Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- Temel kalıp A + 比 + B + sıfat: 马克比我高. 比 bir edattır, B'nin önüne gelir.
- 比 cümlesi A'nın B'yi geçtiğini söyler; A'nın kendi başına «uzun» olduğunu söylemez.
- Sıfatın önüne 很, 非常, 太, 真, 最 girmez: *我比他很高. Farkın büyüklüğü sıfatın arkasına gider.
- 更 ve 还 sıfatın önüne gelebilir («daha da», «hatta»); izlencede üçüncü düzey.
- Eylem karşılaştırması iki sırada kurulur: 他比我跑得快 / 他跑得比我快. Nesne öne alınabilir: 马克汉语说得比我好.
- Olumsuz 不 sıfata değil 比'nin önüne gelir ve «-den daha … değil» der (不比, üçüncü düzey); düz «… kadar değil» 没有 ile kurulur.
- Türkçe B'ye ayrılma eki getirir ve «daha»yı isteğe bağlı bırakır; Çince B'nin önüne 比 koyar ve 比'yi hiç atmaz.
Kanca
Cumartesi, sabah yediye on var, okulun kapısı. Kapının önünde tek kişi bekliyor ve o kişi Deniz. 小明 yedide koşarak geliyor, nefesi kesik; Deniz saatini gösterip gülüyor: 今天我比你早! «Bugün senden erkenim!» Dün 小明'in iğnelediği öğrenci bu kez sözünü tutmuş.
Birkaç saat sonra Çin Seddi'nin dik basamaklarında Deniz öndeki burca 马克'ten önce varıyor ve sevincini büyütmek istiyor: 我比马克很快! 马克 gülerek başını sallıyor, 张老师 ise elini kaldırıyor: «很 yok.» Sabahki cümlede bir eksik yoktu; bu cümlede bir fazlalık var. Bu ders iki şeyi tartan 比 cümlesini, o fazlalığın neden atıldığını ve eylemleri karşılaştırırken 比'nin nereye yerleştiğini anlatıyor.
Anlatım
A + 比 + B + sıfat
İki şeyi tek bir nitelikte karşılaştıran cümlenin iskeleti dört parçalıdır: önce karşılaştırılan (A), sonra 比 ile ölçüt (B), en sonda sıfat. 马克比我高 «Mark benden uzun». Sıfat A'yı anlatır; B yalnız ölçüdür. Yani bu cümle 马克'in uzun olduğunu değil, benimle tartıldığında uzun kaldığını söyler. Benim boyum da pekâlâ uzun olabilir.
比 burada bir edattır: ölçütü olan B'nin önüne gelir ve onu yükleme bağlar, tıpkı 给 ile 跟'nin bir kişiyi fiile bağlaması gibi. İzlence 比'yi edatlar arasında, «eylemin hedefini tanıtan» grupta sayar. 比 B öbeği yüklemin önünde durur; araya başka bir şey girmez.
| A | 比 | B | Sıfat | Anlam |
|---|---|---|---|---|
| 今天 | 比 | 昨天 | 冷 | Bugün dünden soğuk. |
| 地铁 | 比 | 出租车 | 便宜 | Metro taksiden ucuz. |
| 这条裤子 | 比 | 那条 | 瘦 | Bu pantolon ötekinden dar. |
| 上面 | 比 | 下面 | 冷 | Yukarısı aşağısından soğuk. |
A ile B her türden olabilir: iki kişi, iki gün, iki taşıt, iki yer. Ortak isim tekrarlanmaz; 我的手机比他的手机新 yerine 我的手机比他的新 denir. Soru iki yoldan kurulur. Cümlenin sonuna 吗 gelir: 你比他高吗? Ya da kimin olduğu sorulur: 谁比你高?
Neden 很 düşer?
Ders HSK1.20'de çıplak sıfatın bir karşılaştırma duygusu bıraktığını görmüştün: 他高 tek başına «o (ötekinden) uzun» gibi durur. 很 o duyguyu silen, cümleyi düz bir betimlemeye çeviren dolgu kelimesiydi: 他很高 «uzun boylu». 比 cümlesinde karşılaştırma zaten açıkça yapılıyor; silinecek bir şey yok, 很 de işsiz kalıyor. Bu yüzden *我比他很高 kurulmaz.
Aynı yasak bütün derece zarflarına uzanır: 非常, 太, 真 ve en üstünlüğü bildiren 最 de 比 ile sıfatın arasına giremez. Kancada Deniz'in eli 很'ye gitti, çünkü Türkçede «çok daha hızlı» rahatça söylenir. Çince bu «çok»u sıfatın önünde değil, arkasında ister: 快多了, 快一点儿. Farkın ne kadar olduğunu söyleyen bu yuva bir sonraki derste açılıyor.
Sıfatın önünde derece zarfının yerini başka bir aile tutar; en sık duyulanları 更 gèng «daha da» ve 还 hái «hatta, bile». 这个比那个更好 «Bu, ondan da iyi» demek B'nin de iyi olduğunu kabul eder, A'yı bir basamak daha yukarı koyar. İzlence bu iki biçimi üçüncü düzeye ayırıyor; şimdilik anlamlarını tanı, kendi cümlende 比 B'den sonra doğrudan sıfatı söyle.
Eylemi karşılaştırmak: 得 ile iki sıra
Ders HSK2.10'da 他跑得很快 cümlesi bir koşuyu tek başına değerlendiriyordu. İki koşucuyu tartmak için 比 B bu cümleye eklenir ve iki yere oturabilir:
| Sıra | Örnek |
|---|---|
| A + 比 B + fiil + 得 + sıfat | 他比我跑得快。 |
| A + fiil + 得 + 比 B + sıfat | 他跑得比我快。 |
İki cümle de «benden hızlı koşuyor» demektir. Birincide 比我 fiilin önünde, ikincide 得'nin arkasında durur; sıfat her iki sırada da en sona kalır. Durum tümlecindeki 很 burada da düşer: *他跑得比我很快 yanlıştır.
Fiilin nesnesi varsa HSK2.10'un çözümü aynen geçerlidir: fiil iki kez söylenir ya da nesne öne alınır. 马克说汉语说得比我好, 马克汉语说得比我好. İkinci sıra konuşmada daha kısa ve sık duyulur.
Olumsuzun sınırı
«Mark benden uzun değil» demek isteyen öğrencinin ilk denemesi 不'yü sıfatın önüne koymaktır: *马克比我不高. Bu cümle kurulmaz. Olumsuzluk 比'nin önüne gelir ve anlam da değişir: 马克不比我高 «Mark benden uzun değil» der, yani ya aynı boydayız ya o daha kısa; çoğunlukla da karşıdakinin bir iddiasına itiraz eder. Düz bir «…kadar uzun değil» için Çince 没有 kullanır: 马克没有我高. 不比 üçüncü düzeye ait; 没有 ile kurulan karşılaştırma ise iki ders sonra kendi başına ele alınıyor.
比 fiil olarak
比 bir fiil olarak da kullanılır: «karşılaştırmak, yarışmak». 我们比一下! «Hadi yarışalım!» Maç skorunda da aynı karakter iki sayıyı ayırır: 二比一 èr bǐ yī «ikiye bir». Bu iki kullanım edat olan 比 ile karıştırılmaz, çünkü edat her zaman bir B'yi alıp yüklemin önüne geçer.
Karakter köşesi
| Karakter | Pinyin | Anlam | Kök | Çizgi |
|---|---|---|---|---|
| 比 | bǐ | -den (daha); karşılaştırmak | 比 | 4 |
| 较 | jiào | karşılaştırmak; oldukça | 车 | 10 |
| 瘦 | shòu | zayıf; (giysi) dar | 疒 | 14 |
| 更 | gèng | daha da | 曰 | 7 |
比 dört çizgilik bir karakterdir ve kendi kökünü oluşturur: birbirine benzeyen iki yarım yan yana durur, soldaki son çizgisi yukarı kalkar. 较 ile birleşince 比较 bǐjiào olur; kelime hem «karşılaştırmak» hem de bir sıfatın önünde «oldukça» demektir: 比较冷 «epey soğuk». 较'nin solunda araba kökü 车 var, sağındaki 交 jiāo okunuşa yakın bir ses verir.
瘦 iki işe bakar: bir insan ya da hayvan için «zayıf», bir giysi için «dar». Mağazada 这条裤子比那条瘦 «Bu pantolon ötekinden dar» cümlesi kiloyla değil kalıpla ilgilidir. Karakterin dış çerçevesi hastalık kökü 疒; içindeki 叟 sǒu ses ipucu sayılır, bugünkü okunuşla yalnız ünlüsü örtüşür.
更 yedi çizgidir ve sözlükte 曰 kökü altında aranır. Bu derste gèng okunuşuyla «daha da» anlamında geçiyor; aynı karakterin gēng okunuşu da var, o ayrı bir kelimedir. 较, 瘦 ve 更 üçüncü düzey karakterleri.
Türkçe ile karşılaştırma
Türkçe karşılaştırmanın ölçütünü bir ekle işaretler: B ayrılma durumu ekini alır, «benden», «dünden», «taksiden». Çince aynı işi B'nin önüne gelen ayrı bir kelimeyle görür: 比我, 比昨天, 比出租车. Ek B'nin arkasına yapışır, 比 önüne geçer; geri kalan sıra ise şaşırtıcı biçimde aynıdır. «Mark benden uzun» ile 马克比我高 kelime kelime hizalanır: A, B, sıfat.
«Daha» Türkçede çoğu zaman isteğe bağlıdır. Routledge'ın kapsamlı Türkçe dilbilgisi (Göksel ve Kerslake 2005, §15.4.2) ayrılma eki bulunduğunda «daha»nın düşebildiğini «Bu makine öbüründen ucuz» örneğiyle gösterir; B söylenmediğinde ise «daha» kalır ve karşılaştırmayı tek başına taşır. Çincede 比 hiçbir zaman düşmez; B'yi söylemeden kurulan 他高 bir karşılaştırma duygusu bırakır ama 比 cümlesi değildir.
Derece kelimesinin yeri iki dili ayıran asıl noktadır. Türkçede «çok» ve «biraz» «daha»nın önüne geçer: «çok daha rahat», «biraz daha güzel». Çincede bu kelimeler sıfatın önüne giremez ve farkın büyüklüğü sıfatın arkasına taşınır. Türkçe konuşanın 我比他很高 hatasının kökü buradadır: «çok daha» kalıbı olduğu gibi aktarılıyor.
Bir yakınlık daha var. Aynı bölüm, ayrılma ekiyle sıfatın arasına giren «de»nin «hatta» anlamı kattığını yazar: «Bu makine öbüründen de ucuz.» Çincede 还 aynı yeri tutar ve aynı anlamı taşır: B de ucuzdur, A ondan bile ucuzdur.
Örnekler
İkinci örnekte A ile B iki gün, sekizincide iki eylem; 比 ikisini de aynı kalıba sokuyor. Beşincide ortak isim 衣服 ikinci kez söylenmemiş, 那件 yetmiş. Altıncı ile yedinci 得'li karşılaştırmanın iki sırasını gösteriyor: birinde 比我们 fiilin önünde, ötekinde 比我 得'nin arkasında. Yedincide nesne 汉语 cümlenin başına alınmış. 多穿 «fazladan giymek» kalıbı ileride ayrıca işlenecek; burada anlamı yeter.
Örnek diyalog
Cumartesi öğleye doğru, Çin Seddi'nin bir burcu. Rüzgâr esiyor; Deniz ile 马克 basamakları tırmanıp gelmiş, 小明 ile 张老师 arkadan yetişiyor.
Sahnede 比 hep aynı sırayı koruyor: A önde, 比 B ortada, sıfat sonda. 马克'in ilk cümlesi 得'nin arkasına, Deniz'in ikinci cümlesi doğrudan sıfata bağlanıyor. 张老师'nin düzeltmesi kancadaki fazlalığı adıyla söküyor. 马克 ile 张老师'nin cümlelerinde B bir isim değil, bütün bir öbek: 我上次来的时候, 夏天. 小明'in 比一下'si edat değil fiil; arkasında bir B yok, «yarışmak» demek.
Sık yapılan hatalar
Yaygın yanlış"我比他很高。"
— Türkçedeki «çok daha uzun» kalıbı aktarılıyor ve 很 sıfatın önüne konuyor. 比 cümlesinde derece zarfı sıfatın önüne girmez; karşılaştırmayı 比 zaten yapıyor. Doğrusu: 我比他高。 (Wǒ bǐ tā gāo.)
Yaygın yanlış"我他比高。"
— Türkçede ayrılma eki B'nin arkasına geldiği için 比 de B'nin arkasına itiliyor. 比 bir ek değil edattır; B'nin önüne geçer. Doğrusu: 我比他高。 (Wǒ bǐ tā gāo.)
Yaygın yanlış"他跑得比我很快。"
— Durum tümlecinde alışılan 很 karşılaştırmaya taşınıyor. 比 B araya girince 很 düşer, sıfat çıplak kalır. Doğrusu: 他跑得比我快。 (Tā pǎo de bǐ wǒ kuài.)
Mini alıştırma
Cevaplar
- 北京的冬天比伊斯坦布尔的冷。 (Běijīng de dōngtiān bǐ Yīsītǎnbù'ěr de lěng.) İkinci 冬天 tekrarlanmıyor, 的 yetiyor.
- 非常 düşer: 地铁比公交车快。 (Dìtiě bǐ gōngjiāochē kuài.) 比 cümlesinde sıfatın önüne derece zarfı girmez.
- 马克跑得比我快。 (Mǎkè pǎo de bǐ wǒ kuài.) Anlam aynı; 比我 bu kez 得'nin arkasında.
- Deniz比小明来得早。 (Deniz bǐ Xiǎo Míng lái de zǎo.) ya da Deniz来得比小明早。 小明 özne olunca sıfat karşıtına döner: 小明比Deniz来得晚。 (Xiǎo Míng bǐ Deniz lái de wǎn.)
Özet kartı
- Temel kalıp A + 比 + B + sıfat: 马克比我高. 比 bir edattır, B'nin önüne gelir.
- 比 cümlesi A'nın B'yi geçtiğini söyler; A'nın kendi başına «uzun» olduğunu söylemez.
- Sıfatın önüne 很, 非常, 太, 真, 最 girmez: *我比他很高. Farkın büyüklüğü sıfatın arkasına gider.
- 更 ve 还 sıfatın önüne gelebilir («daha da», «hatta»); izlencede üçüncü düzey.
- Eylem karşılaştırması iki sırada kurulur: 他比我跑得快 / 他跑得比我快. Nesne öne alınabilir: 马克汉语说得比我好.
- Olumsuz 不 sıfata değil 比'nin önüne gelir ve «-den daha … değil» der (不比, üçüncü düzey); düz «… kadar değil» 没有 ile kurulur.
- Türkçe B'ye ayrılma eki getirir ve «daha»yı isteğe bağlı bırakır; Çince B'nin önüne 比 koyar ve 比'yi hiç atmaz.
Sonraki derse köprü
马克 Deniz'den uzun, ama ne kadar? Deniz bir kafa boyu mu, birkaç santim mi geride? Bu derste farkın büyüklüğünü söyleyemedik; Deniz'in 很 ile yapmaya çalıştığı da tam buydu. Sıradaki ders «比 (2): farkın ölçüsü» o büyüklüğün sıfattan sonraki yuvaya nasıl yazıldığını açıyor: biraz mı, çok mu, kaç santim, kaç yaş.