2.8
Kendi isteğine giden yol
Bir çocuğun kendi isteğini fark edip dile getirmesinin yetişkinin cevabıyla nasıl güçlenip zayıflayabileceğini iki örnekle açıklar.
Bodynamic Akademisi — Bölüm 2, Özerklik · 1.600 kelime · Özerklik · ≈ 7 dk okuma · 11 dk dinleme
Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Bir çocuğun kendi isteği içinden yükselen bir dürtüyle başlar. Bodynamic'e göre özerklik döneminde çocuk bu dürtüleri sezip onlara göre davranmayı, bir yetişkinin cevabıyla birlikte öğrenir.
Bir isteği görmek ile onu yerine getirmek ayrı şeylerdir. Görülen ama ertelenen bir istek korunur; yetişkin isteği adıyla söyleyebilir, küçük seçim alanları açabilir ve isteğin değişmesine izin verebilir.
İstekler uzun süre ve tekrar tekrar görülmezse, kişi kendi isteklerinden vazgeçebilir. Bodynamic bu erken konumun iç deneyimini bir boşluk olarak adlandırır. Bu bir tanı değildir ve isteğe giden yol her yaşta yeniden açılabilir.
Ertesi akşam Ada yatağa geldiğinde kalın kitabı babasına uzattı. Burak hiçbir şey söylemeden kitabı açtı ve ilk sayfayı okudu. Ada başını babasının koluna yasladı ve kitabın sonuna kadar gözlerini kapatmadı.
Açılış sahnesi
Şubatta bir cumartesi sabahı, mahallenin kalabalık semt pazarı. Kemal on sekiz aylık Deniz'i bebek arabasına oturtmaya çalışıyor; Deniz bedenini dikleştiriyor, ayaklarını arabanın kenarına dayıyor ve "yok" diyor. Kemal bir an duraksıyor, sonra Deniz'i yere bırakıyor. Deniz bir eliyle arabanın kenarından tutarak yürümeye başlıyor; tezgâhların arasında portakallara bakıyor, bir kedinin peşinden birkaç adım atıyor, geri dönüyor.
Pazarın ortasına geldiklerinde Deniz duruyor ve kollarını babasına kaldırıyor. Kemal onu kucağına alıyor. Birkaç dakika sonra Deniz arabayı gösteriyor ve bu sefer kendisi oturmak istiyor. Kemal gülüyor: "Yürüdün, yoruldun, şimdi binmek istiyorsun."
Aynı akşam karşı dairede yirmi üç aylık Ada yatağının kenarında, elinde kalın bir masal kitabıyla oturuyor. Burak saatin geç olduğunu düşünüp kısa bir kitap uzatıyor. Ada başını sallıyor ve kalın kitabı babasının dizine koyuyor. Burak kitabı alıyor, kapağına bakıyor ve şöyle diyor: "Bu kitabı istiyorsun. Bu akşam kısa olanı okuyacağız, yarın akşam ilk iş bu kitabı okuruz." Ada bir süre itiraz ediyor, sonra kalın kitabı yastığının yanına koyuyor ve kısa kitabı dinliyor. Ertesi akşam yatağa geldiğinde kalın kitap hâlâ yastığın yanında.
Bu derste ne olacak
Bu derste özerklik döneminin kalbindeki şeye, çocuğun kendi isteğine bakıyoruz. Bir isteğin nasıl doğduğunu, bir isteği görmek ile onu yerine getirmek arasındaki farkı ve bir yetişkinin cevabının bu isteği nasıl güçlendirebileceğini ya da zayıflatabileceğini konuşacağız. Bodynamic'in bu dönemin erken konumuna bağladığı iç boşluk duygusuna da değineceğiz. İki aile ve dersteki öbür kişiler kurgusal.
Sıfır noktası
Bir pusulayı düşün. Pusula sana gideceğin yeri söylemez; yalnız kuzeyin nerede olduğunu gösterir. Ama kuzeyin nerede olduğunu bilmek, nereye gideceğine karar vermenin ilk adımıdır. Pusulası olmayan bir yolcu da yürüyebilir, ama başkalarının gittiği yöne gider ya da yerinde sayar.
Bir insanın kendi isteği bu pusulaya benzer. İstek her zaman gerçekleşmez, gerçekleşmesi de gerekmez. Ama insanın neyi istediğini bilmesi, kendi hayatında bir yön bulabilmesinin ilk adımıdır. Bodynamic, özerklik dönemini bu iç pusulanın ilk kez ayarlandığı dönemlerden biri sayar.
Mekanizma
İstek nereden gelir
Bir çocuğun kendi isteği içinden yükselen bir dürtüyle başlar. Deniz'in arabaya binmeyi reddetmesi ve yürümek istemesi, içinden gelen bir hareket isteğiydi; tezgâhların arasına, kedinin peşine doğru giden bir yöneliş. Ada'nın kalın kitabı seçmesi de bir tercihin ilk biçimlerinden biriydi.
Kurumun özerklik dönemine ayırdığı sayfa, sağlıklı konumu kişinin kendi dürtülerini sezip onlara göre davranabilmesi olarak tarif eder. Bu tarifte iki adım var: önce dürtüyü sezmek, sonra ona göre davranmak. Bir çocuk bu iki adımı bu yaşlarda, bir yetişkinin cevabıyla birlikte öğrenir.
İsteği görmek, yerine getirmek değil
Kemal ile Burak'ın sabah ve akşamı, bir yetişkinin bir isteğe verebileceği iki farklı cevabı gösteriyor ve ikisi de değerliydi.
Kemal Deniz'in isteğini yerine getirdi: arabaya binmek istemeyen çocuğu yürüttü. Ama dikkat çekici olan şey sonrasıydı. Deniz yorulduğunda kollarını kaldırdı ve kucağa alındı; sonra arabaya kendi isteğiyle bindi. Kemal ilk isteği yerine getirmekle kalmadı, Deniz'in isteklerinin değişmesine de izin verdi. Bu sabah bir önceki dersin ana fikrini de yeniden gösterdi: kendi başına yapabilmek için yardım almak.
Burak ise Ada'nın isteğini o akşam yerine getirmedi. Ama isteği adıyla söyledi: "Bu kitabı istiyorsun." Ve ona bir yer verdi: yarın akşam ilk iş. Ada itiraz etti, çünkü istediği şey olmamıştı. Ama isteği görülmüştü. Kalın kitabın ertesi akşam hâlâ yastığının yanında durması, Ada'nın isteğini bırakmadığını, yalnız ertelediğini gösteriyordu.
Bu iki sahne, bu dersin en önemli ayrımını taşır. Bir isteği görmek ile onu yerine getirmek aynı şey sayılmaz. Bir çocuk her istediğini alamaz ve almamalıdır da. Ama isteği görüldüğünde, gerçekleşmese bile, kendi pusulasının çalıştığını öğrenir.
İsteğin zayıfladığı yer
Bir isteğin görülmemesi bir kez olursa önemsizdir. Ama bir çocuğun istekleri uzun süre ve tekrar tekrar görülmezse, yetişkinin istekleri çocuğun isteklerinin yerine geçebilir. Çocuk isteğini söylemeyi, sonra istemeyi, sonunda belki neyi istediğini bilmeyi bırakabilir.
Ama bırakılan bir istek kaybolmuş sayılmaz. Zerrin'in kızı gibi, uzun süre seçim yapmamış bir çocuğa iki tişört gösterildiğinde önce bakar, sonra yavaşça birine dokunur. İstek yerinde durmuştur; yalnız çağrılmayı beklemiştir. Bodynamic'in kaynak odaklı bakışı burada da geçerli: bir isteği yeniden canlandırmak için büyük kararlar gerekmez, küçük ve tekrarlanan seçim fırsatları yeter.
Aynı sayfanın erken konum tarifi tam da bu yöne işaret eder: kişi kendi isteklerinden ve dürtülerinden vazgeçer. Sayfa bu konumdaki kişinin iç deneyimini de adlandırır: içte bir boşluk. Bodynamic bu boşluğa ayrı bir ad verir.
Bu boşluk dramatik bir duygu olmak zorunda değildir. Çoğu zaman sessiz bir "bilmiyorum"dur: ne istediğini bilememek, bir tatil günü ne yapacağını bulamamak, bir menünün önünde uzun süre kararsız kalmak. Bodynamic'in az yanıt kavramıyla birlikte düşünüldüğünde bu boşluk, bir isteğin yerinde kalan sessizliğe benzer.
Tülin'in sabahı bir tanı değildir. Uzun bir yorgunluk, bir dinlenme ihtiyacı ya da yalnızca alışkanlık da aynı sabahı yaratabilir. Bodynamic'in okuması buna bir olasılık ekler: belki de Tülin'in iç pusulası uzun süredir başkalarının kuzeyine göre ayarlanmıştı.
Yetişkinin cevabı
Bir yetişkin bir çocuğun isteğine her zaman evet diyemez. Ama bazı cevaplar isteğin kendisini korur. Burak'ın yaptığı gibi isteği adıyla söylemek bunlardan biridir: "Bunu istiyorsun." Mümkün olduğunda küçük bir seçim alanı açmak da öyle: iki tişört, iki kitap, iki yol. Kemal'in sabahı ise bir başka cevabı gösteriyor, isteğin değişmesine izin vermek: yürümek isteyen çocuğun bir süre sonra kucak istemesini bir tutarsızlık olarak değil, bir dürtünün doğal seyri olarak görmek.
Bu cevapların hiçbiri bir çocuğu her istediğine kavuşturmaz. Hepsinin yaptığı şey, isteğin kendisini görünür ve değerli tutmaktır. Kuram, bir yetişkinin kendi isteğini bulmakta zorlanmasının bu yolun ilk açıldığı yıllardaki deneyimlerden de beslenebileceğini önerir. Yine de bu yol her yaşta yeniden açılabilir.
Kaynaklardan okuma
Yaygın yanlışlar
Yaygın yanlış"İsteğine saygı duymak, çocuğa her istediğini vermektir."
Burak'ın akşamı bunun tersini gösteriyor. Bir isteği görmek ile onu yerine getirmek ayrı şeylerdir; görülen ama ertelenen bir istek de korunmuş bir istektir.
Yaygın yanlış"Fikir değiştiren çocuk kararsızdır ya da şımarıktır."
Deniz'in önce yürümek, sonra kucak, sonra araba istemesi bir dürtünün doğal seyridir. Bu dönemin özünde, kendi başına yapabilmek için yardıma ihtiyaç duymak vardır.
Yaygın yanlış"Ne istediğini bilmeyen yetişkin kendini tanımıyordur."
Tülin'in sabahı gibi bir an yorgunluktan, dinlenme ihtiyacından ya da bir alışkanlıktan da gelebilir. Bodynamic'in okuması bir olasılık ekler, bir hüküm vermez.
Kendin dene
Aklında kalsın
Bir çocuğun kendi isteği içinden yükselen bir dürtüyle başlar. Bodynamic'e göre özerklik döneminde çocuk bu dürtüleri sezip onlara göre davranmayı, bir yetişkinin cevabıyla birlikte öğrenir.
Bir isteği görmek ile onu yerine getirmek ayrı şeylerdir. Görülen ama ertelenen bir istek korunur; yetişkin isteği adıyla söyleyebilir, küçük seçim alanları açabilir ve isteğin değişmesine izin verebilir.
İstekler uzun süre ve tekrar tekrar görülmezse, kişi kendi isteklerinden vazgeçebilir. Bodynamic bu erken konumun iç deneyimini bir boşluk olarak adlandırır. Bu bir tanı değildir ve isteğe giden yol her yaşta yeniden açılabilir.
Ertesi akşam Ada yatağa geldiğinde kalın kitabı babasına uzattı. Burak hiçbir şey söylemeden kitabı açtı ve ilk sayfayı okudu. Ada başını babasının koluna yasladı ve kitabın sonuna kadar gözlerini kapatmadı.
Sınıfta
Kendi isteğini bilmek ve onu dile getirmek, Bodynamic'in ego işlevleri arasında ayrıca ele aldığı bir beceriyle yakından ilgili: kendini ifade ve kendini ortaya koyma. Kurumun uygulayıcı programında bu işlev ikinci yılın konuları arasında yer alıyor. Bir yetişkinin isteğinin bedende nereden yükseldiği ve nerede söndüğü, metinle değil, bir eğitmenin gözetiminde ve bir grubun içinde çalışılarak fark ediliyor. Bu ders iç pusulanın nasıl ayarlandığını anlattı; o pusulayı bir yetişkinde yeniden okumayı öğrenmek ise eğitimin konusu.
Sonraki derse köprü
Tülin'in tatil sabahı, isteklerin başkalarının ihtiyaçları arasında kaybolabileceğini gösteriyordu. Gelecek derste bunu bir yetişkinin iş hayatında, bir toplantı odasında görüyoruz. Toplantıda erimek: kendi fikrini başkalarının fikirleri arasında kaybetmek, özerklik temasıyla nasıl ilişkilendirilebilir?
Anlamadığın bir yer mi var?
Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.