Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Dokunmada izin yükü yer değiştirir: konuşurken izin veren tarafsın, sorulmadan dokunulduğunda itiraz etmek zorunda kalan taraf. Bu yüzden dokunma hiçbir zaman sürpriz olmamalı ve dokunmasız bir seçenek her zaman bulunmalı.
Masaj ve dokunma içeren beden çalışmaları destekleyici olabilir; travma sonrası stres bozukluğunu tedavi ettikleri gösterilmedi. Dokunma sırasında söylenen yorumlar ayrıca dikkat ister.
Titremek birçok durumda görülür ve travmanın bedenden çıktığını göstermez. Yoğun titreme uygulamaları kendi kendine denenmez.
Bir paketin bütün olarak işe yaraması, en özgün parçasının işe yaradığını göstermez. Büyük bir etki, zayıf bir karşılaştırmadan ya da küçük çalışmalardan da doğabilir.
Ebru o gün gerçekten bir şey yaşadı: gevşedi, ağladı, rahatladı. Bunların hiçbiri sahte olmadı. Ama "sırtında çocukluğundan kalma bir şey var" cümlesi Ebru'ya ait olmadı; uygulayıcıya aitti. Ebru'nun kendi hikâyesini kendisinin anlatabileceği bir yere ihtiyacı vardı.
Açılış sahnesi
Ebru, Gizem'in kuzeni. İstanbul'da grafik tasarımcı, otuz altı yaşında. Hafta sonu nefes kampına tek başına gidiyor. İkinci gün programda "titreme ile travma boşaltma" seansı var: herkes yere uzanıyor, dizlerini kaldırıyor ve bacaklarının kendiliğinden titremesini bekliyor. Ebru'nun bacakları gerçekten titriyor. Eğitmen "işte, travman çıkıyor" diyor.
Öğleden sonra masaj masasına uzanıyor. Masaj iyi geliyor; sırtındaki gerginlik çözülüyor, gözleri kapanıyor. Uygulayıcı bir noktada duruyor ve şöyle diyor: "Burası çok kilitli. Burada eski bir şey tutuluyor. Bu genellikle çocuklukla ilgili olur." Ebru bir şey söylemiyor. Birkaç dakika sonra hıçkırıklarla ağlamaya başlıyor.
Akşam kuzenini arıyor: "Sanırım bir şey çözüldü. Ama tuhaf hissediyorum." Ebru kurgusal bir karakter. Bu derste o gün yaşadığı üç şeyi, titremeyi, masajı ve masajda duyduğu cümleyi, birbirinden ayırmaya çalışacağız.
Bu derste ne olacak
Önce dokunmanın konuşmadan neden farklı olduğunu ve iznin dokunma sırasında nasıl başka bir yük kazandığını konuşacağız. Sonra masajın gerçekten neye iyi gelebileceğine ve neyi göstermediğine bakacağız. Ardından titreme egzersizlerine ve belirli noktalara parmakla vurulan yöntemlere geçeceğiz. En sonda da büyük bir etkinin neden her zaman güçlü bir kanıt olmadığını göreceğiz.
Bu site eğitim amaçlıdır; tanı, kişiye özel tedavi veya acil yardım sunmaz. Travma anılarını tek başınıza canlandırmaya, yoğun nefes çalışmalarıyla değişmiş bilinç hâli oluşturmaya ya da kontrolsüz biçimde titreme başlatmaya çalışmayın. Uygulama sırasında yoğun korku, donakalma, gerçekdışılık, kendine zarar verme düşüncesi, göğüs ağrısı, bayılma, nöbet veya nefes alamama gelişirse uygulamayı bırakın ve uygun profesyonel yardım alın. Yakın ve ciddi tehlike varsa Türkiye'de yüz on iki Acil Çağrı Merkezi aranmalıdır.
Sıfır noktası
Bir arkadaşın sana "seni biraz sonra kucaklayabilir miyim?" diye soruyor. Hayır demek kolay: sadece bir kelime ve kimse incinmiyor. Şimdi aynı arkadaşın sormadan seni kucakladığını düşün. Hoşuna gitmediyse ne yaparsın? Geri çekilmen, kolunu itmen, "bırak" demen gerekir. Bu çok daha zordur; üstelik karşındakini mahcup etme riskini de alırsın.
İki durumda da aynı şey oluyor, bir kucaklama. Ama izin sorusunun yükü yer değiştiriyor. Önceden sorulduğunda sen izin veren tarafsın. Sorulmadan yapıldığında sen itiraz etmek zorunda kalan tarafsın.
Dokunma içeren her uygulamada bu fark büyür. Masaj masasında yüzüstü yatarken, gözlerin kapalıyken, uygulayıcının elleri sırtındayken itiraz etmek, oturup konuşurken "hayır" demekten çok daha zordur. Ebru'nun masajdaki cümleye hiçbir şey dememesi bu yüzden şaşırtıcı sayılmaz.
Mekanizma
Dokunma neyi değiştirir
Dokunma bazı insanlar için rahatlatıcıdır, bazıları için tehdit edici, bazıları için de "itiraz etmemem gerekir" baskısı yaratan bir deneyim. Üçü de aynı odada, aynı uygulayıcıyla yaşanabilir. Dokuzuncu derste Hülya'nın omzuna sormadan dokunulduğunu ve Hülya'nın donup kaldığını görmüştük.
Sürpriz temas izin yükünü karşı tarafa aktarır ve kişiyi itiraz eden konuma iter. Dokunma kullanılacaksa amacı önceden söylenmeli, izin alınmalı, izin her an geri alınabilmeli, hayır demek ilişkiyi bozmamalı ve dokunmasız bir seçenek de bulunmalı. Mahrem bölgeler, soyunmak, kapalı bir kapı ve uygulayıcı ile kişi arasındaki güç farkı ise ayrıca dikkat isteyen durumlar. "Bizim yöntemimizde dokunma zaten var" cümlesi izin yerine geçmez; bir yöntemin kuralı, o anki kişinin rızasının yerini tutmaz.
Masaj ne yapar, ne yapmaz
Masaj, elle yapılan terapiler ve dokunma içeren beden çalışmaları kasların gevşemesine, bedenin sınırlarını hissetmeye ve genel olarak iyi hissetmeye destek olabilir. Ebru'nun masajda gevşemesi gerçek ve değerli bir şey.
Ama iki şeyi ayırmak gerekiyor. Masajın iyi gelmesi bir gerçek. Masajın travma sonrası stres bozukluğunu tedavi ettiği ise gösterilmedi. İki cümle birlikte durmalı. Bu uygulamalar destekleyici olabilir; tedavinin yerine geçmez.
Ebru'nun masajında asıl sorun masajın kendisi olmadı; uygulayıcının cümlesi oldu. Bir sırt gerginliğinden çocuklukta belirli bir döneme geri okuma yapmak, doğrulanmamış bir çıkarım. Üstelik bu cümle, Ebru bir yabancının elleri altında yatarken, gözleri kapalıyken ve itiraz etmesi en zorken söylendi. Doğrulanmamış bir yorum ile dokunma sırasında söylenmiş olmak bir araya geldiğinde, cümlenin ağırlığı ikiye katlanır.
Kasları elle yoklayarak çıkarılan beden haritaları da aynı soruyu taşır. Böyle bir harita yalnızca bir ölçüm iddiası olarak düşünülmemeli; aynı zamanda bir dokunma uygulaması. Her yoklama için ayrı bir izin, bir gerekçe ve dokunmasız bir seçenek gerekir.
Titremek travmayı boşaltır mı
Ebru'nun bacakları kampta gerçekten titredi. Titreme insanda ve pek çok memelide birçok durumda görülen bir tepkidir: soğuk, kas yorgunluğu, heyecan, korku, bazı ilaçlar, ateş ve bazı nörolojik durumlar titremeye yol açabilir. Dizleri kaldırılmış bir pozisyonda uzun süre durmak, kas yorgunluğuyla bacakları kolayca titretir. Titremek, travmanın bedenden çıktığını göstermez.
Bu uygulamalar bazı insanlara geçici bir rahatlama verebilir. Ama travma tedavisi olarak, uzun dönem yararları ve riskleri konusunda yeterli ve güçlü bir kanıt yok. Yoğun titreme başlatan uygulamalar kendi kendine denenmemeli. Kopukluk yaşayan, panik atak geçiren, nöbet öyküsü olan, hamile olan, kalp sorunu, yeni bir ameliyatı ya da ciddi ağrısı olan biri için önce bir uzmanın, gerekirse bir hekimin değerlendirmesi gerekir.
Vuruşlar mı işe yarıyor, yoksa geri kalanı mı
Kamptan dönünce Ebru internette "duygusal özgürlük tekniği" adıyla, kısaca EFT olarak bilinen bir yöntemi keşfediyor.
Bir videoyu izleyerek deniyor: köprücük kemiğinin altına, göz kenarına, başının tepesine hafifçe vuruyor ve bu sırada kampta yaşadıklarını düşünüp "bu duygu var ama ben kendimi kabul ediyorum" gibi cümleler söylüyor. Biraz rahatlıyor.
Bu yöntem aslında üç şeyi birden yapıyor. Kişi zor bir anıya ya da duyguya yaklaşıyor; bu, kaygı verene azar azar yaklaşmaya benziyor. O anı hakkında yeni cümleler kuruyor; bu, inançlarla çalışmaya benziyor. On birinci derste bu iki parçanın kanıtı güçlü tedavilerin içinde yer aldığını görmüştük. Üçüncü parça ise vuruşların kendisi. Asıl soru şu: rahatlamayı vuruşlar mı sağlıyor, yoksa ilk iki parça mı?
Bu soruyu cevaplamanın yolu, aynı anı ve aynı cümlelerle çalışan ama vuruşları farklı yerlere yapan ya da hiç yapmayan bir grupla karşılaştırmaktır. Bir paketin bütün olarak işe yaraması, içindeki en özgün parçanın, burada vuruşların, işe yaradığını göstermez.
Kaynaklardan okuma
Bu kadar büyük bir fark ilk bakışta çok ikna edici. Ama bu seride öğrendiklerimizle bakınca birkaç soru doğuyor. Karşılaştırılan gruplar ne aldı: hiçbir şey mi, yoksa inandırıcı başka bir uygulama mı? Çalışmalar küçük mü? Olumlu sonuçlar mı öne çıkarıldı? Büyük bir etki, eğer karşılaştırma zayıfsa ya da çalışmalar küçükse, olduğundan büyük görünebilir.
İki kaynağı yan yana okumak bu dersin ana fikrini gösteriyor. Bir yanda büyük bir etki, öbür yanda o etkinin nereden geldiğine dair sorular. Ebru'nun rahatlaması gerçek olabilir; bu rahatlama, zor bir duyguyla yüzleşmekten ve kendine şefkatli cümleler kurmaktan geliyor olabilir. Vuruşların buna ne kattığı ise hâlâ açık bir soru.
Usta katmanı
Büyük bir etki neden her zaman güçlü kanıt olmaz? Birkaç neden var. Bir yöntemi hiçbir şey yapmamakla karşılaştırmak, ilgi ve umudun etkisini ayıramaz. Küçük çalışmalar etkiyi büyütebilir. Birçok sonuçtan yalnızca olumlu olanlar öne çıkarılırsa tablo yanıltıcı olur. Ve çalışmalar birbirinden çok farklıysa ortalama etki tek bir programa uygulanamaz.
Bir de kimin araştırdığı sorusu var. Bir yöntemi geliştiren ya da öğreten kişilerin kendi yöntemlerini test ettiği çalışmalar geçersiz sayılmaz; ama ağırlıkları tartılırken bu bilgi hesaba katılır. Bu soru, dokunma içeren pek çok yöntemin araştırmasında karşımıza çıkıyor.
Dokunma ve titreme içeren uygulamalarda iki risk bir araya gelir: kanıtı sınırlı bir yöntem ve itiraz etmenin zorlaştığı bir beden durumu. Bu yüzden bu uygulamalarda izin, seçenek ve durma hakkı başka her yerden daha önemli.
Yaygın hatalar
Yaygın yanlış"Bacaklarım titredi, demek ki travmam çıktı."
Titreme soğuktan, kas yorgunluğundan, heyecandan, ilaçlardan ya da ateşten de gelir. Titremek, travmanın bedenden çıktığını göstermez.
Yaygın yanlış"Masajda ağladım, demek ki uygulayıcının söylediği doğruydu."
Ağlamak, gevşemenin, yorgunluğun ya da duyulan cümlenin kendisinin bir sonucu olabilir. Bir sırt gerginliğinden çocuklukta belirli bir olay çıkarmak doğrulanmamış bir yorumdur.
Yaygın yanlış"Bizim yöntemimizde dokunma var, ayrıca izin istemeye gerek yok."
Bir yöntemin kuralı, o anki kişinin rızasının yerini tutmaz. Her dokunuş için amaç söylenir, izin istenir ve dokunmasız bir seçenek sunulur.
Uygulama
Bu derste bedensel bir uygulama yok. Titreme ve dokunma içeren uygulamalar kişiye göre değişen riskler taşıdığı için burada bir alıştırma verilmiyor. Kâğıt ve kalemle yapılan iki görev var.
Kilit özet
Dokunmada izin yükü yer değiştirir: konuşurken izin veren tarafsın, sorulmadan dokunulduğunda itiraz etmek zorunda kalan taraf. Bu yüzden dokunma hiçbir zaman sürpriz olmamalı ve dokunmasız bir seçenek her zaman bulunmalı.
Masaj ve dokunma içeren beden çalışmaları destekleyici olabilir; travma sonrası stres bozukluğunu tedavi ettikleri gösterilmedi. Dokunma sırasında söylenen yorumlar ayrıca dikkat ister.
Titremek birçok durumda görülür ve travmanın bedenden çıktığını göstermez. Yoğun titreme uygulamaları kendi kendine denenmez.
Bir paketin bütün olarak işe yaraması, en özgün parçasının işe yaradığını göstermez. Büyük bir etki, zayıf bir karşılaştırmadan ya da küçük çalışmalardan da doğabilir.
Ebru o gün gerçekten bir şey yaşadı: gevşedi, ağladı, rahatladı. Bunların hiçbiri sahte olmadı. Ama "sırtında çocukluğundan kalma bir şey var" cümlesi Ebru'ya ait olmadı; uygulayıcıya aitti. Ebru'nun kendi hikâyesini kendisinin anlatabileceği bir yere ihtiyacı vardı.
Sonraki derse köprü
Ebru birkaç hafta sonra bir psikoloğa gitmeye karar veriyor. İlk görüşmede kendini hazırlıksız hissediyor: psikolog ona ne soracak, o ne anlatacak, ne kadarını anlatmak zorunda?
Sonraki derste tam olarak bu ilk görüşmelere bakacağız: değerlendirmenin nasıl yapıldığına, ölçeklerin ne işe yaradığına, bir vakanın nasıl anlaşıldığına ve ne zaman başka bir uzmana yönlendirme gerektiğine. Ve soru sormanın da tarafsız bir işlem olmadığını, nasıl sorulduğunun her şeyi değiştirebildiğini göreceğiz.