İçeriğe geç

7.1

Bodynamic ne biliyor, ne iddia ediyor?

Bodynamic hakkındaki bir cümleyi kuram, klinik gözlem ve bağımsız araştırma kategorilerinden birine yerleştirir.

Bodynamic Akademisi — Bölüm 7, Kanıt ve yol · 1.785 kelime · ≈ 8 dk okuma · 12 dk dinleme

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Bodynamic hakkındaki cümleler üç ayrı kaynaktan gelir: yöntemin kuramından, uygulayıcıların klinik gözleminden ve bağımsız araştırmadan. Üçü de değerlidir, ama üçü üç ayrı şey söyler.

Bodynamic'in kuramı zengin ve tutarlıdır; kurumun kendisi dönemlerin yaşa bağlanmasını bir hipotez olarak sunar. Klinik gözlem uzun bir geleneğe dayanır ama yöntemin içinden yapılmıştır. Bağımsız ve hakemli araştırma ise bu akademinin taramasında bulunamadı; bulunan iki ampirik çalışmanın karşılaştırma grubu yok.

Araştırmanın yokluğu etkisizliğin kanıtı sayılmaz; "henüz bilmiyoruz" demek en dürüst cevaptır. Bir cümleyi okurken dört soru sorulabilir: kim söylüyor, neye dayanarak, nerede yayımlanmış ve söyleyenin yöntemle bağı ne?

Elçin tablosunu masasının camının altına koydu. Görkem bir gün onun yanına bir çalışma daha ekledi ve altına küçük harflerle "henüz bilmiyoruz" yazdı.

Açılış sahnesi

Elçin Ordu'da bir rehabilitasyon merkezinde ergoterapist. Birkaç haftadır akşamları bu akademinin derslerini okuyor ve öğle aralarında anlatıyor: bebeklikte bir dönem, okul çağında başka bir dönem, kasların yanıtı, karşılıklı bağ. Bir gün masada iş arkadaşı Görkem, merkezin psikoloğu, çayını bırakıp soruyor: "Çok güzel anlatıyorsun. Peki bunun kanıtı ne?"

Elçin bir an duraksıyor. "Danimarka'da kırk yıldır uygulanıyormuş," diyor. Görkem başını sallıyor: "Uzun süre uygulanmak bir şey söylüyor ama bir yöntemin işe yaradığını göstermiyor. Biri bunu ölçmüş mü? Nerede yayımlamış?"

Elçin o akşam eve gidince bir kâğıdın ortasından iki çizgi çekiyor ve üç sütun açıyor. Birinci sütunun başına "Yöntemin kendi kuramı", ikincisine "Uygulayıcıların gözlemi", üçüncüsüne "Bağımsız araştırma" yazıyor. Okuduğu derslerden aklında kalan cümleleri tek tek bu sütunlara yerleştirmeye çalışıyor. Birinci sütun hızla doluyor. İkinci sütuna birkaç cümle giriyor. Üçüncü sütun boş kalıyor.

Ertesi gün Görkem'e kâğıdı gösteriyor. "Sanırım bu yöntemi severek okuyorum," diyor, "ama neyin ne olduğunu bilerek okumak istiyorum."

Bu derste ne olacak

Son bölümün ilk dersinde Bodynamic hakkındaki bir cümleyi okumanın bir yolunu deneyeceğiz: o cümle yöntemin kuramından mı geliyor, uygulayıcıların klinik gözleminden mi, yoksa bağımsız bir araştırmadan mı? Bodynamic hakkında bugün ne biliniyor ve ne henüz sınanmadı, buna dürüstçe bakacağız. Elçin, Görkem ve dersteki öbür kişiler kurgusal.

Sıfır noktası

Bir pazarda domates alırken satıcının üç farklı cümle kurduğunu düşün. Birincisi: "Bu domates bizim köyün tohumundan, dedemden kalma." İkincisi: "Kırk yıldır satıyorum, bunu alan bir daha gelir." Üçüncüsü: "Ziraat fakültesi bu tohumu incelemiş, bir dergide yayımlamış."

Üç cümle de doğru olabilir. Ama üçü üç ayrı şey söyler. Birincisi bir köken anlatır. İkincisi uzun bir deneyimi anlatır; değerli bir deneyimdir, ama satıcının kendi gözünden. Üçüncüsü satıcının dışında birinin, belli bir yöntemle baktığını anlatır. İyi bir alıcı satıcıyı yalancı saymaz; yalnız hangi cümlenin hangi türden olduğunu bilir.

Mekanizma

Üç tür cümle

Bodynamic hakkında okuduğumuz cümleler çoğu zaman üç ayrı kaynaktan gelir. Bu akademi boyunca kanıt kartlarında bu ayrımı yapmaya çalıştık; bu ders o ayrımın kendisini konuşuyor.

Birinci tür yöntemin kuramıdır. "İnsanın temel dürtüsü karşılıklı bağa yönelir", "yedi gelişim dönemi vardır", "her dönemin üç konumu vardır" gibi cümleler Bodynamic'in insanı nasıl gördüğünü anlatır. Bunlar bir yöntemin kendi haritasıdır: tutarlı, düşünülmüş ve uygulayıcılara yol gösteren bir harita. Ama bir haritanın var olması, araziyle birebir örtüştüğünün sınandığı anlamına gelmez.

İkinci tür klinik gözlemdir. "Danışanlarda bunu çok gördük", "bu yaklaşımla çalışan insanlarda şu değişiyor" gibi cümleler uygulayıcıların deneyiminden gelir. Klinik gözlem değerlidir; birçok yöntem işe böyle başlar. Ama gözlemi yapan kişi çoğu zaman yöntemi geliştiren ya da öğreten kişidir ve ne gördüğü, ne aradığından etkilenebilir.

Üçüncü tür bağımsız araştırmadır: bir sorunun önceden tanımlanmış bir yöntemle, mümkünse bir karşılaştırma grubuyla incelenmesi ve sonucun başka uzmanların denetiminden geçerek yayımlanması.

Kuram: haritanın kendisi

Bodynamic'in kuramının en geniş katmanı gelişim dönemleri ve ego işlevleridir. Kurum bu konuda kendi dilinde dikkatli bir cümle kurar: dönemleri kasların istemli denetime girdiği yaşlara bağlayan fikri, Bodymap sayfasında yöntemin merkezî bir hipotezi olarak sunar. Bu dürüst bir ifadedir. Hipotez, sınanmayı bekleyen bir varsayımdır.

Lisbeth Marcher bu hipotezi nasıl sınadıklarını bir söyleşide anlatır: çocuklarda bir kasa dokunulduğunda gelen tepkiye bakmışlar ve sonunda ilk hipotezlerinin çok isabetli çıktığı sonucuna varmışlar. Bu, kurucunun kendi değerlendirmesidir; söyleşide yayımlanmış bir veri verilmez. Elçin'in tablosunda bu cümle ikinci sütuna, uygulayıcının gözlemine yazılabilir.

Klinik gözlem: deneyimin değeri ve sınırı

Bodynamic'in birçok kavramı uzun bir klinik geleneğe dayanır. Kurumun tarihçesine göre altmışlı yılların sonundan itibaren binlerce seans kaydı tutulmuş, kaslardaki yanıt farkları bu kayıtlar üzerinden düşünülmüş. Kurumun farklı sayfaları bu kayıtların sayısını ve tarihini farklı veriyor; bu akademi o yüzden tek bir sayı aktarmıyor.

Brantbjerg'in yazıları da klinik gözlemin dürüst bir örneğidir. Yazar az yanıt üzerine makalesinde, bazı durumlarda belirgin kas az yanıtı gözlediğini yazarken bunu açıkça kendi görüşü ve deneyimi olarak işaretler. Bu bir ölçüm sonucu sayılmaz; deneyimli bir uygulayıcının izlenimidir ve öyle sunulmuştur.

Klinik gözlemi küçümsemek yanlış olur. Bir yöntemin gözlemi, araştırmanın hangi soruyu sorması gerektiğini çoğu zaman ilk o gösterir. Ama klinik gözlem tek başına "işe yarıyor" demek için yetmez: gözlemci yöntemin içindedir, karşılaştırma yoktur ve iyileşen danışanlar başka nedenlerle de iyileşmiş olabilir.

Araştırma: ne var, ne yok

Bu akademinin kaynak taraması iki bin yirmi altı ekiminde yapıldı. Tıp ve psikoloji yayınlarını tarayan büyük veri tabanlarında Bodynamic'e özgü, hakemli bir dergide yayımlanmış deneysel bir çalışma bulunamadı. Bu bir yokluk iddiası sayılmaz; yalnızca o tarihte o veri tabanlarında bulunamadığını söyler. Bazı veri tabanlarına o gün erişilemedi.

Bulunanlar şunlar. Brezilya'dan bir grup araştırmacının hazırladığı bir ön baskı, salgın döneminde sağlık çalışanlarına çevrim içi verilen altı seanslık bir Bodynamic protokolünü inceliyor. Hizmete iki yüz kırk iki kişi erişmiş, analize protokolü tamamlayan otuz bir kişi alınmış; depresyon, kaygı ve stres puanlarında düşüş bildiriliyor. Çalışmanın karşılaştırma grubu yok ve ön baskı olduğu için hakem sürecinden geçmemiş. Kurumun blogunda yayımlanan bir başka rapor, Ukraynalı gazilerle yapılan şok travma eğitimlerinin ön sonuçlarını veriyor: bir grupta bazı ölçeklerde anlamlı düşüş, öbür grupta anlamlı bir değişiklik yok. O raporun da karşılaştırma grubu yok ve kurumun kendi yayınıdır.

Kurumun kendi değerlendirmesi

Bodynamic'in iki bin bir yılında Avrupa beden psikoterapisi kuruluşlarının sorularına verdiği yanıtlar bir belgede toplanmış ve kurumun sitesinde yayımlanıyor. Belge kendi çalışmalarını iki gruba ayırıyor: daha gayriresmî değerlendirmeler ve daha bilimsel değerlendirmeler. Andığı çalışmalar arasında üniversite bitirme tezleri, kurum içi raporlar ve dergide yayımlanmamış karşılaştırmalar var. Kaynak taramamıza göre bunların hiçbiri hakemli bir dergide yayımlanmış değil.

Bu belgenin varlığı da bir şey söyler: yöntem bu soruyu kendine sormuş ve elindekini açıkça sıralamış. Bu dürüstlük değerlidir. Ama elindekinin büyük bölümü kurumun kendi çalışmalarıdır; bağımsız bir sınama sayılmaz.

Bir cümleyi okumak

Elçin'in tablosu bir okuma alışkanlığına dönüşebilir. Bodynamic hakkında, ya da başka herhangi bir yöntem hakkında, bir cümle duyduğunda dört soru sorulabilir: Bunu kim söylüyor? Neye dayanarak söylüyor? Bu dayanak nerede yayımlanmış? Söyleyenin bu yöntemle bir bağı var mı?

Bu sorular bir yöntemi küçümsemek için sorulmaz. Bir yöntemi doğru yerine koymak için sorulur. Bodynamic'in kuramı insanı anlamak için zengin bir dil sunuyor; bu akademinin bütün dersleri o dilin ne kadar ince olduğunu göstermeye çalıştı. Aynı zamanda bu dilin bir kısmı henüz sınanmadı. İkisini birlikte bilmek, yöntemi daha az sevmek anlamına gelmez; onu daha sağlam bir yerden sevmek anlamına gelir.

Kaynaklardan okuma

Yaygın yanlışlar

Yaygın yanlış"Kırk yıldır uygulanıyorsa işe yarıyordur."
Doğrusu

Uzun süre uygulanmak bir yöntemin yaşadığını ve insanlara bir şey verdiğini gösterir; belirli bir sonucu ne kadar ve kime sağladığını göstermez. Bunun için bağımsız bir sınama gerekir.

Yaygın yanlış"Hakemli araştırma yoksa yöntem işe yaramıyor demektir."
Doğrusu

Araştırmanın yokluğu bir etkisizlik kanıtı sayılmaz. Berkay'ın cümlesi doğru cümle: henüz bilmiyoruz.

Yaygın yanlış"Kuram bu kadar ayrıntılıysa doğrudur."
Doğrusu

Bir haritanın ayrıntılı olması, araziyle örtüştüğünün sınandığı anlamına gelmez. Ayrıntı ile doğrulanmışlık iki ayrı şeydir.

Kendin dene

Aklında kalsın

Bodynamic hakkındaki cümleler üç ayrı kaynaktan gelir: yöntemin kuramından, uygulayıcıların klinik gözleminden ve bağımsız araştırmadan. Üçü de değerlidir, ama üçü üç ayrı şey söyler.

Bodynamic'in kuramı zengin ve tutarlıdır; kurumun kendisi dönemlerin yaşa bağlanmasını bir hipotez olarak sunar. Klinik gözlem uzun bir geleneğe dayanır ama yöntemin içinden yapılmıştır. Bağımsız ve hakemli araştırma ise bu akademinin taramasında bulunamadı; bulunan iki ampirik çalışmanın karşılaştırma grubu yok.

Araştırmanın yokluğu etkisizliğin kanıtı sayılmaz; "henüz bilmiyoruz" demek en dürüst cevaptır. Bir cümleyi okurken dört soru sorulabilir: kim söylüyor, neye dayanarak, nerede yayımlanmış ve söyleyenin yöntemle bağı ne?

Elçin tablosunu masasının camının altına koydu. Görkem bir gün onun yanına bir çalışma daha ekledi ve altına küçük harflerle "henüz bilmiyoruz" yazdı.

Sınıfta

Kanıt sorusu Bodynamic eğitiminin dışında kalan bir soru sayılmaz. Kurumun uygulayıcı eğitimi sayfası üçüncü yılın konuları arasında psikopatolojiyi ve kanıta dayalı araştırmayı da sayıyor. Yani yöntemi öğrenen kişi, yöntemin neyi bildiğini ve neyi bilmediğini de konuşur. Kurumun ilerleme sayfası Bodynamic'in Danimarka Psikoterapi Derneği'nin akredite üyesi olduğunu da yazıyor; bu bir mesleki tanınmadır, bir etkililik kanıtı sayılmaz. Bir eğitime girmeyi düşünen biri için iyi bir soru şu olabilir: bu eğitimde kanıt sorusu nasıl konuşuluyor? Bu akademi sana sütunları verdi; o sütunları bir eğitimin içinde, eğitmenlerle birlikte tartışmak sınıfın işi.

Sonraki derse köprü

Bu derste Bodynamic hakkındaki cümleleri üç sütuna yerleştirdik. Bir sonraki ders bu sütunlardan birinin içine, yöntemin en çok anılan aracına bakıyor: Bodymap. Bodymap'in hikâyesi bize bir ölçümün ayrıntılı olması ile doğrulanmış olması arasındaki farkı gösterecek.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.