6.3
İki beden bir ilişki
Bir çiftin tekrar eden bir tartışmasında iki kişinin konumlarının nasıl karşılaştığını yargılamadan anlatır.
Bodynamic Akademisi — Bölüm 6, İlişkide Bodynamic · 1.799 kelime · ≈ 8 dk okuma · 12 dk dinleme
Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Tekrar eden bir tartışma çoğu zaman konusundan gelmez. İki kişinin gerilim anında kendiliğinden verdiği cevaplardan gelir ve bu cevaplar birbirini çağırarak bir döngü kurar.
Bodynamic'in konum adları bu döngüyü görmeye yardım edebilir: susup taşıyan biri ile geri çekilip yargılayan biri, isteğini söylemeyen biri ile hep tahmin etmeye çalışan biri. Bu adlar kişileri tarif etmez; bir anı okumaya yarar ve gerçek bir insanda değerlendirme eğitimli bir uygulayıcının işidir.
Suçlu aramak yerine örüntüye bakmak bir çifte yeni bir alan açabilir. Bir uç ritmini değiştirdiğinde öbür uç da değişir. Korku ve şiddet olan bir ilişkide ise bu bakış yerini güvenliğe bırakır.
Üç gün sonra, bir çarşamba akşamı, Banu Koray'a çay koyarken "Pazar günü çok yoruldum, söyleyemedim" dedi. Koray bir süre sustu, sonra "Ben de seni dinlemedim" dedi ve telefonunu masaya bıraktı.
Açılış sahnesi
Pazar akşamı, Çankırı'da bir apartman dairesi. Banu ortaokulda fen bilgisi öğretiyor, Koray bir nakliye firmasında muhasebeci. Öğlen Koray'ın annesi, kız kardeşi ve iki yeğeni yemeğe geldi. Banu sabah altıda kalkıp hamur açtı, sofrayı kurdu, misafirler gidince bulaşığa girişti. Bütün gün "sorun değil, ben hallederim" dedi.
Akşam dokuza doğru Koray mutfağa giriyor ve "Yarın annemler pazara gidiyor, akşam bize uğrayabilirler" diyor. Banu tezgâha yaslanmış, elleri hâlâ ıslak. Sesi önce alçak çıkıyor, sonra yükseliyor: "Ben bu evde hizmetçi miyim?" Koray bir adım geri çekiliyor, kollarını göğsünde kavuşturuyor: "Yine abartıyorsun. Kimse senden bunları istemedi. Her şeyi sen kendin üstleniyorsun, sonra da suçlu ben oluyorum."
Banu'nun boğazı düğümleniyor. Koray salona dönüyor, televizyonu açıyor. Banu bulaşığı bitiriyor; tabakları her zamankinden biraz sert koyuyor. O gece ikisi de yatağın kendi kenarında, sırtları birbirine dönük uyuyor.
Bu tartışma onlar için yeni sayılmaz. Bir bayram sonrasında, bir taşınma haftasında, bir yaz tatilinin dönüşünde, aşağı yukarı aynı cümlelerle ve aynı sırayla yaşandı. Biri susup taşıyor, sonra bir anda patlıyor; öbürü bir adım geri çekilip hüküm veriyor. Sonra iki gün sessizlik.
Bu derste ne olacak
Bu derste bir karı kocanın yıllardır yinelenen kavgasına bakacağız ve iki kişinin konumlarının bu tartışmada nasıl karşılaştığını göreceğiz. Amacımız kimin haklı olduğunu bulmak olmayacak; iki kişinin cevaplarının birbirini nasıl çağırdığını anlamaya çalışacağız. Banu ile Koray ve dersteki öbür çiftler kurgusal; konum adlarıyla yapılan okumalar da yalnız kavramı göstermek için yapılıyor.
Sıfır noktası
Bir parktaki tahterevalliyi düşün. Bir uçta biri oturuyor, öbür uçta başka biri. Biri ayağıyla yere güçlü vurursa öbürü havaya fırlar. Havadaki kişi inmek için ağırlığını verir, bu sefer öbürü yükselir. Hareketin kendisi iki kişiden doğar; hiçbiri tahterevalliyi tek başına sallayamaz.
Bir tahterevallide sorun hiçbir zaman tek bir uçta durmaz. Biri çok sert iniyorsa bu biraz da öbürünün yukarıda nasıl durduğuyla ilgilidir. Bir uçtaki kişi ritmini değiştirdiğinde öbür uç da değişir. Çiftlerin tekrar eden tartışmaları çoğu zaman böyle bir tahterevalliye benzer: aynı iniş, aynı çıkış, aynı sarsıntı. Bazen bir dans gibi de görünür; adımları ezberlenmiş, iki kişinin de bildiği ama hiçbirinin seçmediği bir dans.
Mekanizma
Tekrar eden tartışma neden tekrar eder
Bir tartışmanın konusu her seferinde değişir: misafir, para, tatil, çocuk, telefon. Ama bazı çiftler konu değiştiği hâlde hep aynı yere varır. Aynı sesler, aynı cümleler, aynı geri çekilme. Bu benzerlik konudan gelmez; iki kişinin o anlarda kendiliğinden verdiği cevaplardan gelir.
Bodynamic kuramına göre her insan çocuklukta gelişim dönemlerinden geçerken bir döneme özgü zorluklar karşısında belli cevaplar geliştirir. Kurum bu cevapların yerleşmiş hâline karakter yapısı der ve her yapının erken, sağlıklı ve geç olmak üzere üç konumu olduğunu anlatır. Kurumun kuram sayfasına göre yapılar kırılacak savunmalar sayılmaz; bir zamanlar işe yaramış, yaratıcı hayatta kalma stratejileridir. Bir yetişkin ilişkisinde, gerilim yükseldiğinde, bu eski stratejiler çoğu zaman ilk elden gelen cevap olur.
İki insan aynı odada olduğunda iki ayrı cevap bir araya gelir. Banu'nun cevabı bir şekil alır, Koray'ınki başka bir şekil. İkisi birbirine çarptığında ortaya üçüncü bir şey çıkar: çiftin kendi örüntüsü. Bu örüntü ikisinin de bedeninde yaşar; tezgâha yaslanan bir sırt, göğüste kavuşan kollar, yükselen bir ses, yatağın iki ayrı kenarı.
İki konum karşılaştığında
Banu ile Koray'ın pazar akşamını, kavramı göstermek için, irade döneminin konum adlarıyla okumayı deneyelim. Kurumun irade dönemi sayfası bu dönemde erken konumu kendini feda eden konum olarak adlandırır: kişi başkalarına hizmet etmek için kendi gücünden vazgeçer. Geç konum yargılayan konumdur: eleştirel bir tutum, "suç başkalarında" diyen bir bakış. Sağlıklı konumda ise kişi bütün gücünü kullanırken başkalarını da gözetebilir.
Banu'nun günü kendini feda eden konumun bir resmine benziyor: hamur, sofra, bulaşık, ve her seferinde "sorun değil." Bu konumun bir bedeli var; biriken güç bir noktada patlayabilir. Koray'ın cevabı ise yargılayan konuma benziyor: bir adım geri, kavuşan kollar, "yine abartıyorsun." İki konum yan yana geldiğinde biri ötekini besler. Banu ne kadar çok üstlenirse, Koray o kadar "senden istemedik" der; Koray ne kadar yargılarsa, Banu o kadar susup taşır ve bir sonraki patlamaya kadar biriktirir.
Bu okuma Banu'ya ya da Koray'a bir ad koymaz. Kurgusal bir çiftte kavramı göstermek için yapılıyor; gerçek bir kişinin yapılarını ve konumlarını değerlendirmek, eğitimli bir uygulayıcının uzun bir çalışma içinde yaptığı bir değerlendirmedir. Aynı Banu başka bir alanda başka bir konumda durabilir: işyerinde kendi görüşünü rahatça savunan, arkadaşlarıyla eşit bir yerde duran biri olabilir. Bir insan birçok yapıyı birden taşır ve her biri farklı bir konumda olabilir.
Kimse tahterevallinin tek ucu sayılmaz
Bu bakışın en önemli sonucu şu: tekrar eden bir tartışmada suçlu aramak çoğu zaman işe yaramaz. Banu "Koray beni hiç anlamıyor" diyebilir, Koray "Banu hep abartıyor" diyebilir. İkisi de kendi ucundan doğruyu söylüyor ve ikisi de tahterevallinin yalnız bir ucunu görüyor.
Bodynamic'in dili kimseyi kınamaz. Banu'nun her şeyi üstlenmesi, belki çocukken sevdiği insanlarla bağını korumanın en iyi yolu olmuştu. Koray'ın geri çekilip hüküm vermesi, belki bir zamanlar kendi gücünü korumanın tek yoluydu. Kuram sayfasının anlatımıyla yapılar, bir çocuğun sevdiklerine bağlı kalma çabasından biçimlenir; bu çabanın faturası kimi zaman çocuğun kendi onuruna kesilir. Bir çiftin tekrar eden tartışmasında iki eski çözüm karşılaşır ve iki yetişkin, o çözümleri bulduğu yaşlardaki çocuklar kadar savunmasız kalabilir.
Bu bakış bir çifte bir rahatlık da verebilir. Sorun bir kişinin kötü niyeti ya da öbürünün eksikliği olmaktan çıkar; iki kişinin birlikte kurduğu bir örüntüye dönüşür. Örüntüye birlikte bakılabilir. Bir uç ritmini değiştirdiğinde öbür uç da bunu hisseder.
Sağlıklı konum bir hedef sayılmaz, bir yön olabilir
Kurumun sayfalarında her dönemin sağlıklı konumu da tarif edilir. İrade döneminde bu, kişinin bütün gücünü kullanırken başkalarını da gözetebilmesidir. Banu için bu, "Bugün çok yoruldum, yarın annenler gelmesin" diyebilmek olabilir. Koray için, "Bütün gün koşturdun, haklısın, yarını başka bir güne alalım" diyebilmek.
Bu cümleler kâğıt üzerinde basit görünür. Ama bir gerilim anında, eski bir çözüm bedende harekete geçmişken bu cümleleri kurmak zordur. Bir çiftin bu cümleleri bulması bir ders okuyarak olmaz; çoğu zaman zaman, deneme ve bazen bir uzmanın desteğiyle olur. Bu ders bir yön gösteriyor; o yönde yürümek ise iki kişinin birlikte işi.
Bir sınır
Bu dersteki tartışmalar iki yetişkinin, ikisinin de güvende olduğu bir ilişkide yaşadığı tartışmalardır. Bir ilişkide korku, tehdit, aşağılama ya da şiddet varsa durum bir konum meselesi olmaktan çıkar; bir güvenlik meselesine dönüşür. Böyle bir durumda tahterevalli benzetmesi yanıltıcı olur, çünkü iki uç eşit değildir. Yakın ve ciddi bir tehlike varsa yüz on iki aranır; böyle bir ilişkide destek bir uzmandan ve ilgili kurumlardan istenir, bir kuram dersinden beklenmez.
Kaynaklardan okuma
Yaygın yanlışlar
Yaygın yanlış"Tartışmada biri haklıdır, öbürü haksız."
Tekrar eden bir tartışmada iki kişinin cevapları birbirini çağırır. Banu'nun susup taşıması ile Koray'ın geri çekilip yargılaması aynı tahterevallinin iki ucu.
Yaygın yanlış"Eşimin konumunu bilirsem onunla nasıl konuşacağımı da bilirim."
Konum adları bir kişiyi tarif etmez ve eşe söylendiğinde bir suçlamaya dönüşebilir. "Sen tam bir yargılayan konumsun" cümlesi, "sen hep abartıyorsun" cümlesinin daha bilimsel duyulan bir kardeşidir.
Yaygın yanlış"Her çift tartışması bir konum meselesidir."
Korku, tehdit ya da şiddet olan bir ilişkide mesele güvenliktir. O durumda konuşulacak yer bir kuram dersi değil, bir uzman ve ilgili kurumlardır.
Kendin dene
Aklında kalsın
Tekrar eden bir tartışma çoğu zaman konusundan gelmez. İki kişinin gerilim anında kendiliğinden verdiği cevaplardan gelir ve bu cevaplar birbirini çağırarak bir döngü kurar.
Bodynamic'in konum adları bu döngüyü görmeye yardım edebilir: susup taşıyan biri ile geri çekilip yargılayan biri, isteğini söylemeyen biri ile hep tahmin etmeye çalışan biri. Bu adlar kişileri tarif etmez; bir anı okumaya yarar ve gerçek bir insanda değerlendirme eğitimli bir uygulayıcının işidir.
Suçlu aramak yerine örüntüye bakmak bir çifte yeni bir alan açabilir. Bir uç ritmini değiştirdiğinde öbür uç da değişir. Korku ve şiddet olan bir ilişkide ise bu bakış yerini güvenliğe bırakır.
Üç gün sonra, bir çarşamba akşamı, Banu Koray'a çay koyarken "Pazar günü çok yoruldum, söyleyemedim" dedi. Koray bir süre sustu, sonra "Ben de seni dinlemedim" dedi ve telefonunu masaya bıraktı.
Sınıfta
Bodynamic'in uygulayıcı eğitiminde kişiler arası temas örüntüleri ve grup süreci ikinci yılın başlıkları arasında; etik ve sözleşme de aynı yılın konuları. Bir çiftin içindeki iki konumun nasıl karşılaştığını görmek, bir kişinin tek başına anlattığı hikâyeden daha fazlasını ister: iki insanın aynı odadaki bedenlerini, seslerini ve aralarındaki mesafeyi gözetmeyi. Bu, bir eğitmen eşliğinde ve yıllar içinde öğrenilen bir beceri. Bu ders bir tahterevallinin iki ucunu gösterdi; bir çiftin o tahterevalliyi birlikte yavaşlatmasına eşlik etmek eğitimli bir uygulayıcının işi. Yakın ilişkilerde bağ ve onur sorusunu kendi hayatında merak eden biri için kurumun ön koşulsuz kısa atölyeleri bir başlangıç olabilir.
Sonraki derse köprü
Bu derste iki kişinin bir ilişki içinde kurduğu örüntüye baktık. Bir sonraki ders daha geniş bir halkaya geçiyor: bir iş ekibi. Bir ekipte aidiyet ile performans nasıl dengelenir, ve dayanışma bir ekipte nasıl görünür?
Anlamadığın bir yer mi var?
Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.