İçeriğe geç

2.5

Uzanan el

Bir bebeğin uzanma hareketini ihtiyacın bedendeki ifadesi olarak anlatır ve uzanmanın cevaplanmasının neden önemli olduğunu söyler.

Bodynamic Akademisi — Bölüm 2, İhtiyaç · 1.607 kelime · İhtiyaç · ≈ 7 dk okuma · 11 dk dinleme

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Bir insana doğru uzanan el bir istektir. İhtiyaç döneminde bebek isteğini önce sesiyle, sonra bedeniyle bir başkasına yöneltmeyi öğrenir. Bodynamic uzanmayı kişiler arası temasın temel örüntülerinden biri sayar.

Bir uzanış karşılanabilir, ertelenebilir ya da cevapsız kalabilir. Bodynamic'in dönem kuramında önemli olan, uzanışların genel olarak karşılık bulması ve cevapsız kalan anların ardından bağın onarılabilmesidir. Tek bir akşam bir kader yazmaz.

Uzanmanın öbür yarısı içine almaktır. Bodynamic bağlantı işlevini gelen yakınlığı ve desteği gerçekten kabul edebilmek olarak tarif eder. Uzanmak ve almak bir döngünün iki yarısıdır.

O gece Ada babasının kucağında uyudu. Burak onu yatağına bırakırken kızının bir elinin hâlâ tişörtünün yakasını tuttuğunu gördü ve parmaklarını yavaşça açmadan önce bir süre öyle bekledi.

Açılış sahnesi

Bir mayıs akşamı Burak salondaki masada lise öğrencilerinin sınav kâğıtlarını okuyor. Ertesi sabah notları vermesi gerekiyor ve önünde kırk kâğıt var. On dört aylık Ada yerde oyuncaklarıyla oynuyordu; bir süre sonra kalkıp sendeleyerek babasının sandalyesine geliyor. İki kolunu birden yukarı kaldırıyor, parmaklarını açıp kapıyor ve kısa bir ses çıkarıyor.

Burak kâğıttan başını kaldırmadan "Bir dakika kızım" diyor. Ada kollarını indirmiyor, sesi biraz yükseliyor. "Bir dakika," diyor Burak yine. Ada üçüncü kez kollarını uzatıyor. Burak üçüncü kez "bir dakika" diyor ve bir kâğıdı daha çeviriyor.

Ada kollarını indiriyor. Bir an babasının bacağının yanında duruyor, sonra dönüp oyuncaklarının başına gidiyor ve sırtını masaya dönerek oturuyor. Yarım saat sonra Burak kâğıtları bitirip yanına geldiğinde Ada ona bakmıyor bile. Burak kollarını açıyor; Ada bir küpü öbür küpün üstüne koymaya devam ediyor.

Burak bir an ne yapacağını bilemiyor. Sonra yere, Ada'nın yanına oturuyor ve hiçbir şey söylemeden bekliyor. Birkaç dakika sonra Ada küplerden birini babasının eline bırakıyor. Biraz daha sonra emekleyip kucağına tırmanıyor.

Bu derste ne olacak

Bu derste ihtiyaç döneminin en görünür hareketlerinden birine, bir insana doğru uzanan ele bakıyoruz. Bir uzanışın neden bir istek olduğunu, karşılık bulduğunda ve bulmadığında ne olabileceğini ve bir uzanışın karşılıksız kaldığı anlardan sonra ilişkinin nasıl onarılabildiğini konuşacağız. Uzanmanın öbür yarısına, gelen şeyi içine almaya da değineceğiz. Bu dersin bütün sahneleri, Ada ile Burak dahil, kurgusal kişilerle kuruldu.

Sıfır noktası

Bir telefon görüşmesini düşün. Birini arıyorsun; telefon çalıyor, çalıyor, açılmıyor. İkinci kez arıyorsun, yine açılmıyor. Üçüncü kez aradığında içinde bir şey değişmeye başlar. Belki dördüncü kez aramazsın. Belki o kişi seni sonra geri aradığında da telefonu hemen açmazsın.

Telefonun açılmaması bir kez olursa çoğu zaman önemsizdir; karşı taraf meşguldür. Ama bir uzanışın cevapsız kaldığı anlar birikirse, insan uzanmayı bırakmaya başlayabilir. Bodynamic'in ihtiyaç dönemine dair söylediklerinin bir kısmı bu basit deneyimin bebeklikteki biçimiyle ilgilidir.

Mekanizma

Uzanış bir istektir

Bir bebek bir oyuncağa uzandığında bir nesneyi istiyordur. Bir insana uzandığında ise o insanı ister: kucağı, sıcaklığı, yakınlığı, belki yalnız görülmeyi. Ada'nın iki kolunu birden yukarı kaldırması, kelimesi henüz olmayan bir cümleydi: beni al.

Bodynamic bu hareketi kişiler arası temasın temel örüntülerinden biri sayar. Kurumun ego işlevlerini anlatan sayfası, insanların birbirine yaklaşıp uzaklaşma biçimlerini sayarken uzanmayı ilk sıraya koyar.

İhtiyaç dönemi bu hareketin ilk kez anlam kazandığı dönemdir. Bebek önce sesiyle ister, sonra bedeniyle. Uzanma, isteğin beden aracılığıyla bir başkasına yöneltilmesidir; bir ihtiyacın sesten harekete geçişidir.

Uzanışın üç sonu

Bir uzanış hemen karşılanabilir. Biraz ertelenip sonra karşılanabilir. Ya da hiç karşılık bulmayabilir. Ada'nın akşamı ikinci yolun bir örneğiydi: üç uzanış ertelendi ve Ada uzanmayı bıraktı.

Burada önemli bir ayrım var. Bir uzanışın ertelenmesi kendi başına bir sorun sayılmaz. Hiçbir ebeveyn her uzanışa anında cevap veremez; Burak'ın önünde ertesi sabah verilecek kırk kâğıt vardı. Bodynamic'in dönem kuramında önemli olan, uzanışların genel olarak bir karşılık bulup bulmaması ve karşılık bulamadığı anların nasıl sonuçlandığıdır.

Ada'nın kollarını indirip sırtını dönmesi, Bodynamic diliyle küçük bir vazgeçme anıydı. Bir istek bir süre için geri çekildi. Kuram, böyle anlar sık ve uzun süre tekrarlanırsa uzanmanın kendisinin zayıflayabileceğini önerir. Tek bir akşam ise yalnız bir akşamdır.

Hemen karşılanan uzanışın da kendi dersi var. Bir bebek kollarını kaldırdığında kucağa alınırsa, bedenine küçük ama önemli bir bilgi yerleşir: istediğimi gösterebilirim ve gösterdiğimde bir karşılık gelir. Bu bilgi bebeğin her şeyi hemen alacağı anlamına gelmez; ertelenen uzanışlar da hayatın parçasıdır. Ama yeterince sık karşılık bulan uzanışlar, ertelenenleri taşınabilir kılar. Bir dakika bekleyebilen bebek, beklemenin sonunda birinin geleceğini bilen bebektir. Ada'nın o akşamki üç uzanışı da daha önceki sayısız karşılanmış uzanışın üstüne geldi; belki de bu yüzden yarım saat sonra yeniden uzanabildi.

Onarım

Ada'nın akşamının en önemli anı belki de sonu. Burak kâğıtlarını bitirip geldiğinde Ada artık uzanmıyordu. Burak kollarını açtığında karşılık bulamadı; bu kez cevapsız kalan uzanış onunkiydi. Burak o an Ada'yı kucağına çekebilirdi. Bunun yerine yanına oturdu ve bekledi.

Bu bekleyiş Ada'ya bir şey söyledi: uzanmak istediğinde, kendi hızınla, burada olacağım. Ada'nın önce bir küpü babasının eline bırakması, sonra kucağına tırmanması, kopan bağın yeniden kurulmasıydı. Ve bu sefer uzanan Ada'ydı.

Gelişim kuramı bir kader yazmadığı için bu tür anlar ayrıca önem taşır; çünkü onarım, bir ilişkinin her yaşta ve her gün yeniden yapabildiği bir şeydir. Bir uzanışın karşılıksız kaldığı bir an, ardından gelen bir onarımla başka bir anlam kazanabilir. Çocuk yalnız cevapsız kalmayı değil, bağın yeniden kurulabildiğini de öğrenir.

Uzanmanın öbür yarısı

Uzanmak ancak bir karşılık bulduğunda tamamlanır. Ama karşılık geldiğinde onu almak da ayrı bir beceridir. Kurumun ego işlevleri sayfası, bağlantı adını verdiği işlevi içine almak, bağ kurmak, kalbi açmak ve desteği kabul etmek olarak tarif eder.

Ada'nın Burak'ın açtığı kollara hemen gitmemesi bu yüzden de anlamlıydı. Az önce uzanışı karşılıksız kalmış bir çocuk için gelen şeyi hemen içine almak zordur. Babasının beklemesi, bu almayı mümkün kıldı. Ada kendi uzanışıyla geldiğinde kucağı gerçekten aldı.

Bu beceriyi ilerideki bir derste bağlantı işlevi başlığıyla ayrıca ele alacağız. Burada yalnız şunu tutalım: uzanmak ve almak bir döngünün iki yarısıdır. Biri olmadan öbürü tamamlanmaz.

Yetişkinde uzanmak

Uzanış yetişkinlikte biçim değiştirir ama kaybolmaz. Bir yetişkin kollarını kaldırmaz; bir arkadaşını arar, bir meslektaşından yardım ister, zor bir günün sonunda partnerine "bugün çok yoruldum" der. Bunların her biri bir uzanıştır ve her biri karşılık bulabilir ya da bulamayabilir.

Bodynamic'e göre bir yetişkinin uzanmayı ne kadar kolay yapabildiği, ilk uzanışlarının nasıl karşılandığıyla bağlantılı olabilir. Ama bu bağlantı bir yargı sayılmaz. Uzanmak her yaşta yeniden denenebilir ve İlker'in dostunun aramasında olduğu gibi, bazen bir başkasının uzanışı bizi yeniden uzanmaya davet eder.

Kaynaklardan okuma

Yaygın yanlışlar

Yaygın yanlış"Bebeğin her uzanışına anında cevap verilmezse zarar görür."
Doğrusu

Hiçbir ebeveyn her uzanışa anında cevap veremez. Bodynamic'in kuramında önemli olan uzanışların genel olarak karşılık bulması ve karşılıksız kalan anların ardından bağın onarılabilmesidir.

Yaygın yanlış"Uzanmayı bırakan çocuk artık ilgi istemiyordur."
Doğrusu

Ada'nın sırtını dönmesi bir istemeyiş değil, isteğin bir süre için geri çekilmesiydi. Burak'ın beklemesi, isteğin yeniden ortaya çıkmasına yer açtı.

Yaygın yanlış"Yardım istemek zayıflıktır; güçlü insan uzanmaz."
Doğrusu

Uzanmak bir ilişkinin en temel hareketlerinden biridir. İlker ile dostunun hikâyesi, uzanmamanın çoğu zaman iki kişiyi birden yalnız bıraktığını gösteriyor.

Kendin dene

Aklında kalsın

Bir insana doğru uzanan el bir istektir. İhtiyaç döneminde bebek isteğini önce sesiyle, sonra bedeniyle bir başkasına yöneltmeyi öğrenir. Bodynamic uzanmayı kişiler arası temasın temel örüntülerinden biri sayar.

Bir uzanış karşılanabilir, ertelenebilir ya da cevapsız kalabilir. Bodynamic'in dönem kuramında önemli olan, uzanışların genel olarak karşılık bulması ve cevapsız kalan anların ardından bağın onarılabilmesidir. Tek bir akşam bir kader yazmaz.

Uzanmanın öbür yarısı içine almaktır. Bodynamic bağlantı işlevini gelen yakınlığı ve desteği gerçekten kabul edebilmek olarak tarif eder. Uzanmak ve almak bir döngünün iki yarısıdır.

O gece Ada babasının kucağında uyudu. Burak onu yatağına bırakırken kızının bir elinin hâlâ tişörtünün yakasını tuttuğunu gördü ve parmaklarını yavaşça açmadan önce bir süre öyle bekledi.

Sınıfta

Uzanmak ve almak, Bodynamic eğitiminde bir başkasıyla birlikte çalışılan konular arasında. Kurumun uygulayıcı programında bağlantı işlevi ikinci yılın konuları içinde yer alıyor; kişiler arası temas örüntüleri de aynı yılın başlıkları arasında. Bir insanın nasıl uzandığı, uzanışı cevapsız kaldığında ne yaptığı ve kendisine uzatılanı ne kadar alabildiği, sınıfta yalnız konuşularak değil, bir başkasıyla birlikte ve bir eğitmenin gözetiminde fark ediliyor. Bu ders uzanan eli ve ona gelen cevabı adlandırdı; o eli bir başkasının karşısında yeniden kaldırmayı denemek ise sınıfta mümkün oluyor.

Sonraki derse köprü

Ada o akşam uzanmayı bir süre için bıraktı ve babası geri gelince yeniden uzandı. Peki uzanmayı bırakmak bir alışkanlığa dönüşürse ne olur? Gelecek derste ihtiyaç teması bir yetişkinin hayatında, "bana bir şey lazım değil" diyen ve yardım istemeyi çoktan bırakmış biri üzerinden açılıyor.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.