokepçe, kaşık勹3

处 bu derste 处置 chǔzhì içinde chǔ okunur. Aynı karakter chù okunuşuyla «yer» demektir (到处 «her yer»); izlencenin formülündeki 处所 de bu okunuşla «yer, mekân» anlamına gelir. 夂 sol üstten başlayıp 卜'yu altından sarar.

板 solda 木, sağda okunuşu taşıyan 反 fǎn ile yazılır; 地板 «yer döşemesi», 黑板 «kara tahta». 沙 su kökü 氵 ile 少'dan kurulur ve tek başına «kum» demektir; günlük konuşmada en sık 沙发 shāfā «kanepe» içinde duyulur. Bu kelimede karakter anlamını bırakır, yalnız ses verir: 沙发 İngilizce «sofa»dan, büyük olasılıkla Şanghay ağzı üzerinden alınmıştır. 勺 üç çizgilik küçük bir karakterdir: 勹 kıvrılıp içine bir nokta alır. 勺子 «kaşık, kepçe» olarak sofrada sık geçer.

Türkçe ile karşılaştırma

Türkçe konuşan için 把 cümlesinin sırası tanıdıktır: «Kitabı masaya koydum». Türkçede fiil zaten sondadır, nesne ile yer onun önünde sıralanır; Çince aynı sırayı 把 ile kuruyor.

Benzerlik belirlilikte de sürüyor. Göksel ile Kerslake'in ad durumları bölümünde (14.3.3.2) belirli düz nesnenin -(y)I almak zorunda olduğu yazılır; sözcük dizimi bölümünde (23.2.3) bu nesnenin cümlenin başına yakın, yönelme durumundaki tümleçten önce durduğu gösterilir: «Şu masayı yandaki odaya götür». 把'nın önüne aldığı nesne de tam bu türden: bilinen, gösterilebilen bir şey. Belirsiz bir nesne Türkçede fiilin hemen önüne yerleşir ve çoğu zaman ek almaz: «Masaya bir kitap koydum». Çince de belirsiz nesneyi 把 ile öne almaz.

Asıl tuzak yer ekinde. Türkçe varış yerini yönelme durumuyla (-(y)A), eylemin yapıldığı yeri bulunma durumuyla (-DA) ayırır; kitap «masaya» konur, çay «kafede» içilir (8.1.3; 14.3.3.3–14.3.3.4). Çince aynı ayrımı ekle değil, 在'nin yeriyle yapar: bu dersin fiillerinde arkadaki 在 varış yeridir ve Türkçe «-(y)A»ya denk gelir, fiilin önündeki 在 bulunma yeridir ve «-DA»ya karşılık gelir. 放在桌子上 «masaya koymak», 在桌子上写 «masada yazmak».

Olumsuzlukta iki dil ayrılır. Türkçede olumsuzluk fiilin içindedir: «koymadım». Çincede 没 fiile değil bütün 把 öbeğine bağlanır ve 把'dan önce gelir: 我没把书放在桌子上.

Örnekler

Üçüncü cümlede soru sözcüğü yer öbeğinin içine girmiş: 放在哪儿 «nereye koydun». Dördüncüde 没, altıncıda kip fiili 应该 把'nın önüne yerleşiyor; gömlek ve kanepe cümlelerinde 别 aynı yerden yasaklıyor.

Örnek diyalog

9 Ocak 2027 cumartesi, akşam. Parktan ve eriştecinden dönülmüş, Mark kendi odasına geçmiş. 小林 sınav haftasından kalan dağınıklığı toplamaya başlıyor, Deniz pazartesi teslim edeceği kompozisyonla uğraşıyor. Yerde kitaplar, sandalyede giysiler var. 小明 elinde küçük bir kavanozla kapıda beliriyor.

Kavanozun yolculuğu dersi özetliyor. 小明 onu ilk anarken 一瓶 diyor; yeni bir şey fiilin arkasında durur. Bir kez sözü edilince bilinen bir nesneye dönüşüyor ve 它 olarak 把'nın arkasına geçiyor. Deniz 在 ile masayı, 小林 到 ile buzdolabını gösteriyor; 小林'nin itirazı 别 ile, Deniz'in gömlek sorusu 没 ile 把'nın önüne yerleşiyor. 小明'in cümlesinde ölçü 把 ile edat 把 aynı sandalyeyi anıyor.

Sık yapılan hatalar

Yaygın yanlış"我放书在桌子上。"
Doğrusu

— İngilizcedeki «put the book on the table» sırası taşınıyor. Nesne ile yer fiilin arkasında yan yana duramaz. Doğrusu: 我把书放在桌子上。 (Wǒ bǎ shū fàng zài zhuōzi shang.)

Yaygın yanlış"我把书没放在桌子上。"
Doğrusu

— Türkçede olumsuzluk fiilin içinde olduğu için («koymadım») 没 fiilin hemen önüne konuyor. 把 cümlesinde 没, 别 ve kip fiilleri 把'dan önce gelir. Doğrusu: 我没把书放在桌子上。 (Wǒ méi bǎ shū fàng zài zhuōzi shang.)

Yaygın yanlış"我把一本书放在书架上了。"
Doğrusu

— Türkçedeki «bir kitabı rafa koydum» birebir aktarılıyor. 把'nın nesnesi bilinen bir şey olmalı. Doğrusu: 我把这本书放在书架上了。 (Wǒ bǎ zhè běn shū fàng zài shūjià shang le.) Yeni bir şeyden söz ediliyorsa: 书架上放着一本书。 (Shūjià shang fàngzhe yì běn shū.)

Yaygın yanlış"她把奶茶喝在奶茶店里。"
Doğrusu

— Türkçe «-DA» ile «-(y)A» arasındaki ayrım unutulup 在 her yerin önüne gelebilecek bir edat gibi kullanılıyor. Eylemin yapıldığı yer fiilin önüne gider ve 把 almaz. Doğrusu: 她在奶茶店里喝奶茶。 (Tā zài nǎichádiàn li hē nǎichá.)

Mini alıştırma

Cevaplar

  1. 我把杯子放在桌子上了。 (Wǒ bǎ bēizi fàng zài zhuōzi shang le.) Nesne 把'nın arkasında, yer 放在'nın arkasında, 了 sonda.
  2. 他没把自行车放在楼下。 (Tā méi bǎ zìxíngchē fàng zài lóuxià.) 没 gelince 了 düşer. Uyarı: 别把自行车放在楼下! (Bié bǎ zìxíngchē fàng zài lóuxià!)
  3. a) 把 almaz, kütüphane eylemin yapıldığı yer: 在图书馆看书. b) 把 gerekir, kitap bir yere taşınıyor: Deniz把书拿到图书馆了. Türkçedeki «-de» ile «-e» ayrımı yol gösteriyor.
  4. 别把衬衫放在椅子上,挂在门后面吧。 (Bié bǎ chènshān fàng zài yǐzi shang, guà zài mén hòumiàn ba.) Gömlek ikinci yarıda tekrarlanmaz, bağlamdan belli.

Özet kartı

  1. Kalıp: Özne + 把 + nesne + fiil + 在/到 + yer. 我把书放在桌子上.
  2. 把 burada bir edattır; nesneyi fiilin önüne alır. Ölçü 把 ile aynı cümlede durabilir: 把那把椅子搬到门口.
  3. Nesne belirli olmalı: 这本书, 你的衬衫, 它. Belirsiz yeni şey için varlık cümlesi: 桌子上放着一本书.
  4. Fiil çıplak kalmaz; bu derste arkasına yer öbeği gelir, olay bittiyse 了.
  5. 没, 别, 不要 ve kip fiilleri 把'nın önüne: 我没把书放在那儿, 你应该把……
  6. Yer, nesnenin vardığı yerdir (Türkçe -(y)A); eylemin yapıldığı yer fiilin önüne gider (Türkçe -DA).
  7. 在 durulan yeri, 到 bir yolun sonunu söyler; 放在 ile 放到 çoğu zaman birbirinin yerine geçer.
  8. Yeni karakterler: 处 (处置), 板 (地板), 沙 (沙发), 勺 (勺子).

Sonraki derse köprü

Bu derste 把'nın öne aldığı nesne bir yere vardı. Ama ele alınan şey her zaman yer değiştirmez: ödev biter, gömlek temizlenir, oda toplanır. «把 cümlesi (2): sonuca götürmek» aynı iskeleti korur, ama fiilin arkasındaki yer öbeğinin yerini nesnenin vardığı yeni hâle bırakır; HSK 2'den tanıdığın tümleçler orada 把 ile buluşuyor. Deniz yarım kalmış kompozisyonunu ertesi akşam bitirdiğinde bunu 把 ile nasıl haber verir?

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Animasyon ve seslendirme notları

Animasyon ve seslendirme notları

  • Kanca: masanın üstünde boş bir alan. 我放书在桌子上 kartları sırayla iner, 书 kartı ile 在桌子上 kartı fiilin arkasında birbirine çarpar ve titrer. Sonra 书 kartı havalanıp fiilin önüne süzülür, önüne 把 kartı yerleşir; kitap masaya iner.
  • İskelet tablosu: 把 sütunu mor bir çerçeveyle vurgulanır. İkinci satırda iki 把 belirdiğinde ilki «edat», ikincisi «ölçü» etiketi alır.
  • Dört koşul: dört kısa sahne. 一本书 kartı 把'nın arkasına girmeye çalışır, kapı kapanır; 这本书 kartı girer. 没 kartı önce fiilin önüne yapışır, düşer, 把'nın önüne geçince oturur. 奶茶店 sahnesinde bardak dükkândan çıkmaz, yer öbeği fiilin önüne kayar.
  • Türkçe karşılaştırma: «masaya» ve «masada» sözcükleri iki renkle; Çince cümlede 在桌子上 aynı renklerle fiilin arkasına ve önüne yerleşir.
  • Diyalog ortamı: süpürge sesi, kapı vuruşu, kavanozun masaya konuşunun hafif tıkırtısı, buzdolabı kapağının açılıp kapanması, sandalyenin yerde sürtünmesi. 小林'nin 别把辣的东西放在电脑旁边 repliği yarı telaşlı, yarı gülerek; Deniz'in «这是我的作文!» repliği bir şeyi tam zamanında bulmuş birinin rahatlamasıyla.
  • Seslendirme: 把 bǎ kısa ve vurgusuz, asıl vurgu fiil ile yer öbeğinde. 放在 fàng zài iki ayrı hece olarak, 在 düşürülmeden okunur. Deniz'in sesi hafif Türkçe aksanlı ve heyecanlı, 小明'inki rahat ve alaycı, 小林'ninki toparlayıcı.