İçeriğe geç

2.12

Hiç bitmeyen işler

Bir yetişkinin her işi üstlenme örüntüsünü irade temasıyla ilişkilendirir ve bu örüntünün taşıdığı gücü de adlandırır.

Bodynamic Akademisi — Bölüm 2, İrade · 1.695 kelime · İrade · ≈ 8 dk okuma · 11 dk dinleme

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Hiç bitmeyen işler, irade döneminin diliyle bir yetişkin örüntüsü olarak okunabilir: gücü başkaları için kullanmak. Kişi güçlüdür ama gücü sahibine ait değildir.

İrade döneminin temalarından biri olan suçluluk, yetişkinlikte çoğu zaman hayır demeye eşlik eder. Biriken güç bazen en yakındaki kişiye bir yargı olarak taşar; aynı insan gün içinde iki konumu birden yaşayabilir.

Sağlıklı konum, kendini ortaya koyan konum, gücün tamamını kullanırken çevreyi gözetebilmek ve plana sürpriz için yer açabilmektir. Bu örüntünün taşıdığı sorumluluk gücü değerlidir; Bodynamic onu küçültmeyi değil, bir kısmını sahibine geri vermeyi önerir.

Bir hafta sonra Nilgün Hanım listesine bir madde ekledi: "Cuma öğleden sonra: boş." Cuma geldiğinde müdür yeni bir rapor uzattı. Nilgün Hanım listesine baktı ve ilk kez "pazartesi bakarım" dedi. O öğleden sonra annesinin ilaçlarını aldı, sonra bir çay bahçesinde tek başına bir çay içti.

Açılış sahnesi

Nilgün Hanım elli iki yaşında, Sivas'ta bir ortaokulun müdür yardımcısı. Sabah altıda kalkıyor, telefonundaki listeye bakıyor: nöbet çizelgesi, veli toplantısı, kırık sıraların tutanağı, kızının dişçi randevusu, annesinin ilaçları, akşam yemeği. Listede kırk iki madde var ve her birinin yanında bir saat yazıyor.

Okulda öğle arasına kadar her şey yolunda gidiyor. Sonra bir öğretmen hastalanıyor ve Nilgün Hanım onun dersine giriyor. Bir veli kapıda bekliyor; Nilgün Hanım onu da dinliyor. Müdür ona bir rapor daha veriyor ve "Bunu en iyi sen yaparsın" diyor. Nilgün Hanım başını sallıyor. Listenin geri kalanı bir anda dağılıyor: dişçi randevusu kaçıyor, annesinin ilaçları alınmıyor.

Akşam eve geldiğinde kocası Tahsin Bey'e sinirleniyor: "Bir gün de sen düşün şunları!" Sonra mutfakta, yarım kalan yemeğin başında, içinde bir şey çöküyor. Bir yanı herkesten öfkeli. Bir yanı ise bütün bunları hiç kimseye bırakamayacağını biliyor. Bırakırsa kendini suçlu hissedeceğini de biliyor.

Bu derste ne olacak

İrade modülünün son dersinde, dönemin izini bir yetişkinin hiç bitmeyen iş listesinde sürüyoruz. Her işi üstlenmek, hayır diyememek ve plansız tek bir olayla dağılan bir günü irade döneminin kavramlarıyla okuyacağız. Bu örüntünün taşıdığı gücü adlandıracak ve dönemin sağlıklı konumunu, kendini ortaya koyan konumu tanıyacağız. Nilgün Hanım, ailesi ve derste geçen herkes kurgusal.

Sıfır noktası

Bir kamyonun kasasına yük yüklendiğini düşün. İyi bir şoför kasaya ne kadar yük alabileceğini bilir ve bir miktardan sonra "bu kadar" der. Yükü dengeli dağıtır; yolda bir çukur, bir yokuş olabileceğini hesaba katar ve kasada biraz boşluk bırakır.

Hiç "bu kadar" diyemeyen bir şoför ise her geleni yükler. Kamyon yürür, bir süre de iyi yürür. Ama ilk çukurda yük kayar, ilk yokuşta motor zorlanır. Şoför güçlüdür, kamyon da sağlamdır; sorun yükün kendisi değil, boşluk bırakılmamış olmasıdır.

Nilgün Hanım'ın günü bu kamyona benziyordu. Kırk iki maddelik liste bir güç gösterisiydi. Ama listede beklenmedik bir şeye, hastalanan bir öğretmene ya da kapıda bekleyen bir veliye yer yoktu.

Mekanizma

Gücü başkaları için kullanmak

Bir önceki derste irade döneminin erken konumunu tanımıştık: kişinin gücünü kendi elinden bırakıp başkalarının işine verdiği konum. Nilgün Hanım'ın hâli ilk bakışta bunun tersi gibi görünebilir; çok güçlü, çok çalışkan, her şeyi yapan biri. Ama dikkatle bakınca, bu gücün neredeyse tamamının başkalarının işlerine gittiği görülüyor. Kendi dişçi randevusu bile kızınınkinin arkasında, listenin sonuna yakın bir yerde duruyordu.

Kurumun irade dönemi tanıtımı erken konumu tam olarak bu yönde tarif eder: kişi gücünü başkalarının hizmetine sunar ve kendine pek bir şey bırakmaz. Bu vazgeçiş, güçsüzlük gibi görünmek zorunda değildir. Bazen bu güç, gün boyu durmadan çalışan, kimseye hayır demeyen birinin içinde yaşar. Güç vardır; yalnız sahibine ait değildir.

Suçluluk

Suçluluk, kurumun bu döneme yazdığı temalardan biri. Önceki iki derste suçluluğun niyet ile eylem birbirinden ayrılmadığında nasıl büyüyebildiğini görmüştük. Bir yetişkinin hayatında suçluluk çoğu zaman başka bir yerden gelir: hayır demek bir suç gibi yaşanır.

Nilgün Hanım'ın mutfakta hissettiği şey buydu: bırakırsa kendini suçlu hissedeceğini biliyordu. Ercan'ın fazla mesai listesine adını yazmadığı gün de aynı duygu belirdi. Bu suçluluk ikisini de hayır demekten alıkoyuyor ve listeye bir madde daha ekletiyordu.

Bodynamic bu suçluluğu bir zayıflık olarak okumaz. Çocuklukta gücünü başkaları için kullanmayı öğrenmiş biri için, gücü kendisi için kullanmak gerçekten de bir kural ihlali gibi gelebilir. Suçluluk o eski kuralın sesidir.

Öfke nereye gider

Nilgün Hanım'ın akşam kocasına sinirlenmesi de bu örüntünün bir parçasıdır. Gün boyu hayır diyemeyen biri, gücünün bir kısmını içinde biriktirir. Bu güç bir yerden çıkar; çoğu zaman en yakındaki, en güvendiği kişiye. Bir önceki dersteki baraj benzetmesini hatırlayalım: kapakları açılmayan bir baraj, suyunu beklenmedik bir yerden taşırır.

Geç konuma kurum yargılayan konum diyor: olanları başkalarının hatası olarak görmek. Nilgün Hanım'ın "bir gün de sen düşün" cümlesi bu konumun bir anlık sesi gibidir. Aynı insan gün içinde iki konumu birden yaşayabilir: sabahtan akşama gücünü bırakır, akşam eve gelince birden yargılar. İkisi de bir dengenin kaybolduğunu gösterir.

Bugünün listesi

Aynı tema listesinde kısa vadeli planlama da yer alıyor. İrade çağındaki küçük bir çocuk da ilk planlarını kurar: önce kepçeyi alacağım, sonra kumu kovaya dolduracağım. Plan kısadır, bir sonraki adımı görür ama ötesini pek görmez. Bu dönemde çocuk, bir planın bazen tutup bazen tutmadığını da öğrenir.

Nilgün Hanım'ın kırk iki maddelik listesi ilk bakışta uzun vadeli bir plan gibi görünüyor. Ama dikkatle bakınca listenin yalnız bugünü kapsadığı fark ediliyor. Bütün maddeler bugüne sıkıştırılmış; hiçbiri yarına, gelecek haftaya ya da bir başkasına bırakılmamış. Liste ne kadar uzun olursa olsun, ufku bir gün.

Bir işi yarına bırakabilmek, bir planın parçası olabilir. "Pazartesi bakarım" diyebilen biri, işi reddetmiyor; ona daha geniş bir takvimde yer açıyor. Bodynamic'in irade dönemi için sağlıklı saydığı plan, bu geniş takvime benzer: güç kullanılır ama bütün güç aynı güne yığılmaz.

Kendini ortaya koymak

Dönemin sağlıklı konumu kurumun tanıtımında assertive diye geçiyor; Türkçede kendini ortaya koyan konum diyebiliriz. Tarif iki şeyi bir arada istiyor. Kişi gücünün tamamını işe katabilir ve bunu yaparken çevresindekileri de hesaba katar. Bir de planlarında sürprizlere yer açabilir.

Bu tarifteki ikinci parça Nilgün Hanım'ın gününde eksik olan şeydi. Kırk iki maddelik bir liste, beklenmedik bir şeye yer bırakmaz; ilk sürprizde dağılır. Kendini ortaya koyan biri ise listesine boşluk bırakır: bir saat, bir yarım gün, bir "belki". Ve bir iş daha istendiğinde, gücünü bu kez kendisi için kullanarak "bu hafta yapamam, gelecek hafta yaparım" diyebilir.

Kendini ortaya koymak bencillik sayılmaz. Tarifin ilk parçası, başkalarını gözetmeyi de içerir. Kendini ortaya koyan biri yine çok çalışabilir, yine başkalarına yardım edebilir. Fark, bunu bir seçim olarak yapmasıdır; gücün sahibi kendisidir.

Taşıdığı güç

Bu dersi bir eleştiriyle kapatmak haksızlık olur. Nilgün Hanım'ın, Ercan'ın, Gülşen Hanım'ın örüntüsü büyük bir güç taşıyor: sorumluluk almak, başkalarının ihtiyacını görmek, yükün altına girmek. Bunlar her toplulukta, her ailede, her işyerinde değerli becerilerdir.

Bodynamic, kaynaklardan yola çıkan bir yöntem olarak bu gücü küçültmeyi önermez. Önerdiği, bu gücün bir kısmını sahibine geri vermek, kasaya biraz boşluk bırakmaktır. Gücünü yalnız başkaları için kullanan biri, onu bir de kendisi için kullanmayı öğrendiğinde, başkalarına da daha uzun süre, daha az öfkeyle yardım edebilir.

Kaynaklardan okuma

Yaygın yanlışlar

Yaygın yanlış"Çok çalışan ve her işi üstlenen biri gücünü kullanıyordur."
Doğrusu

Nilgün Hanım'ın günü, gücün büyük kısmının başkaları için harcanabildiğini gösteriyor. Bodynamic'e göre güç vardır ama sahibine ait olmayabilir.

Yaygın yanlış"Hayır demek bencilliktir."
Doğrusu

Sağlıklı konumun tarifinde başkalarını gözetmek de var. Yusuf Usta'nın "gelecek hafta" cevabı hem kendini hem işverenini koruyor; üç işi kötü yapmaktan iki işi iyi yapmayı seçiyor.

Yaygın yanlış"Her şeyi planlayan biri kendini ortaya koyuyordur."
Doğrusu

Kurumun tarifinde sağlıklı plan, sürprize yer açan plandır. Kırk iki maddelik, boşluksuz bir liste ilk sürprizde dağılır.

Kendin dene

Aklında kalsın

Hiç bitmeyen işler, irade döneminin diliyle bir yetişkin örüntüsü olarak okunabilir: gücü başkaları için kullanmak. Kişi güçlüdür ama gücü sahibine ait değildir.

İrade döneminin temalarından biri olan suçluluk, yetişkinlikte çoğu zaman hayır demeye eşlik eder. Biriken güç bazen en yakındaki kişiye bir yargı olarak taşar; aynı insan gün içinde iki konumu birden yaşayabilir.

Sağlıklı konum, kendini ortaya koyan konum, gücün tamamını kullanırken çevreyi gözetebilmek ve plana sürpriz için yer açabilmektir. Bu örüntünün taşıdığı sorumluluk gücü değerlidir; Bodynamic onu küçültmeyi değil, bir kısmını sahibine geri vermeyi önerir.

Bir hafta sonra Nilgün Hanım listesine bir madde ekledi: "Cuma öğleden sonra: boş." Cuma geldiğinde müdür yeni bir rapor uzattı. Nilgün Hanım listesine baktı ve ilk kez "pazartesi bakarım" dedi. O öğleden sonra annesinin ilaçlarını aldı, sonra bir çay bahçesinde tek başına bir çay içti.

Sınıfta

Kendi ihtiyaçlarını başkalarının beklentileriyle dengeleyebilmek, Bodynamic'in sosyal denge adını verdiği ego işlevidir ve bu işlev uygulayıcı programının ikinci yılında kendi adıyla ele alınıyor. Bir yetişkinin gücünü kimin için kullandığı, nerede "bu kadar" diyemediği ve suçluluğun bedende nerede belirdiği, ancak bir eğitmenin karşısında ve başka katılımcıların arasında görünür hâle geliyor. Bu ders hiç bitmeyen işler örüntüsünü ve taşıdığı gücü adlandırdı; o gücün bir kısmını sahibine geri vermeyi denemek ise eğitimin ve bir eğitmenin eşliğinin işi.

Sonraki derse köprü

İrade modülü burada bitiyor. Gelecek derste beşinci döneme, sevgi ve cinsellik dönemine geçiyoruz ve bu dönemi çocuk gelişimine uygun bir dille, sevgi, hayranlık ve beden sınırları üzerinden açıyoruz. Kalbin ilk keşifleri: üç ile altı yaş arasındaki bir çocuk sevgisini nasıl gösterir ve bu sevgi nasıl karşılanır?

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.