İçeriğe geç

Ders H.6 · Hazırlık

Türkçe konuşan biri için Çince: kolaylıklar ve zorluklar

Modül: Çinceye İlk Adım

2.140 kelime · 13 örnek cümle · yaklaşık 10 dakika okuma · seslendirme 14 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
  1. Çincede fiil çekimi, zaman eki, hal eki ve dilbilgisel cinsiyet yoktur; 们 çoğulu yalnız zamir ve insan bildiren isimlerde, sayıdan sonra hiç kullanılmaz.
  2. Niteleyen nitelenenden önce gelir (我的书, 我昨天买的书); zaman ve yer sözleri fiilden önce durur; bu düzen Türkçeye benzer.
  3. Temel fark nesnenin yeridir: Türkçe özne-nesne-yüklem, Çince özne-yüklem-nesne (我看书). Nesne fiilden sonra, ilgi cümleciği isimden önce gelen dil çok azdır ve Çince bunlardan biridir.
  4. 吗 evet-hayır sorusunu cümlenin sonunda kurar; soru kelimeleri iki dilde de cevabın yerinde durur.
  5. Zorlukların merkezi sestir ve yazıdır: anlam ayıran ton, okunuşu görünmeyen karakter, eşsesliler (他, 她, 它 hepsi tā), b/p ve -n/-ng gibi ayrımlar.
  6. Sayı ile isim arasına ölçü kelimesi (量词) girer: 三本书. Türkçedeki «tane»nin zorunlu ve çeşitli hâlidir.

Kanca

«Dün aldığım kitap» sözünü İngilizceye çeviren biri sırayı baştan sona çevirmek zorundadır: «the book that I bought yesterday». Kitap öne geçer, «dün» sona kaçar. Aynı sözü Çinceye çevirdiğinde ise kelimeler Türkçedeki yerlerinde kalır: 我昨天买的书, kelime kelime «ben dün aldığım kitap». Niteleyen önce gelir, nitelenen en sonda durur.

Çince bazı yönlerden gerçekten uzak bir dildir, ama Türkçe konuşan biri ona eli boş gelmez. Bu ders bir harita çiziyor: hangi yolları zaten bildiğini, hangi yokuşların seni beklediğini ve programın bu yokuşları hangi seviyede tırmandırdığını.

Anlatım

Çekim yok: kelime biçim değiştirmez

Türkçede bir fiil kişiye, zamana, olumsuzluğa göre ek alır: gidiyorum, gittin, gidemeyecekler. Çincede fiil kişiye ve zamana göre biçim değiştirmez. 去 (qù, gitmek) «ben gidiyorum»da da, «onlar gitti»de de 去'dur. Kimin yaptığını özne, ne zaman yaptığını «yarın», «dün» gibi zaman kelimeleri söyler. Zaman eki yoktur; bir eylemin tamamlandığını ya da sürdüğünü gösteren birkaç küçük kelime vardır ve onlar HSK 1 ile HSK 2 seviyelerinde tek tek öğretilir.

İsim de çekilmez. Türkçedeki «-i, -e, -de, -den» hal ekleri Çincede yoktur; ismin cümledeki görevini yeri ve önündeki küçük kelimeler gösterir. Türkçenin bir başka özelliği Çincede de geçerlidir: dilbilgisel cinsiyet yoktur. Fransızca ya da Almanca öğrenen birinin her ismin cinsiyetini ezberlemesi gerekir; Türkçe konuşan bu yükü hiç tanımadı, Çincede de tanımayacak.

Çoğul konusu biraz daha ince. Çincede 们 (men) diye bir çoğul eki vardır, ama yalnız kişi zamirlerine ve insan bildiren isimlere eklenir ve çoğu zaman kullanılmaz. Sayıdan sonra hiç gelmez: «üç kitap» Çincede de çoğul eksizdir. Türkçe konuşan burada şanslıdır, çünkü «üç kitaplar» demeyen bir dilden gelir.

Tanıdık dizilişler

Çincenin temel cümle sırası özne-yüklem-nesnedir (nesneyi fiilden öne alan 把 gibi yapılar ancak HSK 3'te gelir): 我看书 (Wǒ kàn shū), kelime kelime «ben okurum kitap». Türkçe ise özne-nesne-yüklem dizer: «ben kitap okurum». İki dil arasındaki en görünür söz dizimi farkı budur ve ilk haftaların en sık hatası buradan çıkar.

Fark burada büyük ölçüde biter. Zaman ve yer bildiren sözler Çincede de fiilden önce gelir: «Yarın Pekin'e gidiyorum» cümlesinde «yarın» Türkçedeki yerinde durur. Niteleyen, nitelenenin önüne geçer: 我的书 (wǒ de shū) «benim kitabım», 我昨天买的书 «dün aldığım kitap». Uzun bir niteleyiciyi ismin önüne yığmak İngilizceye ya da Fransızcaya alışmış birini zorlar; Türkçe konuşan için olağan düzen budur.

Dilbilimciler dillerin söz dizimini karşılaştırırken bu birleşimin ne kadar seyrek olduğunu saydılar. Nesneyi fiilin arkasına koyan dillerin neredeyse hepsi ilgi cümleciğini de ismin arkasına koyar. Çince bu kuralı bozan birkaç dilden biridir: nesne fiilden sonra, ilgi cümleciği isimden önce. Türkçe ise nesneyi de ilgi cümleciğini de öne alan büyük grubun üyesidir.

Sorular da tanıdık bir yoldan kurulur. Evet-hayır sorusu cümlenin sonuna 吗 (ma) eklenerek yapılır: 你是老师吗? «Öğretmen misin?» Türkçedeki «mi» gibi, 吗 de soruyu cümlenin sonunda taşır. «Nereye», «ne», «kim» gibi soru kelimeleri ise iki dilde de cevabın geleceği yerde durur: 你去哪儿? (Nǐ qù nǎr?) «Nereye gidiyorsun?» İngilizcedeki gibi soru kelimesini başa taşımak gerekmez.

Birinci yokuş: ton

Türkçede kelimeyi değiştiren şey ünlüler ve ünsüzlerdir; sesin perdesi cümlenin duygusunu, sorusunu, vurgusunu taşır ama bir kelimeyi başka bir kelimeye çevirmez. Çincede ise her hecenin perdesi kelimenin parçasıdır: «anne» demek isteyen mā der; perdeyi aşağı indirip yeniden kaldırırsa söylediği mǎ, yani «at» olur. Türkçe konuşanın kulağı perdeyi duyar, ama onu anlamla bağlamaya alışkın değildir. Bu yüzden ilk iş, perdeyi kelimenin sesinden ayrı bir bilgi olarak duymayı öğrenmektir.

Ses ve Yazı seviyesi tonlara kendi modülünü ayırıyor: Ders S.1 tonun ne olduğunu gösteriyor, ardından tonlar çift çift ve iki heceli kelimelerde çalışılıyor.

İkinci yokuş: karakter ve eşsesliler

Türkçede yazılı bir kelimeyle karşılaşan okur, onu sesli okumakta hiç duraksamaz. Çincede karakter okunuşunu yazının üstünde taşımaz; her karakter ses, anlam ve biçim olarak ayrı ayrı öğrenilir. Önceki derslerde gördüğün gibi, çok sayıda karakter aynı heceyi paylaşır. Bunun en kolay görülen örneği üçüncü tekil şahıstır: 他 (o, erkek), 她 (o, kadın) ve 它 (o, cansız ya da hayvan) üçü de tā diye okunur. Konuşmada üçü tek bir «o»dur; ayrım yalnız yazıda vardır.

Bu örnek Türkçe konuşan için bir kolaylık da saklar. Türkçedeki «o» da cinsiyet ayırmaz. İngilizce konuşan Çincede «he» ile «she»nin aynı sesle söylendiğine şaşırır; sen şaşırmazsın. Ama yazarken hangisini seçeceğini bilmek zorundasın. Karakterin iç düzeni, yani çizgiler, kökler ve bileşenler, Ses ve Yazı seviyesinin «Karakterin İçi» modülünde ele alınıyor.

Üçüncü yokuş: yeni ses ayrımları

Bazı Çince seslerin Türkçede yakın bir komşusu vardır. zh, ch, sh kabaca c, ç, ş'ye benzer, ama dil ucu daha geride, damağa doğru kalkar; tam karşılık değildir. ü ise Türkçedeki ü'ye yakındır ve İngilizce konuşanı zorlayan bu ses sana tanıdık gelir.

Asıl zorluk, Türkçenin önemsemediği ayrımlardadır. Türkçede b ile p'yi ayıran şey seslilik, yani gırtlağın titreşmesidir. Çincede pinyindeki b ile p'yi ayıran şey ise soluktur: p'den sonra belirgin bir hava çıkar, b'den sonra çıkmaz ve b sessiz söylenir. Türkçe kulak Çince b'yi zaman zaman p diye duyar. Benzer bir durum -n ile -ng sonunda da var: Türkçede bu iki son anlam ayırmaz, Çincede ise fàn (yemek) ile fàng (koymak) yalnız bu sonla ayrılır. Bu seslerin hepsi Ses ve Yazı seviyesinin pinyin sesleri modülünde tek tek, ağız tarifiyle çalışılıyor.

Dördüncü yokuş: ölçü kelimeleri

Türkçede «üç kitap» da «üç tane kitap» da doğrudur; «tane» isteğe bağlıdır. Çincede sayı ile isim arasına bir ölçü kelimesi girmek zorundadır: 三本书 (sān běn shū), «üç cilt kitap». Kitap için 本, insan ve pek çok şey için 个, giysi için 件 kullanılır. Türkçede de «iki baş soğan», «bir dilim ekmek» gibi seçici kelimeler vardır, ama bunlar az sayıdadır ve çoğu yerde «tane» hepsinin yerine geçer. Çincede ise isim kendi ölçü kelimesini ister ve onu ezberlemek gerekir. Bu konu Ders HSK1.13'te ayrıntısıyla açılıyor.

Harita

KonuTürkçe konuşan içinNerede çalışılır
Fiil ve isim çekimi, cinsiyetkolay: Çincede hiçbiri yokHSK 1'den itibaren, yük olmadan
Niteleyenin yeri (的)kolay: Türkçedeki sıraDers HSK1.23
吗 sorusu, soru kelimelerinin yerikolay: «mi» ve yerinde soruHSK 1, «Soru Sormak» modülü
Nesnenin yeridikkat: nesne fiilden sonraHSK 1'in ilk cümlelerinden
Tonzor: Türkçede anlam ayıran ton yokSes ve Yazı, «Tonlar» modülü
Karakter ve eşseslilerzor: okunuş yazıda görünmezSes ve Yazı, «Karakterin İçi» modülü
b/p, -n/-ng gibi ayrımlarzor: Türkçenin önemsemediği farklarSes ve Yazı, «Pinyin Sesleri» modülü
Ölçü kelimeleriorta: «tane»nin zorunlu ve çeşitli hâliHSK 1, «Sayılar ve Ölçü» modülü

Karakter köşesi

Bu dersin karakterleri haritadaki örneklerden geliyor: soru eki, üç «o» ve kitabın ölçü kelimesi.

KarakterPinyinAnlamKökÇizgi
吗masoru eki口6
他tāo (erkek)亻5
她tāo (kadın)女6
它tāo (cansız, hayvan)宀5
个gègenel ölçü kelimesi丨3
本běncilt (kitap ölçüsü); kök木5
书shūkitap乙4

他 ile 她 arasındaki fark yalnız soldaki köktedir: 亻 «insan», 女 «kadın» anlamındaki köklerdir. 吗'nın solundaki 口 (ağız) kökü, konuşmayla ilgili küçük kelimelerin pek çoğunda karşına çıkacak. 个 karakteri ölçü kelimesi olarak çoğu zaman hafif tonla, ge diye söylenir; tablodaki gè sözlük okunuşudur.

Türkçe ile karşılaştırma

Türkçe bilgiyi kelimenin sonuna ekler: «evlerimizden» sözcüğünde ev, çokluk, iyelik ve çıkma hali tek bir kelimede birleşir. Çince aynı bilgiyi ayrı kelimelere dağıtır ve büyük kısmını sıraya bırakır. Türkçe konuşan Çincede ilk anda bir boşluk hisseder: ek nerede? Aradığı ekin yerini çoğu zaman bir kelimenin konumu ya da önündeki küçük bir kelime tutar.

Bu fark, öğrenmenin de nerede kolay nerede zor olduğunu belirler. Türkçe öğrenen bir yabancı yıllarca ek çekimiyle uğraşır; Çince öğrenen Türk bu aşamayı neredeyse hiç yaşamaz. Buna karşılık Türkçenin harfi okunduğu gibi yazan yazısı, Türk okurunu bir kelimeyi gördüğü anda söyleyebilmeye alıştırmıştır. Çincede bu alışkanlık işe yaramaz: karakterin sesi ayrıca öğrenilir.

Ses tarafında da durum benzer. Türkçe konuşanın ü, ş, ç gibi sesleri hazır bulması bir avantajdır. Ama Türkçe kulak perdeyi anlamın parçası olarak duymaya alışkın değildir ve b ile p'yi soluğa göre ayırmaz. Kısacası dilbilgisinin büyük kısmında yol düz, ses ve yazıda yokuş diktir; programın ilk otuz bir dersinin dilbilgisi taşımadan yalnız ses ve yazıya ayrılmasının gerekçesi budur.

Örnekler

Altıncı örnekte pinyin iki kez aynı «tā»yı yazar; kimin erkek kimin kadın olduğunu yalnız karakter söyler. Son örnekte 们 yalnız «biz» zamirinde görünüyor, 学生 (öğrenci) çoğul eki almıyor.

Örnek diyalog

Deniz'in yurt odası. 小明 (Xiǎo Míng) masadaki yeni kitapları görüyor. Deniz cevap verirken bir an Türkçe sırayla konuşuyor ve kendini düzeltiyor.

Deniz'in yanlışı haritadaki «dikkat» satırıdır: 明天 (yarın) fiilden önce, doğru yerdeydi; yalnız nesne yanlış tarafa geçmişti. Xiao Ming'in 几本 sorusu da ölçü kelimesinin soruda bile düşmediğini gösteriyor.

Sık yapılan hatalar

Yaygın yanlış"我书看。 (Wǒ shū kàn.)"
Doğrusu

— Türkçe sıra Çinceye taşınmıştır: nesne fiilden önce kalmış. Zaman ve yer sözleri Türkçedeki gibi fiilden önce dursa da nesne fiilden sonra gelir. Doğrusu: 我看书。 (Wǒ kàn shū.)

Yaygın yanlış"三书 ya da 三个书们 (sān shū, sān ge shūmen)"
Doğrusu

— Türkçede «üç kitap» ölçü kelimesi istemez ve bu alışkanlık Çinceye taşınır; 们 ise yalnız zamire ve insan bildiren isimlere eklenir, sayıdan sonra hiç gelmez. Doğrusu: 三本书 (sān běn shū).

Yaygın yanlış"你吗是老师?"
Doğrusu

— Türkçede «mi» soruyu daralttığı kelimenin hemen arkasına gelebilir: «Sen mi öğretmensin?» Çincede 吗 böyle dolaşmaz, her zaman cümlenin sonunda durur; bir öğeyi öne çıkarmak için başka yollar vardır. Doğrusu: 你是老师吗? (Nǐ shì lǎoshī ma?)

Mini alıştırma

Cevaplar

  1. Farklı değil: niteleyen önde, «kitap» en sonda; sıra Türkçeyle aynıdır. İngilizcede isim öne geçer ve ilgi cümleciği arkaya gider: «the book that I bought yesterday».
  2. Üçü de tā okunur. Türkçedeki «o» da cinsiyet ayırmadığı için tek sesle üç anlamı karşılamak Türkçe konuşana tanıdıktır; fark yalnız yazıdadır.
  3. «Ben içerim çay.» Çincesi 我喝茶 (Wǒ hē chá); nesne fiilden sonra gelir.
  4. Türkçede isteğe bağlıdır («üç kitap» da doğrudur). Çincede sayı ile isim arasına ölçü kelimesi girmek zorundadır: 三本书.
  5. Türkçede b ile p'yi seslilik ayırır; Çincede ise soluk ayırır: p soluklu, b soluksuz ve sessizdir. Türkçe kulak bu farka alışkın olmadığı için Çince b'yi zaman zaman p diye duyar.

Özet kartı

  1. Çincede fiil çekimi, zaman eki, hal eki ve dilbilgisel cinsiyet yoktur; 们 çoğulu yalnız zamir ve insan bildiren isimlerde, sayıdan sonra hiç kullanılmaz.
  2. Niteleyen nitelenenden önce gelir (我的书, 我昨天买的书); zaman ve yer sözleri fiilden önce durur; bu düzen Türkçeye benzer.
  3. Temel fark nesnenin yeridir: Türkçe özne-nesne-yüklem, Çince özne-yüklem-nesne (我看书). Nesne fiilden sonra, ilgi cümleciği isimden önce gelen dil çok azdır ve Çince bunlardan biridir.
  4. 吗 evet-hayır sorusunu cümlenin sonunda kurar; soru kelimeleri iki dilde de cevabın yerinde durur.
  5. Zorlukların merkezi sestir ve yazıdır: anlam ayıran ton, okunuşu görünmeyen karakter, eşsesliler (他, 她, 它 hepsi tā), b/p ve -n/-ng gibi ayrımlar.
  6. Sayı ile isim arasına ölçü kelimesi (量词) girer: 三本书. Türkçedeki «tane»nin zorunlu ve çeşitli hâlidir.

Sonraki derse köprü

Haritanın zor tarafındaki iki yokuş, ton ve karakter, bir hafta sonu oturumunda tırmanılmaz. Bir sonraki ders bu yokuşlar için bir çalışma düzeni kuruyor ve iki soruyu bellek araştırmasıyla cevaplıyor: aynı süreyi tek oturuma sıkıştırmak mı daha çok kalıcı olur, günlere yaymak mı? Karakter listesini yeniden okumak mı işe yarar, ona bakmadan okunuşu ve tonu hatırlamaya çalışmak mı? Ardından elle yazmanın karaktere, pinyinin sese ne kattığını ve günde yirmi dakikanın bu ikisi arasında nasıl bölüneceğini göreceksin.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Animasyon ve seslendirme notları

Animasyon ve seslendirme notları

  • Kanca: «Dün aldığım kitap» üç dilde üç satır olarak belirir. İngilizce satırda kelimeler yer değiştirirken oklar karışır; Çince satırda her karakter Türkçe kelimenin tam altına oturur ve oklar düz iner.
  • WALS kutusunda dört renkli küçük bir sütun grafiği: 416, 132 ve 113 uzun sütunlar, 5 dillik sütun ince bir çizgi; üstünde Çin haritası küçük bir rozetle.
  • Ton yokuşunda mā ve mǎ aynı kelime kartında iki perde eğrisiyle çizilir; Türkçe soru tonlaması («Geliyor musun?») ayrı bir renkte, cümlenin sonunda yükselen eğri olarak.
  • 他, 她, 它 üç kart olarak yan yana durur, ses tek bir «tā» olarak üçünün üstünden geçer; sonra kartların sol yarıları (亻, 女, 宀) parlar.
  • b ile p için ağız önünde tutulmuş bir kâğıt şerit: p'de şerit kıpırdar, b'de durur.
  • Diyalogda Deniz'in «书看» dediği an kelime kartları ters yönde kayar ve Deniz'in düzeltmesiyle yerine oturur.