İçeriğe geç

0.5

Bu akademi nasıl okunur

Kendine uygun okuma yolunu seçer ve akademide öğrenilenle yalnız sınıfta öğrenilen arasındaki çizgiyi kendi sözleriyle söyler.

Bodynamic Akademisi — Bölüm 0, Kapı · 1.601 kelime · ≈ 7 dk okuma · 11 dk dinleme

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Bu akademi bir tutam bir tutam okunmak için yazıldı. Brantbjerg'in alıştırmalar için önerdiği doz ilkesi okumaya da uyar: güçlü bir ders sonrası durmak, bir dersin gözüyle bir hafta yaşamak, hızlı okumaktan çok daha fazlasını öğretir.

Burada Bodynamic'in ne gördüğünü ve neden öyle gördüğünü öğreneceksin. Nasıl çalışıldığı yüz yüze eğitimde, dokunarak, gözlenerek ve süpervizyon altında öğrenilir. Her dersin sonundaki "Sınıfta" bölümü o yolun tabelasıdır.

Üç okuma yolundan birini seçebilir, iki çocuğun büyüyüşünü izleyebilir ve son bölümde yöntemin kanıt durumunu açıkça okuyabilirsin.

Oya o hafta Selim'e bir kez daha baktı ve bu sefer bir şey söylemedi. Akşam yalnız şunu sordu: "Bugün nasıldı?" Selim uzun uzun anlattı. Oya ilk kez bu bilginin onu insanlara daha yakın getirebileceğini hissetti.

Açılış sahnesi

Oya, Eskişehir'de bir ortaokulda rehber öğretmen. Bir pazar gecesi Bodynamic üzerine ilk dersleri arka arkaya okuyor ve yatmadan önce kafasında yeni bir gözlük takılı gibi hissediyor. Kasılan omuzlar, vazgeçmiş kollar, onur ve bağ arasında sıkışan insanlar.

Pazartesi sabahı kahvaltıda eşi Selim çayını içerken Oya ona bakıyor. Selim'in omuzları kalkık, çenesi sıkılı. Oya kendini tutamıyor: "Sen her şeyi tutuyorsun biliyor musun, bu çocukluğundan kalma bir şey." Selim çay bardağını bırakıyor. "Ben sadece uykusuzum," diyor. "Bir de bana bakıp çocukluğumu okuma lütfen."

Oya o gün okulda bir öğrencisinin sırada çöktüğünü görüyor ve aynı cümle diline kadar geliyor. Bu sefer susuyor. Akşam yeniden derslere dönüyor ama başka bir soruyla: Bu bilgiyi nasıl okumalıyım ki beni insanlara daha yakın getirsin, onları etiketleyen birine dönüştürmesin?

Bu derste ne olacak

Bu ders akademinin kullanım kılavuzu. Önce okumanın bir doz meselesi olduğunu konuşacağız. Ardından burada öğrenilenle yalnız yüz yüze eğitimde öğrenilen arasındaki çizgiyi, üç okuma yolunu, iki çocuğun büyüdüğü hikâye omurgasını ve güvenlik çerçevesini anlatacağız. Oya ve Selim kurgusal; akademinin bundan sonraki bütün kişileri de öyle.

Bu akademi eğitim amaçlıdır; tanı, tedavi ya da acil yardım sunmaz. İlerideki kısa alıştırmalar hafiftir ve istediğin an bırakabilirsin. Travma anılarını tek başına canlandırmaya çalışma. Okurken ya da bir alıştırma sırasında yoğun korku, donakalma, gerçekdışılık, kendine zarar verme düşüncesi, göğüs ağrısı ya da nefes darlığı olursa dur ve bir uzmana başvur. Yakın ve ciddi bir tehlike varsa yüz on ikiyi ara.

Sıfır noktası

Yeni bir baharatı ilk kez kullanan bir aşçıyı düşün. Kavanozun kapağını açıyor, kokusu güzel, heyecanlanıyor ve tencereye bir avuç atıyor. Yemek yenmez hâle geliyor. Usta aşçı ise yeni bir baharatı önce bir tutam atar, tadına bakar, bir tutam daha ekler. Baharat ikisinde de aynı; değişen doz.

Yeni bir bakış açısı da baharata benzer. İlk tadında her şeyi o bakışla görmek istersin ve bir avuç birden atarsın. Oya'nın kahvaltı sofrasında yaptığı buydu. Bu derste anlatacağımız ilk şey bu akademiyi bir tutam bir tutam okumanın yolu.

Mekanizma

Okumak da bir dozdur

Bodynamic'in kendi geleneğinde doz kelimesinin özel bir yeri var. Merete Holm Brantbjerg, kaynak odaklı beceri çalışmasını anlatırken bir alıştırmanın kişinin o andaki enerjisine göre ayarlanması gerektiğini yazar. Bir hareket bitkinlik yaratıyorsa küçültülür: aynısını yap ama daha küçük. Gerekirse hareket yalnız hayal etmeye kadar küçülebilir.

Bu ilkeyi okumaya taşımak mümkün. Bir derste anlatılan şey içinde güçlü bir şey uyandırıyorsa, bir sonraki derse geçmeden önce durabilirsin. Dersleri arka arkaya okumak bir yarış sayılmaz. Bir ders okuyup bir hafta o dersin gözüyle yaşamak, on dersi bir gecede bitirmekten çok daha fazla şey öğretebilir.

Bazı dersler de okurken beklenmedik bir şey uyandırabilir. Bir çocukluk sahnesi kendi çocukluğundan bir anıyı çağırabilir, bir yetişkinin hikâyesi sana fazla tanıdık gelebilir. Bu, okumanın bir işe yaradığının işareti olabilir; ama tek başına taşınması gereken bir yük olmak zorunda değil. Böyle bir anda ekranı kapatmak, bir süre başka bir işle uğraşmak, güvendiğin biriyle konuşmak ya da bir sonraki dersi birkaç gün ertelemek tamamen yerinde seçimlerdir. Uyanan şey ağır ve kalıcıysa, bunu bir uzmanla konuşmak bu akademiyi okumanın bir parçası sayılır.

Ne, neden ve nasıl

Bu akademinin en önemli çizgisi şu: burada Bodynamic'in neyi gördüğünü ve neden öyle gördüğünü öğreneceksin. Nasıl çalıştığını ise yüz yüze eğitim öğretir.

Bu çizgi bir eksik bırakma taktiği sayılmamalı. Bodynamic'in nasılı dokunmaya, gözleme ve süpervizyona dayanır. Bir kasın vazgeçmiş mi, tutuyor mu olduğunu ayırt etmek eğitimli bir el ister. Bir insanın gelişim örüntüsünü okumak zaman, izin ve deneyimli bir göz ister. Bunları bir metinden öğrenmeye çalışmak, Oya'nın kahvaltı sofrasındaki hatasının büyük bir sürümünü üretir.

Bu yüzden akademide bazı şeyleri bilerek bulamayacaksın. Hangi kasın hangi gelişim temasıyla ilişkilendirildiği yazmıyor. Kendi kendine yapılacak bir beden haritası testi de, sana birkaç soruyla bir yapı adı veren bir sınav da yok. Bir insanı birkaç cevaptan bir kutuya koymak, bu yöntemin insana bakışıyla bağdaşmaz. Şok travma ile çalışmanın yolları yok. Bunların her biri, ilgili dersin sonunda yüz yüze eğitimde nasıl çalışıldığıyla birlikte adıyla anılıyor.

Her dersin bir de "Sınıfta" adlı son bölümü var. O bölüm sana o dersin konusunun eğitimde nasıl ele alındığını anlatır. Bir reklam olarak değil, bir yol tabelası olarak okumanı isteriz.

Üç yol

Akademideki dersler herkes için aynı, ama herkes aynı sırayla ve aynı vurguyla okumak zorunda değil. Giriş sayfasında üç yol bulacaksın.

İlk yol kendini ve ilişkilerini anlamak isteyen okur için. Bu yolda gelişim dönemlerinin hikâye dersleri, kısa tadım alıştırmaları ve ilişkiler bölümü öne çıkar. İkinci yol terapistler, psikolojik danışmanlar ve psikoloji öğrencileri için; bütün dersleri kanıt bölümüyle birlikte kapsar. Üçüncü yol yoga eğitmeni, fizyoterapist, dansçı ve beden eğitimcisi gibi bedenle çalışanlar için; ego işlevleri ve karakter yapıları burada ağırlık kazanır. Üç yol da aynı yerde biter: sınıfa girmeyi anlatan son derste.

İki çocuk

Akademinin ikinci bölümünden itibaren iki kurgusal çocukla tanışacaksın: Ada ile Deniz. İzmir'de aynı apartmanda, karşı kapılarda, birkaç ay arayla doğuyorlar. Gebelikten on iki yaşa kadar büyümelerini izleyeceğiz.

İki çocuk bilerek seçildi. Aynı türden olaylar ikisinin de hayatına giriyor ama ikisinde farklı izler bırakıyor. Mizaç, zamanlama, ilişki ve şans her seferinde işin içinde. Böylece Bodynamic'in gelişim kuramını bir kader cümlesi gibi okumayacaksın. "Bu olay şu sonucu doğurur" yerine "bu olay şu yollardan birini kolaylaştırabilir" diye okumayı öğreneceksin. Ada ile Deniz'in yetişkin hâllerini hiç görmeyeceğiz; bir çocukluk sahnesinden bir yetişkine çizgi çekmek tam da kaçınmak istediğimiz şey.

Laboratuvardaki Ada'nın odası aynı ilkeyle çalışır. Bir an seçersin, yetişkinin bir cevabını seçersin, çocuğun bedeninin gidebileceği üç yeri görürsün ve ardından öteki çocuğun aynı anı başka yaşadığını okursun.

Kanıt nerede konuşulur

Bu akademi Bodynamic'i içeriden ve sevgiyle anlatır. Aynı zamanda onu olduğundan büyük de göstermez. Derslerde kuram "Bodynamic'e göre" diye anlatılır ve her derste kaynaklar adıyla verilir. Yöntemin bilimsel durumu ise son bölümde açıkça ele alınır: ne biliniyor, ne yalnız klinik gözleme dayanıyor, ne henüz sınanmadı. Kendi kaynaklarını dikkatle okuyan bir yöntemi sevmek, onu körü körüne sevmekten daha sağlam bir sevgidir.

Kaynaklardan okuma

Yaygın yanlışlar

Yaygın yanlış"Dersleri bitirdiğimde Bodynamic biliyor olacağım."
Doğrusu

Dersleri bitirdiğinde Bodynamic'in neyi neden gördüğünü bileceksin. Bir bedende nasıl çalışıldığını bilmek için eğitim, süpervizyon ve kişinin kendi süreci gerekir.

Yaygın yanlış"Öğrendiklerimi çevremdeki insanlara hemen uygulamalıyım."
Doğrusu

Oya'nın kahvaltı sofrası bunun nasıl ters gidebileceğini gösteriyor. Bir insanın bedeninden izinsiz bir hikâye çıkarmak, o insanı görmek yerine ona bir etiket yapıştırmaktır.

Yaygın yanlış"Bir yöntemin kanıt durumunu sorgulamak ona saygısızlıktır."
Doğrusu

Bir yöntemi ciddiye almak, onun neyi gösterebildiğini ve neyi henüz gösteremediğini bilmeyi de içerir. Bu akademinin son bölümü tam bunun için var.

Kendin dene

Aklında kalsın

Bu akademi bir tutam bir tutam okunmak için yazıldı. Brantbjerg'in alıştırmalar için önerdiği doz ilkesi okumaya da uyar: güçlü bir ders sonrası durmak, bir dersin gözüyle bir hafta yaşamak, hızlı okumaktan çok daha fazlasını öğretir.

Burada Bodynamic'in ne gördüğünü ve neden öyle gördüğünü öğreneceksin. Nasıl çalışıldığı yüz yüze eğitimde, dokunarak, gözlenerek ve süpervizyon altında öğrenilir. Her dersin sonundaki "Sınıfta" bölümü o yolun tabelasıdır.

Üç okuma yolundan birini seçebilir, iki çocuğun büyüyüşünü izleyebilir ve son bölümde yöntemin kanıt durumunu açıkça okuyabilirsin.

Oya o hafta Selim'e bir kez daha baktı ve bu sefer bir şey söylemedi. Akşam yalnız şunu sordu: "Bugün nasıldı?" Selim uzun uzun anlattı. Oya ilk kez bu bilginin onu insanlara daha yakın getirebileceğini hissetti.

Sınıfta

Yüz yüze eğitimin bir metinle yer değiştiremeyeceğini en açık gösteren şey belki de eğitimin içindeki saatler. Bodynamic International'ın ilerleme sayfasına göre temel eğitimin içinde kırk beş saat terapi ve otuz yedi saat süpervizyon yer alıyor. Yani katılımcı yalnız öğrenmiyor, öğrendiğini kendi üzerinde yaşıyor ve bir başkasının gözü önünde deniyor. Bu akademi sana bu yolun haritasını veriyor; yolu yürümek ise sınıfta, bir eğitmenle ve bir grupla birlikte olur. Akademinin giriş sayfasından eğitim sayfasına ulaşabilirsin.

Sonraki derse köprü

Kapı bölümü burada bitiyor. Bir sonraki bölümde Bodynamic'in temel sözlüğünü kurmaya başlayacağız ve ilk dersin sorusuna geri döneceğiz. Kasın iki cevabı neydi, az yanıt ile aşırı yanıt arasındaki fark nasıl görülür ve Bodynamic bu iki cevabı neden bir yelpazenin iki ucu gibi düşünür?

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.