2.21
Ekip içinde yalnız
Bir yetişkinin ekip içinde tek başına çalışma örüntüsünü dayanışma temasıyla ilişkilendirir ve örüntünün taşıdığı yeteneği de adlandırır.
Bodynamic Akademisi — Bölüm 2, Dayanışma ve performans · 1.627 kelime · Dayanışma ve performans · ≈ 7 dk okuma · 11 dk dinleme
Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Ekip içinde yalnız kalmak, tek başına çalışmaktan farklıdır. Mizaç, işin doğası, kültür ve algı farkları da birinin yalnız çalışmasının nedeni olabilir; bunlar kendi başına bir gelişim örüntüsü değildir.
Ekip içinde yalnız kalma örüntüsü dönemin erken ya da geç konumuyla ilişkili olabilir; hangisi olduğunu söylemek eğitimli bir uygulayıcının işidir. Kurumun kuramsal bakışında yapılar yaratıcı hayatta kalma stratejileridir ve bu örüntü de dikkat, derinlik ve kendine yetme gibi yetenekler taşır.
Sağlıklı konumda kişi kendi işine gömülmek ile başkasının işine el vermek arasında salınabilir; akademi bu konuma kendini ve grubu dengeleyen konum diyor.
Kazı sezonunun son akşamı ekip bir veda yemeği yaptı. Stajyer, Sinan'la birlikte ayağa kaldırdığı ilk kabı sofranın ortasına koydu. Sinan konuşmadı; ama yemeğin sonuna kadar sofrada kaldı.
Açılış sahnesi
Sinan kırk bir yaşında, bir arkeoloji kazı ekibinde restoratör. Ekip her yaz Ege'de bir antik kentte iki ay çalışıyor; on iki kişi aynı evde kalıyor, aynı sofrada yemek yiyor. Sinan ise sabah yedide kazı evinin arkasındaki depo çadırına giriyor ve akşama kadar çıkmıyor. Kırık seramik parçalarını tek tek temizliyor, eşleştiriyor, yapıştırıyor. Öğle yemeğini çadırda, bir tezgâhın kenarında yiyor.
Haftalık toplantılarda Sinan'ın sunduğu sonuçlar herkesi şaşırtıyor: bir haftada yüzlerce parçadan üç kap ayağa kalkmış. Kazı başkanı Pervin Hoca bir gün ona nasıl çalıştığını soruyor; Sinan omuz silkiyor: "Bakıyorum, buluyorum." Ekipten kimse onun yöntemini bilmiyor; kendisi de yazmamış.
Ağustosun ortasında Sinan ateşlenip bir hafta yatıyor. Depo çadırında yarım kalmış bir kap duruyor; parçaların yarısı numaralı, yarısı numarasız. Ekipten iki kişi devam etmeye çalışıyor, ama Sinan'ın hangi parçayı neden nereye koyduğunu bilen yok. Sinan iyileşip döndüğünde Pervin Hoca yanına bir stajyer veriyor: "Bu yaz sana bir çırak lazım." Sinan önce itiraz ediyor. Sonra, ikinci haftanın sonunda, öğle yemeğini çadırdan çıkarıp sofraya getiriyor ve stajyere bir parçanın kırık kenarını nasıl okuduğunu anlatmaya başlıyor.
Bu derste ne olacak
Modülün son dersi bir kazı evinde geçiyor: on iki kişilik bir ekipte bütün gününü bir çadırda, tek başına geçiren bir restoratörle. Bu örüntüyü dönemin konumlarıyla ilişkilendirecek, ama asıl olarak örüntünün taşıdığı yeteneği adlandıracağız. Dönemin sağlıklı konumunu terim olarak tanıyacak ve tek başına çalışmanın her zaman bir örüntü olmadığını da göreceğiz. Restoratör, kazı başkanı ve örneklerdeki herkes kurgusal.
Sıfır noktası
Bir dağ köyünde yıllarca tek başına arı yetiştiren bir yaşlı adamı hayal et. Kovanlarını kimseye göstermez, ballarını kendisi süzer, bilgisini kimseyle paylaşmaz. Balı köyün en iyi balıdır. Bir kış hastalanır ve kovanlar sahipsiz kalır; baharda köy, bu kadar iyi balın bir insanın kafasında yaşadığını fark eder.
Ertesi yıl adam bir genç alır yanına. Önce zor gelir: anlatmak, göstermek, genç yanlış yaparken beklemek. Ama o yıl iki kişi kovanlara bakar. Bal yine iyidir; üstelik artık bir köyündür.
Sinan'ın depo çadırı bu arıcının kovanlarına benziyordu: içeride büyük bir ustalık, dışarıda kimsenin bilmediği bir yöntem.
Mekanizma
Tek başına çalışmanın yüzleri
Bir ekipte hep tek başına çalışan birini gördüğümüzde ilk aklımıza gelen çoğu zaman bir yargıdır: "ekip oyuncusu değil", "kendini beğenmiş", "asosyal". Bu yargılar çoğu zaman kişiyi ne kadar az tanıdığımızı gösterir.
Tek başına çalışmanın pek çok kaynağı olabilir. Bazı işler gerçekten yalnız yapılır; bir restoratörün dikkat isteyen işi kalabalıkta zorlaşır. Bazı insanlar mizaç olarak sessizliği, tek başına derin bir odaklanmayı sever. Bazı insanlar bir başka dilde, bir başka kültürde ya da bir başka sınıftan gelerek bir ekibe girmiştir. Bazı insanların algısı, dikkati ya da duyusal hassasiyeti farklıdır ve kalabalık onları gerçekten yorar. Bunlardan hiçbiri kendi başına bir gelişim örüntüsüne işaret etmez.
Bu ders yalnız bir duruma bakıyor: kişinin kendisinin bile adını koyamadığı, istemese de içine düştüğü, bir ekibin yanında ama dışında kalmak. Sinan'ın öğle yemeği bu durumun küçük bir işaretiydi: kimse onu sofradan dışlamamıştı; o sofraya gelmiyordu.
Dönemin konumlarıyla ilişkisi
Ada'nın yarışma ekibini anlatan derste iki konuma ad vermiştik: öne çıkmaktan kaçınan kendini eşitleyen konum ve değerini performansa bağlayan rekabetçi konum. Çadırında yalnız kalan bir yetişkin bu iki konumdan biriyle, ikisiyle birden ya da hiçbiriyle ilişkili olabilir.
Bir yetişkin, çalışmasının görülmesinden kaçındığı için çadırda kalabilir; başarısını sessizce sunar, ama nasıl yaptığını anlatmaz, çünkü anlatmak öne çıkmak demektir. Bir başkası, işin yalnız kendisi yaparsa iyi olacağına inandığı için kimseyle paylaşmaz; değeri işin kusursuzluğuna bağlıdır. Sinan'da hangisinin olduğunu bu ders söyleyemez; söylemesi de gerekmiyor. Bir yetişkinin bir örüntüsünü bir konuma bağlamak, eğitimli bir uygulayıcının o kişiyle birlikte yaptığı bir çalışmadır.
Örüntünün taşıdığı yetenek
Bodynamic'in kendi kuramsal sayfası karakter yapılarını yaratıcı hayatta kalma stratejileri olarak tarif eder; kırılıp atılacak savunmalar diye okumayı açıkça reddeder. Bu bakış ekip içinde yalnız kalan birine de uygulanabilir: örüntü bir kayıp kadar bir yeteneği de taşır.
Sinan'ın çadırında gerçekten büyük bir ustalık vardı. Yüzlerce parçayı saatlerce sabırla incelemek, bir kırık kenarı okumak, başkalarının göremediği bir eşleşmeyi bulmak. Bu dikkat, bu derinlik, bu kendi kendine yetebilme, ekip içinde yalnız kalmanın içinden büyümüş beceriler olabilir. Bir ekipte her zaman böyle birine ihtiyaç vardır.
Kurumun dönem anlatısındaki uzmanlaşma teması da buraya bağlanıyor. Okul çağında bir şeyi iyi yapmayı öğrenen çocuk, bir grupta o uzmanlıkla yer bulur. Sinan'ın uzmanlığı ona bir yer verdi; ama bu yer bir çadırın içindeydi. Örüntünün bedeli de tam burada görünüyor: yetenek kişinin kendisine kaldıkça, kişi ekipte bir değer olarak var olur ama bir üye olarak yer bulamaz.
Sağlıklı konum
Kurumun dönem sayfası sağlıklı konum için tek bir cümle yazar: kişi bir yanda kendi işine bütün ustalığını koyabilir, öte yanda başkasının işine el verebilir ve bu ikisi arasında salınabilir. Bu tarif bir orta noktayı anlatmıyor, bir salınımı anlatıyor; kişi bazen tamamen kendi işine gömülür, bazen tamamen başkasının işine yardım eder.
İsmail Usta'nın hikâyesi bu tarifin bir örneği gibi okunabilir. Gece tek başına, bütün dikkatiyle ekmeğini yapıyor; sabah çırağa öğretiyor, bayramda sofrasını açıyor. İkisi arasında gidip geliyor. Sinan'ın ikinci haftanın sonunda öğle yemeğini sofraya getirmesi de bu gidip gelmenin ilk adımıydı. Ustalığından bir şey kaybetmedi; yalnız ustalığının bir kısmı artık başkasının da elindeydi.
Bir ekibin yapabileceği
Bu örüntü kişinin olduğu kadar ekibin de meselesidir. Pervin Hoca'nın stajyer vermesi Sinan'ı değiştirmeyi hedeflemiyordu; ustalığının ekibe geçebileceği bir yol açıyordu. Bir ekip lideri, yalnız çalışan bir üyesine "daha sosyal ol" demek yerine, onun ustalığına bir çırak, bir soru, bir sunum fırsatı verebilir.
Ekibin kendisi de bir şey yapabilir. Kazı ekibi Sinan'ı yıllarca "çadırdaki usta" olarak görmüş, onu kendi hâline bırakmıştı. Bu bir saygı biçimiydi, ama aynı zamanda bir mesafeydi. Sinan hastalandığı hafta ekip, ustalığın yalnız Sinan'a ait olduğunu fark etti. Kimi zaman bir ekibin bir üyesini dışarıda bırakması, o üyenin dışarıda kalmasıyla aynı anda olur; ikisi birbirini besler. Bu yüzden döngüyü kıracak ilk adımı kimin atacağı da önceden belli değildir: bazen yalnız kalan kişi sofraya gelir, bazen sofradakiler çadıra bir çay götürür.
Kaynaklardan okuma
Yaygın yanlışlar
Yaygın yanlış"Ekipte tek başına çalışan kişi ekip oyuncusu olamaz."
İsmail Usta gece tek başına çalışıyor, sabah ise çırağıyla, bayramda bütün fırınla birlikte. Tek başına çalışmak ile ekip içinde yalnız kalmak farklı şeylerdir.
Yaygın yanlış"Yalnız çalışan birine daha sosyal olmasını söylemek yeterlidir."
Kübra'nın oturumları başka bir yol gösteriyor: kişinin ustalığına ekibe geçebileceği bir kanal açmak, onun mizacını değiştirmeye çalışmaktan daha işe yarar.
Yaygın yanlış"Bu örüntüden kurtulmak gerekir."
Kurumun kuramsal sayfası yapıları yaratıcı hayatta kalma stratejileri olarak okur. Sinan'ın ustalığı örüntünün içinden büyüdü; amaç onu kaybetmek değil, paylaşabilmek.
Kendin dene
Aklında kalsın
Ekip içinde yalnız kalmak, tek başına çalışmaktan farklıdır. Mizaç, işin doğası, kültür ve algı farkları da birinin yalnız çalışmasının nedeni olabilir; bunlar kendi başına bir gelişim örüntüsü değildir.
Ekip içinde yalnız kalma örüntüsü dönemin erken ya da geç konumuyla ilişkili olabilir; hangisi olduğunu söylemek eğitimli bir uygulayıcının işidir. Kurumun kuramsal bakışında yapılar yaratıcı hayatta kalma stratejileridir ve bu örüntü de dikkat, derinlik ve kendine yetme gibi yetenekler taşır.
Sağlıklı konumda kişi kendi işine gömülmek ile başkasının işine el vermek arasında salınabilir; akademi bu konuma kendini ve grubu dengeleyen konum diyor.
Kazı sezonunun son akşamı ekip bir veda yemeği yaptı. Stajyer, Sinan'la birlikte ayağa kaldırdığı ilk kabı sofranın ortasına koydu. Sinan konuşmadı; ama yemeğin sonuna kadar sofrada kaldı.
Sınıfta
Kurumun uygulayıcı programının ilk yılında aynalama ve etkin duyumsama (active sensing) gibi başlıklar yer alıyor: başka biriyle birlikte, birbirini görerek ve duyumsayarak yapılan çalışmalar. Hep tek başına çalışmayı seçmiş biri için bir başkasının gözünün önünde durmak, görülmek ve yanında birinin olmasına izin vermek, okunarak değil yaşanarak fark edilen bir deneyim. Bu ders örüntüyü ve taşıdığı yeteneği adlandırdı; o yeteneği bir başkasıyla paylaşmanın bedende nasıl hissedildiği ise sınıfın konusu.
Sonraki derse köprü
Bu dersle yedi dönemin sonuncusu da kapanıyor. Gelecek derste Ada ile Deniz'i on iki yaşında yan yana koyuyoruz: On iki yaşında iki çocuk. Aynı mahallede, aynı sınıfta büyümüş iki çocuğun yolunda aynı olaylar neden farklı izler bıraktı ve kuram neden bir kader haritası değil?
Anlamadığın bir yer mi var?
Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.