İçeriğe geç

5.2

Şok ile gelişimsel yara

Tek bir olayın bıraktığı şok izi ile uzun süren ilişkisel koşulların bıraktığı gelişimsel izi bir örnekle ayırır.

Bodynamic Akademisi — Bölüm 5, Yoğun anlar: stres, şok ve kaynak · 1.616 kelime · ≈ 7 dk okuma · 11 dk dinleme

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Kurumun anlatımında iki tür iz ayrılır: tek bir sarsıcı olayın bıraktığı şok travma; ve gelişim dönemleri içinde uzun süren, ilişkiyle ilgili koşulların bıraktığı gelişimsel travma.

Şok izi çoğu zaman bir ana, bir yere, bir sese bağlanır; gelişimsel iz yıllara yayılır ve bir insanın kendini ve dünyayı nasıl gördüğüne işler. Kurumun şok anlatısı, şokun ardından bedende donmuş dürtülerden ve verilmiş yaşam kararlarından söz eder.

İki iz bir insanda çoğu zaman iç içedir. Onları bir insanda ayırmak bir uzmanlık işidir; bu bölüm kavramsal kalır.

O gece İsmet uzun süre uyuyamadı. Sabah Nihal'e bir şey söyledi: "Bugün o kavşaktan geçmeyeceğim. Ama akşam çatıya çıkmam gerekirse seni çağıracağım." Nihal güldü. "Önce kavşak mı, önce çatı mı?" İsmet de güldü: "Önce çatı. Kavşak için birine danışacağım."

Açılış sahnesi

İsmet kırk beş yaşında, Sakarya'da bir elektrik dağıtım şirketinde teknisyen. Üç yıl önce bir kavşakta motosikletiyle kaza geçirmiş; bir araba ışıkta durmamış. İsmet birkaç hafta hastanede kalmış, sonra işine dönmüş. Bugün yürüyor, çalışıyor, gülüyor. Ama bir şey değişmiş: bir lastik sesi duyduğunda kalbi bir anda hızlanıyor, bedeni bir yana sıçrıyor. O kavşaktan hiç geçmiyor; her sabah on dakikalık bir dolambaçla işe gidiyor.

Bir akşam yemekte eşi Nihal bir şey söylüyor: "Geçen hafta çatıdaki anteni tek başına düzelttin, kaburgan hâlâ ağrıyorken. Bana da, oğlana da söylemedin." İsmet omuz silkiyor: "Hallettim işte." Nihal yumuşak bir sesle devam ediyor: "Sen hep böyleydin. Kaza olmadan da. Annen hastayken kardeşlerine sen bakmışsın, sekiz yaşında. Kimseden bir şey istemezsin."

İsmet bir süre susuyor. Sonra çatalını bırakıyor. "İkisi aynı şey mi?" diye soruyor. "Lastik sesi bir yana, kimseden yardım istememek bir yana. İkisi de bende."

Bu derste ne olacak

Yoğun anların bıraktığı her iz aynı türden sayılmıyor. Bu ders iki türü yan yana koyuyor: bir anda açılan bir yarık gibi kalan şok izi ve yıllar içinde biçimlenen gelişimsel iz. Kurumun bu ayrımı nasıl örneklediğine ve bir insanda ikisinin nasıl bir arada bulunabileceğine bakacağız. Bu akademi bir insana tanı koymaz; ayrım yalnız kavramları anlamak için anlatılıyor. Teknisyen İsmet, eşi ve örneklerdeki liman işçisi, sosyal hizmet uzmanı ve öğretmen kurgusal.

Bu akademi eğitim amaçlıdır; tanı, tedavi ya da acil yardım sunmaz. Bu ders zor olaylardan söz ediyor; okurken bir şey ağır gelirse durabilir, istediğin zaman dönebilirsin. Travma anılarını tek başına canlandırmaya çalışma. Yoğun korku, donakalma, gerçekdışılık, kendine zarar verme düşüncesi, göğüs ağrısı ya da nefes darlığı olursa dur ve bir uzmana başvur. Yakın ve ciddi bir tehlike varsa yüz on ikiyi ara.

Sıfır noktası

Bir ağacın gövdesini düşün. Bir yaz bir yıldırım düşmüş; gövdede uzun, kara bir yarık kalmış. Yarık bir gecede açılmış, kimse onu unutamaz. Ama aynı ağacın gövdesi bir yana da eğik: yıllarca hep aynı yönden esen rüzgâr onu yavaş yavaş o tarafa yatırmış. Bu eğikliği kimse bir gecede fark etmemiş; ağaç onunla büyümüş.

Yıldırımın izi ile rüzgârın izi aynı ağaçta durur, ama farklı izlerdir. Biri tek bir anın, biri yılların hikâyesidir. Yarığı kapatmak başka bir bakım ister, eğik gövdeye destek olmak başka.

İsmet'in sorusu, bu iki izin aynı gövdede nasıl durduğunu soruyordu.

Mekanizma

Kurumun ayrımı

Kurumun terapi yöntemlerini anlatan sayfası iki tür izi örneklerle ayırır. Bir bebeğin uzun süre yalnız ağlamaya bırakılması gibi, uzun süren ve ilişkiyle ilgili koşullar gelişimsel travma örneği olarak anılır. Bir trafik kazası ya da ölümle burun buruna gelinen bir an ise şok travmanın örnekleri arasında. Kurum üçüncü bir türden de söz eder: savaş esirliği gibi uzun süren ağır deneyimlerin bıraktığı, karmaşık diye nitelenen travma.

Bu ayrımın özü zamanla ve ilişkiyle ilgili. Şok travma çoğu zaman bir anın, bir olayın etrafında toplanır: bir tarih, bir yer, bir ses. Gelişimsel iz ise yıllara yayılır; tek bir ana bağlanamaz, bir ilişkinin dokusuna işler.

İsmet'in iki izi

İsmet'in akşam sorduğu soru bu ayrımın gündelik bir hâliydi. Lastik sesine sıçraması ve kavşaktan kaçınması, tek bir olaya, üç yıl önceki kazaya bağlanabiliyordu. Bir ses, bir yer, bir an. Bu, şok izinin tanıdık bir görüntüsüne benziyordu.

Kimseden yardım istememesi ise başka türden bir şeydi. Nihal'in hatırlattığı gibi, bu kazadan çok önce vardı. Annesinin hastalığı, sekiz yaşında kardeşlerine bakmak, yıllarca sürmüş bir sorumluluk. Tek bir ana bağlanamıyordu; bir çocukluğun dokusundan geliyordu.

Bu iki izi birbirinden ayırmak, İsmet'e bir şey kazandırabilirdi: her birine farklı bir bakımın gerekebileceğini görmek. Ama bu ayrımı bir insanda yapmak bu akademiye düşmez; o, eğitimli bir uygulayıcının zamanla ve dikkatle yürüttüğü bir değerlendirmedir. Burada yalnız iki kavramın farkını görüyoruz.

Şokun ardından neler olabilir

Kurumun şok kuramı sayfasında şok çalışmasının amaçları sıralanır. Bunlar aynı zamanda bir şokun ardından neler yaşanabileceğine dair bir fikir de veriyor: bedende donup kalmış dürtüler, çözülme denilen bir kopukluk hâli, olayla bağlantılı olarak verilmiş yaşam kararları ve sağlıklı refleks sisteminin, yani savaşma, kaçma ve yönelme tepkilerinin, bir şekilde bozulması.

Kurumun yayımladığı bir yazı bu kararlar üzerinde durur. Yoğunluk egonun taşıyabileceğinden fazla olduğunda bir kayma olur, denetim kişinin daha derin bir katmanına geçer. Şoktan çıkarken bir ara bölge yaşanır ve o ara bölgede bazen çekirdek kararlar verilir: "Bir daha asla…" gibi başlayan, kişinin hayatına yön veren kararlar.

İsmet'in kavşaktan hiç geçmemesi belki böyle bir kararın gündelik bir izdüşümüydü. Bunu söylemek bir yorum; ama kurumun şok anlatısının neye dikkat çektiğini gösteriyor.

Gelişimsel izin dokusu

Gelişimsel iz daha sessizdir. Bir sesle tetiklenmez, bir yere bağlanmaz. Bir insanın kendini, başkalarını, dünyayı nasıl gördüğünün içine işler. Bu akademinin ikinci bölümünde her gelişim döneminin konumlarını anlattık; bir dönemin temasına yıllarca aynı biçimde verilen cevaplar zamanla yerleşip kalıcı bir biçim alabiliyordu.

İsmet'in kimseden yardım istememesi, bu türden bir örüntüye benziyordu. Ama bir örüntü aynı zamanda bir güç de taşır: İsmet çatıdaki anteni kendisi düzeltebiliyordu, bir krizde soğukkanlı kalabiliyordu. Gelişimsel iz bir yara olduğu kadar, bir zamanlar bir çocuğun bulduğu bir hayatta kalma yoludur.

İkisi bir arada

Bir insanda şok izi ile gelişimsel iz çoğu zaman bir aradadır. Gelişimsel izler bir şokun nasıl karşılanacağını etkileyebilir; bir şok da bir gelişimsel izi derinleştirebilir. İsmet kazadan sonra hastanede yatarken bile kimseden yardım istemekte zorlanmış olabilir; bu, şokun ardından toparlanmasını belki daha da zorlaştırmıştır.

Bu iç içe geçmişlik, bu iki izi bir insanda ayırmanın neden bir uzmanlık işi olduğunu da gösteriyor. Bir okur bu iki kavramı anlayabilir, kendi hayatına onlarla bakabilir. Ama kendi izlerini ayırmaya, bir şoku kendi başına çözmeye çalışmak bir risk taşır; bu yüzden bu bölüm kavramsal kalıyor.

Kaynaklardan okuma

Yaygın yanlışlar

Yaygın yanlış"Travma yalnız büyük bir olaydan sonra olur."
Doğrusu

Kurumun örneklerinde uzun süren ilişkisel koşullar da gelişimsel bir iz bırakabilir. İsmet'in yardım istememesi tek bir olaya bağlanamıyordu.

Yaygın yanlış"Bir insanın izlerini okuyarak ayırabilirim."
Doğrusu

Şok izi ile gelişimsel iz çoğu zaman iç içedir; bir insanda ikisini ayırmak eğitim isteyen bir değerlendirme işidir.

Yaygın yanlış"Bir şoku konuşarak hemen çözmek gerekir."
Doğrusu

Kurumun şok çalışması, önce bugünkü belirtilere ve kaynaklara bakan, adım adım ilerleyen bir yol tarif ediyor. Arzu'nun ilk görüşmesinde yalnız konuşmaları, donma anlarını not etmeleri böyle bir başlangıçtı.

Kendin dene

Aklında kalsın

Kurumun anlatımında iki tür iz ayrılır: tek bir sarsıcı olayın bıraktığı şok travma; ve gelişim dönemleri içinde uzun süren, ilişkiyle ilgili koşulların bıraktığı gelişimsel travma.

Şok izi çoğu zaman bir ana, bir yere, bir sese bağlanır; gelişimsel iz yıllara yayılır ve bir insanın kendini ve dünyayı nasıl gördüğüne işler. Kurumun şok anlatısı, şokun ardından bedende donmuş dürtülerden ve verilmiş yaşam kararlarından söz eder.

İki iz bir insanda çoğu zaman iç içedir. Onları bir insanda ayırmak bir uzmanlık işidir; bu bölüm kavramsal kalır.

O gece İsmet uzun süre uyuyamadı. Sabah Nihal'e bir şey söyledi: "Bugün o kavşaktan geçmeyeceğim. Ama akşam çatıya çıkmam gerekirse seni çağıracağım." Nihal güldü. "Önce kavşak mı, önce çatı mı?" İsmet de güldü: "Önce çatı. Kavşak için birine danışacağım."

Sınıfta

Kurumun eğitim sayfaları iki izin iki ayrı yolda çalışıldığını gösteriyor. Temel eğitimin içeriğinde gelişimsel travma yer alıyor. Şok travma eğitimi ise ayrı bir program; bir buçuk yıla yakın bir süreye yayılıyor ve yarısını katılımcının kendi süreci, yarısını meslekî çalışma oluşturuyor. Kurumun geçmiş bir şok için tarif ettiği çalışma sırası da önce bugünkü belirtilere, kaynaklara ve güvenli insanlara bakar. Bu ders iki kavramı adlandırdı; bir insanda onları ayırmak ve onlarla güvenli biçimde çalışmak, bu eğitimlerin ve süpervizyonun içinde yapılan bir iştir.

Sonraki derse köprü

Arzu'nun donduğu anda bir arkadaşının ona dokunması, onu kendine getirdi. Bir sonraki ders bu ana ayrılıyor: yanında olmak. Sarsıcı bir olaydan çıkmış birine o ilk saatlerde nasıl bakılır, nasıl dinlenir, onu kime ve neye bağlamak gerekir ve hangi durumda yüz on iki aranır?

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.