2.3
Kalabalıkta kaybolmak
Bir yetişkinin kalabalık bir ortamda görünmez olma duygusunu var olma temasıyla ilişkilendirip bu ilişkinin bir tanı olmadığını açıklar.
Bodynamic Akademisi — Bölüm 2, Var olmak · 1.610 kelime · Var olmak · ≈ 7 dk okuma · 11 dk dinleme
Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Kalabalık, var olma döneminin "burada bana bir yer var mı" sorusunu yeniden açan ortamlardan biridir. Kuram, ilk dönemin izlerinin tam da böyle yoğun ortamlarda belirginleştiğini önerir.
Var olma döneminin iki konumu iki ayrı uzaklaşma biçimi olarak anlatılır: baş ve düşüncelere çekilmek ya da beden ve duygulara doğru taşmak. Bodynamic'in sitesi bir duyguyu yaşamak yerine onun hakkında düşünmeyi, yani entelektüelleştirmeyi, bu dönemin erken konumuyla ilişkilendirir.
Bu okuma bir tanı değildir. Kalabalıkta zorlanmanın pek çok nedeni olabilir ve bir okumanın doğru olup olmadığını ancak kişinin kendisi, zamanla keşfedebilir. Sağlıklı konum kalabalıkta da kendisi olarak kalabilmek, çekilip yeniden dönebilmektir.
Berrin bir sonraki düğünün sonunda, avluda kuzeni Volkan'la karşılaştı. Volkan bu kez yorgun, sessizce bir duvara yaslanmıştı. Berrin yanına geçti ve ikisi bir süre hiç konuşmadan içeriden gelen müziği dinlediler.
Açılış sahnesi
Denizli'de bir düğün salonu, cumartesi gecesi. Üç yüz kişilik bir kalabalık, yüksek sesli bir orkestra, masaların arasında koşan çocuklar. Berrin otuz yedi yaşında, bir ilçe kütüphanesinde çalışıyor ve gelin onun teyzesinin kızı.
Salona girdiği ilk yarım saatte Berrin bir şey fark ediyor: kendini bir camın arkasından izliyor gibi. Konuşmaları duyuyor ama anlamıyor, gülümsüyor ama gülümsediğini hissetmiyor. Aklı durmadan çalışıyor. Kim nerede oturuyor, kimle konuşması gerekiyor, ne zaman kalkarsa ayıp olmaz. Halay başladığında masasında kalıyor. Bir yengesi onu kolundan çekip götürmek istediğinde Berrin "birazdan" diyor ve o birazdan hiç gelmiyor.
Aynı salonda Berrin'in kuzeni Volkan ise gece boyunca piste hiç inmiyor; pistten hiç çıkmıyor. Her şarkıda dans ediyor, herkese sarılıyor, yüksek sesle gülüyor, bir ara masaya çıkıp nutuk atıyor. Gece yarısı herkes onun düğünün neşesi olduğunu söylüyor.
Ertesi sabah ikisi aynı kahvaltı masasında karşılaşıyor. Berrin bütün gece orada olmamış gibi hissettiğini, eve gidip yalnız kalınca rahatladığını ama sonra bir boşluğa düştüğünü anlatıyor. Volkan güldüğü yerde birden susuyor: "Ben de dün çok fazlaydım galiba. Sabah utandım."
Bu derste ne olacak
Bu ders ilk dönemin sorusunu, burada bir yerim var mı sorusunu, bir yetişkinin bugününde arıyor. Kalabalık bir ortamda görünmez olma, kendinden uzaklaşma ya da tersine taşma duygusunun Bodynamic diliyle nasıl okunabileceğini, bu dönemin iki konumunu ve bir savunma biçimini göreceğiz. Bu okumanın neden bir tanı sayılmadığını ve aynı deneyimin başka nedenlerinin de olabileceğini ayrıca konuşacağız. Berrin, Volkan ve dersteki öteki kişiler kurgusal.
Sıfır noktası
Bir otobüs terminalini düşün. Anonslar yankılanıyor, yüzlerce insan aynı anda bir yere yetişmeye çalışıyor. Bu kalabalıkta insanlar iki farklı şey yapabilir. Kimi bir köşeye çekilir, telefonuna gömülür, terminalin gürültüsünü bir uğultuya çevirir ve kendi kafasının içinde bekler. Kimi de tam tersine gürültüye karışır: yüksek sesle telefonda konuşur, herkese yol sorar, terminalin enerjisiyle birlikte hızlanır.
İkisi de aynı kalabalığa bir cevap veriyor. Biri içeri çekilerek, öbürü dışarı taşarak. Ve bazen aynı kişi bir terminalde birini, bir başka terminalde öbürünü yapar.
Kuramın ilk döneme dair söyledikleri, bu iki cevabın bir yetişkinin hayatında neden tanıdık gelebileceğine dair bir okuma önerir.
Mekanizma
Kalabalık neden zorlayabilir
Kalabalık, var olma döneminin sorusunu yeniden açan ortamlardan biridir: burada bana bir yer var mı? Çok sayıda insan, yüksek ses, belirsiz kurallar, kimin kiminle konuştuğunun sürekli değiştiği bir ortam. Bir bebek için yeni bir dünya ne kadar yoğunsa, bir yetişkin için de büyük bir kalabalık o kadar yoğun olabilir.
Kuramın önerisine göre ilk dönemin izleri bu türden yoğun anlarda daha görünür hâle gelir. Bir insanın kalabalıkta kendini nasıl taşıdığı, onun bu temayla ilişkisi hakkında bir ipucu verebilir. Ama yalnız bir ipucu: bir ipucunu bir hükme çevirmek, bu dersin sonunda konuşacağımız tuzaktır.
İki uzaklaşma
Kurumun ilk döneme ayırdığı sayfa, erken ve geç konumları iki ayrı bölünme biçimi olarak anlatır. Erken konumda kişi bedenden ayrılıp baş ve düşüncelere çekilir. Geç konumda ise canlılığa doğru bir kaçış vardır: kişi bedenin ve duyguların içine dalar, ama bu kez sakin bir merkezden uzaklaşır.
Berrin'in camın arkasından izleme hissi, aklının durmadan çalışması ve gülümsediğini hissetmemesi ilk bölünmeye benziyor. Sayfanın bu konuma söylettiği iç cümle "ben yeterli değilim" gibidir. Volkan'ın durmadan dans etmesi, herkese sarılması ve ertesi sabah "çok fazlaydım" demesi ise ikinci bölünmeye benziyor. Bu konumun iç cümlesi de neredeyse Volkan'ın sözüdür: "ben fazlayım."
İki kuzenin hikâyesi bir şeyi daha gösteriyor: iki uzaklaşma dışarıdan birbirinin tam tersi gibi görünse de içeride benzer bir şey taşıyabilir. Berrin de Volkan da o gece tam olarak orada değildi. Biri geri çekilerek, öbürü öne atılarak.
Düşünmeye kaçmak
Bodynamic'in sitesi bazı tanıdık savunma biçimlerini dönemlerin konumlarıyla eşler. Bunlardan biri var olma döneminin erken konumuyla ilgilidir: bir şeyi hissetmek yerine onun hakkında düşünmek. Psikolojide bu yola entelektüelleştirme denir.
Berrin'in düğündeki zihni tam olarak bunu yapıyordu: kimin nerede oturduğunu, ne zaman kalkılacağını hesaplıyordu. Bu hesap ona bir şey kazandırıyordu; kalabalığın yoğunluğu bir problem çözme işine dönüşüyor ve böylece taşınabilir oluyordu. Bodynamic bunu bir zayıflık olarak görmez; çocukluktan kalmış olabilecek yaratıcı bir korunma olarak görür. Bedeli ise o gecenin kendisini kaçırmaktı.
Tanı değil
Bu derste anlattığımız okuma bir tanı değildir ve öyle kullanılmamalıdır. Kalabalıkta kendini kaybolmuş hissetmenin pek çok nedeni olabilir. Bazı insanlar doğuştan daha içe dönüktür ve kalabalıktan çabuk yorulur; bu bir mizaçtır, bir yara değil. Bazıları seslere ya da ışığa karşı daha duyarlıdır. Bazıları o gün sadece çok yorgundur. Kalabalıkta yoğun ve sürekli bir kaygı yaşayan biri için ise ayrıca değerlendirilmesi gereken durumlar söz konusu olabilir; böyle bir sıkıntı hayatı daraltıyorsa bunu bir uzmanla konuşmak gerekir.
Bodynamic'in okuması bu nedenlerin yerine geçmez. Yalnız bir başka okuma ekler: bu deneyimin içinde, var olma hakkına ve burada bir yere sahip olmaya dair eski bir soru da yankılanıyor olabilir. Bunun gerçekten öyle olup olmadığını dışarıdan biri söyleyemez; ancak kişinin kendisi, zamanla ve güvenli bir ilişkinin içinde keşfedebilir.
Kaynaklı konum bir yetişkinde
Var olma döneminin sağlıklı konumu, kurumun tarifiyle, temastan da yalnız kalmaktan da keyif alabilmektir. Bir yetişkinde bu, kalabalığı hiç zor bulmamak anlamına gelmez. Daha çok, kalabalıkta da kendisi olarak kalabilmek, gerektiğinde geri çekilip yeniden dönebilmek demektir.
Berrin'in bir sonraki aile düğününde yaptığı küçük bir şey bu konuma doğru bir adım olabilir. Salona girdiğinde önce sevdiği bir kuzenini bulup yanına oturuyor. Kalabalık arttığında dışarı çıkıp beş dakika avluda duruyor, sonra içeri dönüyor. Halayın bir turuna katılıyor, ikincisinde oturuyor. Gecenin sonunda yorgun ama orada olmuş gibi hissediyor.
Volkan için ise adım belki başka bir yerde: bir şarkıda oturmak, birinin yanında sessizce durabilmek, kalabalığın enerjisi olmadan da o odada var olduğunu hissedebilmek. İki kuzen için kaynak farklı yönlerde, ama ikisi de aynı yere, bütün olarak orada olabilmeye doğru gidiyor.
Kaynaklardan okuma
Yaygın yanlışlar
Yaygın yanlış"Kalabalıkta kaybolan herkes çocukluğunda var olma hakkını almamıştır."
Kalabalıkta zorlanmanın mizaç, duyarlılık, yorgunluk ya da kaygı gibi pek çok nedeni olabilir. Dilara'nın hikâyesi bir okumanın nasıl yanlış bir etikete dönüşebileceğini gösteriyor.
Yaygın yanlış"Kalabalıkta çok neşeli olan biri bu temayla ilgili bir şey yaşamıyordur."
Bodynamic'e göre geç konumdaki uzaklaşma dışarıdan coşku gibi görünebilir. Volkan'ın ertesi sabahki "çok fazlaydım" cümlesi bunun bir işareti olabilir.
Yaygın yanlış"Sağlıklı olan kalabalıkta hiç zorlanmamaktır."
Kurumun sağlıklı konum tarifi temastan da yalnızlıktan da keyif alabilmektir. Kalabalıkta geri çekilip yeniden dönebilmek, hiç zorlanmamaktan daha gerçekçi bir hedeftir.
Kendin dene
Aklında kalsın
Kalabalık, var olma döneminin "burada bana bir yer var mı" sorusunu yeniden açan ortamlardan biridir. Kuram, ilk dönemin izlerinin tam da böyle yoğun ortamlarda belirginleştiğini önerir.
Var olma döneminin iki konumu iki ayrı uzaklaşma biçimi olarak anlatılır: baş ve düşüncelere çekilmek ya da beden ve duygulara doğru taşmak. Bodynamic'in sitesi bir duyguyu yaşamak yerine onun hakkında düşünmeyi, yani entelektüelleştirmeyi, bu dönemin erken konumuyla ilişkilendirir.
Bu okuma bir tanı değildir. Kalabalıkta zorlanmanın pek çok nedeni olabilir ve bir okumanın doğru olup olmadığını ancak kişinin kendisi, zamanla keşfedebilir. Sağlıklı konum kalabalıkta da kendisi olarak kalabilmek, çekilip yeniden dönebilmektir.
Berrin bir sonraki düğünün sonunda, avluda kuzeni Volkan'la karşılaştı. Volkan bu kez yorgun, sessizce bir duvara yaslanmıştı. Berrin yanına geçti ve ikisi bir süre hiç konuşmadan içeriden gelen müziği dinlediler.
Sınıfta
Bir grubun içinde nasıl var olduğumuz, Bodynamic eğitiminde yalnız konuşulan değil, yaşanan bir konu. Kurumun uygulayıcı programının ikinci yılında grup süreci ayrı bir başlık olarak çalışılıyor ve eğitimin kendisi de bir grubun içinde yürüyor. Yani kalabalıkta kendinden uzaklaşan ya da taşan bir katılımcı, bu örüntüyü eğitim grubunun içinde, güvenli bir çerçevede ve bir eğitmenin eşliğinde fark etme fırsatı bulabiliyor. Bu ders kalabalıktaki iki uzaklaşmayı adlandırdı; o uzaklaşmaların bir grubun içinde nasıl yaşandığını görmek ise eğitim grubunun kendisinde mümkün oluyor.
Sonraki derse köprü
Var olma döneminin üç dersini tamamladık. Gelecek derste ikinci döneme, ihtiyaç dönemine geçiyoruz. Bir bebek açlığını, yorgunluğunu, yakınlık isteğini nasıl gösterir ve bu istekler nasıl karşılanır? İhtiyaç döneminin ilk dersi istemek ve almak arasındaki ilişkiyi Ada ile Deniz'in hayatından iki sahneyle açıyor.
Anlamadığın bir yer mi var?
Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.