Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Beden odaklı alandaki kavramların bir kısmı gözle görülebilen bir şeyi, bir kısmı yararlı bir çalışma ilkesini, bir kısmı da belirli bir okulun sözlüğünü anlatır. Üçü aynı ağırlıkta sayılmaz.
Topraklanma herkesi sakinleştirmez; içe dönerek yapıldığında bazı kişilerde kopukluğu artırabilir. Oryantasyon dışarıya bakmayı kullanır ve çoğu zaman daha güvenli bir başlangıçtır.
Kaynak oluşturma ters tepebilir: güvenli bir anı aramak kaybı hatırlatabilir. Titrasyon bir doz yasası olmaz, bir çalışma ilkesidir; pendülasyon ise tek bir okulun terimidir.
Çifte dikkat bir kriz aracı olmaz. Pencere benzetmesi de bir tanı testi sayılmaz; "aralığının dışındasın" demek bir yorumdur.
Burcu'nun atölyede yaşadığı şey onun bir kusuru olmadı. Gözleri kapattıran bir topraklanma ve geçmişe dönen bir kaynak arayışı, selde evini kaybetmiş biri için yanlış yoldan seçilmişti. Gözleri açık, bugüne bakan küçük bir alıştırma aynı hafta sonunu çok farklı kılabilirdi.
Açılış sahnesi
Burcu, Rize'de küçük bir kreş işletiyor. Üç yaz önce bir gece sağanak yağdı ve dere taştı. Burcu'nun çocukluğunun geçtiği ev, annesinin bahçesiyle birlikte su altında kaldı. Kimse ölmedi; ama o evden geriye çamurlu birkaç fotoğraf kaldı. Artık yağmurun çatıya vuran sesi Burcu'nun gecesini bölüyor.
Bir arkadaşı onu Trabzon'da hafta sonu yapılan bir "travma ve beden" atölyesine götürüyor. Eğitmen konuşmaya şöyle başlıyor: "Burada titrasyon yapacağız, çünkü sinir sistemi ancak küçük dozlarda işleyebilir." Salondaki herkes başını sallıyor. Burcu da sallıyor; cümle mantıklı ve bilimsel duruyor.
Sonra eğitmen herkesten gözlerini kapatmasını, "topraklanmasını" ve "güvenli bir yer" düşünmesini istiyor. Burcu gözlerini kapatıyor ve aklına gelen ilk güvenli yer, annesinin bahçesi oluyor. O bahçe artık yok. Burcu'nun göğsü sıkışıyor ve salon bir anda uzaklaşıyor.
Burcu kurgusal bir karakter. Bu derste onun o salonda duyduğu kavramları tek tek açacağız ve neden kendisine iyi gelmediklerini anlamaya çalışacağız.
Bu derste ne olacak
Beden odaklı çalışmalarda en sık duyulan beş kavram var: topraklanma, oryantasyon, kaynak oluşturma, titrasyon ve çifte dikkat. Her birinin ne olduğunu gündelik dille anlatacağız. Ama bir soruyu da her birinin yanına koyacağız: bu, gözle görülebilen bir şeyi mi anlatıyor, yararlı bir çalışma ilkesini mi, yoksa belirli bir okulun kendi sözlüğündeki bir terimi mi? Dersin sonunda da serinin ilk bedensel uygulamasını, güvenli bir çerçevede, birlikte deneyeceğiz.
Bu site eğitim amaçlıdır; tanı, kişiye özel tedavi veya acil yardım sunmaz. Travma anılarını tek başınıza canlandırmaya, yoğun nefes çalışmalarıyla değişmiş bilinç hâli oluşturmaya ya da kontrolsüz biçimde titreme başlatmaya çalışmayın. Uygulama sırasında yoğun korku, donakalma, gerçekdışılık, kendine zarar verme düşüncesi, göğüs ağrısı, bayılma, nöbet veya nefes alamama gelişirse uygulamayı bırakın ve uygun profesyonel yardım alın. Yakın ve ciddi tehlike varsa Türkiye'de yüz on iki Acil Çağrı Merkezi aranmalıdır.
Sıfır noktası
Bir mutfakta iki farklı cümle duyabilirsin. İlki şu: "Yağ ısınmadan eti koyarsan et suyunu salar ve kızarmaz." Bu, hangi mutfakta olursan ol geçerli bir olgu; ısının ve suyun davranışıyla ilgili. Öbürü şu: "Önce mirepoix hazırlarız." Bu da doğru bir cümle, ama başka türden. Mirepoix, Fransız mutfağının soğan, havuç ve kereviz karışımına verdiği ad. Yararlı bir kısayol; ama sebzelerin doğası hakkında bir yasa olmaz.
Şimdi ikisini karıştıran birini düşün: "Sebzeler mirepoix hâlinde daha iyi pişer." Cümle teknik duruyor, ama bir mutfağın kendi sözcüğünü bir doğa yasası gibi sunuyor.
Beden odaklı alanda bu karışıklık sık yaşanıyor. Bazı kavramlar gözle görülebilen bir şeyi anlatıyor. Bazıları klinikte işe yarayan bir çalışma ilkesi. Bazıları ise belirli bir okulun kendi sözlüğü. Üçü de değerli olabilir; ama aynı ağırlıkta değiller. Atölyedeki cümle de tam olarak bunu yaptı: bir çalışma tercihini, "sinir sistemi ancak şu kadar işleyebilir" diye bir fizyoloji yasası gibi sundu.
Mekanizma
Topraklanma ve oryantasyon: dışarıya bakmak
Burcu'nun atölyede yaşadığı şey önemli bir ayrıntıyı gösteriyor: topraklanma herkesi sakinleştirmez. Eğitmen onu gözleri kapalı, içeriye dönerek yaptırdı. Altıncı derste bedenin bilgi yollarını ayırmıştık; içe dönmek iç sinyal yolunu yükler, dışarıya bakmak ise dış dünya bilgisini kullanır. Burcu gibi, içindeki her sinyalin alarm çaldığı biri için içe dönmek bazen kopukluğu artırabilir.
Dördüncü derste kopukluk yaşayan kişilerde önce dışarıya bakıldığını söylemiştik. Oryantasyon bunun teknik karşılığı: gözler açık, odadaki köşeler, renkler, sesler. Aynı hafta sonu Burcu'ya bu kez gözleri açık, pencereden dışarıdaki çınarı, duvardaki saati ve yerdeki halıyı fark etmesi önerilseydi, çok farklı bir deneyim yaşayabilirdi. Asıl soru "topraklanma yapalım mı?" olmuyor; "hangi yoldan ve ne kadar?" oluyor. Bir uyarı daha: oryantasyonun "sinir sistemini sıfırladığı" iddiası doğrulanmış bir şey olmaz.
Kaynak oluşturma: güvenli olanı bulmak
Fikir güzel: zor bir şeye yaklaşmadan önce tutunacak bir yer bulmak. Ama Burcu'nun hikâyesi bu kavramın da bir sınırı olduğunu gösteriyor. "Güvenli bir yer düşün" talimatı, onun aklına kaybettiği bahçeyi getirdi. Güvenli bir anıyı aramak, o anının kaybını da gün yüzüne çıkarabilir. Olumlu imgeleme herkese güvenli gelmez.
Bu yüzden iyi bir uygulayıcı kaynağı bir ödev gibi dayatmaz. Kaynak bir anı olmak zorunda kalmaz; bugün elinin altında olan bir şey de olabilir: kreşteki çocukların sesi, sabah demlediği çay, cebindeki pürüzsüz bir taş. Burcu için geçmişteki bahçeden çok, bugünkü küçük ve taşınabilir şeyler daha güvenli bir başlangıç olabilir.
Titrasyon: azar azar yaklaşmak
Atölyedeki cümleye dönelim. "Zor olana azar azar yaklaşalım" demek savunulabilir ve klinikte yaygın, yararlı bir ilke. Ama "sinir sistemi ancak küçük dozlarda işleyebilir" demek başka bir iddia: ölçülmüş bir doz yasası varmış gibi konuşmak. Böyle bir yasa gösterilmedi. İlkeyi savunmak için bir yasa uydurmaya da gerek yok; ilke kendi başına yeterince makul.
Bu terimin bir kardeşi var: zor olan ile iyi gelen arasında dikkati gidip getirmek. Buna pendülasyon deniyor ve bu, Somatic Experiencing adlı okulun kendi terimi. Kullanılabilir; ama "bedeniniz böyle çalışır" diye evrensel bir yasa olarak anlatılamaz.
Çifte dikkat: bir ayak anıda, bir ayak odada
Fikir sezgisel olarak kolay anlaşılır: bir ayağın anıda, öbür ayağın odada. Zor bir şeye tamamen dalmadan ona bakabilmek. Ama bu kavram internette çoğu zaman tam tersi biçimde sunuluyor: en yoğun anda kullanılacak bir kurtarıcı teknik gibi.
Gerçekte çifte dikkat bir kriz aracı olmaz. Burcu atölyede salonun uzaklaştığını hissettiği anda, zaten şimdiki anla bağını büyük ölçüde kaybetmişti. O anda ondan "iki yerde birden durmasını" istemek işe yaramazdı. Kriz anında yapılacak şey daha basit: gözleri açmak, dışarıya bakmak, kısa tutmak ve seçim hakkı tanımak. Çifte dikkat, yoğunluk taşınabilir düzeydeyken işe yarar.
En çok kullanılan benzetme
Bu alanda neredeyse herkesin kullandığı bir benzetme var: bir aralığın içinde kalmak, dışına çıkmak, geri dönmek. İnsanın düşünebildiği, hissedebildiği ve başkalarıyla bağ kurabildiği bir aralık.
Benzetme kullanışlı ama bir sınırı var. Tanı koyan bir test olmaz ve beyinde kesin sınırları olan bir bölgeyi anlatmaz. Sorun, benzetmenin ölçülebilir bir şeymiş gibi kullanılmasıyla başlıyor. Atölyede eğitmen Burcu'ya "şu an aralığının dışındasın" dese, bu cümle bir gözlem gibi söylenir ama aslında bir yorumdur. "Şu an ne fark ediyorsun?" diye sormak çok daha fazla bilgi verir.
Kaynaklardan okuma
Benzetmenin nereden geldiğini bilmek, onu doğru kullanmaya yardım ediyor. Bir psikiyatristin gelişim ve ilişki üzerine yazdığı bir kitapta, karmaşık bir fikri anlaşılır kılmak için kurulmuş bir imge. Ölçüm aracı olarak tasarlanmadı. Bugün çok yaygın kullanılması, onu bir teste dönüştürmez.
Bu iki kaynağı yan yana koyunca dürüst bir tablo çıkıyor. Bu dersteki kavramların çoğu klinikte yaygın ve pek çok kişi onları yararlı buluyor. Bir kısmı tek bir okulun sözlüğünden geliyor ve o okulun kanıtı henüz kılavuz önerisi için yeterli sayılmıyor. İkisi aynı anda doğru. Bu kavramları "beden odaklı çalışmanın temelleri" diye sunmak, bir okulun sözlüğünü bütün alana genellemek olur.
Usta katmanı
Bu dersteki kavramların üç grupta toplandığını görmek işe yarar. Oryantasyon gözle görülebilir bir hareket: baş döner, gözler bir nesneye bakar. Topraklanma, titrasyon ve kaynak oluşturma yararlı çalışma ilkeleri; ne yapılmak istendiğini anlatıyorlar. Pendülasyon ise belirli bir okulun terimi. Bir eğitimde bu kelimeleri duyduğunda, o eğitimin hangi geleneğe dayandığını da öğrenmiş olursun.
Tekniğin adı ile yaptığı iş sık sık karışıyor. Bir kişi "topraklanamıyorum" dediğinde sorun hedefte olmayabilir, kullanılan yolda olabilir. İçe dönen bir yöntem yerine dışarıya bakan bir yöntem denenebilir.
Bu kavramların hiçbiri tek başına bir tedavi sayılmaz. Hepsi bir çerçevenin içinde, bir hedefe bağlı olarak kullanılan araçlar. Tek başlarına geçici bir rahatlama sağlayabilirler; o rahatlamayı tedavi sanmak bu alandaki en sessiz yanılgılardan biri.
Yaygın hatalar
Yaygın yanlış"Topraklanma herkesi sakinleştirir."
Çoğu insanda gerçekten işe yarar. Ama gözler kapalı, içe dönerek yapıldığında bazı kişilerde kopukluğu artırabilir. Doğru soru "hangi yoldan ve ne kadar?" olmalı.
Yaygın yanlış"Titrasyon, sinir sisteminin kaldırabileceği dozun adıdır."
Kelime teknik duruyor ve bir ölçüm çağrıştırıyor. Titrasyon bir doz ölçüsü sayılmaz; zor olana azar azar yaklaşmayı öneren bir çalışma ilkesidir.
Yaygın yanlış"Şu an aralığının dışındasın."
Bu cümle bir gözlem gibi söylenir ama bir yorumdur. Pencere benzetmesi tanı koyan bir test olmaz. Kişiye ne fark ettiğini sormak daha çok bilgi verir.
Uygulama
Bu ders serinin ilk bedensel uygulamasını içeriyor ve bu bilinçli bir sıralama. Önceki derslerde sınırı, güvenliği ve izni konuştuk; uygulama ancak bu çerçeveden sonra geliyor. Seçilen alıştırma en hafif olanı ve içeriye değil, dışarıya bakmaya dayanıyor. Aşağıdaki uyarı metni, her bedensel alıştırmada olduğu gibi burada da değişmeden duruyor.
İsterseniz deneyin; gözlerinizi kapatmak zorunda değilsiniz. Rahatsızlık belirgin biçimde artarsa durun, odadaki güncel nesnelere bakın ve destek alın. Flashback, dissosiyasyon, bayılma, nöbet, ciddi kardiyak veya solunumsal hastalık ya da yüksek kendine zarar riski varsa kendi kendine uygulama yerine profesyonel değerlendirme daha uygundur.
Kilit özet
Beden odaklı alandaki kavramların bir kısmı gözle görülebilen bir şeyi, bir kısmı yararlı bir çalışma ilkesini, bir kısmı da belirli bir okulun sözlüğünü anlatır. Üçü aynı ağırlıkta sayılmaz.
Topraklanma herkesi sakinleştirmez; içe dönerek yapıldığında bazı kişilerde kopukluğu artırabilir. Oryantasyon dışarıya bakmayı kullanır ve çoğu zaman daha güvenli bir başlangıçtır.
Kaynak oluşturma ters tepebilir: güvenli bir anı aramak kaybı hatırlatabilir. Titrasyon bir doz yasası olmaz, bir çalışma ilkesidir; pendülasyon ise tek bir okulun terimidir.
Çifte dikkat bir kriz aracı olmaz. Pencere benzetmesi de bir tanı testi sayılmaz; "aralığının dışındasın" demek bir yorumdur.
Burcu'nun atölyede yaşadığı şey onun bir kusuru olmadı. Gözleri kapattıran bir topraklanma ve geçmişe dönen bir kaynak arayışı, selde evini kaybetmiş biri için yanlış yoldan seçilmişti. Gözleri açık, bugüne bakan küçük bir alıştırma aynı hafta sonunu çok farklı kılabilirdi.
Sonraki derse köprü
Atölyeden sonra Burcu, arkadaşına içini döküyor: "Benimki konuşarak geçmez. Bedende." Bu cümle çok yaygın ve içinde gizli bir varsayım taşıyor: kılavuzların önerdiği tedavilerin yalnızca konuşmaktan ibaret olduğu.
Sonraki derste en güçlü kanıta sahip üç travma tedavisinin içine bakacağız: uzun süreli maruz bırakma, bilişsel işlemleme terapisi ve göz hareketleriyle çalışan yöntem. Bedenin bu tedavilerin neresinde durduğunu ve "sadece konuşma terapisi" tanımının neden eksik kaldığını göreceğiz.