İçeriğe geç

Ders HSK2.36 · HSK 2 · Temel

Spor ve boş zaman

Modül: Şehirde ve Evde

2.157 kelime · 24 örnek cümle · yaklaşık 10 dakika okuma · seslendirme 14 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
  1. Hobi sorusu: 你有什么爱好? / 你的爱好是什么? Gündelik olanı: 你平时喜欢做什么? Spor için: 你喜欢什么运动?
  2. Fiili oyun seçer: elle ya da raketle vurulan topta 打, ayakla vurulanda 踢, tahta oyununda 下, genel oyun ve eğlencede 玩.
  3. 游泳, 跑步, 跳舞 kendileri fiildir; önlerine başka fiil gelmez.
  4. 比赛 hem «maç» hem «yarışmak»: 看比赛 izlemek, 参加比赛 katılmak, 一场比赛.
  5. Ne kadar iyi: 打得怎么样? 他乒乓球打得很好. Kıyas: A比B打得好 / A打得比B好.
  6. Bölge farkı: bilgisayar oyunu anakarada 玩游戏 ya da 打游戏, Tayvan'da 打電動; aynı 桌球 adı yere göre masa tenisini ya da bilardoyu gösterir.
  7. Türkçe tek «oynamak» ve yalın oyun adıyla yetinir, tekrarlanan zamanı -lArI ile söyler; Çince fiili oyuna göre seçer, zamanı 周末, 每个星期六 gibi kelimelerle fiilin önüne koyar.
  8. Karakter köşesi: 赛 (比赛), 戏 (游戏), 乒 ve 乓 (乒乓球), 棋 (下棋).

Kanca

Futbolla basketbolun ortak yanı bir top, ve Türkçe ikisine de aynı fiili verir; satranç ile telefondaki oyun da aynı «oynamak»la gelir. Çince futbolla basketbolu ayırır, çünkü bir şeyi daha bilmek ister: topa elinle mi vuruyorsun, ayağınla mı, yoksa bir masanın başında taş mı sürüyorsun?

Bu ders yeni dilbilgisi eklemiyor; HSK 2'nin tanıdık yapılarını boş zaman konuşmasında topluyor. Sahne yurdun alt katındaki masa tenisi masası.

Anlatım

爱好 ve 平时: boş zamanı sormak

Birine boş zamanını sormanın en düz yolu 你有什么爱好? «Ne hobilerin var?» sorusudur. 爱好 àihào «hobi, ilgi» ikinci düzeyin kelimesi; okunuşunu sözlükte ararken 好'nun hào maddesine gitmen gerektiğini Ders S.22'de gördün. Aynı soru 你的爱好是什么? diye de kurulur; cevap çoğu zaman bir fiil öbeğidir: 我的爱好是下棋 «Hobim satranç oynamak».

Soru eylemin kendisine de yönelebilir: 你平时喜欢做什么? «Normalde ne yapmayı seversin?» 平时 píngshí «olağan zamanlarda» üçüncü düzeyin kelimesi, karakterleri tanıdık. Cevaba sıklık zarfları kendiliğinden oturur: 周末我有时候打篮球,有时候在宿舍看书. 有时候……有时候…… ikilisini Ders HSK2.6'dan biliyorsun.

Spor dalını sormak istiyorsan soru daha dar: 你喜欢什么运动? «Hangi sporu seversin?» 运动 burada isimdir, «spor, hareket».

Topa nasıl dokunuyorsun: 打 ve 踢

Çincede fiili oyunun bedenle kurduğu ilişki seçer; 汉典 bunu iki ayrı maddede gösterir.

打'nin temel anlamı «vurmak»; sözlük onun bir anlamını «玩,玩耍» diye verip örnek olarak 打球'yu koyar. Top elle ya da elde tutulan bir raketle karşılanıp vuruluyorsa fiil 打'dir: 打篮球, 打网球, 打羽毛球, 打乒乓球. Basketbolda raket yok ama top yine elle itilir.

踢 için sözlüğün tanımı tek satır: «用脚触击», ayakla vurmak. Topa ayakla dokunulan oyun 踢 alır: 踢足球. Aynı fiil, ayakla havada tutulan tüylü top oyunu 踢毽子'de de geçer.

FiilBeden ne yapıyorÖrnek
打el ya da raket topa vurur打篮球, 打网球, 打乒乓球
踢ayak topa vurur踢足球
下el taşı tahtaya koyar下棋
玩eğlenmek, vakit geçirmek玩游戏, 出去玩

Bazı sporların fiili zaten kendisidir. 游泳, 跑步, 跳舞 tek başına yüklem olur; önlerine 打 ya da 玩 gelmez.

Masa başında: 下棋

Satranç ve benzeri tahta oyunları 下 ile kurulur: 下棋. Sözlük 下棋'yu, 下'nın «bir şeyi indirmek» anlamının altına koyar; taşın tahtaya bırakılışını düşünebilirsin. Çin satrancı 象棋 xiàngqí, go oyunu 围棋 wéiqí da aynı fiille oynanır: 下象棋, 下围棋. 棋 altıncı düzeyin karakteri; seni bu derste yalnız 下棋 öbeğinde karşılayacak.

Genel oyun: 玩

玩 sözlükte doğrudan «游戏» diye açıklanır: oynamak, eğlenmek. Belli bir spor dalına değil, oyunun kendisine ya da eğlenceye bakar: 玩游戏 «oyun oynamak», 玩手机 «telefonla vakit geçirmek», 周末我们出去玩吧 «hafta sonu dışarı çıkıp gezelim». 游戏 yóuxì üçüncü düzeyde; tek başına «oyun» demek, bilgisayar ya da telefon oyunu için de kullanılır.

Bilgisayar oyununda fiil bölgeye göre de değişir. Anakara konuşmasında 玩游戏'nin yanında 打游戏 da duyulur; Tayvan'da aynı iş 打電動 dǎ diàndòng'dur. Masa tenisinin adı da yer değiştirir: anakarada 乒乓球; Tayvan'da 桌球 da denir. Hong Kong'da ise 桌球 bilardo demektir, o yüzden kelimeyi kimden duyduğuna bak.

İzlemek mi, katılmak mı: 比赛

比赛 bǐsài hem isim hem fiildir: «maç, yarışma» ve «yarışmak». Bu çift görev Türkçe konuşanı en çok şaşırtan yer. 看比赛 «maç izlemek»tir, 参加比赛 «yarışmaya katılmak». Maç 场 ile sayılır: 一场比赛.

我去比赛 dersen yarışmaya kendin gidiyorsun; tribündeysen 看 eklemen gerekir. Bir maçın saatini sormak da kolay: 比赛几点开始?

Ne kadar iyi: 打得怎么样

Birinin ne kadar iyi oynadığını durum tümleci (Ders HSK2.10) söyler: 你打乒乓球打得怎么样? Nesne varsa fiil iki kez gelir ya da nesne öne alınır: 他乒乓球打得很好.

Karşılaştırma da aynı yapının içine girer. İkinci düzeyin listesi iki sırayı birlikte verir: 马克比我打得好 ve 马克打得比我好. İkisi de «Mark benden iyi oynuyor» demek.

Deneyim ve süre de buraya bağlanır. 你打过乒乓球吗? «Hiç masa tenisi oynadın mı?» 过 ile; 他打了十年乒乓球 «On yıl masa tenisi oynamış» süre tümleciyle. Bir şeyi denemeyi önermek için fiil tekrarı yeter: 你试试.

Karakter köşesi

KarakterPinyinAnlamKökÇizgi
赛sàiyarışmak, yarış贝14
戏xìoyun, gösteri戈6
乒pīng(masa tenisi sesi)丿6
乓pāng(masa tenisi sesi)丿6
棋qísatranç, tahta oyunu木12

赛'nın altında, 贵'den tanıdığın 贝 duruyor; karakter 比赛'nin ikinci hecesi ve kelimenin içinden ayrılmadan öğrenilir.

戏 iki parçadan kurulur: solda «el» kökü 又, sağda eski bir sap silahı olan 戈. 游戏'nin ikinci hecesidir; sözlük ona «tiyatro oyunu, gösteri» anlamını da verir.

乒 ile 乓 bir çift. İkisinin üstü de aynı 丘, altta biri sola eğik bir 丿, öteki bir nokta taşır; yan yana yazılınca birbirinin aynadaki görüntüsü gibi dururlar. Sözlük ikisini de ses yansıması olarak verir; birlikte 乒乓 hem bir takırtıyı hem sporun kendisini adlandırır. Ezber için: masanın iki ucunda iki raket.

棋 iki parçalıdır: solda 木, sağda 土耳其'den bildiğin 其. Sözlükte 棋'yı 木 kökünün altında ararsın.

Türkçe ile karşılaştırma

Türkçenin «oynamak» fiili oyunun ne olduğuyla ilgilenmez; futbol, tenis, satranç, saklambaç hep aynı fiille kurulur. Oyunun adı da yalın kalır. Göksel ve Kerslake, belirsiz ya da tür bildiren nesnenin belirtme eki almadığını anlatırken bu yalın biçimi gösterir; kitabın ayrılma hâli bölümünde geçen «Okuldan sonra genellikle futbol oynuyor» ve «Zerrin tenis oynamaktan vazgeçti» cümlelerinde de spor dalı eksiz durur. Çince de oyunun adını eksiz bırakır, ama fiili oyuna göre seçtirir: 踢足球, 打网球, 下棋.

İyi oynamayı söylerken iki dil yer değiştirir. Türkçede «çok güzel tenis oynuyorlardı» cümlesinde değerlendirme fiilin önündedir. Çince onu 得 ile fiilin arkasına atar: 他们网球打得很好.

Tekrarlanan zamanı Türkçe bir ekle söyler: «cumartesileri», «akşamları». Dilbilgisi bu -lArI ekini, zaman bildiren adlardan tekrarlanan zaman zarfı türeten ek olarak verir; «Pazartesileri Taksim'deki ofisimizde çalışıyorum» örneğiyle. Çincede bunun için ek yoktur; 每个星期六, 周末 ya da 有时候 gibi kelimeler fiilin önüne gelir.

Boş zaman sorusunda da yollar ayrılır. Türkçe «Gelecek hafta boş vaktin var mı?» der; Çince bunu çoğu zaman 下个星期你有时间吗? diye, «boş» kelimesine gerek duymadan sorar.

Örnekler

İlk iki örnek boş zamanı soruyor ve anlatıyor; fiiller oyuna göre değişiyor. Üçüncüden sekizinciye kadar HSK 2'nin tanıdık yapıları aynı konunun içinde: durum tümleci, 比 ile kıyas, 过 ile deneyim, fiil tekrarı, 一……就…… ve süre.

Örnek diyalog

Aralığın ilk haftası, bir cuma akşamı. 马克 iyileşeli birkaç gün oldu. Deniz kütüphaneden dönerken yurdun alt katındaki salondan top sesi geliyor: 马克 ile 小明 masa tenisi masasının iki ucunda.

小明 Deniz'in tahminini düzeltirken fiile dokunmuyor; tenis de masa tenisi de 打 alır. 小明 kıyası 比 ile kuruyor ve arkasına 多了 ekleyerek farkı büyütüyor. 马克'nin 我参加'sı ile Deniz'in 看比赛'si, aynı maçta iki ayrı yer: biri masanın başında, öbürü tribünde. 小明'in 跟我爸爸下 cümlesinde 棋 düşmüş; konu belli olunca 下 tek başına yeter.

Sık yapılan hatalar

Yaygın yanlış"我喜欢玩足球。"
Doğrusu

— Türkçedeki tek «oynamak» fiilini 玩 sanıp bütün oyunlara yaymak. Sözlükler futbolu 踢 ile, top oyunlarını 打 ile verir; 玩 eğlenceye ve oyunun kendisine bakar. Doğrusu: 我喜欢踢足球。 (Wǒ xǐhuan tī zúqiú.)

Yaygın yanlış"我打乒乓球很好。"
Doğrusu

— Türkçede değerlendirme fiilin önünde durduğu için «iyi»yi doğrudan yükleme bağlamak. Çince nasıl yapıldığını 得 ile fiilin arkasında söyler, nesne varsa fiil tekrarlanır. Doğrusu: 我打乒乓球打得很好。 (Wǒ dǎ pīngpāngqiú dǎ de hěn hǎo.)

Yaygın yanlış"星期六我去比赛。"
Doğrusu

(yalnız izleyecek biri için) — «maça gitmek» kalıbını olduğu gibi aktarmak. 比赛 fiil olarak «yarışmak» demek; cümle konuşanı sahaya çıkarır. Doğrusu: 星期六我去看比赛。 (Xīngqīliù wǒ qù kàn bǐsài.)

Mini alıştırma

Cevaplar

  1. (a) 打: top elle vuruluyor. (b) 踢: ayakla. (c) 下: taş tahtaya konuyor. (d) 玩: oyunun kendisi; konuşmada 打游戏 da duyulur. (e) 打: raketle.
  2. 你平时喜欢做什么? (Nǐ píngshí xǐhuan zuò shénme?) Cevap: 周末我有时候踢足球,有时候下棋。 (Zhōumò wǒ yǒushíhou tī zúqiú, yǒushíhou xiàqí.)
  3. 马克: 比赛 fiil olarak «yarışmak»; 小明 看 ile izleyici olduğunu söylüyor.
  4. 马克比我打得好。 (Mǎkè bǐ wǒ dǎ de hǎo.) ve 马克打得比我好。 (Mǎkè dǎ de bǐ wǒ hǎo.)
  5. Bilgisayar oyunu oynuyor; 打電動 Tayvan'ın öbeği. Pekin'de 玩游戏 ya da 打游戏.

Özet kartı

  1. Hobi sorusu: 你有什么爱好? / 你的爱好是什么? Gündelik olanı: 你平时喜欢做什么? Spor için: 你喜欢什么运动?
  2. Fiili oyun seçer: elle ya da raketle vurulan topta 打, ayakla vurulanda 踢, tahta oyununda 下, genel oyun ve eğlencede 玩.
  3. 游泳, 跑步, 跳舞 kendileri fiildir; önlerine başka fiil gelmez.
  4. 比赛 hem «maç» hem «yarışmak»: 看比赛 izlemek, 参加比赛 katılmak, 一场比赛.
  5. Ne kadar iyi: 打得怎么样? 他乒乓球打得很好. Kıyas: A比B打得好 / A打得比B好.
  6. Bölge farkı: bilgisayar oyunu anakarada 玩游戏 ya da 打游戏, Tayvan'da 打電動; aynı 桌球 adı yere göre masa tenisini ya da bilardoyu gösterir.
  7. Türkçe tek «oynamak» ve yalın oyun adıyla yetinir, tekrarlanan zamanı -lArI ile söyler; Çince fiili oyuna göre seçer, zamanı 周末, 每个星期六 gibi kelimelerle fiilin önüne koyar.
  8. Karakter köşesi: 赛 (比赛), 戏 (游戏), 乒 ve 乓 (乒乓球), 棋 (下棋).

Sonraki derse köprü

Cumartesi turnuvasının saatini 马克'den yüz yüze öğrendin. Ama maç sabahı 小明 geç kalacağını haber vermek isterse ya arar ya da yazar, ve bu iki yolun Çincede ayrı kalıpları var. Sıradaki ders, «Telefonda ve mesajlaşırken», telefonu açıp kapatmanın ve kısa bir mesaj yazmanın dilini topluyor. Bu derste 打 topa vuruyordu; 打电话'da ne yapıyor, ve bir mesaj «yazılır» mı, «gönderilir» mi?

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Animasyon ve seslendirme notları

Animasyon ve seslendirme notları

  • Kanca: ekranın ortasında Türkçe «oynamak» kelimesi; çevresinde bir futbol topu, bir satranç tahtası ve bir oyun kolu dönüyor, hepsi aynı kelimeye ince çizgilerle bağlı. Çince kartlar inince çizgiler kopuyor ve her nesne kendi fiiline (踢, 下, 玩) yapışıyor.
  • Fiil tablosu: bir insan silueti. 打 satırında el ve raket kısa bir parlamayla vurgulanır, 踢 satırında ayak, 下 satırında parmak uçları bir taşı tahtaya bırakır, 玩 satırında bütün siluet hafifçe sallanır.
  • 比赛 bölümü: bir spor salonunun kesiti. 参加比赛 söylenince kamera masanın başındaki oyuncuya, 看比赛 söylenince tribündeki kalabalığa kayar.
  • Karakter köşesi: 乒 ile 乓 yan yana belirir, alt çizgileri ayna gibi birbirine dönükken bir top aralarında gidip gelir; her vuruşta ekranda pīng ya da pāng yazar.
  • Diyalog: yurdun alt kat salonu, floresan ışık, yeşil bir masa tenisi masası. Top sesi diyalogun altında hafif bir ritim tutar, Deniz'in vuruşunda ritim bozulur ve top kadrajdan çıkar. 加油 repliğinde arka planda tek bir alkış.
  • Seslendirme: 马克 sakin ve biraz gururlu; 十年 sözünü abartmadan söyler, son repliğinde ise oyunbaz bir övünme. 小明 kıyas cümlesinde gülerek, kendine takılır gibi. Deniz önce merakla soru sorar, ilk vuruşundan sonra şaşkın ama keyifli; 一定去 kesin ve hızlı.