Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- 斤 = 500 g; pazarda 斤 ile, etikette çoğu zaman 500克 ile karşılaşırsın. Bir kilo 两斤.
- Birim fiyat: 多少钱一斤? / 一斤多少钱? Cevap: 十二块一斤. Fiyat ile birim yan yana.
- Toplam: 一共多少钱? — 一共三十三块. Hepsini almak: 这些我都要.
- İndirim istemek: 能便宜一点儿吗? / 能不能便宜一点儿? / 便宜一点儿吧. 一点儿 sıfatın arkasında.
- Karşı teklif: 十块一斤,可以吗? Ret: 不能再便宜了.
- Telefonla ödemek: 我可以扫码吗? — 你扫这个.
- Fiyatı satıcı koyar ve yazmak zorundadır; pazarlığın yeri ortama göre değişir, çevreni dinle.
Kanca
Sabah pazarında üzüm tezgâhının önünde karton bir levha: «葡萄 12元/500克». Deniz levhayı okuyor, fiyatı anlıyor, ama sayının yanındaki «500克» onu düşündürüyor. Yarım kilo mu? Kimse yarım kilo üzüm istemez ki. Yan tezgâhta bir kadın satıcıya dönüp «两斤» diyor, satıcı da terazinin üstüne bir kilo üzüm koyuyor.
Levha gramla yazıyor, pazar 斤 ile konuşuyor. Bu derste yeni bir dilbilgisi kuralı yok; HSK 1'in parçaları zaten elinde. Asıl iş onları tezgâhın önünde, satıcının hızına yetişerek bir araya getirmek: birim fiyatı sormak, indirim istemek, toplamı duymak, telefonla ödemek. Bir de, nerede pazarlık sorusu sorulabileceğini, nerede sorulmasının tuhaf kaçacağını sezmek.
Anlatım
斤: pazarın tartısı
Etiketlerde gram ve kilogram yazar; tezgâhta ise çoğu zaman 斤 jīn duyarsın. Bir 斤 yarım kilogramdır, yani beş yüz gram. Levhadaki «500克» bu yüzden aslında bir 斤 demektir: yasal metinler metrik birimi ister, satıcı ile alıcı eski birimle konuşur.
斤 bir ölçü kelimesi gibi çalışır: sayı önüne gelir, arkasına ne tartıldığı: 两斤苹果 «bir kilo elma», 半斤葡萄 «yarım jin üzüm». İki jin'de, 块'da olduğu gibi 两 gelir. 斤 kelimesi izlencede HSK 3'te; ama pazar ve markette bu kadar sık duyulduğu için onu şimdi karakter köşesine alıyoruz.
Birim fiyat: 多少钱一斤?
这个多少钱? ile tek bir şeyin fiyatını sormayı biliyorsun. Tartıyla satılan bir şeyde soru birimi de taşımalı. Çince bunu iki sırayla kurar: 一斤多少钱? ya da 多少钱一斤? İkisi de «Jin'i ne kadar?» demektir. Cevap da aynı iki sırayı izler: 十二块一斤 ya da 一斤十二块.
Bu kuruluşu isim yüklemli cümleden tanıyorsun: arada 是 yok, sayının kendisi yüklem. Tane ile satılan bir şeyde de aynı kalıp çalışır: 五块一个 «tanesi beş yuan», 三块一杯 «bardağı üç yuan».
一共: hepsi ne tuttu
Birkaç şey aldıktan sonra toplamı sormak için 一共 yígòng «toplam, hepsi birden» gelir: 一共多少钱? «Hepsi ne kadar?». 一共 izlencede HSK 3 kelimesi; ama hesap sırasında satıcıdan duyabileceğin bir sözcük olduğu için onu şimdiden tanımak işini kolaylaştırır. Cevap aynı sözcükle döner: 一共三十三块.
Toplamın öncesinde 都 da işe girer. 都'nun kendinden önceki çoğulu kapsadığını biliyorsun. Tezgâhta bu, bir seçimi bitirmenin yolu olur: 这些我都要 «Bunların hepsini alıyorum». 都 yine öznenin ya da önde duran nesnenin arkasında; «hepsi»nin kim olduğu ondan önce söylenmeli.
İndirim istemek: üç basamak
Pazarlığın HSK 1 düzeyindeki dili üç basamakta kurulur. İlki tepki: Ders HSK1.21'den bildiğin 太贵了! ya da daha yumuşak 有点儿贵. İkincisi istek. Temel kalıp sıfatın arkasına 一点儿 eklemektir: 便宜一点儿 «biraz daha ucuz». Bu dizilişin kuralı HSK 2'nin karşılaştırma konusudur; burada onu hazır bir kalıp olarak kullanıyorsun. Kalıbı yardımcı fiilin sorusuna koymak isteği ricaya çevirir: 能便宜一点儿吗? ya da olumlu-olumsuz soruyla 能不能便宜一点儿?. 吧 ile kurarsan bir öneri olur: 便宜一点儿吧.
Üçüncü basamak karşı teklif. Burada yeni bir şey yok, yalnız birim fiyat ve 可以: 十块一斤,可以吗? Satıcının cevabı da tanıdık parçalardan kurulur. Kabul ederse 好吧 ya da 可以; reddederse HSK 1 parçalarıyla kurulmuş bir cevap verebilir: 不能再便宜了 «Daha fazla inemem». Bu cümledeki 再 «bir kez daha» anlamının uzantısıdır, 了 ise cümle sonundaki değişim 了'si (Ders HSK1.36): fiyat bir kez düştü, bir kez daha düşmeyecek.
Satıcı fiyatı kendi belirler, ama yazmak zorundadır
Çin'in fiyat yasası (价格法, 1997) devletin belirlediği birkaç alan dışında fiyatı satıcının kendisinin koyduğunu söyler. Aynı yasa satıcıdan fiyatı açıkça yazmasını (明码标价) ve yazdığının üstüne para eklememesini ister. Yasa pazarlığı ne emreder ne yasaklar; yazılan fiyat satıcının istediği fiyattır, satıcı ondan aşağı inmeye razı olabilir ya da olmayabilir.
Pratikte bu, sorunun ortama göre farklı karşılanmasına yol açar. Fiyatların barkodla kasadan geçtiği bir süpermarkette 能便宜一点儿吗? diye sormak kasiyeri zor durumda bırakır; kasiyer fiyatı belirleyen kişi değildir. Satıcının kendi malını tarttığı bir tezgâhta ise aynı soru alışverişin olağan bir parçası olabilir. Bunun nerede ve ne ölçüde yapıldığı şehirden şehre, pazardan pazara, satıcıdan satıcıya değişir. En güvenilir ölçü çevreni dinlemektir: yanındaki alıcılar fiyat soruyor mu, satıcı rakamı söyleyip susuyor mu, yoksa bir pazarlık mı başlıyor?
Ödeme: 扫码
Ders HSK1.12'de telefonla ödemenin yaygın olduğunu, nakdin de güvence altında tutulduğunu gördün. Tezgâhta bu çoğu zaman bir QR kod kartı demektir; kartın üstünde bir ödeme uygulamasının adı yazar, örneğin 微信 Wēixìn (WeChat) ya da 支付宝 Zhīfùbǎo (Alipay). Ödemenin fiili 扫码 sǎomǎ «kodu taramak»: 扫 «süpürmek, taramak», 码 «kod». Alıcı satıcıya 我可以扫码吗? «Kodla ödeyebilir miyim?» diye sorar, satıcı kartı göstererek 扫这个 «Bunu tara» der. Nakit vermek istersen 我给你钱 yeter; para üstünü 找 ile zaten biliyorsun.
Karakter köşesi
| Karakter | Pinyin | Anlam | Kök | Çizgi |
|---|---|---|---|---|
| 斤 | jīn | jin (500 g) | 斤 | 4 |
| 共 | gòng | birlikte; toplam | 八 | 6 |
| 价 | jià | fiyat | 亻 | 6 |
| 扫 | sǎo | süpürmek; taramak | 扌 | 6 |
| 码 | mǎ | kod, numara | 石 | 8 |
斤 kendisi bir köktür; sözlükte balta ve kesme ile ilgili karakterlerin başında durur. Make Me a Hanzi onun anlamları arasında «yaklaşık 500 gram» ile «balta»yı birlikte verir.
共 yalnız 一共'da değil, 公共 gōnggòng «kamusal» gibi kelimelerde de geçer. Birleşik anlam karakteridir; Make Me a Hanzi'ye göre bir nesneyi iki elle tutmayı gösterir. Kökü 八.
价 solda 亻 «insan», sağda 介绍 kelimesinden tanıdığın 介. Sağdaki 介 sesi verir (Make Me a Hanzi): jiè ile jià birbirine yakın. 讲价 ve 价钱 jiàqian «fiyat» bu karakterle kurulur.
扫'nin ilk anlamı «süpürmek»; geleneksel yazıdaki 掃'nin sadeleşmiş biçimidir, solda 扌 «el». 码 solda 石 «taş», sağda tanıdık 马; Make Me a Hanzi 马'yu ses bileşeni olarak gösterir, mǎ ile mǎ aynı okunur. 马'yu Hazırlık seviyesinde görmüştün.
Türkçe ile karşılaştırma
Türkçe birim fiyatı iyelik ekiyle kurar: «Kilosu kaç?», «Kilosu on lira», «Tanesi beş lira». Fiyat birimin malıymış gibi söylenir. Çince ek kullanmaz, fiyat ile birimi yan yana koyar: 多少钱一斤? 十二块一斤. Türkçede birim ilk söylenir ve sabittir; Çincede iki sıra da doğaldır, ama pazarda fiyatın önde durduğu biçim kulağa daha sık gelir. Bir fark da birimin kendisinde: Türk pazarı kiloyla konuşur, Çin pazarı yarım kilo olan 斤 ile. «İki kilo» isteyen biri Çincede 四斤 demeli; 两斤 dersen eline bir kilo verilir.
Pazarlık dilinde iki dil birbirine yakın yollardan gider. TDK pazarlığı «bir alışverişte tarafların kendileri için en uygun fiyatı karşısındakine kabul ettirmek amacıyla yaptıkları görüşme» diye tanımlar. Türkçede bu görüşme çoğu zaman bir soruyla açılır: «Biraz indirim yapar mısınız?», «Son fiyat ne?». Çince 能便宜一点儿吗? de bir sorudur ve yardımcı fiille kurulur; Türkçe «yapar mısınız» diye geniş zamanlı bir soru sorar, Çince «yapabilir misiniz» der.
Karşı teklifte Türkçe bir öneri kipine ya da soruya başvurur: «On lira olsun mu?», «On liraya ver.» Çince fiil kullanmadan fiyatı söyler ve onay ister: 十块,可以吗? Satıcının reddinde Türkçe «Daha inemem» ya da «Olmaz, bu son» der; Çince 不能再便宜了'de aynı «daha» anlamı 再 ve 了 ile iki parçaya dağılır.
Örnekler
İlk iki örnek birim fiyatın iki sırasını gösteriyor: soru fiyatı öne alıyor, cevap birimi. Üçüncüde 斤 bir ölçü kelimesi gibi sayı ile isim arasına giriyor. Dördüncü ile beşinci pazarlığın iki adımı: istek ve karşı teklif. Altıncı satıcının kapıyı kapatışı. Yedincide 都 önde duran 这些'i kapsıyor, sekizincide 可以 izin veriyor. Sonuncu, pazarlığın burada yeri olmadığını kibarca söyleyen satıcının cümlesi.
Örnek diyalog
Hafta sonu sabahı, yurdun iki sokak ötesindeki sabah pazarı. Deniz ile 小明 meyve tezgâhlarının arasında; üzüm tezgâhının başında orta yaşlı bir kadın satıcı var.
Yarım saat sonra, pazarın çıkışındaki giyim mağazası. Raflarda her ürünün üstünde basılı bir etiket var.
İki sahnede Deniz aynı soruyu soruyor ve iki ayrı cevap alıyor. Tezgâhta satıcı 十块太少了 diyerek pazarlığı kabul ediyor ve ortada buluşuyor; 吧 onun karşı teklifini bir öneri gibi sunuyor. Mağazadaki satıcı ise fiyatı tartışmaya açmıyor, ama 对不起 ile kapıyı nazikçe kapatıyor. 小明'in son cümlesi bir kural söylemiyor; Deniz'e yalnız etiketi gösteriyor. 下次 xià cì «bir dahaki sefere» demek; 价钱 jiàqian, 价 ile kurulan «fiyat» kelimesi.
Sık yapılan hatalar
Yaygın yanlış"两斤" ile bir kilo değil iki kilo istemek
— Türkçe pazarın birimi kilo olduğu için 斤 kiloya eşitleniyor. Bir 斤 yarım kilodur. İki kilo istiyorsan: 四斤 (sì jīn). Bir kilo için: 两斤 (liǎng jīn).
Yaygın yanlış"能不能便宜一点儿吗?"
— Türkçede her soru «mı» ekini taşıdığı için, Çince soruya da alışkanlıkla 吗 ekleniyor. Oysa 能不能 olumlu-olumsuz soru olarak soruyu zaten kuruyor; iki soru yolu üst üste binmez. Doğrusu: 能不能便宜一点儿? ya da 能便宜一点儿吗?
Yaygın yanlış"能一点儿便宜吗?"
— Türkçedeki «biraz ucuz» sırasını korumak. Rica ve karşılaştırma bildiren 一点儿 sıfatın arkasına gelir. Doğrusu: 能便宜一点儿吗? (Néng piányi yìdiǎnr ma?)
Mini alıştırma
Cevaplar
- 鸡蛋多少钱一斤? ya da 鸡蛋一斤多少钱? İki sıra da doğal; fiyat ile birim yan yana, arada fiil yok.
- 我买四斤,十二块一斤,可以吗? Dört jin iki kilodur; jin'i on iki yuandan toplam kırk sekiz yuan.
- Süpermarkette fiyat sistemde kayıtlıdır ve kasiyer onu belirlemez; soru ona yöneltilmiş olur. Tezgâhta fiyatı satıcı kendisi koyar, bu yüzden inip inmeyeceğine de o karar verebilir. Yasa fiyatın açıkça yazılmasını ister ama pazarlığı yasaklamaz.
- 我可以扫码吗? Satıcı: 可以,你扫这个。 Nakit vermek istersen: 我给你钱。
Özet kartı
- 斤 = 500 g; pazarda 斤 ile, etikette çoğu zaman 500克 ile karşılaşırsın. Bir kilo 两斤.
- Birim fiyat: 多少钱一斤? / 一斤多少钱? Cevap: 十二块一斤. Fiyat ile birim yan yana.
- Toplam: 一共多少钱? — 一共三十三块. Hepsini almak: 这些我都要.
- İndirim istemek: 能便宜一点儿吗? / 能不能便宜一点儿? / 便宜一点儿吧. 一点儿 sıfatın arkasında.
- Karşı teklif: 十块一斤,可以吗? Ret: 不能再便宜了.
- Telefonla ödemek: 我可以扫码吗? — 你扫这个.
- Fiyatı satıcı koyar ve yazmak zorundadır; pazarlığın yeri ortama göre değişir, çevreni dinle.
Sonraki derse köprü
Bu dersin bütün sahneleri bir hafta sonu sabahına sığdı: pazar, mağaza, sonra eve dönüş. Sıradaki ders «Okul günü ve iş günü» takvimin öbür yüzüne geçiyor. 上课, 下课, 上班 ve 下班'ı ayrılabilen fiiller arasında tanıdın, saatleri de 点 ve 半 ile söylemeyi öğrendin. Bir öğrencinin ve bir çalışanın sıradan bir gününü baştan sona anlatmak için bu parçaları hangi sırayla dizeceksin?