İçeriğe geç

5.4

Bu kısım neden kitaptan öğrenilmez

Şok çalışmasının neden eğitim, süpervizyon ve güvenli bir çerçeve gerektirdiğini üç gerekçeyle açıklar.

Bodynamic Akademisi — Bölüm 5, Yoğun anlar: stres, şok ve kaynak · 1.655 kelime · ≈ 8 dk okuma · 11 dk dinleme

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Şok çalışması bir kitaptan, bir videodan ya da bir akademiden öğrenilip kendi başına uygulanmaz. Bunun üç gerekçesi var.

Yoğunluk insanı aşabilir: kurumun anlatımına göre ego taşıyamayacağı bir yükle karşılaşınca yönetim el değiştirir; bir şoku canlandırmaya çalışmak kişiyi çözülmeye sürükleyebilir. Çalışmanın bir sırası ve dozu var: önce bugün, kaynaklar ve güvenli insanlar, sonra kriz, sonra çekirdek ve kapanış; her adım kişinin o anki hâline göre ayarlanır.

Ve uygulayıcı önce kendi sürecinden geçer ve süpervizyonla çalışır. Kurumun şok eğitiminin ilk yarısı katılımcının kendi sürecine ayrılmıştır. Bu akademi bu yüzden şokun kendisiyle çalışmayı anlatmaz; o çalışma bir ipin öbür ucunda biri olan yerde yapılır.

Üç hafta sonra Cüneyt arabasına bindiğinde ellerini direksiyonda biraz gevşetebildiğini fark etti. Uzmanla henüz kazadan hiç söz etmemişlerdi. Ama her görüşmede bir şey öğreniyordu: bugün onu neyin taşıdığını.

Açılış sahnesi

Cüneyt otuz sekiz yaşında, Eskişehir'de bir yazılım şirketinde proje yöneticisi. İki yıl önce bir otoyol kazasından yara almadan çıkmış, ama arabaya bindiğinde hâlâ ellerini direksiyondan ayıramıyor. Birkaç aydır internette beden ve travma üzerine videolar izliyor. Bir gece, eşi ve çocukları uyurken, "kendi başına şoku çözmek" başlıklı bir video buluyor. Videodaki ses ona gözlerini kapatıp kazayı en baştan, ayrıntısıyla hatırlamasını söylüyor.

Cüneyt deniyor. Birkaç dakika sonra odanın uzaklaştığını hissediyor. Ellerini hissedemiyor, sesler kulağına sanki camın ardından geliyor. Göğsü sıkışıyor. Videoyu kapatmak istiyor ama bir an elleri kıpırdamıyor. Sonra bir şekilde gözlerini açıyor, telefonu bırakıyor, mutfağa gidip bir bardak soğuk su içiyor. Masanın kenarını tutuyor, odadaki eşyalara tek tek bakıyor: buzdolabı, saat, kızının çizdiği resim.

Bir süre sonra eşini uyandırıyor. "Bir şey denedim, iyi gelmedi," diyor. Eşi onu dinliyor, yanında oturuyor. Ertesi gün Cüneyt bir uzmandan randevu alıyor. İlk görüşmede uzman ona kazayı anlatmasını istemiyor; yalnız bugün nasıl uyuduğunu, kimlerle konuştuğunu, onu neyin rahatlattığını soruyor.

Bu derste ne olacak

Bu ders beşinci bölümün ve akademinin şok konusundaki son dersi. Şok çalışmasının neden bir kitaptan, bir videodan ya da bir akademiden öğrenilip kendi başına uygulanamayacağını üç gerekçeyle anlatacağız: yoğunluğun kişiyi aşabilmesi, çalışmanın bir sıra ve doz istemesi ve uygulayıcının kendi sürecinden ve süpervizyondan geçmesi. Gece video izleyen proje yöneticisi de, örneklerdeki öğrenci, danışman ve yaşlı kadın da kurgusal.

Bu akademi eğitim amaçlıdır; tanı, tedavi ya da acil yardım sunmaz. Bu ders zor bir konudan söz ediyor; okurken bir şey ağır gelirse durabilir, istediğin zaman dönebilirsin. Travma anılarını tek başına canlandırmaya çalışma. Yoğun korku, donakalma, gerçekdışılık, kendine zarar verme düşüncesi, göğüs ağrısı ya da nefes darlığı olursa dur ve bir uzmana başvur. Yakın ve ciddi bir tehlike varsa yüz on ikiyi ara.

Sıfır noktası

Bir dağcının bir kitaptan kaya tırmanışını öğrendiğini düşün. Kitap ona ipin nasıl bağlanacağını, emniyetin nasıl alınacağını, hangi kayanın sağlam olduğunu anlatır. Hepsi doğru bilgilerdir. Ama ilk tırmanışını tek başına, ipsiz, emniyet arkadaşı olmadan yaparsa, kitabın ona öğrettiği hiçbir şey onu düşmekten korumaz.

Dağcılık eğitiminde bu yüzden ilk tırmanış bir eğitmenle yapılır. Eğitmen ipin öbür ucundadır; dağcı düşerse onu tutar, fazla yükseğe çıkarsa onu durdurur, yorulursa indirir. Dağcı kendi becerisini ancak bu emniyetin içinde, adım adım öğrenir.

Cüneyt'in o gece yaptığı şey, ipsiz bir tırmanış gibiydi.

Mekanizma

Birinci gerekçe: yoğunluk insanı aşabilir

Bölümün ilk dersinde kurumun bir yazısından aktardığımız fikri hatırlayalım: yoğunluk egonun kaldırabileceği sınırı geçince insanın içindeki dümen el değiştirir, daha temel bir katman yönetimi devralır. Bir şoku canlandırmaya çalışmak, bu yoğunluğu yeniden çağırabilir. Kişi bir anıyı hatırlamaya çalışırken, o anının içine düşebilir.

Cüneyt'in yaşadığı şey buna benziyordu: odanın uzaklaşması, ellerini hissedememesi, seslerin camın ardından gelmesi. Kurum şok kuramı sayfasında, şok çalışmasında hedeflenen şeylerden biri olarak çözülmeyi fark edip sonlandırmayı da anar; çözülme, kişinin kendinden ve çevresinden kopuk hissettiği bir hâldir. Cüneyt o gece belki böyle bir şey yaşadı. Bir uzman olmadan bu hâlin içinde kalmak tehlikeli olabilir.

Bu yüzden bu akademinin bütün güvenlik kutularında aynı cümle tekrar ediyor: travma anılarını tek başına canlandırmaya çalışma. Bu bir öneri değil, bir sınır.

İkinci gerekçe: çalışmanın bir sırası ve bir dozu var

Kurumun blogundaki şok yazısı, geçmiş bir şokla çalışmanın bir sırası olduğunu anlatıyor. Önce bugünkü belirtilere, kişinin kaynaklarına, ağlarına, güvenli yerlerine ve güvenli insanlarına bakılır. Ardından krizin kendisi incelenir. Sonra şokun çekirdeği ve içindeki zirve deneyimi işlenir. En sonda bir kapanış ve ritüeller gelir.

Cüneyt'in izlediği video bu sıranın tam tersini yapıyordu: en baştan kazanın içine dalmayı istiyordu. Kaynaklara, bugüne, güvenli insanlara bakmadan bir şokun çekirdeğine gitmek, temeli atılmamış bir binanın çatısını kurmaya benzer. Ertesi gün görüştüğü uzmanın ona kazayı değil, nasıl uyuduğunu ve onu neyin rahatlattığını sorması, bu sıranın ilk adımıydı.

Bir de doz meselesi var. Bodynamic çizgisinden gelen Brantbjerg, kaynak yönelimli beceri çalışmasının ana kavramı olarak dozu anlatır: bir alıştırma kişinin o andaki enerjisine göre ayarlanır; kişi bitkinlik hissederse küçültülür. Brantbjerg'in örneğinde bir hareket gerekirse yalnız hayal etmeye kadar küçültülebilir. Bu ayarı yapabilmek, karşısındaki insanın o anki hâlini görebilen birini gerektirir. Bir video bunu yapamaz.

Üçüncü gerekçe: uygulayıcının kendi süreci ve süpervizyon

Kurumun şok eğitimi altı ayrı modüle bölünmüş. Eğitimin ilk yarısında katılımcılar kendi süreçleriyle çalışıyor; ancak ikinci yarısında mesleki tedavi çalışmasına geçiliyor. Bu düzenin bir anlamı var: bir başkasının şokuyla çalışacak biri, önce kendi şoklarına, kendi tepkilerine, kendi sınırlarına bakmış olmalıdır.

Bir yoğun anın karşısında yalnız danışanın değil, uygulayıcının bedeni de tepki verir. Uygulayıcı kendi tepkilerini tanımıyorsa, danışanın yoğunluğu onu da sürükleyebilir. Kurumun eğitim yolunda katılımcıların kendi terapi ve süpervizyon saatlerinin olması, bu yüzden bir ayrıntı değil, işin kendisidir. Kurumun ilerleme sayfasına göre yalnız temel eğitimin içinde bile kırk beş saat terapi ve otuz yedi saat süpervizyon var.

Süpervizyon, bir uygulayıcının çalışmasını deneyimli bir başkasıyla birlikte gözden geçirmesidir. Bir şokla çalışan uygulayıcının da ipin öbür ucunda tutan biri olmalıdır.

Bu akademi neden burada duruyor

Bu bölüm boyunca şokun ne olduğunu, bir yelpazede nerede durduğunu, gelişimsel izden nasıl ayrıldığını ve bir yakının yanında ilk saatlerde nasıl durulabileceğini anlattık. Ama bir şokla çalışmanın kendisini hiç anlatmadık. Bu bilinçli bir seçim.

Bir bilgiyi anlamak ile bir şoku güvenle işlemek arasında bir mesafe var. Bu akademi o mesafenin ilk ucunda duruyor: kavramları tanıtıyor, merak uyandırıyor, kendi hayatına bakmaya bir dil veriyor. Mesafenin öbür ucu, bir ipin, bir emniyetin, bir eğitmenin ve bir süpervizörün olduğu yer. O yere bir kitapla değil, bir insanla gidilir.

Bunu bir kısıt gibi okumamak gerekir. Bu bölümde öğrendiklerin boşa gitmiyor: bir yakının yaşadığı sarsıntıyı daha sakin karşılayabilir, kendi tepkilerini daha az yargılayabilir, yardım isteme zamanını daha erken tanıyabilirsin. Bir uzmana gittiğinde de elinde bir dil olur; yaşadığını anlatırken kelime aramazsın. Akademinin verdiği şey bir harita; yolu yürümek ise başka bir iş. İyi bir harita, yürüyüşe çıkmadan önce nereden geçeceğini, nerede mola vereceğini, kimi yanına alacağını düşünmeni sağlar. Hilmiye'nin kitabı ilk görüşmeye yanında götürmesi bunun küçük bir örneği: okuduğu sayfalar yürüyüşün yerini almadı, ona eşlik etti.

Kaynaklardan okuma

Yaygın yanlışlar

Yaygın yanlış"Bir şoku hatırlayıp baştan sona anlatırsam geçer."
Doğrusu

Kurumun anlattığı şok çalışması işe anıdan başlamaz; önce bugünü ve kaynakları sağlamlaştırır, çekirdeğe ancak sonra yaklaşır. Cüneyt'in videosu bu sıranın tersini yaptı ve onu bir çözülmeye sürükledi.

Yaygın yanlış"Bir arkadaşa olayı anlattırmak ona yardım etmektir."
Doğrusu

Ezgi'nin iyi niyeti arkadaşını donup kalmaya götürdü. Yanında olmak değerlidir; anlattırmak bir uzmanın, güvenli bir çerçevenin işidir.

Yaygın yanlış"İyi bir uygulayıcının süpervizyona ihtiyacı yoktur."
Doğrusu

Kurumun eğitim yolu süpervizyonu işin kendisi olarak ele alıyor. Sadık'ın uykusu bir süpervizörün ona önce kendisini sormasıyla geri geldi.

Kendin dene

Aklında kalsın

Şok çalışması bir kitaptan, bir videodan ya da bir akademiden öğrenilip kendi başına uygulanmaz. Bunun üç gerekçesi var.

Yoğunluk insanı aşabilir: kurumun anlatımına göre ego taşıyamayacağı bir yükle karşılaşınca yönetim el değiştirir; bir şoku canlandırmaya çalışmak kişiyi çözülmeye sürükleyebilir. Çalışmanın bir sırası ve dozu var: önce bugün, kaynaklar ve güvenli insanlar, sonra kriz, sonra çekirdek ve kapanış; her adım kişinin o anki hâline göre ayarlanır.

Ve uygulayıcı önce kendi sürecinden geçer ve süpervizyonla çalışır. Kurumun şok eğitiminin ilk yarısı katılımcının kendi sürecine ayrılmıştır. Bu akademi bu yüzden şokun kendisiyle çalışmayı anlatmaz; o çalışma bir ipin öbür ucunda biri olan yerde yapılır.

Üç hafta sonra Cüneyt arabasına bindiğinde ellerini direksiyonda biraz gevşetebildiğini fark etti. Uzmanla henüz kazadan hiç söz etmemişlerdi. Ama her görüşmede bir şey öğreniyordu: bugün onu neyin taşıdığını.

Sınıfta

Bu ders yoğun anlar bölümünü kapatıyor. Dört derste stresten şoka uzanan bir yelpazeyi, şok ile gelişimsel izin farkını ve bir yakının yanında ilk saatlerde nasıl durulabileceğini konuştuk. Kurumun şoka ayrılmış eğitimi bu bilgilerin çok ötesine geçen uzun bir yol: altı modül, ilk yarısında katılımcının kendi süreci, ikinci yarısında mesleki çalışma, ve bütün yol boyunca terapi ve süpervizyon. Bir yaşantının bedende bıraktığı tepkiyi fark etmek, bir insanın kaynaklarını görmek, çalışmayı onun hâline göre dozlamak ve bunu yaparken kendi tepkilerini de taşıyabilmek, bu eğitimin içinde, eğitmenlerin ve süpervizörlerin eşliğinde öğrenilir. Bu akademi seni o kapıya kadar getirdi; kapının ötesi yüz yüze eğitimin alanı.

Sonraki derse köprü

Bölüm Beş'i bitirirken Bölüm Altı'ya geçiyoruz: ilişkide Bodynamic. Bütün bu bölümler boyunca bir kavram hep arka planda durdu: karşılıklı bağ. Gündelik bir karşılaşmada karşılıklı bağ nasıl kurulur ve nasıl kopar?

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.