Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- Sıradan bir 10x50 dürbün, Galileo'nun on beş milimetre açıklıklı teleskobundan her merceğiyle on kattan fazla ışık toplar ve dolunayın yarısını gösteren o dar alan yerine birkaç derecelik bir gökyüzü parçası gösterir.
- Dürbünle Ay'ın kraterleri, Jüpiter'in dört büyük uydusu, Arı Kovanı ve Çift Küme gibi yıldız kümeleri ve Samanyolu'nun yıldız bulutları görülebilir.
- Dürbünü bir yere dayamak ya da bir üçayağa bağlamak titremeyi azaltır; her göz için ayrı odak ayarı yapmak ve sönük hedeflere biraz yandan bakmak görüntüyü iyileştirir.
Kanca
Floransa'daki Galileo Müzesi'nde, Galileo'nun kendi elleriyle yaptığı bir teleskop duruyor. Uzun, deri kaplı bir boru. Işığı toplayan açıklığı yalnızca on beş milimetre, büyütmesi yirmi bir kat. Görüş alanı o kadar dar ki dolunayın ancak yarısı bir seferde görülebiliyor.
Galileo'nun teleskobundan daha iyisi belki şu an evinde. Çekmecede duran sıradan bir 10x50 dürbün, her iki merceğiyle Galileo'nun aletinden çok daha fazla ışık toplar ve gökyüzünün çok daha geniş bir parçasını gösterir. Galileo'nun dünyayı değiştiren gözlemlerinin bir kısmını, sen de bu gece yapabilirsin.
Merkezi soru
Sıradan bir dürbünle gökyüzünde neler görülebilir ve dürbünle gözlem yaparken görüntüyü en iyi hâle getirmek için ne yapmak gerekir?
Anlatım
Galileo'nun aleti ile bugünün dürbünü
Galileo'nun müzede korunan teleskobunun on beş milimetrelik açıklığı, bir 10x50 dürbünün elli milimetrelik merceklerinin her birinden çok küçüktür. Açıklığın karesi hesabıyla dürbünün her bir yarısı, Galileo'nun aletinden on kattan fazla ışık toplar. Galileo yirmi bir kat büyütüyordu, dürbün ise on kat büyütür. Ama dürbünün görüş alanı birkaç derecedir; yani yan yana dizilmiş on dolunaydan daha geniş bir gökyüzü parçası. Galileo ise bir seferde dolunayın yalnızca yarısını görebiliyordu.
Dürbünün iki merceği de işe yarar. İki gözle bakmak, beynin iki görüntüyü birleştirmesini sağlar; sönük ayrıntılar daha kolay seçilir, bakmak daha rahattır.
Ay
Dürbünle ilk bakılacak yer Ay'dır. En iyi zaman dolunay değil, Ay'ın hilal ya da yarım olduğu gecelerdir. O zaman aydınlık ile karanlık bölgenin sınırında, gölgeler uzun düşer ve kraterler, dağlar kabartma gibi öne çıkar. Ay'ın koyu, düz bölgeleri olan denizleri ve parlak kraterlerden çıkan ışınları da dürbünle rahatça seçersin.
İnce bir hilal gecesinde, Ay'ın karanlık kısmının da hafifçe aydınlık olduğunu görürsün. Bu soluk ışık, Dünya'dan Ay'a yansıyan Güneş ışığıdır.
Gezegenler
Jüpiter dürbünde küçük, yuvarlak bir disk olarak görünür. Yanında, bir çizgi üzerinde dizilmiş birkaç ışık noktası fark edersin: Ders 4.6'da Galileo'nun keşfettiğini gördüğümüz dört büyük uydu. Birkaç gece art arda bakarsan, bu noktaların yer değiştirdiğini, bazen birinin gezegenin önüne ya da arkasına geçip kaybolduğunu görürsün.
Venüs, Güneş'e yakın ve incecik bir hilal evresindeyken dürbünle hilal biçimi seçilebilir. Venüs'e yalnızca Güneş battıktan sonra ya da doğmadan önce bak; Güneş gökyüzündeyken dürbünü Güneş'in yakınına bile çevirme.
Yıldız kümeleri ve Samanyolu
Dürbün, yıldız kümeleri için mükemmel bir araçtır. Yengeç takımyıldızındaki Arı Kovanı Kümesi, çıplak gözle karanlık bir gecede ancak soluk bir bulut gibi görünür. Galileo, Yıldız Habercisi'nde bu bulutun kırktan fazla küçük yıldızdan oluştuğunu yazdı. Dürbünle sen de onu, bir avuç parlak yıldızdan oluşan bir küme olarak görürsün. Kraliçe ile Kahraman takımyıldızları arasındaki Çift Küme ise dürbünün aynı görüş alanına yan yana sığan iki parlak yıldız öbeğidir.
Karanlık bir gecede dürbünü Samanyolu boyunca yavaşça gezdir. Yaz aylarında Kuğu ve Yay takımyıldızları yönünde, çıplak gözle soluk bir bulut gibi görünen şerit, sayısız yıldıza dağılır. Galileo'nun ilk gördüğü manzara budur.
Daha iyi görmek için
Dürbünü elde tutmak, en sık karşılaşılan sorunu da beraberinde getirir: titreme. On kat büyüten bir dürbünde elinin en küçük sarsıntısı, yıldızları dans ettirir. Dirseklerini bir duvara, bir arabanın tavanına ya da bir çitin üstüne dayamak görüntüyü sakinleştirir. Sırtüstü bir şezlonga uzanıp dürbünü göğsüne yaslamak da hem rahat hem de etkilidir. Pek çok dürbün, bir fotoğraf makinesi üçayağına bağlanabilir.
Odak ayarını her göz için ayrı yapmak gerekir. Çoğu dürbünde ortada genel bir odak düğmesi, göz merceklerinden birinde de ayrı bir ayar halkası bulunur. Önce bir gözü kapatıp ortadaki düğmeyle netleştir, sonra öbür gözün halkasını çevirerek o gözü de netleştir.
Sönük bir kümeye ya da galaksiye bakarken, onun tam ortasına değil biraz yanına bakmak işe yarar. Gözün merkezindeki hücreler renkleri iyi görür ama zayıf ışığa daha az duyarlıdır; kenardaki hücreler ise karanlıkta çok daha duyarlıdır. Bakışını hedefin hafifçe yanına kaydırdığında, sönük ayrıntılar birden belirir. Gözlemciler buna yana bakış (averted vision) der.
Aslında…
Yaygın yanlış✗ "Dürbün, yalnızca yakındaki şeyleri görmek için yapılmıştır; gökyüzünde işe yaramaz, bunun için mutlaka teleskop gerekir." ✓ Sıradan bir dürbün, Galileo'nun ilk teleskobundan daha fazla ışık toplar ve çok daha geniş bir alan gösterir; Ay'ın kraterlerini, Jüpiter'in uydularını, yıldız kümelerini ve Samanyolu'nun yıldızlarını ortaya çıkarır.
Yanlış, dürbünü günlük hayatta yalnızca kuş gözlemi ya da spor karşılaşmaları gibi yeryüzündeki uğraşlarla tanımamızdan doğuyor.
Dürbünün gösteremeyeceği şeyler de vardır: Satürn'ün halkası çoğu dürbünde yalnızca gezegenin biraz uzamış bir biçimi olarak seçilir, Mars'ın yüzey ayrıntıları ise görünmez. Bunlar için daha fazla büyütme gerekir.
Büyük resim
Dürbün, gökyüzünü öğrenmenin en doğal köprüsüdür. Çıplak gözle tanıdığın takımyıldızların içinde, gözünün göremediği binlerce yıldızı, kümeleri ve bulutsuları ortaya çıkarır. Geniş görüş alanı sayesinde gökyüzünde kaybolmadan gezinebilirsin.
Galileo'nun dört yüz yılı aşkın süre önce yaptığı gözlemlerin çoğunu, bugün bir çekmecede duran bir dürbünle yeniden yapabilirsin. Gökbilimin en büyük keşiflerinden bazıları, bugün sıradan sayılan aletlerle yapıldı. Merak ve sabır, çoğu zaman aletin büyüklüğünden daha önemlidir.
Özet
- Sıradan bir 10x50 dürbün, Galileo'nun on beş milimetre açıklıklı teleskobundan her merceğiyle on kattan fazla ışık toplar ve dolunayın yarısını gösteren o dar alan yerine birkaç derecelik bir gökyüzü parçası gösterir.
- Dürbünle Ay'ın kraterleri, Jüpiter'in dört büyük uydusu, Arı Kovanı ve Çift Küme gibi yıldız kümeleri ve Samanyolu'nun yıldız bulutları görülebilir.
- Dürbünü bir yere dayamak ya da bir üçayağa bağlamak titremeyi azaltır; her göz için ayrı odak ayarı yapmak ve sönük hedeflere biraz yandan bakmak görüntüyü iyileştirir.
Görev
Quiz
- Galileo'nun müzede korunan teleskobu ile bir 10x50 dürbün arasındaki başlıca farklar nelerdir?
- Ay'a dürbünle bakmak için neden dolunay yerine hilal ya da yarım Ay geceleri daha iyidir?
- Dürbünle Jüpiter'e birkaç gece art arda bakınca ne fark edilir?
- Dürbünde titremeyi azaltmak için neler yapılabilir?
- Yana bakış nedir ve neden işe yarar?
Cevaplar
- Galileo'nun teleskobunun açıklığı on beş milimetre, büyütmesi yirmi bir kat ve görüş alanı dolunayın yarısı kadardır; dürbünün her merceği elli milimetredir, on kattan fazla ışık toplar ve birkaç derecelik çok daha geniş bir alan gösterir.
- Çünkü aydınlık ile karanlık bölgenin sınırında gölgeler uzun düşer ve kraterler ile dağlar kabartma gibi belirginleşir.
- Yanındaki dört uydunun yer değiştirdiği, bazen birinin gezegenin önüne ya da arkasına geçerek kaybolduğu.
- Dirsekleri bir duvara ya da çite dayamak, sırtüstü uzanıp dürbünü göğse yaslamak ya da dürbünü bir üçayağa bağlamak.
- Sönük bir hedefin tam ortasına değil biraz yanına bakmaktır; gözün kenarındaki hücreler zayıf ışığa merkezdekilerden daha duyarlı olduğu için sönük ayrıntılar daha kolay görünür.
Kaynaklar
Sonraki derse köprü
Dürbünle neler görebileceğini öğrendin; bunları en iyi karanlık bir gökyüzünün altında görürsün. Türkiye'de hem karanlık gökyüzü sunan yerler hem de ülkenin en büyük teleskoplarını barındıran gözlemevleri var. Bu gözlemevleri nerede, neden oraya kuruldular ve sen gökyüzünü nerede izleyebilirsin?