İçeriğe geç

1.5

Hareketle öğrenen bebek

Uzanmak, itmek ve doğrulmak gibi psikomotor adımların bir bebeğin dünyayla ilişkisini nasıl genişlettiğini bir gözlemle anlatır.

Bodynamic Akademisi — Bölüm 1, Beden bir dil · 1.609 kelime · ≈ 7 dk okuma · 11 dk dinleme

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Bodynamic'in kökü psikomotor gelişimdedir. Bir bebeğin hareketleri aynı zamanda dünyayla ve insanlarla kurduğu ilişkinin ilk biçimleridir.

Uzanmak istemek, tutmak sahiplenmek, itmek hayır demek, bırakmak vermektir. Bodynamic kişiler arası temas örüntülerini tarif ederken bu hareketlerin adlarını kullanır.

Genel gelişim bilgisine göre büyük motor adımlar büyük ölçüde ortak bir sırayla ama geniş ve kişisel pencerelerle ortaya çıkar. Bodynamic bunun üstüne kendi hipotezini ekler: hareketin istemli denetime geçtiği dönemde yaşanan ilişki, hareketin içine karışır.

O ocak sabahı Nadide, Deniz'in tespih tanesini kavrayan parmaklarını uzun uzun izledi. Sonra tespihi yavaşça çekti; Deniz bırakmadı. Nadide gülerek bir tane daha bıraktı ve torunu iki taneyi birden tutuncaya kadar bekledi.

Açılış sahnesi

Bir ocak sabahı, Karşıyaka'daki apartmanın üçüncü katında iki kapı da açık. Kalorifer yanıyor, iki ailenin anneleri kahve içmek için Hülya'nın salonunda buluşmuş.

Halının üstünde beş aylık Deniz yüzüstü yatıyor. Babaannesi Nadide yanına oturmuş, elinde tespihi. Deniz başını kaldırıyor, gözleri tespihin taneleri üzerinde. Bir kolunu öne atıyor, olmuyor; yüzü bir an kızarıyor. Sonra bedenini bir yana kaydırıp öbür kolunu uzatıyor ve parmakları tespihin ucuna değiyor. Nadide tespihi bırakmıyor ama biraz yaklaştırıyor. Deniz tanelerden birini kavrıyor ve yüzü bir gülümsemeyle açılıyor.

Salonun öbür ucunda on aylık Ada sehpanın kenarına tutunmuş, ayakta. Bir elini bırakıyor, sallanıyor, öbür elini de bırakıyor ve iki saniye kadar hiçbir yere tutunmadan duruyor. Sonra popo üstü yere oturuyor. Önce şaşırıyor, sonra annesi Selin'e bakıyor. Selin gülünce Ada da gülüyor ve yeniden sehpaya uzanıyor.

Hülya kahvesini bırakıp ikisine bakıyor: "Biri dünyayı elleriyle yakalıyor, öbürü ayaklarının üstünde kendini deniyor."

Bu derste ne olacak

Bu derste Bodynamic'in kökündeki alana, psikomotor gelişime bakacağız. Bir bebeğin uzanmak, tutmak, itmek, bırakmak ve doğrulmak gibi hareketlerinin aynı zamanda dünyayla ve insanlarla kurduğu ilişkinin ilk biçimleri olduğunu göreceğiz. Bu hareketlerin genel gelişim bilgisiyle nasıl örtüştüğünü ve Bodynamic'in onları nasıl okuduğunu da konuşacağız. Ada, Deniz ve aileleri, tıpkı kreş çalışanı, dede ve genç baba gibi, bu ders için yazılmış kurgusal kişiler.

Sıfır noktası

Henüz konuşmayı bilmeyen birinin yabancı bir ülkeye gittiğini düşün. Pazarda bir meyve istiyor ama kelimeleri bilmiyor. Eliyle meyveyi gösteriyor: bu bir istektir. Satıcı yanlış meyveyi uzattığında başını sallayıp elini geri itiyor: bu bir hayırdır. Doğru meyveyi aldığında sıkıca tutuyor, parayı uzatıp bırakıyor. Tek kelime söylemeden istemiş, reddetmiş, sahiplenmiş ve vermiştir.

Bir bebek dünyaya bu yolcu gibi gelir. Kelimeleri yoktur ama bir bedeni vardır ve beden bir dil gibi kullanılır. Uzanmak istemektir, itmek reddetmektir, tutmak sahiplenmektir, bırakmak vermektir. Bodynamic'in psikomotor gelişime bu kadar önem vermesinin nedeni bu: ilişkinin ilk kelimeleri hareketlerdir.

Mekanizma

Hareket bir ilişki biçimidir

Deniz tespihe uzandığında yalnız bir nesneyi yakalamaya çalışmıyor. Babaannesinin elindeki bir şeye uzanıyor; uzanışı babaannesine yöneliyor ve babaannesinin cevabıyla tamamlanıyor. Nadide tespihi biraz yaklaştırdığında uzanış bir karşılık buluyor. Tespihi elinden çekseydi ya da hiç fark etmeseydi, aynı hareket başka bir deneyime dönüşecekti.

Bodynamic'in bakışında bebeğin hareketi hep bir ilişkinin içinde gerçekleşir. Kurumun ego işlevlerini anlatan sayfası, kişiler arası temasın örüntülerini tarif ederken tam olarak bu kelimeleri kullanır: yakınlaşmak ve uzaklaşmak, uzanmak, tutmak, itmek ve bırakmak. İtmek orada açıkça hayır demekle ilişkilendirilir. Yani yetişkinlikte bir insanın başkalarıyla nasıl temas kurduğuna dair bir beceri, bedenin bebeklikte öğrendiği hareketlerle aynı adları taşır.

Kreşteki bebeğin itişi bir "hayır" idi ve o hayır duyulduğunda bebek rahatladı. Bodynamic'in diliyle söylersek, itme hareketi bir karşılık buldu.

Dört temel hareket

Bu derste ileride sık sık karşımıza çıkacak dört hareketi birlikte tanıyalım. Uzanmak bir yöneliştir: bir şeye, bir insana doğru gitmek ve istemek. Tutmak sahiplenmektir: ulaşılan şeyi kendine ait kılmak. İtmek bir sınırdır: bir şeyi uzakta tutmak, hayır demek. Bırakmak bir vazgeçiştir ama sağlıklı bir vazgeçiş: elindekini vermek, bir şeyin gitmesine izin vermek.

Ada'nın sehpanın başındaki iki saniyesi bu hareketlerin bir bileşimiydi. Sehpaya tutunmak, sonra bırakmak ve kendi ayakları üzerinde durmayı denemek. Düştüğünde annesine bakması ise bir başka şeyi gösteriyordu: yeni bir hareket denendiğinde bebek ilişkiyi kontrol eder. Annesi gülünce deneme güvenli bir şeye dönüştü ve Ada yeniden uzandı.

Bu dört hareket yetişkinlikte de kaybolmaz, yalnız biçim değiştirir. Bir arkadaşa elini uzatmak, bir teklifi kibarca geri çevirmek, sevdiğin bir eşyayı saklamak ya da bir ilişkinin bitmesine izin vermek, bebekliğin hareketlerinin büyümüş hâlleridir. Bodynamic'in iddiası da tam buradadır: bir yetişkinin bu hareketleri ne kadar rahat yapabildiği, onları ilk öğrendiği yıllarda nasıl karşılandığıyla bağlantılı olabilir.

Kaba motor adımlar

Bodynamic'in bu hareketlere yüklediği anlamı bir kenara koyalım ve genel gelişim bilgisine bakalım. Dünya Sağlık Örgütü'nün beş ülkede yürüttüğü motor gelişim çalışması altı büyük motor kilometre taşını izledi: desteksiz oturmak, yardımla ayakta durmak, el ve dizler üzerinde emeklemek, yardımla yürümek, tek başına ayakta durmak ve tek başına yürümek.

Çalışmanın iki bulgusu bu ders için özellikle önemli. Çocukların büyük çoğunluğu, yaklaşık onda dokuzu, bu kilometre taşlarından beşini aynı sırayla geçti. Ama her birinin zamanı geniş bir pencereye yayılıyordu ve çocukların küçük bir kısmı emekleme evresini hiç göstermeden ayağa kalktı. Sıra büyük ölçüde ortak, hız ise kişiye özgü.

İstemli denetim ve iz

Genel gelişim bilgisi bize hareketlerin hangi sırayla ve hangi geniş aralıklarda ortaya çıktığını söylüyor. Bodynamic bunun üstüne bir varsayım ekler. Daha önce de değindiğimiz bu varsayıma göre her kas, çocuk onu belli bir dönemde istemli olarak kullanmayı öğrendiğinde bir iz alır.

Deniz'in tespihe uzanışını yeniden düşünelim. İlk denemede kolu tam istediği yere gitmedi; ikinci denemede bedenini kaydırarak ulaştı. Bu, bir hareketin istemli denetime geçme sürecinin küçük bir resmi. Bodynamic'e göre bu sürecin içinde yaşanan ilişki, yani uzanışın karşılık bulup bulmaması, hareketin kendisine karışır. Kurum bunu bir hipotez olarak sunar; hangi hareketin hangi döneme denk geldiği ise yüz yüze eğitimin konusu.

Görmek ve anlatmak

Bu ders bir bebeğe bakmanın yeni bir yolunu açıyor ama bu yolun bir tuzağı da var. Bir bebeğin hareketine bakıp onun hakkında bir hikâye kurmak çok kolay. Kreşteki Dilek ilk haftalarda kaşığı iten bebeğe "yaramaz" demişti. Bodynamic'in sözlüğünü yeni öğrenen biri de aynı hareket için "bu bebek sınır koymayı öğreniyor" diyebilir. İkinci cümle birincisinden daha şefkatli ama ikisi de bir yorum.

Bir bebeği izlerken önce yalnız gördüğünü anlatmak, yorumu sonraya bırakmak gerekir: bebek kaşığı eliyle itti ve başını çevirdi. Yorum ancak tekrar eden gözlemlerden ve ilişkinin kendisinden doğar. Gözlem ile yorum arasındaki farkı Bölüm Bir'in son dersi ayrıca ele alıyor.

Kaynaklardan okuma

Yaygın yanlışlar

Yaygın yanlış"Bebeğin hareketleri yalnız motor beceridir, psikolojiyle ilgisi yoktur."
Doğrusu

Bodynamic'e göre bebeğin hareketi hep bir ilişkinin içinde gerçekleşir. Uzanmak bir istek, itmek bir hayırdır ve bu hareketlerin karşılık bulup bulmaması bebeğin deneyimini biçimlendirir.

Yaygın yanlış"Emeklemeden yürüyen bebek geride kalmıştır ya da ileride sorun yaşayacaktır."
Doğrusu

Dünya Sağlık Örgütü'nün çalışmasında sağlıklı çocukların bir kısmı emekleme evresini hiç göstermedi. Mert'in kızı gibi çocuklar sağlıklı çeşitliliğin içindedir.

Yaygın yanlış"Bodynamic'i öğrenince bir bebeğe bakıp ne yaşadığını anlayabilirim."
Doğrusu

Bir hareketin üstüne hemen bir anlam kurmak çekicidir, ama çoğu zaman bakanın kendi beklentisini taşır. Önce görülen anlatılır, yorum ancak tekrar eden gözlemlerden ve ilişkinin kendisinden doğar.

Kendin dene

Aklında kalsın

Bodynamic'in kökü psikomotor gelişimdedir. Bir bebeğin hareketleri aynı zamanda dünyayla ve insanlarla kurduğu ilişkinin ilk biçimleridir.

Uzanmak istemek, tutmak sahiplenmek, itmek hayır demek, bırakmak vermektir. Bodynamic kişiler arası temas örüntülerini tarif ederken bu hareketlerin adlarını kullanır.

Genel gelişim bilgisine göre büyük motor adımlar büyük ölçüde ortak bir sırayla ama geniş ve kişisel pencerelerle ortaya çıkar. Bodynamic bunun üstüne kendi hipotezini ekler: hareketin istemli denetime geçtiği dönemde yaşanan ilişki, hareketin içine karışır.

O ocak sabahı Nadide, Deniz'in tespih tanesini kavrayan parmaklarını uzun uzun izledi. Sonra tespihi yavaşça çekti; Deniz bırakmadı. Nadide gülerek bir tane daha bıraktı ve torunu iki taneyi birden tutuncaya kadar bekledi.

Sınıfta

Hareketin gelişimdeki yeri Bodynamic eğitiminde yalnız kuram olarak kalmaz. Kurumun uygulayıcı programı, üçüncü yılında bir psikomotor anatomi sınavı içeriyor; katılımcının hareket ile gelişim arasındaki bağı bedenin kendisi üzerinden bilmesi bekleniyor. Bu bilginin ayrıntısı, hangi hareketin hangi dönemde kazanıldığı ve bunun bir yetişkin bedeninde nasıl okunduğu, yüz yüze ve uzun soluklu bir çalışmanın ürünü. Bir bebeğin uzanışında ilişkiyi görmeye bugün başlayabilirsin; o uzanışın bir yetişkin bedenindeki izini okumak ise eğitimin yıllarına yayılan bir öğrenme.

Sonraki derse köprü

Bu dersin sonunda bir uyarıya değindik: bir hareketi görmek ile onun hakkında bir hikâye kurmak ayrı şeylerdir. Gelecek derste bedeni okumak ile bedeni yargılamak arasındaki çizgiyi çiziyoruz. Gözlem nedir, yorum nedir ve bir insanın bedeni hakkında izin almadan konuşmak neden bir sınır ihlalidir?

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.