6.5
Bakım verenin bedeni
Bakım veren bir mesleğin bedende bıraktığı yükü adlandırır ve kendine bakımın neden işin parçası olduğunu açıklar.
Bodynamic Akademisi — Bölüm 6, İlişkide Bodynamic · 1.716 kelime · ≈ 8 dk okuma · 11 dk dinleme
Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Bakım veren meslekler bir beden işidir. Başkasının yükünü taşımak, acısının yanında kalmak, bedende bir iz bırakır ve bu yükün bir yerde boşaltılması gerekir.
Brantbjerg'e göre stres iki yüzle görünür: bir yanda sıkılaşmak ve denetlemek, öbür yanda pes etmek ve gücün sessizce düşmesi. İkincisi daha gizlidir; yokluğuyla işaret verir ve tükenmişlik için sessiz bir döngü kurabilir. Gevşemek her zaman yetmez; eksilen enerjinin beslenmesi gerekebilir.
Kendine bakım işin dışında bir lüks sayılmaz, işin parçasıdır: bakım verenin bedeni boşaldığında bakım mekanikleşir. Bodynamic'in eğitimi de terapiyi ve süpervizyonu yolun içine yerleştirir.
Bir cumartesi sabahı Nuri işe gitmeden önce oğluyla kahvaltıya oturdu. Oğlu yine okuldan bir şey anlattı. Bu kez Nuri çayını bıraktı, oğlunun yüzüne baktı ve "Sonra ne oldu?" diye sordu.
Açılış sahnesi
Nuri Adıyaman'da bir huzurevinde bakım elemanı. Kırk yaşında, iri yapılı, sesi yumuşak. Bugün on iki saatlik vardiyanın son saatinde, yürüyemeyen Kâmil Amca'yı yatağından tekerlekli sandalyeye aldı, Selma Teyze'nin ilaçlarını üçüncü kez anlattı, gece yarısı ağlayarak uyanan bir kadının elini yarım saat tuttu. Öğle yemeğini yemedi; birinin düştüğü haberi geldiğinde tabağı bırakıp koştu ve sonra unuttu.
Vardiya bitiyor. Nuri arabasına biniyor ve kontağı çevirmeden önce bir süre oturuyor. Yorgun hissetmiyor; aslında hiçbir şey hissetmiyor. Omuzları kulaklarına doğru kalkmış, çenesi sıkı. Ellerinin direksiyonda ne kadar sıkı durduğunu fark etmiyor. Eve vardığında oğlu ona okulda olan bir şeyi anlatmaya başlıyor; Nuri başını sallıyor ama tek kelime duymuyor. Yemekten sonra kanepeye oturuyor ve televizyonun karşısında saatlerce kımıldamıyor.
Eşi Gonca bir şey söylüyor: "Sen evde değilsin ki. Bedenin burada, sen hâlâ orada." Nuri gülüyor, sonra gülmesinin bir yerde kesildiğini fark ediyor. Ertesi sabah aynı vardiyaya gidiyor. İşini seviyor. Ama son birkaç aydır sabahları kalkmak her gün biraz daha zor.
Bu derste ne olacak
Bölüm Altı'nın son dersindeyiz. Bakım veren bir mesleğin bedende bıraktığı yükü adlandırmaya çalışacağız ve kendine bakımın neden işin dışında bir lüks sayılmadığını, işin bir parçası olduğunu konuşacağız. Nuri, ailesi ve dersteki öbür bakım verenler kurgusal.
Sıfır noktası
Bir çeşme düşün. Köy meydanında, herkesin su doldurduğu bir çeşme. Sabahtan akşama kovalar, bidonlar, testiler gelir; çeşme hepsine su verir. Çeşmenin suyu bir kaynaktan gelir, bir boruyla taşınır. Kaynak beslendikçe çeşme akar.
Bir yaz kuraklık olur. Kaynak zayıflar ama meydana gelen kovaların sayısı azalmaz. Çeşme bir süre akmaya devam eder; su biraz incelir, ama kimse fark etmez. Bir gün musluk açılır ve yalnız bir hırıltı gelir. Herkes şaşırır: dün akıyordu. Oysa çeşme haftalardır kaynağından az alıyor, çok veriyordu.
Bakım veren bir insan böyle bir çeşmeye benzer. Verdiği şey görünür; kaynağının ne kadar beslendiği görünmez. Ve çoğu zaman en son fark eden çeşmenin kendisidir.
Mekanizma
Bakım bir beden işidir
Bakım veren meslekler çoğu zaman bir zihin ya da bir kalp işi gibi anlatılır: anlayış, sabır, şefkat. Ama bu işler aynı zamanda bir beden işidir. Hemşire, bakım elemanı, ebe, öğretmen, psikolojik danışman, fizyoterapist, terapist: her biri saatlerce ayakta durur, eğilir, kaldırır, dinler, bekler, bir başkasının korkusunun ya da acısının yanında kalır. Bir başkasının duygusuna eşlik etmek de bedende bir iş yapar; insan karşısındakinin gerginliğine kendi bedeniyle cevap verir.
Bodynamic'in insana bakışı burada iki ayrı fikir sunar. Birincisi enerji yönetimiyle ilgili. Kurum enerji yönetimini ego işlevleri arasında yükü biriktirebilmek, tutabilmek ve boşaltabilmek, duygu ve stresle baş edebilmek olarak tarif eder. Bakım veren biri gün boyunca başkalarının yükünü taşır; bu yükün bir yerde boşaltılması gerekir. Nuri'nin direksiyonu sıkan elleri ve kanepedeki saatleri, biriken yükün nereye gittiğini gösteriyor olabilir.
İkinci fikir az yanıtla ilgili ve daha az bilinen bir yere işaret eder.
Gizli tükeniş
Merete Holm Brantbjerg stres üzerine yazdığı makalede iki tür tepkiyi ayırır. Aşırı yanıt gerginlik, sıkılık, kontrol ve tutma olarak görünür: kalkık omuzlar, sıkı bir çene, kendini hep hazırda tutmak. Az yanıt ise vazgeçmek, geri çekilmek ve enerji kaybetmek olarak görünür. Brantbjerg'e göre az yanıtın zorluğu gizli olmasıdır: yokluğuyla işaret verir, dikkat çekmez. Bir şeyin eksildiğini fark etmek, bir şeyin fazla olduğunu fark etmekten çok daha zordur.
Brantbjerg'in makalesi bunun tükenmişlik için bir kısır döngü yaratabildiğini söyler. Fikrin özü şu: az yanıt dikkat istemediği için kimse, çoğu zaman kişinin kendisi de, durumu zamanında görmez. Yazarın dikkat çektiği bir nokta daha var: gevşemeyi öğrenmek bu dinamiği tek başına değiştirmez. Gerginliği bırakmak, zaten eksilmiş bir enerjiyi geri getirmez.
Nuri'nin akşamı bu iki tepkiyi yan yana gösteriyor. Direksiyonu sıkan eller ve kalkık omuzlar aşırı yanıtın, kanepede kımıldamadan geçen saatler ve oğlunu duymayan kulaklar az yanıtın resmine benziyor. İkincisi daha sessiz ve daha tehlikeli: kimse ona "çok gerginsin" demiyor, çünkü gergin görünmüyor. Yalnızca orada değil.
Neden işin parçası
Kendine bakım çoğu zaman işin dışında bir şey gibi konuşulur: tatil, hobi, hafta sonu. Bunlar değerlidir, ama bakım veren bir meslekte kendine bakımın daha dar ve daha zorunlu bir anlamı var. Bakım veren biri işini bedeniyle yapar. Başkasının korkusunun yanında sakin kalabilmek, bir acıyı dinleyebilmek, yorgun bir hastayı güvenle kaldırabilmek, bakım verenin kendi bedeninin ne durumda olduğuna bağlıdır. Boş bir çeşme kimseye su veremez.
Bunun ikinci bir nedeni var. Bodynamic'in karşılıklı bağ fikri bir bakım ilişkisinde de geçerlidir: iki kişi yakınlaşırken ikisi de kendisi olarak kalır. Bakım veren biri sessizce tükendiğinde bu ilişkinin bir yarısı eksilir. Kâmil Amca Nuri'nin ellerini hâlâ hisseder ama Nuri'nin kendisini hissetmez. Bakım mekanik bir işe dönüşür. Kendine bakım bu açıdan bakılanın da hakkıdır.
Bodynamic'in eğitim düzeni bu fikri kendi yapısına yerleştirmiştir. Kurumun ilerleme sayfasına göre eğitimin içinde ve dışında belli saatlerde terapi ve süpervizyon zorunludur: uygulayıcı adayı başkalarıyla çalışmayı öğrenirken kendi sürecinden de geçer ve çalışmalarını düzenli olarak bir süpervizöre götürür. Bu düzen, bakım verenin kendi bedeninin ve kendi tepkilerinin de çalışmanın bir parçası olduğunu söyler.
Kendine bakımın biçimi
Kendine bakımın tek bir doğru biçimi yok. Bodynamic'in dozlama fikri burada da yol gösterebilir: ne kadar ve nasıl bir dinlenmenin iyi geleceği kişiye ve o anki enerjisine göre değişir. Brantbjerg'in uyarısı da akılda tutulmalı: bazı insanlar için gevşemek yetmez, eksilen enerjinin yeniden beslenmesi gerekir. Bir insana uzun bir uyku, bir başkasına bir yürüyüş, bir başkasına bir arkadaşla gülmek, bir başkasına kendi terapisi iyi gelebilir.
Burada bir sınır da var. Uzun süren uykusuzluk, sürekli bir hissizlik, kendine zarar verme düşünceleri, eskiden keyif veren şeylerden hiç keyif alamamak bir dinlenme sorununun ötesine geçebilir. Böyle bir durumda kişinin bir hekime ya da bir ruh sağlığı uzmanına başvurması gerekir. Bu ders bir değerlendirme sunmaz; yalnızca bakım verenin bedeninin de bakıma ihtiyacı olduğunu hatırlatır.
Kaynaklardan okuma
Yaygın yanlışlar
Yaygın yanlış"Gerçekten tükenen biri bunu fark eder."
Brantbjerg'e göre az yanıt yokluğuyla işaret verir ve dikkat çekmez. Nuri yorgun hissetmiyordu; hiçbir şey hissetmiyordu. Sessiz tükeniş çoğu zaman en son kişinin kendisine görünür.
Yaygın yanlış"Biraz gevşersem geçer."
Brantbjerg'in makalesi gevşemeyi öğrenmenin az yanıt dinamiğini tek başına değiştirmediğini söylüyor. Gerginliği bırakmak bir şeydir, eksilen enerjiyi beslemek başka bir şey.
Yaygın yanlış"Kendine bakım bencilliktir; iyi bir bakım veren önce başkasını düşünür."
Bakım veren işini bedeniyle yapar. Kendi bedeni boşaldığında bakım mekanikleşir ve bakılanın da hakkı eksilir. Kendine bakım işin dışında bir lüks sayılmaz.
Kendin dene
Aklında kalsın
Bakım veren meslekler bir beden işidir. Başkasının yükünü taşımak, acısının yanında kalmak, bedende bir iz bırakır ve bu yükün bir yerde boşaltılması gerekir.
Brantbjerg'e göre stres iki yüzle görünür: bir yanda sıkılaşmak ve denetlemek, öbür yanda pes etmek ve gücün sessizce düşmesi. İkincisi daha gizlidir; yokluğuyla işaret verir ve tükenmişlik için sessiz bir döngü kurabilir. Gevşemek her zaman yetmez; eksilen enerjinin beslenmesi gerekebilir.
Kendine bakım işin dışında bir lüks sayılmaz, işin parçasıdır: bakım verenin bedeni boşaldığında bakım mekanikleşir. Bodynamic'in eğitimi de terapiyi ve süpervizyonu yolun içine yerleştirir.
Bir cumartesi sabahı Nuri işe gitmeden önce oğluyla kahvaltıya oturdu. Oğlu yine okuldan bir şey anlattı. Bu kez Nuri çayını bıraktı, oğlunun yüzüne baktı ve "Sonra ne oldu?" diye sordu.
Sınıfta
Bölüm Altı karşılıklı bağı gündelik bir güne, bir ebeveynin gözüne, bir çiftin tartışmasına, bir iş ekibine ve son olarak bakım verenin bedenine taşıdı. Bu bölümün her dersi bir ilişkinin içinde bedenin ne yaptığını anlatmaya çalıştı; o bedeni bir başkasıyla aynı odada fark etmek ise metnin taşıyabileceğinden fazlasını ister. Kurumun ilerleme sayfası yalnız uygulayıcı eğitiminin içinde yüz dokuz saatlik terapiye ve yüz yirmi bir saatlik süpervizyona yer veriyor; eğitim dışında da kişisel terapi ve süpervizyon isteniyor. Bu sayılar bir şeyi söylüyor: bu yolda başkalarına eşlik etmeyi öğrenen kişi, kendi bedenine bakmayı da yolun bir parçası olarak öğrenir. Bu bölümde anlatılanları kendi ilişkilerinde ve mesleğinde derinleştirmek isteyen biri için ön koşul aranmayan kısa atölyeler bir başlangıç, temel eğitim bir sonraki adım olabilir.
Sonraki derse köprü
Bölüm Altı burada bitiyor. Son bölüm iki dürüst soruyla başlıyor. Bu akademi boyunca Bodynamic'in kuramını anlattık; bu kuram hakkında gerçekten ne biliniyor, ve yöntem neyi iddia ediyor? Bir sonraki derste Bodynamic hakkındaki bir cümleyi kuram, klinik gözlem ve bağımsız araştırma arasında nereye yerleştireceğimizi konuşacağız.
Anlamadığın bir yer mi var?
Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.