Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- İki nesneli cümle: özne + fiil + kişi + şey. 我给你一本书.
- Kişi fiile yapışık durur, şey arkadan gelir; yerleri değişmez.
- Kalıbı alan fiiller az ve belli: 给, 问, 教 (jiāo), 叫; ikinci seviyeden 送 ve 告诉.
- 说 ve 买 bu gruba girmez: birine bir şey söylemek 告诉 ile kurulur.
- Fiil tek nesneyle de kullanılabilir: 我问你 / 我问一个问题.
- Türkçe görevleri hâl ekiyle (-A, -I) işaretler ve sırada serbesttir; Çince aynı işi sırayla görür.
- 给'nin edat kullanımı (给我打电话) ve 送给 kalıbı HSK 2'de.
Kanca
Türkçede «Kitabı sana veriyorum» da dersin, «Sana kitabı veriyorum» da. Kelimeleri istediğin gibi karıştırabilirsin, çünkü her biri kendi görevini üstünde taşıyor: «-a» alan kişi kitabı alacak olandır, «-ı» alan şey el değiştirecek olandır. Çincede bu eklerin hiçbiri yok. 我给你一本书 cümlesinde 你 ile 一本书 çıplak duruyor, ikisi de fiilin arkasında. Kimin neyi aldığını dinleyen nereden biliyor?
Cevap tek kelime: sıradan. Çince hâl eklerinin işini kelime sırasına devreder; bunun en açık görüldüğü yer, alıcıyla verilen şeyin aynı fiili paylaştığı cümlelerdir.
Anlatım
Fiil, sonra kişi, sonra şey
Bazı fiillerin anlamı iki ayrı varlık gerektirir. Vermek için hem verilen bir şey hem de onu alan biri lazımdır; sormak için hem sorulan biri hem de sorulan bir soru. Çince bu fiillerde iki nesneyi de fiilin arkasına dizer ve sırayı sabit tutar:
| Özne | Fiil | Kişi (dolaylı nesne) | Şey (doğrudan nesne) |
|---|---|---|---|
| 我 | 给 | 你 | 一本书 |
| 我 | 问 | 老师 | 一个问题 |
| 张老师 | 教 | 我们 | 汉语 |
| 大家 | 叫 | 他 | 小林 |
Fiile yakın duran, işten pay alan kişidir; arkasından eylemin konusu olan şey gelir. HSK 1 izlencesi bu kalıbı ayrı bir cümle türü olarak sayar ve formülünü de yazar: özne + fiil + nesne 1 + nesne 2. Birinci nesne hep kişi, ikinci nesne hep şey.
Bu kalıbı alan fiiller
Her fiil iki nesne almaz. Kalıp, anlamında bir şeyin birinden birine geçtiği küçük bir fiil grubuna ait. HSK 1 düzeyinde bunlardan dördünü kullanabilirsin:
给 gěi «vermek» grubun en yalın üyesidir. 给你 tek başına «al, buyur» demektir; arkasına şeyi eklersen tam cümle olur: 我给你一杯茶.
问 wèn «sormak»ta el değiştiren şey bir soru. 我问你一个问题 «Sana bir soru soracağım.» Soru yerine soru cümlesinin kendisi de gelebilir: 我问你,你几点下课?
教 «öğretmek» bu anlamda birinci tonla, jiāo diye okunur. 教室 jiàoshì kelimesinde aynı karakteri dördüncü tonla görmüştün; fiil olunca ton değişir. 张老师教我们汉语 «Zhang Hoca bize Çince öğretiyor.» 教 kelime listesinde ikinci seviyenin kelimesi ama bu dersin kalıbına en uygun örnek o.
叫 jiào «adlandırmak» ötekilerden biraz ayrı duruyor: ortada el değiştiren bir şey yok, birine bir ad veriliyor. 我叫马克 cümlesinde tek nesne vardı; 我们叫他张老师 «Biz ona Zhang Hoca diyoruz» cümlesinde iki nesne var, önce kişi, sonra ad.
İkinci seviyenin iki fiili de günlük konuşmada iki nesneyle çok sık kullanılıyor. Birincisi 送 sòng: Ders HSK1.31'de onu birini uğurlamak anlamıyla tanıdın, ama iki nesne alınca «hediye etmek» olur. İkincisi bu dersin karakter köşesine giren 告诉 gàosu «söylemek, haber vermek». 我送你一个杯子 «Sana bir bardak hediye ediyorum.» 我告诉你一件事 «Sana bir şey söyleyeyim.»
Listede olmayan fiiller iki nesne alamaz. «Sana bir şey söyleyeyim» derken 说 seçersen cümle kurulmaz: 说 söylenen sözü alır ama dinleyeni fiilin arkasına almaz; dinleyeni de söyleyecek olan 告诉'dur. 买 da bu gruba girmiyor: «Ona bir kitap aldım»ı Çince söylemek için alıcıyı başka bir yolla, 给 edatıyla göstermek gerekir ve bu yol bir sonraki seviyede geliyor.
Bir nesne de yeter
İki nesne alabilen fiil, ikisini birden almak zorunda değil. Bağlam birini zaten söylüyorsa öteki yalnız kalabilir:
| Yalnız kişi | Yalnız şey |
|---|---|
| 我问你。 Sana soruyorum. | 我问一个问题。 Bir soru soruyorum. |
| 他教我们。 Bize o öğretiyor. | 他教汉语。 Çince öğretiyor. |
| 给我! Bana ver! | 你给多少钱? Ne kadar para veriyorsun? |
Kalıp nesne eksilince bozulmaz, yerine oturan nesne hangisiyse o sırasını korur. 他教汉语 «Çince öğretmeni» anlamına yakın düşer: kime öğrettiğini söylemiyor, işini anlatıyor.
İleriye bir not: 给'nin ikinci işi
Ders HSK1.14'teki 你给我打电话 cümlesinde 给 vermek değil, «bana» anlamına geliyordu. Orada 给 bir edat (介词) gibi çalışıyor ve arkasındaki asıl fiil 打. Bu kullanım HSK 2 izlencesinde yer alıyor; aynı seviyede 送给他一本书 gibi, fiille kişinin arasına 给 giren ikinci bir iki nesneli kalıp da var. Şimdilik bu derste 给 hep «vermek» fiilidir.
Karakter köşesi
| Karakter | Pinyin | Anlam | Kök | Çizgi |
|---|---|---|---|---|
| 告 | gào | bildirmek | 口 | 7 |
| 诉 | sù | anlatmak | 讠 | 7 |
| 物 | wù | şey, nesne | 牛 | 8 |
| 糕 | gāo | çörek, kek | 米 | 16 |
告 ile 诉 birlikte 告诉 kelimesini kurar ve ikinci hece hafif tonla okunur: gàosu. 诉'nün solunda konuşma kökü 讠 var; aynı kökü 说'de, 话'de, 读'de gördün. 物 tek başına az kullanılır ama 礼 ile birleşince 礼物 lǐwù «hediye» olur. 礼'yi tarih dersinde 礼拜 içinde tanımıştın. 物'nin solundaki 牛 kök olarak inceltilmiş biçimiyle yazılır. 糕 da tek başına değil, 蛋 ile birlikte geçer: 蛋糕 dàngāo «pasta, kek». Solundaki 米 pirinç ve unla yapılan yiyeceklerin kökü; on altı çizgisiyle bu köşenin en kalabalık karakteri.
Türkçe ile karşılaştırma
Türkçe iki nesnenin görevini eklerle ayırır. Alıcı kişi yönelme hâli eki -(y)A alır: «sana», «hocaya», «Mark'a». Verilen şey belirliyse belirtme hâli eki -(y)I alır («kitabı veriyorum»), belirsizse eksiz kalır («bir kitap veriyorum»). Görev ekte yazılı olduğu için sıra serbesttir; «Sana bir kitap veriyorum», «Bir kitap sana veriyorum», hatta konuşmada «Veriyorum sana bir kitap» bile anlaşılır. Kesin olan tek şey, yazı dilinde fiilin sonda durmasıdır.
Çince bu yükü sıraya bırakır. 你 ile 一本书'nin üstünde hiçbir işaret yok; kimin alıcı olduğunu yalnızca yerleri söylüyor. Fiilin hemen arkası alıcının yeri, ondan sonrası verilen şeyin yeri. Bu yüzden Türkçedeki serbestlik Çinceye taşınamaz: sıra değişirse anlam ya bozulur ya da tümüyle başka bir cümle çıkar. 张老师问我 «Hoca bana soruyor», 我问张老师 «Ben hocaya soruyorum»: aynı üç kelime, öznenin yeri değişince sorulan kişi de değişiyor.
Türkçe konuşanı en çok yanıltan, alıcının eki. «Hocaya soruyorum» cümlesindeki «-ya»yı bir kelimeyle karşılamak isteyen kişi 给'ye uzanır, çünkü 给'nin «-e» anlamı taşıdığı cümleleri duymuştur. Oysa 问, 教, 告诉 kişiyi doğrudan arkalarına alır, araya hiçbir şey koymazlar. Türkçe «Mark'a bir bardak hediye ediyorum» derken üç eke ihtiyaç duyuyor; Çince 我送马克一个杯子 cümlesinde tek ek yok, ama dizilişi kaçırırsan anlam da yok.
Kantonca konuşulan bölgelerde «vermek» fiili için bu sıra ters dönebilir: 我畀錢你 «Sana para veriyorum» cümlesinde para önce, kişi sonra geliyor. Standart Çince (普通话) ise kişiyi önde tutar; HSK'nın ölçtüğü sıra budur.
Örnekler
İlk altı örnekte iki nesne de yerinde: kişi fiile yapışık, şey arkada. Beşinci örnekte ikinci nesne bir isim öbeği, 你的手机号; ne kadar uzarsa uzasın yine kişinin arkasına geliyor. Yedinci örneğin ikinci yarısındaki 请 ise bu dersin konusu değil: 请你吃饭 «seni yemeğe davet etmek, ısmarlamak» demek ve iki fiilli bir zincir kuruyor. Son iki örnekte fiil tek nesneyle yetiniyor; sekizincide yalnız kişi var ve soru ayrı bir cümle olarak geliyor, dokuzuncuda yalnız şey var ve cümle bir mesleği anlatıyor.
Örnek diyalog
Dersin son dakikaları. 张老师 kitabını kapatıyor; sıralarda Deniz ile 小明 var.
Deniz'in sorusu kalıbın en kibar biçimi: kişi 您, şey 一个问题, sonra sorunun kendisi ayrı bir cümle olarak geliyor. Hocanın açıklaması 送朋友东西 diyerek karakteri bir örnekle tanıtıyor; 东西 burada «bir şey» kadar genel. Sahnede 马克 hep alıcı konumunda, ama tek bir kez bile ek almıyor: 送他, 教他, 叫他. Hocanın şakası 叫'nın iki nesnesini kullanıyor ve 小 ön ekinin samimiyetini öğretmene yakıştırmıyor; 可以 ile 不可以 izin dersinden tanıdık. Türkçede «ona bir hediye almak» denir ve fiil satın almayı anlatır; Çince ise satın almayı değil, hediyenin el değiştirmesini söyler, bu yüzden 买 değil 送 seçilir.
Sık yapılan hatalar
Yaygın yanlış"我给一本书你。"
— «Kitabı sana veriyorum» sırasını Çinceye olduğu gibi taşımak. Çincede hâl eki olmadığı için alıcı yalnız yerinden tanınır; o yer fiilin hemen arkası. Doğrusu: 我给你一本书。 (Wǒ gěi nǐ yì běn shū.)
Yaygın yanlış"我说你一件事。"
— «Söylemek» fiilini 说 sanıp dinleyeni arkasına koymak. 说 dinleyeni nesne olarak almaz; birine bir şey bildirmek 告诉'nun işi. Doğrusu: 我告诉你一件事。 (Wǒ gàosu nǐ yí jiàn shì.)
Yaygın yanlış"我问给老师一个问题。"
— «Hocaya» sözündeki yönelme ekini 给 ile karşılamaya çalışmak. 问 kişiyi doğrudan arkasına alır, araya edat girmez. Doğrusu: 我问老师一个问题。 (Wǒ wèn lǎoshī yí ge wèntí.)
Mini alıştırma
Cevaplar
- 小明送我一个杯子。 (Xiǎo Míng sòng wǒ yí ge bēizi.) ya da 我送小明一个杯子。 Hangisi özne olursa hediyeyi o veriyor; kişi fiilin hemen arkasında, 一个杯子 sonda.
- 明天我告诉你一件事。 (Míngtiān wǒ gàosu nǐ yí jiàn shì.) ya da 我明天告诉你一件事。 Zaman fiilin önünde, iki nesne arkasında.
- Örnek cevap: 小明问我一个问题:你是哪国人? (Xiǎo Míng wèn wǒ yí ge wèntí: Nǐ shì nǎ guó rén?) Soran özne, sorulan 我 fiile yakın, soru en sonda.
- a) tek nesneli: konuşan kendi adını söylüyor, «Adım Mark». b) iki nesneli: 他 adlandırılan kişi, 马克 verilen ad, «Ona Mark diyoruz».
Özet kartı
- İki nesneli cümle: özne + fiil + kişi + şey. 我给你一本书.
- Kişi fiile yapışık durur, şey arkadan gelir; yerleri değişmez.
- Kalıbı alan fiiller az ve belli: 给, 问, 教 (jiāo), 叫; ikinci seviyeden 送 ve 告诉.
- 说 ve 买 bu gruba girmez: birine bir şey söylemek 告诉 ile kurulur.
- Fiil tek nesneyle de kullanılabilir: 我问你 / 我问一个问题.
- Türkçe görevleri hâl ekiyle (-A, -I) işaretler ve sırada serbesttir; Çince aynı işi sırayla görür.
- 给'nin edat kullanımı (给我打电话) ve 送给 kalıbı HSK 2'de.
Sonraki derse köprü
Diyalogda Deniz, 小明 ve Zhang Hoca 马克'e ayrı ayrı hediye seçti; hocanın repliğinde de 也 bir fiilin önüne oturup pastaya bir iş daha ekledi: 也教他汉语. Sıradaki ders «和, 也, 还, 都: bağlamak ve kapsamak» bu küçük kelimelerin yerini soruyor. «Deniz ve Xiao Ming» derken iki ismi 和 bağlar; peki «ikisi de ona hediye veriyor» demek için hangi kelime fiilin önüne geçer ve solundaki iki kişiyi bir arada toplar? Türkçenin her yere koyduğu «ve»yi iki cümlenin arasına koymak Çincede neden iş görmez?