Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- 虽然 A,但是 B: A kabul edilen durum, B ondan beklenmeyen sonuç.
- 虽然 cümlenin başında ya da öznenin hemen arkasında durur; özne aynıysa çoğunlukla arkada, özneler ayrıysa önde.
- 但是 ikinci parçanın en başında, öznenin önünde durur.
- 虽然 ile açılan cümle bir «ama» bekler: 但是, 但 ya da 可是.
- Konuşmada 虽然 sık düşer; 但是 tek başına da karşıtlık kurar.
- «Yine de» için 但是 + özne + 还是 + fiil.
- Türkçede «gerçi … ama (yine de)» Çince kalıba en yakın düzendir; «-masına rağmen» ise işareti yan cümlenin sonuna koyar.
Kanca
İngilizce öğrenmiş biri «Although it is cold, but I will go» yazınca öğretmeni «but»u kırmızıyla siler: İngilizcede «although» ile «but» aynı cümlede barışmaz.
Çincede kırmızı kalem tam tersini yapar. 虽然天气很冷,我去 diye biten bir cümleye öğretmen bir kelime ekler: 但是. Doğru biçim 虽然天气很冷,但是我去 olur; «gerçi» de «ama» da yerinde durur. Bu derste o iki kelimenin cümlede nasıl el sıkıştığını, ikisinin de nereye oturduğunu ve Türkçenin bu konuda Çinceye sandığından daha yakın olduğunu göreceksin.
Anlatım
Karşıtlığı iki uçtan bağlamak
Çince «ama» demeyi biliyorsun: 可是 ve 但是 ikinci cümlenin başına gelir ve beklenenin tersini haber verir. 我想去,但是没有时间 «Gitmek istiyorum ama vaktim yok». Bu derste birinci cümleye de bir işaret ekleniyor: 虽然 suīrán «gerçi, -se de, -masına rağmen». 虽然 dinleyene erkenden haber verir: «Şimdi söyleyeceğimi kabul ediyorum, ama arkasından onu tartan bir şey gelecek.» 但是 de o tartıyı getirir.
虽然 + birinci cümle,但是 + ikinci cümle.
Birinci cümle doğru kabul edilen bir durumdur; ikinci cümle, o durumdan beklenmeyecek bir sonuçtur. 虽然很累 «yorgunum, kabul» dedikten sonra dinleyen «o hâlde dinlenir» diye bekler; 但是还想看书 «ama yine de okumak istiyorum» bu beklentiyi kırar. Kalıbın asıl işi bu kırılmayı önceden duyurmaktır.
虽然 öznenin önünde mi, arkasında mı?
虽然 iki yere oturabilir. Cümlenin en başına: 虽然我很累,但是我还想看书. Ya da öznenin hemen arkasına: 我虽然很累,但是还想看书. İki cümle aynı şeyi söyler. Seçimi çoğu zaman iki parçanın öznesi belirler.
İki parçanın öznesi aynıysa 虽然 çoğunlukla öznenin arkasına geçer ve özne ikinci parçada bir daha söylenmez: 他虽然是外国人,但是汉语说得很好. Özneler farklıysa 虽然 öne gelir ve iki özne de kendi parçasında durur: 虽然小明不喝咖啡,但是他给我买了一杯. Bu bir yasak değil, bir eğilim; ama ezber için işe yarar: aynı özne → 虽然 arkada, ayrı özneler → 虽然 önde.
但是'nin yeri ise esnek değildir. Hep ikinci parçanın en başında, öznenin önünde durur: 但是我…, 但是他…. Öznenin arkasına geçemez.
虽然 olmadan 但是, 但是 olmadan 虽然
但是 tek başına da karşıtlık kurar; HSK 1'den beri bunu yapıyorsun. Konuşmada 虽然 sık düşer: 外边很冷,但是我想出去 doğal bir cümledir. Hatta her karşıtlığa 虽然 eklemek, konuşmayı kitap gibi ağırlaştırabilir. 虽然'yı, karşıtlığı önceden duyurmak istediğin yerde kullan.
Tersi daha az rahattır. 虽然 ile açılan bir cümleyi ikinci parçada bir «ama» olmadan bırakmak, dinleyeni yarı yolda bırakmak gibidir; ders kitapları ve izlence ikisini birlikte öğretir. Sözlük notları da 虽然'nın ardından 但是 gelmesini Çincenin olağan düzeni olarak kaydeder.
但是, 可是, 但 ve ötesi
İkinci parçayı açan kelimeler arasında seçim var.
| Kelime | İzlencede | Kullanım |
|---|---|---|
| 但是 | HSK 2 | 虽然'nın bu düzeydeki eşi |
| 但 | HSK 2 | 但是'nin tek heceli biçimi |
| 可是 | HSK 3 | 虽然……,可是…… da doğru |
| 不过 | HSK 4 | ayrı bir karşıtlık kalıbı |
可是'yi zaten kullanıyorsun; izlence 虽然 ile eşleşmesini bir üst düzeye koysa da 虽然……,可是…… cümlesi bugünden doğrudur. 不过'yu şimdilik tanı ve geç; kendi kalıbıyla dördüncü düzeyde gelecek. Yazı dilinde 虽然'nın da kısa bir biçimi var, tek başına 虽; o da çok üst bir düzeyin konusu.
还是 ile «yine de»
但是'den sonra bir zarf karşıtlığı keskinleştirir: 还是 «yine de». 他虽然不想去,但是还是去了 «Gitmek istemiyordu ama yine de gitti». 还是 özneyi izler ve fiile yapışır; 但是 ise hep olduğu gibi parçanın başında: 但是他还是去了.
Karakter köşesi
| Karakter | Pinyin | Anlam | Kök | Çizgi |
|---|---|---|---|---|
| 虽 | suī | gerçi, -se de | 虫 | 9 |
| 但 | dàn | ama, fakat | 亻 | 7 |
| 饺 | jiǎo | mantı (饺子) | 饣 | 9 |
| 香 | xiāng | güzel kokulu, mis gibi | 香 | 9 |
虽 iki katlı bir karakter: üstte 口, altta 虫. Kökü alttaki 虫'dir, «böcek» anlamı kelimenin bugünkü işiyle ilgisizdir. Geleneksel yazımda karakter daha uzundur, sağına 隹 eklenir: 雖然.
但'de insanı gösteren 亻 sola yaslanmış, sağ yarıyı 旦 tutuyor; 旦 da dàn okunur, bu yüzden 但'yi görünce sesini tahmin edebilirsin. 饺 aynı yolu izler: solda yemek kökü 饣, sağda 交 jiāo, ses ondan gelir; ton ise değişmiştir. 香 kendi kökünü taşıyan karakterlerden: üstte 禾, altta 日. Ezber için: tarladaki başağın üstüne güneş vurunca çıkan koku.
虽 ve 但 bu düzeyin listesinden. 饺 üçüncü, 香 dördüncü düzeyin listesinde; ama 饺子 kelimesi birinci düzeyde, 香 de diyalogda Deniz'in dükkân kapısındaki ilk tepkisi.
Türkçe ile karşılaştırma
Türkçede tavız bildirmenin en sık iki biçimi bir yan cümle kurar: «-DIğI halde» ve «-mAsInA rağmen». İkisi de fiile eklenir ve yan cümlenin SONUNDA durur: «Hayatında bazı çok kötü şeyler yapmış olmasına rağmen Şule'yi severim.» Ana cümleye bir «ama» gerekmez; işaret zaten yan cümlenin kuyruğunda.
Türkçede bir de bağlaçla kurulan yol var: «gerçi». Gerçi bir tavız söyler ve dinleyende bir beklenti uyandırır: arkasından «ama» gibi bir karşıtlık bağlacı gelecek ve kabul edileni dengeleyecek. «Gerçi Ziya kayak yapmayı sevmez ama yine de gidecekmiş.» Bu cümle Çince kalıbı neredeyse kelime kelime izler: 虽然 ≈ gerçi, 但是 ≈ ama, 还是 ≈ yine de. Türkçe dilbilgisi kitapları «gene de / yine de»nin çoğu zaman «ama» ya da «fakat» ile birlikte kullanıldığını da kaydeder; 但是还是 öbeği bunun aynısı.
Demek ki Türk öğrencinin tuzağı İngilizce konuşanınkiyle aynı değil. «Gerçi»den yola çıkan biri 但是'yi kendiliğinden ekler. «-masına rağmen»den yola çıkan biri ise iki hata yapmaya yatkın. Birincisi, işareti cümlenin sonuna koymak: Türkçede «rağmen» yan cümlenin arkasında, Çincede 虽然 başında ya da öznenin hemen arkasında. İkincisi, ikinci parçayı «ama»sız bırakmak, çünkü Türkçe «-masına rağmen» ile kurulmuş bir cümle «ama» istemez.
«Ama» ile «fakat» birbirinin yerine geçer; ikisi de 但是'nin karşılığı olabilir. «Ancak» ve «yalnız» daha dar kullanılır, çoğunlukla bir engel, bir başarısızlık ya da elverişsiz bir durum bildiren cümleyi açar. 但是 böyle bir sınırlama taşımaz, olumlu bir sonuca da kapı açar: 虽然有点儿贵,但是很漂亮.
Örnekler
İkinci, üçüncü ve yedinci cümlelerde iki parçanın öznesi aynı; 虽然 öznenin arkasına geçmiş ve ikinci parçada özne yok. Dördüncü ve beşincide özneler ayrı, 虽然 en önde. Altıncıda ikinci parçanın başında yeni bir konu var, 很多汉字; 虽然 bu yüzden en önde. Son iki cümlede 虽然 hiç yok; 但 ile 但是 karşıtlığı tek başına taşıyor.
Örnek diyalog
Kasımın ilk günleri, soğuk bir akşam. Okulun kuzey kapısının karşısında, altı masalık bir mantı dükkânı. 小明, Deniz ile 马克'ı buraya getirmiş; kapının önünde sıra var, buğulu camın arkasından içerisi görünmüyor.
Yirmi dakika sonra köşedeki masaya oturuyorlar. İlk tabak geliyor.
小明 dükkânı anlatırken özneyi (它) öne alıp 虽然'yı arkasına koyuyor; Deniz soğuk ile kendisi arasında iki ayrı özne kurduğu için 虽然 ile başlıyor. Deniz'in mantı cümlesinde birinci parça bir karşılaştırma: 没有这个大, «bunun kadar büyük değil». 马克 ile Deniz'in 可是'leri birinci parçasız karşıtlık: konuşmada en sık duyacağın biçim bu. 马克'ın son repliği ise karşıtlığı bağlaçsız kuruyor; şakayı 也 taşıyor.
Sık yapılan hatalar
Yaygın yanlış"天气很冷虽然,但是我去了。"
— «Hava soğuk olmasına rağmen» cümlesindeki «rağmen»i yerinde tutup 虽然'yı yan cümlenin sonuna koymak. Türkçede tavız işareti yan cümlenin arkasında, Çincede önünde ya da öznenin hemen arkasında durur. Doğrusu: 虽然天气很冷,但是我去了。 (Suīrán tiānqì hěn lěng, dànshì wǒ qù le.)
Yaygın yanlış"虽然天气很冷,我但是去了。"
— 但是'yi öznenin arkasına geçirmek, 虽然'nın oynak yerine bakıp ikisini aynı sanmak. 但是 ikinci parçanın en başındadır; öznenin arkasına ancak 还是 gibi bir zarf gelir. Doğrusu: 虽然天气很冷,但是我还是去了。 (Suīrán tiānqì hěn lěng, dànshì wǒ háishi qù le.)
Yaygın yanlış"虽然我很累,我想看书。"
— «Yorgun olmama rağmen okumak istiyorum» cümlesini Türkçedeki gibi «ama»sız bırakmak. Cümle anlaşılır ama yarım kalmış duyulur; 虽然 bir karşıtlık sözü verdi ve ikinci parça onu karşılamadı. Doğrusu: 虽然我很累,但是我想看书。 (Suīrán wǒ hěn lèi, dànshì wǒ xiǎng kàn shū.)
Mini alıştırma
Cevaplar
- 虽然这个饭馆很小,但是菜很好吃。 (Suīrán zhège fànguǎn hěn xiǎo, dànshì cài hěn hǎochī.) / 这个饭馆虽然很小,但是菜很好吃。 İkinci biçimde 虽然 özne 这个饭馆'ın arkasında; ikinci parçanın öznesi 菜 ayrı olduğu için 但是'den sonra yine söyleniyor.
- 虽然下雪了,但是我们还是去公园了。 (Suīrán xià xuě le, dànshì wǒmen háishi qù gōngyuán le.) 但是 parçayı açar; 还是 我们'dan sonra gelir ve 去'ya yaslanır.
- 马克虽然是法国人,但是很喜欢吃中国菜。 (Mǎkè suīrán shì Fǎguórén, dànshì hěn xǐhuan chī Zhōngguó cài.) İki parçanın öznesi aynı (马克), bu yüzden 虽然 öznenin arkasında; 虽然马克是法国人 da doğru.
- Deniz'in cümlesi doğru. 虽然……,可是…… izlencede üçüncü düzeyde listeleniyor, ama 可是'yi zaten biliyorsun ve 但是 ile aynı yere oturuyor. Arkadaşın yalnız izlencenin sırası konusunda haklı.
Özet kartı
- 虽然 A,但是 B: A kabul edilen durum, B ondan beklenmeyen sonuç.
- 虽然 cümlenin başında ya da öznenin hemen arkasında durur; özne aynıysa çoğunlukla arkada, özneler ayrıysa önde.
- 但是 ikinci parçanın en başında, öznenin önünde durur.
- 虽然 ile açılan cümle bir «ama» bekler: 但是, 但 ya da 可是.
- Konuşmada 虽然 sık düşer; 但是 tek başına da karşıtlık kurar.
- «Yine de» için 但是 + özne + 还是 + fiil.
- Türkçede «gerçi … ama (yine de)» Çince kalıba en yakın düzendir; «-masına rağmen» ise işareti yan cümlenin sonuna koyar.
Sonraki derse köprü
Mantı dükkânının önünde ikinci parça birinciye karşı çıkıyordu: dışarısı soğuktu ama Deniz sırada kaldı. Sıradaki derste, «一…就…», iki eylem arasında bir karşıtlık değil bir zamanlama var: biri olur olmaz öteki başlıyor. Aynı kalıp bir alışkanlığı da anlatabiliyor, «her seferinde» anlamıyla. Burada 但是'nin ikinci öznenin önüne oturduğunu gördün; 就 ise bir zarf. İki eylemi iki ayrı kişi yaptığında 就 ikinci öznenin hangi yanına geçer? Soğukta beklenen yirmi dakikanın da Deniz'e bir bedeli olacak.