İçeriğe geç

Modül 12 · Yol C — Yöntem kütüphanesi

Somatic Experiencing ve Sensorimotor Psychotherapy

1.838 kelime · yaklaşık 9 dakika okuma · 12 dakika seslendirme · 4 kaynak

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Somatic Experiencing, Levine'in hayvan gözleminden doğan kuramına dayanıyor: tehlike anında yarım kalan savunma hareketi bedende iz bırakır ve güvenli, küçük adımlarla tamamlanabilir.

Sensorimotor Psychotherapy duruşu, hareketi ve duyumu düşünceler ve ilişkilerle birlikte çalışıyor; duyum, duygu ve düşünceyi birbirinden ayırmak bu yöntemin temel işlerinden biri.

İki yöntem de kanıt düzeyi C'de duruyor: umut veren ama küçük çalışmalar var, kılavuzlar öneri yapacak kadar kanıt görmüyor. Sırada bekleyen bir grupla yapılan karşılaştırma ilgi, umut ve zamanın etkisini ayıramıyor.

Ayrıntılı ve ikna edici bir kuram ile sınanmış bir yöntem iki ayrı şeydir; menü yemeğin tadını söylemez.

Selin bu yöntemlerden birini seçebilir ve bundan fayda görebilir. Seçmeden önce sorabileceği üç soru var: bu yöntemin kanıtı ne kadar güçlü, sen hangi eğitimi aldın ve bana kanıtı daha güçlü seçeneklerden de söz eder misin?

Açılış sahnesi

Selin, Eskişehir'de bir eczanede çalışıyor. Akşam yedi sularında kapının zili çalıyor ve Selin'in omuzları kendiliğinden kulaklarına doğru kalkıyor. Elleri tezgâhın kenarını kavrıyor, nefesi bir an duruyor. İçeri giren yaşlı bir teyze, reçetesini uzatıyor.

İki yıl önce bir akşam, aynı kapıdan giren bir adam onu bıçakla tehdit etmişti. Kimse yaralanmadı, adam kasadaki parayı alıp gitti. Selin bunu defalarca anlattı; polise, ailesine, bir psikoloğa. Ne olduğunu, neden olduğunu, artık geçtiğini biliyor. Ama zil her çaldığında bedeni başka bir şey söylüyor.

"Kafam biliyor," diyor bir arkadaşına, "bedenim bilmiyor."

Arkadaşı ona bir kitap öneriyor. Kitapta vahşi hayvanların tehlikeden sonra nasıl titreyip silkindiği anlatılıyor ve Selin okurken ilk kez kendisini anlatan bir dil bulduğunu hissediyor. Selin kurgusal bir karakter, ama bu cümleyi, "kafam biliyor, bedenim bilmiyor" cümlesini travma yaşamış pek çok insan kendi sözleriyle kuruyor.

Bu derste ne olacak

Bu derste Selin'in merak ettiği iki yöntemi içeriden izleyeceğiz: Somatic Experiencing ve Sensorimotor Psychotherapy. İkisinin de adı İngilizce, çünkü Türkçede yerleşmiş bir karşılıkları yok; birincisine bedensel deneyimleme, ikincisine duyu ve hareket odaklı psikoterapi diyebiliriz.

Önce her iki yöntemin seans odasına gireceğiz ve orada ne olduğunu göreceğiz. Sonra en zor soruyu soracağız: bu yöntemlerin işe yaradığını nereden biliyoruz? Dersin sonunda Selin'in bir terapist seçerken sorabileceği soruları elinde tutuyor olacaksın.

Bu site eğitim amaçlıdır; tanı, kişiye özel tedavi veya acil yardım sunmaz. Travma anılarını tek başınıza canlandırmaya, yoğun nefes çalışmalarıyla değişmiş bilinç hâli oluşturmaya ya da kontrolsüz biçimde titreme başlatmaya çalışmayın. Uygulama sırasında yoğun korku, donakalma, gerçekdışılık, kendine zarar verme düşüncesi, göğüs ağrısı, bayılma, nöbet veya nefes alamama gelişirse uygulamayı bırakın ve uygun profesyonel yardım alın. Yakın ve ciddi tehlike varsa Türkiye'de yüz on iki Acil Çağrı Merkezi aranmalıdır.

Sıfır noktası

Çoğu insan terapiyi konuşmak olarak düşünür. Karşında biri oturur ve sorar: ne oldu, o an ne düşündün, şimdi ne hissediyorsun? Bu sorular çok işe yarar ve travmada en güçlü kanıta sahip tedaviler de büyük ölçüde konuşarak ilerler.

Beden odaklı terapiler aynı odaya bir soru daha getirir: bunu anlatırken şu an bedeninde ne oluyor? Omuzların, nefesin, ellerin, midenin ne yaptığı da konuşmanın bir parçası olur. Selin'in zil çaldığında kalkan omuzları, bu yaklaşımda üzerinde durulacak ilk şeydir.

Buradaki fikir basit: korku yalnızca bir düşünce olarak yaşanmaz, bedende de yaşanır. Kalp hızlanır, kaslar gerilir, beden kaçmaya ya da korunmaya hazırlanır. Bu dersteki iki yöntem, bu bedensel tepkiye doğrudan ve yavaşça yaklaşmayı öneriyor.

Mekanizma

Ceylanın titremesi

Somatic Experiencing'i Amerikalı psikolog Peter Levine geliştirdi. Yöntemin çıkış hikâyesi bir hayvan gözlemi. Bir çita bir ceylanı kovalıyor, ceylan yere düşüyor ve kıpırtısız kalıyor; ölü taklidi yapar gibi donakalıyor. Çita bir anlığına uzaklaşırsa ceylan kalkıyor, birkaç dakika boyunca titriyor, silkiniyor ve sonra hiçbir şey olmamış gibi sürüsüne dönüyor.

Levine'in sorusu şuydu: vahşi hayvanlar hayati tehlikeyi bu kadar sık yaşadığı hâlde neden insanlar gibi yıllarca süren izler taşımıyor gibi görünüyor? Önerdiği cevap, yöntemin temelini oluşturuyor. Tehlike anında beden bir savunma başlatır; kaçmak, itmek, korunmak. Bu hareket yarıda kalırsa, Levine'e göre bedenin içinde bitmemiş bir hazırlık olarak durmaya devam eder.

Bu bir açıklama önerisi; Levine hayvanlarda gördüğü bir şeyden insanlar için bir kuram kurdu. Kuramın ne kadar doğru olduğunu ayrıca soracağız. Önce bu kuramın bir seans odasında neye dönüştüğüne bakalım.

Selin bir Somatic Experiencing seansında

Uygulayıcı Selin'den o akşamı baştan sona anlatmasını istemiyor. Bunun yerine önce odaya bakmasını öneriyor: pencereyi, masadaki bitkiyi, duvarın rengini. Sonra ona iyi gelen bir şeyi soruyor. Selin annesinin bahçesini söylüyor, incir ağacının gölgesini. Bu yöntemde buna kaynak deniyor: zor bir şeye yaklaşmadan önce elinin altında tutacağın güvenli bir yer.

Ardından uygulayıcı olaya çok küçük bir adımla yaklaşıyor. "Kapı zilini sadece düşün," diyor, "bedeninde ne fark ediyorsun?" Selin omuzlarının kalktığını, ellerinin soğuduğunu söylüyor. Uygulayıcı onu burada bekletmiyor: "Şimdi bahçeye dön. İncirin gölgesinde bedenin nasıl?"

Seans bu gidip gelmelerle ilerliyor. Zor olana azıcık yaklaşmaya titrasyon, zor olan ile iyi gelen arasında dikkati taşımaya pendülasyon deniyor. Onuncu derste bu terimleri tanımıştık; burada ait oldukları yeri görüyoruz.

Bir noktada Selin'in elleri hafifçe öne doğru kıpırdıyor. Uygulayıcı bunu fark ediyor ve soruyor: "Ellerin ne yapmak istiyor?" Selin bir an düşünüyor, sonra "itmek" diyor. Uygulayıcı bir yastık uzatıyor ve Selin yavaşça, istediği kadar, yastığı itiyor. Ardından kolları hafifçe titriyor ve nefesi derinleşiyor. Levine'in kuramına göre burada yarım kalmış bir hareket tamamlanıyor.

Selin bir Sensorimotor Psychotherapy seansında

Sensorimotor Psychotherapy'yi Pat Ogden geliştirdi. Ogden bedeni konuşmanın yerine koymuyor, konuşmanın yanına koyuyor: duruş, hareket ve duyum, düşünceler ve ilişkilerle birlikte ele alınıyor.

Bu kez Selin eczanedeki müşterilerden söz ederken uygulayıcı bir şey fark ediyor. "Bunu anlatırken omuzların öne kapanıyor. Sen de fark ettin mi?" Selin fark etmemiş. Uygulayıcı küçük bir deney öneriyor: "İstersen omuzlarını azıcık aç. Ne oluyor?"

Selin denediğinde hoşuna gitmiyor. "Açıkta kalmış gibiyim," diyor, "korunmasız." Uygulayıcı bu cümleyi üç parçaya ayırmasına yardım ediyor. Göğsünde bir sıkışma var; bu bir duyum. Korku var; bu bir duygu. "Yine olacak" diye bir düşünce var. Üçü ayrı ayrı görülünce Selin'e daha az ezici geliyor.

Sonraki seanslarda uygulayıcı Selin'e sınır çalışması öneriyor. Kendisi odanın öbür ucundan yavaşça yürüyor, Selin istediği an elini kaldırıp "dur" diyor. İlk denemede Selin çok geç diyor. Birkaç denemeden sonra eli daha erken kalkıyor.

Uygulayıcının sakin, ne yapacağı belli olan tavrı bu çalışmanın bir parçası. Amaç Selin'in bedenini onun yerine yatıştırmak değil, Selin'in kendi dur deme gücünü hissetmesi.

İki oda arasındaki fark

İki yöntem çoğu zaman aynı şey sanılıyor. Aralarındaki fark, seans odalarında gördüğümüz gibi. Somatic Experiencing bedendeki alarmın yükselip inişini ve yarım kalmış savunma hareketlerini izliyor; olayın hikâyesini anlatmak şart olmuyor. Sensorimotor Psychotherapy ise duruşu ve hareketi, kişinin düşünceleri, ilişkileri ve geçmiş anılarıyla birlikte çalışıyor.

Bir konuda ikisi aynı yerde duruyor: dokunma zorunlu değil. Uygulayıcı dokunmak isterse önce nedenini söyleyip izin istemeli ve Selin her an hayır diyebilmeli.

Kaynaklardan okuma

Bir restoranın menüsü çok güzel yazılmış olabilir: her yemeğin nereden geldiği, nasıl piştiği, hangi baharatla tatlandığı tek tek anlatılır. Yine de yemeğin güzel olup olmadığını menü söylemez, ancak tadan söyler. Bir yöntemin kuramı da menüye benzer; ne kadar ayrıntılı ve ikna edici olursa olsun, işe yarayıp yaramadığını ancak araştırma gösterir.

Bu kitap güçlü bir hikâye ve tutarlı bir kuram sunuyor, pek çok okura kendi deneyimi için bir dil verdi. Ama bir kitap, kuramı sınayan bir deney yerine geçmez. Selin'in okurken hissettiği "bu benim" duygusu gerçek bir şeydir; bir açıklamanın doğru olduğunu ise başka yoldan öğreniriz.

Bu iyi bir haber ve ciddiye alınmalı. Ama tasarımda bir boşluk var: sırada bekleyen grup hiçbir şey almadı. Tedavi alan grup ise on beş hafta boyunca her hafta biriyle buluştu, dinlendi, umutlandı. Farkın ne kadarının yöntemin kendisinden, ne kadarının ilgi, umut ve zamanın geçmesinden geldiğini bu tasarım ayıramıyor. Bekleme listesi karşılaştırması bu yüzden ilk adım sayılır, son söz sayılmaz.

Sensorimotor Psychotherapy için elimizde daha da az şey var: karmaşık travma yaşamış kadınlarla yapılmış küçük ön çalışmalar. Bunlar yöntemin uygulanabildiğini ve insanların devam ettiğini gösteriyor, ama işe yarayıp yaramadığını söylemek için daha büyük çalışmalar gerekiyor.

Bu sitede her yöntemin yanında bir harf durur. İki yöntem de aynı harfi taşıyor: kanıt düzeyi C. Anlamı şu: araştırma var ama az ve küçük, yöntemin kimde ne kadar işe yaradığı henüz belli değil. C, "işe yaramıyor" demek değil; "yeterince sınanmadı" demek. Aynı nedenle "zararsız" demek de değil, çünkü az sınanan bir yöntemin olası yan etkileri de az biliniyor.

Usta katmanı

Bu iki yöntemde kullanılan tekniklerin çoğu yalnızca onlara ait değil. Odaya bakmak, zor olana azar azar yaklaşmak, duyguyu düşünceden ayırmak başka terapilerde de var. Bir parçanın işe yaraması, o parçayı içeren bütün paketin kanıtlandığını göstermez.

Kanıt düzeyi ile uygulayıcının niteliği de ayrı sorular. C düzeyinde bir yöntem kullanan biri çok özenli bir klinisyen olabilir; güçlü kanıtlı bir yöntem kullanan biri özensiz olabilir. Selin'in bakacağı şeyler ruhsat, travma eğitimi, risk değerlendirmesi yapıp yapmadığı ve gerektiğinde onu başka bir uzmana yönlendirmeye hazır olup olmadığı.

Bir yöntemin kanıtının zayıf olduğunu söylemek, o yöntemden fayda görmüş insanları küçümsemek anlamına gelmez. Tersine, onlara kendi seçimlerini daha bilerek yapma imkânı verir. Kanıtı bilen biri, yine aynı yöntemi seçebilir; yalnızca neyi seçtiğini bilerek seçer.

Yaygın hatalar

Yaygın yanlış"Titredim, demek ki travma bedenimden çıktı."
Doğrusu

Titreme gerçekten olabilir ve ardından rahatlama gelebilir. Ama insan soğuktan, yorgunluktan, heyecandan, ateşten de titrer. Rahatlama güzel bir şeydir; travma anısının silindiğini ya da bedenin kalıcı olarak sıfırlandığını göstermez.

Yaygın yanlış"Bu kadar ayrıntılı anlatılan bir yöntem yanlış olamaz."
Doğrusu

Tutarlı bir kuram iyi bir başlangıçtır, çünkü tutarsız bir kuram zaten ayakta kalmaz. Ancak tutarlılık menünün güzelliği gibidir. Yemeğin tadı ayrı ölçülür.

Yaygın yanlış"Omuzlarım kapanıyor, demek ki geçmişimde bir şey oldu."
Doğrusu

Duruş yaşadıklarımızdan etkilenir, bu doğru. Ama bir duruştan, bir titremeden ya da bir ağrıdan geçmişte belirli bir olayın yaşandığını çıkarmak bu işaretlerin taşıyamayacağı bir yük. Bir uygulayıcı bunu yapıyorsa, bu bir kırmızı bayraktır. Anı telkinle şekillenebilir ve bedenden geriye doğru okunan bir "olay" gerçek bir zarara dönüşebilir.

Uygulama

Bu derste bedensel bir uygulama yok. Bu yöntemler bir uygulayıcıyla birlikte yapılır; kitaptan ya da videodan tek başına denenmez.

Kilit özet

Somatic Experiencing, Levine'in hayvan gözleminden doğan kuramına dayanıyor: tehlike anında yarım kalan savunma hareketi bedende iz bırakır ve güvenli, küçük adımlarla tamamlanabilir.

Sensorimotor Psychotherapy duruşu, hareketi ve duyumu düşünceler ve ilişkilerle birlikte çalışıyor; duyum, duygu ve düşünceyi birbirinden ayırmak bu yöntemin temel işlerinden biri.

İki yöntem de kanıt düzeyi C'de duruyor: umut veren ama küçük çalışmalar var, kılavuzlar öneri yapacak kadar kanıt görmüyor. Sırada bekleyen bir grupla yapılan karşılaştırma ilgi, umut ve zamanın etkisini ayıramıyor.

Ayrıntılı ve ikna edici bir kuram ile sınanmış bir yöntem iki ayrı şeydir; menü yemeğin tadını söylemez.

Selin bu yöntemlerden birini seçebilir ve bundan fayda görebilir. Seçmeden önce sorabileceği üç soru var: bu yöntemin kanıtı ne kadar güçlü, sen hangi eğitimi aldın ve bana kanıtı daha güçlü seçeneklerden de söz eder misin?

Sonraki derse köprü

Bu derste iki yöntemin bedene yakından baktığını gördük. Sonraki derste daha da yakından bakan iki yaklaşım var: Bodynamic ve NARM. Bunlardan biri kasları tek tek yoklayıp ayrıntılı bir beden haritası çıkarıyor.

Böyle bir harita sana çocukluğun hakkında kesin bir cümle kurduğunda ne yapmalısın? Bir ölçümün çok ince olması ile doğru olması arasındaki farkı orada konuşacağız.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.