Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- Gözlemevleri, atmosferin bozucu etkisinin ve ışık kirliliğinin az olduğu yüksek, kuru ve şehirlerden uzak dağ tepelerine kurulur.
- Erzurum'da 3170 metre yükseklikteki Doğu Anadolu Gözlemevi dört metre çaplı aynasıyla Türkiye'nin en büyük optik teleskobunu barındırır; Antalya Bakırlıtepe'de 2500 metre yükseklikteki TÜBİTAK Ulusal Gözlemevi ise 1997'den beri hizmet verir.
- Üniversite gözlemevlerinin halka açık geceleri, gökyüzü gözlem etkinlikleri ve ışık kirliliği haritalarının yardımıyla bulunan karanlık yaylalar, amatör gözlemciler için Türkiye'deki başlıca gözlem olanaklarıdır.
Kanca
Erzurum'un Palandöken ilçesinde, deniz seviyesinden üç bin yüz yetmiş metre yükseklikteki Karakaya Tepeleri. Kışın kar metrelerce birikir, hava incedir, gece gökyüzü neredeyse hiç bulut görmez. 2021'in sonlarında bu tepeye, dört metre çaplı dev bir teleskop aynası taşındı.
Erzurum'da Türkiye'nin en büyük teleskobu var. Doğu Anadolu Gözlemevi, ülkenin gökyüzüne açılan en büyük penceresi olmak için kuruldu. Ama Türkiye'de gökyüzünü izlemek için yalnızca dağ tepelerindeki dev gözlemevleri yok; senin de gidebileceğin, gökyüzünün karanlık kaldığı pek çok yer var.
Merkezi soru
Türkiye'nin büyük gözlemevleri nerede ve neden oralara kuruldu, bir amatör gözlemci ise karanlık bir gökyüzünü nerede ve nasıl bulabilir?
Anlatım
Gözlemevleri neden dağ tepelerindedir?
Ders 8.1'de atmosferin çalkantısının teleskopların görüntüsünü bulanıklaştırdığını gördük. Bir gözlemevi için iyi bir yer, bu etkiyi en aza indirir. Yükseklik arttıkça ışığın geçmesi gereken hava katmanı incelir, havadaki nem ve toz azalır. Kuru, bulutsuz ve rüzgârı düzenli esen yüksek dağlar, yıldız ışığını en az bozulmuş hâliyle alır.
Işık kirliliği de önemli bir ölçüttür. Büyük şehirlerin ışıklarından uzak, çevresinde az yerleşim bulunan tepeler, karanlık bir gökyüzü sunar. Bunlara bir de ulaşım, elektrik ve bakım gibi pratik ihtiyaçlar eklenir. Gözlemevi yeri seçimi, yıllar süren ölçümlerle yapılan bir iştir.
Doğu Anadolu Gözlemevi
Doğu Anadolu Gözlemevi, kısaca DAG, Atatürk Üniversitesi bünyesinde Erzurum'da kuruldu. Türkiye Uzay Ajansı'nın açıklamasına göre teleskobun dört metre çaplı aynası 2021'de Türkiye'ye getirildi ve üç bin yüz yetmiş metre yükseklikteki yerine taşındı. Bu yükseklik, onu dünyanın en yüksekte kurulmuş gözlemevlerinden biri yapıyor.
DAG teleskobu, Türkiye'nin en büyük optik teleskobudur ve görünür ışığın yanı sıra kızılötesi gözlemler için de tasarlandı. Kızılötesi ışık, görünür ışığı perdeleyen toz bulutlarının içini gösterir; havadaki su buharı bu ışığı soğurduğu için yüksek ve kuru bir tepe, kızılötesi gözlem için özellikle değerlidir. Teleskop, atmosferin bozucu etkisini anlık olarak düzelten uyarlanır optik bir sistemle donatılacak biçimde planlandı.
Büyük teleskopların devreye girmesi yıllar süren bir süreçtir. Aynanın yerleştirilmesi, ayarların yapılması, bilimsel aletlerin eklenmesi ve deneme gözlemleri birbirini izler. Gözlemevinin hangi aşamada olduğunu, Atatürk Üniversitesi'nin ve Türkiye Uzay Ajansı'nın güncel duyurularından izlemek gerekir.
TÜBİTAK Ulusal Gözlemevi
Türkiye'nin en köklü büyük gözlemevi, TÜBİTAK Ulusal Gözlemevi'dir, kısaca TUG. Antalya'nın Saklıkent bölgesinde, Bakırlıtepe'de, iki bin beş yüz metre yükseklikte bulunur ve 1997'de hizmete girdi. Bu yükseklikte gökyüzü, yılda ortalama iki yüz yirmi gece gözlem yapılabilecek kadar iyidir.
TUG'da birkaç teleskop çalışır. Bunların en büyüğü, bir buçuk metre çaplı aynasıyla Rus ve Türk gökbilimcilerin ortak kullandığı teleskoptur. Gözlemevi, Türkiye'deki üniversitelerden gelen araştırmacılara gözlem zamanı sağlar; ötegezegenlerden değişen yıldızlara kadar pek çok konuda çalışılır.
TUG yalnızca bilim insanları için değildir. 1998'den beri düzenlediği gökyüzü gözlem etkinlikleri, meraklıları teleskopların başına toplar. Bu etkinlikler zamanla farklı şehirlere de yayıldı ve on binlerce kişiye ulaştı.
Üniversite gözlemevleri
Türkiye'nin birçok üniversitesinin kendi gözlemevi vardır. İstanbul, Ankara, İzmir ve Çanakkale gibi şehirlerdeki üniversiteler, uzun yıllardır öğrenci yetiştirmek ve araştırma yapmak için gözlemevleri işletir. Bazıları, belirli günlerde kapılarını meraklılara açar. Yaşadığın şehre en yakın üniversitenin fizik ya da astronomi bölümünün duyurularını takip etmek, gerçek bir teleskopla bakmanın en kolay yollarından biridir.
Karanlık bir gökyüzünü nerede bulursun?
Büyük gözlemevlerine gitmeden de karanlık bir gökyüzü bulabilirsin. Ders 5.9'da öğrendiğin gibi ışık kirliliği, şehirlerden uzaklaştıkça hızla azalır. Türkiye'nin iç ve doğu kesimlerindeki yüksek yaylalar, Toros Dağları'nın yüksek kesimleri ve nüfusun seyrek olduğu kırsal alanlar, çoğu zaman çok karanlık gökyüzleri sunar.
Karanlık bir yer ararken ışık kirliliği haritalarından yararlanabilirsin. Bu haritalar, uydu ölçümlerine dayanarak her yerin gece gökyüzü parlaklığını renklerle gösterir. Haritada koyu renkli bir bölge seç, ulaşımı ve güvenliği düşün, yanına sıcak giysi ve kırmızı ışıklı bir fener al. Gece yaylada sıcaklık gündüzden çok düşer.
Güvenlik her şeyden önce gelir. Karanlık bir yere tek başına gitme, nereye gittiğini birilerine haber ver ve tanımadığın arazide gece yürüme. Gözlemi bir gökbilim kulübüyle ya da arkadaşlarınla birlikte yapmak hem daha güvenli hem de daha keyiflidir.
Aslında…
Yaygın yanlış✗ "Türkiye'de ciddi gökbilim yapılamaz; büyük teleskoplar ve karanlık gökyüzleri yalnızca başka ülkelerde vardır." ✓ Türkiye'de uluslararası çalışmalara katılan gözlemevleri bulunur: Antalya'daki TÜBİTAK Ulusal Gözlemevi 1997'den beri hizmet veriyor, Erzurum'daki Doğu Anadolu Gözlemevi ise dört metrelik teleskobuyla ülkenin en büyük optik teleskobuna sahip.
Ülkenin yüksek yaylaları ve dağları da karanlık gökyüzleri sunar. Yanlış, gökbilim haberlerinde çoğunlukla yabancı gözlemevlerinin adının geçmesinden doğuyor.
Büyük resim
Bir gözlemevi, yalnızca bir teleskop değildir; bir ülkenin bilim insanı yetiştirme, araştırma yapma ve gökyüzü mirasını koruma kararlılığının göstergesidir. Türkiye'nin gözlemevleri, Ders 4.4'te gördüğümüz Semerkant'tan İstanbul'a uzanan köklü bir gözlem geleneğinin bugünkü devamıdır.
Bu gözlemevlerinin gösterdiği bir şey de gökyüzünün ortak bir kaynak olduğudur. Işık kirliliğinden korunan karanlık bir dağ tepesi, hem bilim insanlarının hem de gökyüzüne bakmak isteyen herkesin paylaştığı bir değerdir.
Özet
- Gözlemevleri, atmosferin bozucu etkisinin ve ışık kirliliğinin az olduğu yüksek, kuru ve şehirlerden uzak dağ tepelerine kurulur.
- Erzurum'da 3170 metre yükseklikteki Doğu Anadolu Gözlemevi dört metre çaplı aynasıyla Türkiye'nin en büyük optik teleskobunu barındırır; Antalya Bakırlıtepe'de 2500 metre yükseklikteki TÜBİTAK Ulusal Gözlemevi ise 1997'den beri hizmet verir.
- Üniversite gözlemevlerinin halka açık geceleri, gökyüzü gözlem etkinlikleri ve ışık kirliliği haritalarının yardımıyla bulunan karanlık yaylalar, amatör gözlemciler için Türkiye'deki başlıca gözlem olanaklarıdır.
Görev
Quiz
- Gözlemevleri neden genellikle yüksek dağ tepelerine kurulur?
- Doğu Anadolu Gözlemevi nerededir ve teleskobunun aynası ne büyüklüktedir?
- TÜBİTAK Ulusal Gözlemevi nerededir ve ne zaman hizmete girdi?
- Bir amatör gözlemci Türkiye'de karanlık bir gökyüzü bulmak için neler yapabilir?
- Karanlık bir yere gözlem gezisine çıkarken hangi güvenlik önlemleri alınmalıdır?
Cevaplar
- Çünkü yükseklik arttıkça ışığın geçtiği hava katmanı incelir, nem ve toz azalır ve şehir ışıklarından uzaklaşılır; görüntü daha az bozulur.
- Erzurum'un Palandöken ilçesinde, 3170 metre yükseklikteki Karakaya Tepeleri'nde; aynası dört metre çapındadır.
- Antalya'nın Saklıkent bölgesinde, Bakırlıtepe'de, 2500 metre yükseklikte; 1997'de hizmete girdi.
- Işık kirliliği haritalarıyla şehirlerden uzak, koyu renkli bölgeleri bulabilir, yüksek yaylalara ve kırsal alanlara gidebilir, üniversite gözlemevlerinin ve gökbilim kulüplerinin etkinliklerine katılabilir.
- Tek başına gitmemek, nereye gidildiğini birilerine haber vermek, tanınmayan arazide gece yürümemek, sıcak giysi ve kırmızı ışıklı fener almak.
Kaynaklar
Sonraki derse köprü
Türkiye'nin en yüksek gözlemevleri bile atmosferin altında kalır. Hava, en iyi gecede bile yıldız ışığını biraz bozar ve bazı ışık türlerini hiç geçirmez. Gökbilimcilerin bu engelden tamamen kurtulmak için bulduğu çözüm, teleskobu Dünya'nın havasının dışına göndermek oldu. Uzaya teleskop göndermek neden bu kadar değerli?