Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- Bir gün olayların yaşandığı sırayla anlatılır; virgül ve saat yeter: 我起床,跑步,八点去学校。
- Sırayı vurgulamak için 先……然后…… (HSK 3, tanıma düzeyinde): 我先吃早饭,然后去上课。
- Bir iş bitince: 下了课,……; 下了班,……. 了 iki parçanın arasında.
- Alışkanlık 每天(都) + çıplak fiil; tek günün olayı 了; şu an 在……呢. 都 her zaman 每天'nin arkasında.
- 在公司上班 kişinin işini, 在上班呢 şu anki hâlini söyler.
- 工作 iş, 学习 ders: Türkçedeki tek «çalışmak» Çincede ikiye ayrılır.
- 休息 + gün = izinli olmak. İzin günü işyerine göre değişir; 你星期六休息吗? gerçek bir soru.
- Öğretmenin ağzında 上课 «ders vermek»tir.
Kanca
张老师 sınıfa kısa bir ödev veriyor: 我的一天, «Benim bir günüm». Deniz akşam masaya oturup önce Türkçe düşünüyor: «Derse girmeden önce kahvaltı ederim. Akşam yemeğinden sonra ders çalışırım.» Çinceye geçirmeye kalkınca takılıyor: «-meden önce» ile «-dikten sonra»nın karşılığını henüz bilmiyor. Elinde yalnız saatler, ayrılabilen fiiller, 了, 在 ve 每天 var.
Bu yeter mi? Kural tarafında elindekiler yetiyor; asıl göreceğin şey, Çincenin bir günü anlatırken olayları çoğu zaman yaşandıkları sırayla dizdiği ve bu dizilişin kendisinin «önce» ile «sonra»nın işini gördüğü.
Anlatım
Olaylar yaşandığı sırayla
Deniz'in sabahını Çince yazalım: 我起床,跑步,喝咖啡,吃早饭,八点去学校。 Arada hiçbir bağlaç yok, yalnız virgüller. HSK 1 izlencesi bu türü ayrıca sayar: bağlayıcı kelime kullanmayan birleşik cümle. Bir günü anlatmak için ilk araç budur.
Bu yüzden Deniz'in Türkçe cümlesi Çinceye ters çevrilmeden geçer. «Derse girmeden önce kahvaltı ederim» demek yerine iki olayı oluş sırasıyla söyler: 我吃早饭,然后去上课 ya da daha kısa, 我七点半吃早饭,八点上课. Saatleri koymak sırayı iki kez sabitler.
Sırayı vurgulamanın yolu 先 xiān «önce» ile 然后 ránhòu «sonra, ardından»dır. 先 fiilin önüne gelir, onu rica cümlelerinde duydun; 然后 ikinci olayın başına oturur: 我先吃早饭,然后去上课. 先……然后…… izlencede HSK 3 yapısı; burada onu duyduğunda tanıman ve gerekirse tek bir cümlede kullanman yeter. HSK 1'in kendi yolu virgül ve saattir.
Bir iş bitince: 下了课……
Bir olayın bitişini sonrakinin başlangıç noktası yapmak için 了'yi zaten biliyorsun: 下了课,我去吃午饭 «Ders bitince yemeğe gidiyorum». Ders HSK1.35'te gördüğün gibi buradaki 了 geçmiş zaman değil, «o iş tamamlanınca» demek; cümle her günü de, yarını da anlatabilir. Ayrılabilen fiilde 了 iki parçanın arasına girer: 下了课, 下了班, 吃了饭.
Bu kalıp saatin yerini alabilir: 下了班,她回家做饭 «İşten çıkınca eve gidip yemek yapıyor». Türkçedeki «-ince» ve «-dikten sonra»nın HSK 1'deki karşılığı çoğu zaman budur.
Her gün mü, bugün mü, şu an mı?
Bir gün üç ayrı bakışla anlatılabilir ve her birinin işareti başka.
| Bakış | İşaret | Örnek |
|---|---|---|
| Alışkanlık | 每天, 每天都 | 她每天都八点上班。 |
| Tek bir günün olayı | 了, 没 | 她下班了。 / 今天她没上班。 |
| Şu an süren | 在……呢 | 她在上班呢。 |
Alışkanlıkta fiil çıplak kalır: 我每天六点半起床. 都 eklemek «istisnasız» rengini verir ve hep 每天'nin arkasında durur: 我每天都跑步. Tek bir günün olayında 了 devreye girer: 她下班了 «İşten çıktı»; olmayan olay 没 ile söylenir: 今天她没上班 «Bugün işe gitmedi». Şu anı anlatırken Ders HSK1.37'deki 在……呢 gelir: 她在上班呢 «Şu an mesaide».
Burada 在 iki ayrı iş yapabilir. 她在公司上班 «Bir şirkette çalışıyor» cümlesinde 在 bir edattır, arkasından yer gelir ve cümle bir alışkanlığı, kişinin işini anlatır. 她在上班 cümlesinde ise 在 doğrudan fiilin önündedir ve «şu an» der. İkisi birleşebilir: 她在医院上班呢 «Şu an hastanede, mesaide».
İşin kelimeleri: 工作, 公司, 忙, 休息
工作 gōngzuò hem fiil hem isimdir. Fiil olarak 我在公司工作 «Şirkette çalışıyorum», isim olarak 你做什么工作? «Ne iş yapıyorsun?». 公司 gōngsī «şirket». 忙 máng sıfat yüklemidir ve sıfatların bütün kalıplarını alır: 很忙, 不忙, 忙不忙?, 今天有点儿忙. Yoğun bir günün sonunda 累 lèi «yorgun» (HSK 2) da duyarsın: 我今天很累.
休息 xiūxi «dinlenmek», ama bir gün adıyla birlikte geldiğinde «o gün izinli olmak» anlamına kayar: 我星期三休息 «Çarşamba günü izinliyim». 今天你休息吗? sorusu «Bugün işe gidiyor musun?» sorusunun öbür yüzüdür.
İzin günü kişiden kişiye değişir; 你星期六休息吗? gerçek bir sorudur. Çin'de 1995'ten beri yürürlükte olan çalışma süresi yönetmeliği günde sekiz, haftada kırk saati standart sayar. Devlet kurumları ve kamu hizmet birimleri için cumartesi ile pazarı hafta tatili belirler; şirketlere ve aynı düzeni uygulayamayan birimlere tatil günlerini kendi koşullarına göre ayarlama izni verir. Hastanede çalışan bir doktorun izni çarşambaya, bir mağaza çalışanınınki pazartesiye düşebilir.
Öğretmen için 上课
Deniz okula 上课 için gider, 张老师 ise 上班 için. Ama 张老师 da 上课 der: onun ağzında 上课 «derse girmek» değil «ders vermek» anlamındadır. 我下午两点上课 cümlesini bir öğrenci söylerse ders dinleyecek, öğretmen söylerse ders anlatacak demektir.
Karakter köşesi
| Karakter | Pinyin | Anlam | Kök | Çizgi |
|---|---|---|---|---|
| 然 | rán | böyle; (然后) sonra | 灬 | 12 |
| 办 | bàn | yapmak, yürütmek | 力 | 4 |
| 业 | yè | iş, meslek; (作业) ödev | 一 | 5 |
| 末 | mò | uç, son | 木 | 5 |
| 迟 | chí | geç, gecikmiş | 辶 | 7 |
然'nin altındaki dört nokta 灬, ateşin karakter altına yerleşmiş biçimidir; 热'den tanıyorsun. Karakterin ilk anlamı «yakmak» idi, üstteki parça sesi verirdi; o eski anlamı bugün ateşi bir kez daha soluna alan 燃 rán taşır (Wiktionary, «然»). Bugün 然后 ve 当然 dāngrán «elbette» gibi kelimelerin içinde yaşar.
办'yu 办公室 bàngōngshì «ofis, büro» kelimesinde göreceksin: 公 «kamu, iş», 室 de 教室'deki «oda». Geleneksel yazıdaki 辦'nın sadeleşmiş biçimi; 1956 sadeleştirme şemasında el yazısı (草书) biçiminden alındı (Wiktionary, «办»).
业 geleneksel 業'nın sadeleşmiş biçimidir ve 作业 zuòyè «ödev» kelimesinin ikinci hecesidir; Deniz'in 我的一天 kâğıdı bir 作业.
末'yi 本 ile birlikte okumak iyi olur. İkisi de 木 «ağaç» karakterine tek bir çizgi ekler: 本 çizgiyi dibe koyup «kök»ü, 末 tepeye koyup «uç»u gösterir; ikisi de işaret karakteridir (Wiktionary, «末»). 周末 zhōumò, haftanın ucu, yani hafta sonu.
迟 «geç» demektir ve 迟到 chídào «geç kalmak» kelimesinde 到 ile birleşir. Geleneksel biçimi 遲; 1956 şeması içteki 犀'yi 尺 ile değiştirdi (Wiktionary, «迟»). Bugünkü biçimde 尺 chǐ okunuşuyla sese yakın duruyor (Make Me a Hanzi).
Türkçe ile karşılaştırma
Türkçe bir günü anlatırken olayları sıraya koymak için fiile ek alır. «Kalkıp koşuyorum, kahvemi içip okula gidiyorum» cümlesinde -ıp zarf-fiili iki olayı oluş sırasıyla bağlıyor; bu kısım Çinceye çok yakın: 我起床,跑步,喝咖啡,去学校. Fark, Türkçenin sırayı tersine çevirme imkânında. «Okula gitmeden önce kahve içerim» cümlesi sonradan olanı önce söyler ve -meden önce eki okura «dur, bu daha sonra» der. HSK 1 Çincesinde bu ters yolun aracı yok; olaylar ancak yaşandıkları sırayla anlatılır. Türkçe konuşanın ilk tuzağı bu: «önce» kelimesini aramak yerine cümleyi zamanın akışına göre baştan kurmak gerekir.
İkinci fark tek bir fiilde. Türkçe «çalışmak» hem işi hem dersi kapsar: «Bankada çalışıyor» ile «Akşam sınava çalışacağım» aynı fiili paylaşır. TDK bu fiilin anlamları arasında hem «işi veya görevi olmak» hem «bir şeyi öğrenmek veya yapmak için emek vermek» sayar. Çince bu iki anlamı ayırır: iş için 工作, ders için 学习. 我今天晚上工作 diyen bir öğrenci akşam bir işe gittiğini söylemiş olur.
Türkçe «Dokuzda işe giderim» derken işyerini «iş» kelimesine katar; Çince 上班 der ve yeri ayrıca söyler: 我九点去公司上班.
Örnekler
İkinci örnekte dört olay virgülle, oluş sırasıyla diziliyor; üçüncüde aynı sırayı 先 ve 然后 işaretliyor. Beşinci ile altıncı aynı kişinin işini ve şu anki hâlini gösteriyor. Sekizincide 上课'yi bir öğretmen söylüyor.
Örnek diyalog
Salı, sabah dersinin arası. 张老师 elinde bir deste ödev kâğıdıyla koridorda Deniz ve 小明'in yanına geliyor.
Akşam altı buçuk, yurt odası. 小明 telefonla ablasını arıyor; Deniz yanında.
Deniz sabahını virgüllerle, 小明 saatlerle diziyor; ikisinde de olaylar yaşandığı sırayla geliyor. 张老师'nin cevabı 上课'nin iki yüzünü bir arada gösteriyor: aynı kelimeyle «evet, dersim var» diyor ve hemen ardından kendi gününün öğrencilerinkinden neden farklı olduğunu 学习 ile 上班 arasındaki ayrımla söylüyor. Akşam sahnesinde 小明'in sorusu 了 ile tek bir günün olayını soruyor, ablanın cevabı 在……呢 ile şu anı anlatıyor. Ablanın izni çarşambaya düşüyor; yönetmelik cumartesi-pazar düzenini uygulayamayan birimlere bu esnekliği tanıyor. 开会 kāihuì «toplantı yapmak», 多吃一点儿 «biraz daha çok ye», 叫 burada «çağırmak».
Sık yapılan hatalar
Yaygın yanlış"今天晚上我工作。" (ders çalışacağım anlamında)
— Türkçe «çalışmak» hem iş hem ders için kullanıldığı için 工作 her ikisine yayılıyor. 工作 bir işte, bir görevde çalışmaktır. Ders için: 今天晚上我学习。 (Jīntiān wǎnshang wǒ xuéxí.)
Yaygın yanlış"我上班公司。"
— «Şirkete işe giderim» cümlesini kelime kelime aktarmak. 上班 ayrılabilen bir fiildir ve içinde zaten bir nesne taşır; arkasına yer almaz. Yer ya edatla öne gelir ya da 去 ile söylenir: 我在公司上班。 ya da 我去公司上班。
Yaygın yanlış"我都每天跑步。"
— «Hep her gün» sırasını korumak. 都 solundaki şeyi kapsar; kapsayacağı 每天 ondan önce söylenmeli. Doğrusu: 我每天都跑步。 (Wǒ měi tiān dōu pǎobù.)
Mini alıştırma
Cevaplar
- 我六点半起床,七点跑步,七点半吃早饭,八点上课。十二点下课,去吃午饭。 Olaylar yaşandığı sırayla; saatler her fiilin önünde.
- 吃了晚饭,我学习。 ya da 我先吃晚饭,然后学习。 Türkçe cümle sonra olanı (dersi) önce anıyor; Çincede yemek önce söylenir, çünkü önce yenir. «Ders çalışmak» 学习.
- 她在医院上班。 (işi) — 现在她在上班呢。 ya da 她在医院上班呢。 (şu anki hâli). Birincisi alışkanlık, ikincisi süren an.
- 不休息,我星期二休息。 Lokanta gibi işyerleri için cumartesi tatili zorunlu değil; soru bu yüzden gerçek bir soru.
Özet kartı
- Bir gün olayların yaşandığı sırayla anlatılır; virgül ve saat yeter: 我起床,跑步,八点去学校。
- Sırayı vurgulamak için 先……然后…… (HSK 3, tanıma düzeyinde): 我先吃早饭,然后去上课。
- Bir iş bitince: 下了课,……; 下了班,……. 了 iki parçanın arasında.
- Alışkanlık 每天(都) + çıplak fiil; tek günün olayı 了; şu an 在……呢. 都 her zaman 每天'nin arkasında.
- 在公司上班 kişinin işini, 在上班呢 şu anki hâlini söyler.
- 工作 iş, 学习 ders: Türkçedeki tek «çalışmak» Çincede ikiye ayrılır.
- 休息 + gün = izinli olmak. İzin günü işyerine göre değişir; 你星期六休息吗? gerçek bir soru.
- Öğretmenin ağzında 上课 «ders vermek»tir.
Sonraki derse köprü
Deniz her gün koştuğunu söyledi, cumartesi ve pazar dahil. Peki rüzgâr çıktığında ya da Pekin kışında termometre sıfırın altına indiğinde de koşuyor mu? Sıradaki ders «Hava ve mevsimler» bu sorunun dilini kuruyor. Bu derste her cümlenin bir öznesi vardı: ben kalkıyorum, o işe gidiyor. Hava cümlelerinin çoğu ise kimseden söz etmeden doğrudan olayla başlar. Yağmuru zaten öyle söylüyorsun; rüzgâr, derece ve dört mevsim de aynı kapıdan girecek.