2.15
Açık kalp, korunan kalp
Bir yetişkin ilişkisinde kalbi açık tutma ile koruma arasındaki dengeyi bir örnekle anlatır.
Bodynamic Akademisi — Bölüm 2, Sevgi ve cinsellik · 1.602 kelime · Sevgi ve cinsellik · ≈ 7 dk okuma · 11 dk dinleme
Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Sevgi ve cinsellik döneminin teması bir yetişkin ilişkisinde şefkat ile çekimin, yakınlık ile isteğin bir arada durabilmesi olarak yaşanır. Kurumun sayfası dönemin erken ve geç konumlarına Romantic ve Seductive adlarını verir; sağlıklı konum ise kalp ile cinselliği dengeler ve üçgenleşmeden kaçınır.
Kaynak iki konumu betimlemediği için bu ders onları yalnız adlarıyla andı. Üçgenleşmeyi, iki kişi arasındaki bir gerilimin üçüncü bir kişi üzerinden yaşanması olarak okuduk; dertleşmenin kendisini sorun saymadık, onun asıl konuşmanın yerine geçmesini sorun saydık.
Açık kalp ile korunan kalp arasındaki ilişki bir menteşeye benzer. Korumak da, korumayı ne zaman bırakacağını bilmek de birer beceridir.
Pazar sabahı çocuklar anneanneden döndüğünde Meltem kız kardeşini aradı. "Emre'yle konuştuk," dedi, "artık onu bana anlatma diye söylemene gerek yok." Kardeşi güldü.
Açılış sahnesi
Meltem otuz sekiz yaşında, Antalya'da bir veteriner hekim. Emre'yle on yıldır evliler, iki çocukları var. Bir cuma akşamı çocuklar anneannede; ev yıllardır olmadığı kadar sessiz. Emre masayı kurmuş, Meltem'in sevdiği zeytinyağlıyı yapmış, balkona bir mum koymuş.
Meltem klinikten yorgun dönüyor ve masayı görünce bir an duruyor. İçinde iki şey aynı anda kıpırdıyor. Bir yanı eşinin özenine yumuşuyor; göğsünde bir sıcaklık, Emre'ye sarılma isteği. Bir yanı ise kasılıyor. Salı akşamı bir tartışma olmuştu; Emre onun annesine dair kırıcı bir söz söylemişti ve konu kapanmadan geçmişti. Meltem o gece kız kardeşini arayıp bir saat Emre'yi anlatmıştı. Emre'ye ise hiçbir şey söylememişti.
Yemekte Emre elini Meltem'in elinin üstüne koyuyor. Meltem elini çekmiyor ama eli de gevşemiyor. Bir süre sonra çatalı bırakıyor. "Salı günü söylediğin söz hâlâ içimde. Kardeşime anlattım ama sana söylemedim. Sana söylemek istiyorum." Emre önce kaşlarını çatıyor, sonra derin bir nefes alıp sandalyesini ona doğru çeviriyor. Konuşma uzun sürüyor; kolay da değil. Gece yarısına doğru ikisi balkonda yan yana oturuyor; Meltem'in başı Emre'nin omzunda.
Bu derste ne olacak
Sevgi ve cinsellik modülünün bu son dersinde dönemin temasını bir yetişkin ilişkisinde izliyoruz. Kurumun bu dönem için verdiği üç konumun adlarını tanıyacak, sağlıklı konumun kaynakta yazan iki özelliğini, kalp ile cinselliğin dengesini ve üçgenleşmeden kaçınmayı açacağız. Bir önceki dersteki genel ilkeyi yetişkin kalbine de uygulayacak, ama kaynağın söylemediğini söylememeye dikkat edeceğiz. Meltem, Emre ve dersteki diğer herkes kurgusal.
Sıfır noktası
Eski bir taş evin penceresini düşün. Pencerenin bir camı, bir de tahta kepengi var. Kış gecesi rüzgâr sert estiğinde kepenk kapanır; ev korunur. Sabah güneş çıktığında kepenk açılır, ışık içeri dolar.
Kepengi hiç kapanmayan bir pencere fırtınada kırılır. Kepengi hiç açılmayan bir pencere ise evi güvende tutar ama karanlıkta bırakır. Eski ustalar kepengi menteşeli yapar, çünkü bir pencerenin işi açılıp kapanabilmektir.
Meltem'in yemekteki eli tam bu kepenk gibiydi: ne çekildi ne açıldı, aralık durdu. Konuşmadan sonra açıldı.
Mekanizma
Kalbin ve bedenin birlikte yaşanması
Sevgi ve cinsellik döneminin teması, kurumun kısa tarifine göre, kalpteki duygular ile cinsel duyguları bütünleştirmeyi öğrenmektir. Çocuk için bu sözcükleri sevgi, hayranlık ve beden sınırıyla okumuştuk. Bir yetişkin için aynı tema daha tanıdık bir yerde yaşanır: bir ilişkide şefkat ile çekim, yakınlık ile istek, güven ile heyecan bir arada durabiliyor mu?
Meltem'in akşamı bu sorunun gündelik bir hâliydi. Eşine duyduğu sıcaklık ve yakınlık isteği vardı; ama kapanmamış bir kırgınlık da vardı. Kalbi korunurken bedeni de yakınlaşmaya pek hazır değildi. Konuşma kırgınlığı kaldırınca ikisi yeniden aynı yöne aktı: balkonda yan yana oturan iki beden.
Bu bütünleşme bir yetişkin ilişkisinde iki yönden kayabilir. Bazı çiftler yıllar içinde birbirine çok şefkatli ama birbirine pek dokunmayan iki ev arkadaşına dönüşür; kalp yerindedir, beden uzaklaşmıştır. Bazı ilişkilerde ise çekim güçlüdür ama şefkat, güven ve konuşma geride kalır; beden yakındır, kalp uzaktadır. Kurumun tema cümlesi bu iki yönü bir arada tutmayı dönemin işi sayıyor. Hangi yöne kaymanın kimde neden olduğunu ise bu ders söyleyemez; bir ilişkinin kendi tarihi, iki kişinin sağlığı, yorgunluğu, kültürü ve o günkü hâli hep işin içindedir.
Dönemin üç konumu
Kurumun bu dönem için verdiği konumların İngilizce adları şöyle: erken konum Romantic, geç konum Seductive, sağlıklı konum ise kalp ile cinselliği dengeleyen konum. Türkçe karşılık olarak birincisine romantik konum, ikincisine cezbeden konum demeyi öneriyoruz.
Burada dürüst olmak gerekiyor. Kurumun dönem sayfası bu iki konumun yalnız adlarını veriyor; bir yetişkinde nasıl göründüklerini ayrıntılı olarak anlatmıyor. Adlardan yola çıkıp "romantik konumdaki kişi şöyle yapar" diye bir betimleme yazmak, kaynağın söylemediğini söylemek olur. Bu yüzden bu derste iki konumu yalnız adlarıyla anıyor, betimlemeyi eğitimin alanına bırakıyoruz. Sağlıklı konumun ise kaynakta yazılı iki özelliği var ve onları açabiliriz.
Üçgenleşme
Kurumun sayfası sağlıklı konumu anlatırken tek bir kısa ifade kullanır: üçgenleşmeden kaçınır. Terimi ayrıca açmaz. Biz bu derste onu gündelik anlamıyla okuyoruz: iki kişi arasındaki bir gerilimin, o iki kişi arasında değil, üçüncü bir kişi üzerinden yaşanması.
Meltem'in salı gecesi kız kardeşini araması bunun gündelik bir örneğiydi. Bir kırgınlık vardı ve o kırgınlık Emre'ye gitmedi, kardeşine gitti. Kardeşi dinledi, Meltem rahatladı; ama kırgınlık ilişkinin içinde dokunulmadan kaldı. Cuma akşamı yemekte söylediği cümle, üçgeni kapatıp konuşmayı yeniden iki kişinin arasına getirdi.
Bir dostla dertleşmek elbette insanidir; insanlar sıkıntılarını paylaşır ve bu iyi gelir. Fark, paylaşmanın asıl konuşmanın yerine geçip geçmediğindedir. Meltem kardeşine anlattıktan sonra Emre'ye da söyledi; anlatmak bir kaçış olmadı, bir hazırlık oldu.
Çocuklu evlerde üçgenin sık rastlanan bir biçimi, iki yetişkin arasındaki bir gerilimin çocuk üzerinden yaşanmasıdır: biri çocuğa ötekinden yakınır, çocuk iki yetişkin arasında haber taşır, bir tarafın sırdaşı olur. Akademinin okumasıyla, sevgi ve cinsellik çağındaki bir çocuğun bir ebeveyne duyduğu büyük sevgiyi sıcak ama net bir cevapla karşılamak, onun iki yetişkin arasında üçüncü bir köşeye yerleşmemesine yardım eder. Laboratuvardaki akşam yemeği sahnesinde bu cevabın bir örneğini bulabilirsin.
Genel ilke yetişkin kalbinde
Bir önceki dersin genel ilkesini hatırlayalım. Kurum sert ya da dönemin başında yaşanan aksamaları dürtüyü bırakmaya, yani teslimiyete; görece yumuşak ya da dönemin sonuna yakın yaşananları psikolojik zırhlanmaya bağlıyordu. Bu ilkeyi yetişkin kalbine uyguladığımızda iki tanıdık örüntü belirir.
Birinde kişi sevgisini uzatmaktan vazgeçmiş gibidir: yakınlık istemediğini söyler, ilişkilere hiç girmez ya da girdiğinde kalbini dışarıda tutar. Ötekinde kişi sevgisini gösterir ama hep bir kepenk aralıkta durur: yakınlık vardır ama kontrol edilir, bir şey fazla açılırsa hemen geri çekilir. Bu iki örüntü dönemin konumlarını betimlemiyor; kurumun genel ilkesini bu akademi kendi okumasıyla uyguluyor.
Kepengin menteşesi
Bu dersin adı açık kalp ile korunan kalp arasında bir seçim ister gibi görünebilir; aslında bir ölçü ister. Kurumun sağlıklı konum tarifindeki "dengeleyen" sözcüğü bir ölçüye işaret ediyor: kalp ne hep açık ne hep kapalıdır. Meltem'in eli yemekte aralık durdu, çünkü bir kırgınlık vardı; konuşmadan sonra açıldı, çünkü kırgınlık söylenmişti. Bir kalbi korumak da bir beceridir; korumanın ne zaman bırakılabileceğini bilmek ise onun ikinci yarısı.
Kaynaklardan okuma
Yaygın yanlışlar
Yaygın yanlış"Sağlıklı bir ilişkide kalp hep açıktır."
Kurumun tarifi bir dengeden söz ediyor. Meltem kapanmamış bir kırgınlıkla elini aralık tuttu; kırgınlığı söyleyince el açıldı. Aralık tutmak da dengenin bir parçası.
Yaygın yanlış"Bir arkadaşa dert yanmak üçgenleşmedir."
Paylaşmak insanidir. Bu dersin okumasında üçgenleşme, paylaşmanın asıl konuşmanın yerine geçmesidir. Meltem kardeşine anlattı ve sonra Emre'ye da söyledi.
Yaygın yanlış"Romantik konum romantik insan demektir."
Kurumun sayfası konumların yalnız adlarını veriyor. Adın gündelik çağrışımından bir kişilik tarifi çıkarmak kaynağın söylemediğini söylemek olur.
Kendin dene
Aklında kalsın
Sevgi ve cinsellik döneminin teması bir yetişkin ilişkisinde şefkat ile çekimin, yakınlık ile isteğin bir arada durabilmesi olarak yaşanır. Kurumun sayfası dönemin erken ve geç konumlarına Romantic ve Seductive adlarını verir; sağlıklı konum ise kalp ile cinselliği dengeler ve üçgenleşmeden kaçınır.
Kaynak iki konumu betimlemediği için bu ders onları yalnız adlarıyla andı. Üçgenleşmeyi, iki kişi arasındaki bir gerilimin üçüncü bir kişi üzerinden yaşanması olarak okuduk; dertleşmenin kendisini sorun saymadık, onun asıl konuşmanın yerine geçmesini sorun saydık.
Açık kalp ile korunan kalp arasındaki ilişki bir menteşeye benzer. Korumak da, korumayı ne zaman bırakacağını bilmek de birer beceridir.
Pazar sabahı çocuklar anneanneden döndüğünde Meltem kız kardeşini aradı. "Emre'yle konuştuk," dedi, "artık onu bana anlatma diye söylemene gerek yok." Kardeşi güldü.
Sınıfta
Kurumun ego işlevleri arasında kişilerarası temas örüntüleri adını taşıyan bir işlev var; tarifinde yakınlaşma ve uzaklaşma, uzanmak, tutmak, itmek ve bırakmak geçiyor. Üç yıllık uygulayıcı programının orta yılı bu işlevi de kapsıyor. Bu derste dönemin konumlarına yalnız adlarıyla değindik; bir ilişkide kalbin ne zaman açılıp ne zaman kapandığını, yakınlaşırken ve uzaklaşırken bedende ne olduğunu kendi üzerinde fark etmek, bir eğitmenin ve bir grubun eşlik ettiği bir çalışmanın konusu.
Sonraki derse köprü
Sevgi ve cinsellik modülü burada bitiyor. Gelecek derste altıncı döneme, görüş dönemine geçiyoruz. Ben böyle düşünüyorum: beş ile dokuz yaş arasındaki bir çocuk kendi merkezini kelimelere nasıl döker ve kurallarla, normlarla, kültürle nasıl tanışır?
Anlamadığın bir yer mi var?
Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.