4.2
Bir insan, birçok yapı
Bir kişinin farklı dönemlerde farklı konumlar taşıyabileceğini bir örnekle gösterir ve her yapının taşıdığı bir gücü adlandırır.
Bodynamic Akademisi — Bölüm 4, Karakter yapıları · 1.603 kelime · ≈ 7 dk okuma · 11 dk dinleme
Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Kurumun anlatımında yedi gelişim döneminin her biri bir karakter yapısı oluşturur. Herkes yedi dönemden geçtiği için bir insan birden çok yapıyı bir arada taşır.
Bir insanın yapıları farklı konumlarda durabilir: birinde sağlıklı, birinde erken, birinde geç bir konuma yakın. Bu dağılım bir ilişkiden ötekine de değişebilir.
Hangi konumda durursa dursun, her yapının içinde bir güç saklıdır; aynı örüntünün bir bedeli de olabilir. Bir insanı tek bir yapıyla anlatmak, bir köprüyü tek bir taşıyla anlatmaya benzer.
Pazar sabahı Sevinç otelin lobisinde oturuyordu. Resepsiyondaki genç çalışan yine bir kahve uzattı. Sevinç bu kez kahveyi aldı, kenara bir sandalye çekti ve "otur sen de" dedi. İkisi bir süre konuşmadan dağa baktılar.
Açılış sahnesi
Sevinç elli yaşında, Bolu'da bir dağ otelinin müdürü. Bir pazartesi sabahı bir su borusu patlamış, mutfak su altında. Sevinç sabah altıda otelde; çizmeleri ayağında, bir yandan su tesisatçısını arıyor, bir yandan kahvaltıyı lobiye taşıtıyor. Resepsiyondaki genç çalışan ona bir kahve uzatıyor: "Müdürüm, bir dakika oturun." Sevinç gülümsüyor ama kahveyi almıyor: "Sonra, sonra. Ben hallederim." Öğlene kadar hiç oturmuyor.
Çarşamba günü yönetim toplantısında satış müdürü bir kampanya öneriyor. Sevinç dinliyor, sonra "evet ama" diye başlıyor: fiyatlar, sezon, personel. Öneriyi baştan sona kurcalıyor. Toplantının sonunda kampanya, Sevinç'in değişiklikleriyle daha sağlam bir hâle geliyor; ama satış müdürü odadan biraz yorgun çıkıyor.
Cuma akşamı otelin yıl sonu yemeğinde genel müdür kadeh kaldırıyor ve sezonun başarısını Sevinç'e bağlıyor. Herkes alkışlıyor. Sevinç kızarıyor, başını eğiyor ve hemen mutfak ekibini işaret ediyor: "Asıl onlar." Sonra masanın kenarına çekiliyor. Gece eve dönerken kızı telefonda soruyor: "Anne, bu hafta nasıldı?" Sevinç bir an düşünüyor. "Üç farklı insan gibiydim," diyor, "ama üçü de bendim."
Bu derste ne olacak
Bir önceki derste karakter yapısını bir döneme verilmiş cevapların yerleşmiş örüntüsü olarak tanıdık. Bu ders o fikri bir adım öteye taşıyor: bir insanın tek bir yapısı yoktur. Aynı kişi farklı dönemlerin yapılarını farklı konumlarda taşıyabilir ve her birinin içinde bir güç saklıdır. Bunu kurgusal bir kadının bir haftası üzerinden, kurumun konum adlarıyla okuyacağız. Otel müdürü Sevinç de, örnek durumlardaki ustabaşı, öğretmen ve dede de kurgusal; gerçek bir insanda böyle bir okuma bir değerlendirmenin işidir.
Sıfır noktası
Eski bir taş köprüyü düşün. Köprü yüzyıllar boyunca defalarca onarılmış. Bir ayağı Osmanlı döneminden kalma kesme taş, öbür ayağı daha sonraki bir onarımdan moloz taş; korkuluklarından biri yakın zamanda demirle güçlendirilmiş. Köprüye uzaktan bakan biri tek bir köprü görür; yaklaşan biri onun farklı zamanlardan gelen parçalardan oluştuğunu fark eder.
Her parça başka bir döneme, başka bir ihtiyaca verilmiş bir cevaptır. Kesme taş ağır yükü taşır; moloz taş esnek kalır; demir korkuluk rüzgâra direnir. Hiçbir parça tek başına köprü değildir; ama hepsi birlikte nehri geçirir.
Sevinç'in haftası böyle bir köprüye benziyordu: farklı zamanlardan gelen parçalar, tek bir yol.
Mekanizma
Yedi dönem, yedi yapı
Yedi dönemin her biri kendi yapısını bırakıyorsa, bundan basit bir sonuç çıkar: bir insan yedi yapının hepsini bir ölçüde taşır, çünkü herkes yedi dönemden de geçmiştir. Hiç kimse yalnız bir dönemde büyümez.
Bir insanın yapıları birbirinden farklı konumlarda durabilir. Bir dönemin yapısında sağlıklı bir konuma yakınken, bir başkasında erken, bir üçüncüsünde geç bir konuma yakın olabilir.
Sevinç'in haftası
Sevinç'in haftasında üç farklı an, üç farklı dönemin konum adlarıyla okunabilir. Bu okuma yalnız bir örnek; ders boyunca kavramı göstermek için kurgusal bir kişide yapılıyor.
Pazartesi sabahı Sevinç kahveyi almadı: "Ben hallederim." Kurumun ihtiyaç dönemi için tarif ettiği geç konumun adı güvensiz konum; bu konumda kişi kendi kendine yetmeye yaslanır ve gelen yardımı almakta zorlanır. Sevinç'in sabahı bu örüntüye benziyordu. Ama aynı örüntü bir güç de taşıyordu: kriz anında bütün oteli tek başına toparlayabilmek.
Çarşamba toplantısında Sevinç "evet ama" diye başladı. Kurumun görüş dönemi için verdiği geç konumun, kesin görüşlü konumun, en sık duyulan sözü tam da buydu. Ama yine bir güç vardı: Sevinç'in itirazları kampanyayı daha sağlam bir hâle getirdi.
Cuma akşamı Sevinç alkıştan kaçtı, başarıyı mutfağa verdi. Dayanışma ve performans döneminin erken konumu, kendini eşitleyen konum, öne çıkmaktan kaçınmakla tarif ediliyor. Ama bu konumun da gücü vardı: ekibi her başarıda öne çıkaran bir müdür, o ekibin sadakatini kazanır.
Her yapının gücü
Sevinç'in haftası dersin asıl fikrini taşıyor: hangi konumda durursa dursun, her yapının içinde bir güç saklıdır. Bir önceki derste yapıları bir zamanların çözümü olarak okumuştuk; çözüm olan şeyin içinde bir beceri de saklıdır.
Kendi kendine yetmek kriz anlarında bir hazinedir. Bir şeyi sorgulamak ve "evet ama" demek, bir planı daha sağlam kılar. Öne çıkmamak bir ekibi büyütür. Bu güçlerin hiçbiri bir kusurun yan ürünü sayılmaz; her biri bir yetenek olarak yaşar.
Ama aynı güçlerin bir bedeli de olabilir. Hiç kahve almayan bir müdür bir gün tükenebilir. Her öneriye "evet ama" diyen biri bir ekibi yorabilir. Hiç alkış almayan biri bir gün emeğinin görülmediğini hissedebilir. Güç ile bedel aynı örüntünün iki yüzüdür.
Aynı insan, farklı yerlerde
Sevinç'in hikâyesinde bir şey daha var. Telefonda kızına "üç farklı insan gibiydim, ama üçü de bendim" demesi, yapıların bir insanın içinde bir arada yaşadığını anlatıyordu. Sevinç'in kızıyla ilişkisinde bu üç örüntünün hiçbiri görünmüyordu belki; kızına karşı sıcak, açık, kolayca yardım isteyen biriydi.
Bu da yapıların bir başka özelliği: bir örüntü bir ilişkide görünür, bir başkasında görünmeyebilir. Bir ilişkinin güveni, yaşı, geçmişi, o ilişkide hangi örüntünün öne çıkacağını etkiler. İş yerinde bir otorite figürünün karşısında başka, eski bir dostun yanında başka bir hâl belirebilir. Sevinç'in otelde taşıdığı kendi kendine yetme hâli, kızının yanında yerini rahat bir yaslanmaya bırakabiliyordu. Bir yapı bir insanın her yerde aynı biçimde taşıdığı bir giysi değil; bazı odalarda giyilen, bazılarında çıkarılan bir palto gibi.
Yapılar zamanla değişir mi
Bir insanın yapılarının hangi konumda durduğu ömür boyu sabit kalmak zorunda değildir. Kurumun genel anlatımı sağlıklı konumu yeterince iyi bir ortamla ilişkilendiriyordu; yetişkinlikte de yeni ilişkiler, yeni deneyimler, bir terapi süreci ya da sadece yaşın getirdikleri bir insanın bazı örüntülerini yumuşatabilir. Ramazan'ın iki haftalık raporu ona yardım almanın bir yolunu gösterdi; Feyza'nın öğrencisinin bir cümlesi onu annesinin karşısında susturdu.
Bu değişim çoğu zaman yavaştır ve bir yapının kendisini ortadan kaldırmaz. Ama bir örüntünün hangi odada giyildiğini, ne zaman çıkarılabileceğini değiştirebilir. Bir insanın bir yapıyı taşıması, o yapının ona her zaman aynı biçimde yön vermesi anlamına gelmiyor.
Bir haritada birden çok renk
Kurumun Bodymap üzerine yazılarında haritanın renkli bir anlatımı var: erken konuma yakın yanıtlar mavi, geç konuma yakın yanıtlar kırmızı tonlarla gösteriliyor. Bu anlatım, bir insanın bedeninde tek bir renk değil, bir renk dağılımı olduğunu düşündürüyor. Bu akademi Bodymap'in ayrıntısına girmiyor; ama bu renk fikri, bir insanın birçok yapıyı farklı konumlarda taşıyabildiğini gösteren güzel bir imge.
Kaynaklardan okuma
Yaygın yanlışlar
Yaygın yanlış"Her insanın tek bir karakter yapısı vardır."
Kurumun anlatımında yedi dönemin her biri bir yapı oluşturur ve herkes yedi dönemden geçmiştir. Sevinç'in haftasında üç farklı dönemin konumları görünüyordu.
Yaygın yanlış"Erken ya da geç konumda olmak bir eksikliktir."
Her yapının içinde bir güç saklıdır. Sevinç'in kendi kendine yetmesi otelin krizini çözdü; "evet ama"sı kampanyayı sağlamlaştırdı; alkıştan kaçması ekibini öne çıkardı.
Yaygın yanlış"Bir insanın yapısı her ilişkide aynı görünür."
Feyza öğrencileriyle sabırlı, annesiyle sabırsızdı. Bir yapı bazı odalarda giyilen, bazılarında çıkarılan bir palto gibidir.
Kendin dene
Aklında kalsın
Kurumun anlatımında yedi gelişim döneminin her biri bir karakter yapısı oluşturur. Herkes yedi dönemden geçtiği için bir insan birden çok yapıyı bir arada taşır.
Bir insanın yapıları farklı konumlarda durabilir: birinde sağlıklı, birinde erken, birinde geç bir konuma yakın. Bu dağılım bir ilişkiden ötekine de değişebilir.
Hangi konumda durursa dursun, her yapının içinde bir güç saklıdır; aynı örüntünün bir bedeli de olabilir. Bir insanı tek bir yapıyla anlatmak, bir köprüyü tek bir taşıyla anlatmaya benzer.
Pazar sabahı Sevinç otelin lobisinde oturuyordu. Resepsiyondaki genç çalışan yine bir kahve uzattı. Sevinç bu kez kahveyi aldı, kenara bir sandalye çekti ve "otur sen de" dedi. İkisi bir süre konuşmadan dağa baktılar.
Sınıfta
Bir insanın birden çok yapısını, her birinin hangi konumda durduğunu ve taşıdığı gücü görmek, kurumun eğitiminde yıllar içinde öğrenilen bir okuma becerisi. Uygulayıcı programı Bodymap okumayı ikinci yıla, haritanın analizine dair sınavı üçüncü yıla koyuyor; tam Bodymap eğitimi ise yalnız sınavlarını geçmiş uygulayıcılara açık. Bu ders kavramı kurgusal bir hafta üzerinden gösterdi. Kendi yapılarını bir başkasının gözüyle görmek, onların gücünü ve bedelini tanımak ise eğitimin içinde, bir eğitmenin eşliğinde mümkün.
Sonraki derse köprü
Sevinç kendine tek bir ad koymadı: "üçü de bendim." Bir sonraki ders bunun tersine bakıyor: etiket tuzağı. Kendine bir yapı adı koymak neyi görünür kılar, neyi gizler ve yapıları okumak neden eğitim gerektirir?
Anlamadığın bir yer mi var?
Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.