Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- Dokuzuncu yüzyıldan itibaren Bağdat'ta başlayan çeviri hareketi, yeni ve hassas gözlemlerle sürdü; El-Battani Güneş yılını bugünkü değere yalnızca iki dakika yakınlıkla ölçtü.
- Uluğ Bey'in 1428'de Semerkant'ta kurmaya başladığı gözlemevinde, Batlamyus'tan bu yana ilk kapsamlı yıldız kataloğu hazırlandı; öğrencisi Ali Kuşçu bu bilgiyi İstanbul'a taşıdı.
- Takiyüddin 1577'de İstanbul'da, Tycho Brahe'ninkiyle aynı düzeyde bir gözlemevi kurdu ve dakika ile saniyeyi gösteren saatler tasarladı; gözlemevi 1580'de siyasi çekişmeler sonucu yıkıldı.
Kanca
1577'de İstanbul'da, Tophane sırtlarında, döneminin en iyi aletleriyle donatılmış bir gözlemevi kuruldu. Burada çalışan gökbilimciler, dakikayı ve saniyeyi gösteren saatlerle gökyüzünü ölçüyordu. Aynı yıllarda Danimarka'da Tycho Brahe (okunuşu "Tiho Brahe") da kendi ünlü gözlemevinde çalışıyordu; iki gözlemevi aynı düzeydeydi.
İstanbul'da 1570'lerde bir gözlemevi kuruldu ve birkaç yıl sonra yıkıldı. 1580'in ocak ayında bina, içindeki aletlerle birlikte tahrip edildi. Bu gözlemevi, Dicle kıyısında başlayıp Orta Asya'yı dolaşarak Boğaz'a varan uzun bir bilim geleneğinin son büyük durağıydı.
Merkezi soru
İslam dünyasının gökbilimcileri gökyüzünü nasıl ölçtü, bu bilgi Semerkant'tan İstanbul'a nasıl taşındı ve bilim tarihine neler kattı?
Anlatım
Çeviriden ölçüme
Dokuzuncu yüzyılda Abbasi halifelerinin başkenti Bağdat, büyük bir bilim merkezine dönüştü. Yunanca, Farsça ve Sanskritçe yazılmış gökbilim ve matematik eserleri Arapçaya çevrildi. Ama bu dönemin gökbilimcileri yalnızca eski bilgiyi korumakla yetinmedi; onu yeni gözlemlerle sınadı ve düzeltti.
Bu gökbilimcilerin en ünlülerinden biri El-Battani'dir (okunuşu "El-Bettânî"). Bugünkü Suriye'de, Rakka ve Antakya'da gözlemler yaptı. Güneş yılının uzunluğunu üç yüz altmış beş gün, beş saat, kırk altı dakika ve yirmi dört saniye olarak ölçtü. Bugün bilinen değerden yalnızca iki dakika kadar kısadır. Dünya ekseninin eğikliğini de yirmi üç derece otuz beş dakika olarak buldu.
El-Battani'nin eserleri yüzyıllar sonra Latinceye çevrildi ve Avrupa'da okundu. Güneş'i merkeze koyan Kopernik de onun ölçümlerinden yararlanan gökbilimciler arasındaydı.
Semerkant'ın bilgin hükümdarı
On beşinci yüzyılın başında, bugünkü Özbekistan'da yer alan Semerkant, Timur'un torunu Uluğ Bey'in yönetimindeydi. Uluğ Bey bir hükümdar olduğu kadar bir bilim insanıydı. 1428'de Semerkant'ta dev bir gözlemevinin inşasını başlattı.
Bu gözlemevinin kalbi, yerin içine oyulmuş, mermerden yapılmış devasa bir yay biçimli ölçüm aletiydi. Aletin büyüklüğü, ölçümleri çok daha hassas yapmayı sağlıyordu. Burada çalışan gökbilimciler, 1437'de yayımlanan ve yaklaşık bin yıldızın konumunu veren bir katalog hazırladı. Tarihçiler O'Connor ve Robertson'a göre bu katalog, Batlamyus'tan bu yana hazırlanan ilk kapsamlı yıldız kataloğuydu ve on yedinci yüzyıla kadar ölçüt olarak kullanıldı.
Uluğ Bey'in hikâyesi acı bir sonla bitti. Siyasi çekişmeler sonunda 1449'da, kendi oğlunun kışkırtmasıyla öldürüldü. Gözlemevi de zamanla terk edildi.
Semerkant'tan İstanbul'a bir köprü
Uluğ Bey'in öğrencilerinden biri, gökbilimci ve matematikçi Ali Kuşçu'ydu. Hocasının ölümünden sonra Semerkant'tan ayrıldı ve uzun bir yolculuğun ardından İstanbul'a geldi. Fatih Sultan Mehmed onun bilgisinden öyle etkilendi ki onu İstanbul'da kalmaya ikna etti ve 1473'te Ayasofya Medresesi'ne hoca olarak atadı.
Ali Kuşçu, Semerkant'ın bilgisini İstanbul'a taşıdı. Rivayete göre İstanbul'un enlemini kırk bir derece on dört dakika olarak ölçtü. Bu, bugünkü değerden yaklaşık yirmi beş kilometrelik bir sapmaya karşılık gelir. Aletlerin o dönemdeki imkânları düşünüldüğünde, bu dikkat çekici bir yakınlıktır.
Takiyüddin ve İstanbul Gözlemevi
Bir yüzyıl sonra, Şam doğumlu gökbilimci Takiyüddin (okunuşu "Takıyyüddin") İstanbul'a geldi. Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi'ne göre, III. Murad'ın izniyle ve Sokullu Mehmed Paşa'nın desteğiyle, 1577'de Tophane sırtlarında bir gözlemevi kurdu.
Takiyüddin'in en ilginç katkılarından biri, gözlem için tasarladığı mekanik saatlerdi. Bu saatler dakikayı ve saniyeyi gösteriyordu. Gökyüzünü ölçerken bir yıldızın ne zaman belli bir noktadan geçtiğini hassas biçimde zamanlamak çok önemliydi; Takiyüddin'in saatleri bu işe hizmet ediyordu.
Ne var ki gözlemevi uzun yaşamadı. Ansiklopediye göre, dönemin şeyhülislamının "gözlemevlerinin bulundukları ülkeleri felakete sürüklediği" yönündeki görüşünü temel alan siyasi çekişmeler sonucunda, gözlemevi 22 Ocak 1580'de aletleriyle birlikte yıkıldı. Tarihçiler, bu kararda dinsel görüşlerin ve saraydaki güç çekişmelerinin payını tartışmaya devam ediyor.
Aslında…
Yaygın yanlış✗ "Orta Çağ'da bilim durmuştu; gökyüzüne dair yeni bilgiler ancak Avrupa'da Kopernik ile başladı." ✓ Dokuzuncu yüzyıldan on altıncı yüzyıla kadar Bağdat'tan Semerkant'a ve İstanbul'a uzanan gökbilimciler, çok hassas ölçümler yaptı; bu ölçümlerin bir kısmını Kopernik de kullandı.
Yanlış, bilim tarihinin yalnızca Avrupa'daki gelişmeler üzerinden anlatılmasından doğuyor.
Bilim, tek bir yerde doğup büyümedi. Babil'in kayıtları Yunan'a, Yunan'ın kitapları Bağdat'a, oradan Semerkant'a ve İstanbul'a, sonra yeniden Avrupa'ya geçti. Her durak, önceki bilgiyi sınayıp düzelterek bir sonrakine aktardı.
Büyük resim
Bu hikâye, bilimin bir bayrak yarışı olduğunu gösterir. Hiçbir kültür gökyüzünü tek başına çözmedi; her biri, bir öncekinin bıraktığı yerden devam etti. El-Battani'nin ölçümleri Kopernik'in masasına, Uluğ Bey'in öğrencisi İstanbul'un medreselerine ulaştı.
Hikâyenin bir de uyarıcı yanı var. Semerkant'ın gözlemevi hükümdarının ölümüyle, İstanbul'unki ise siyasi bir kararla sona erdi. Büyük bilimsel çalışmalar yalnızca parlak insanlara değil, onları koruyan ve destekleyen kurumlara da ihtiyaç duyar. Bu destek çekildiğinde, en iyi aletler bile birkaç yıl içinde yok olabilir.
Özet
- Dokuzuncu yüzyıldan itibaren Bağdat'ta başlayan çeviri hareketi, yeni ve hassas gözlemlerle sürdü; El-Battani Güneş yılını bugünkü değere yalnızca iki dakika yakınlıkla ölçtü.
- Uluğ Bey'in 1428'de Semerkant'ta kurmaya başladığı gözlemevinde, Batlamyus'tan bu yana ilk kapsamlı yıldız kataloğu hazırlandı; öğrencisi Ali Kuşçu bu bilgiyi İstanbul'a taşıdı.
- Takiyüddin 1577'de İstanbul'da, Tycho Brahe'ninkiyle aynı düzeyde bir gözlemevi kurdu ve dakika ile saniyeyi gösteren saatler tasarladı; gözlemevi 1580'de siyasi çekişmeler sonucu yıkıldı.
Görev
Quiz
- El-Battani Güneş yılının uzunluğunu ne kadar hassas ölçtü?
- Uluğ Bey'in Semerkant'taki gözlemevinde hazırlanan kataloğu neden önemlidir?
- Ali Kuşçu, Semerkant ile İstanbul arasında nasıl bir köprü kurdu?
- Takiyüddin'in gözlem için tasarladığı saatlerin özelliği neydi?
- İstanbul Gözlemevi ne zaman ve neden yıkıldı?
Cevaplar
- Üç yüz altmış beş gün, beş saat, kırk altı dakika ve yirmi dört saniye olarak ölçtü; bu, bugünkü değerden yalnızca iki dakika kadar kısadır.
- Batlamyus'tan bu yana hazırlanan ilk kapsamlı yıldız kataloğudur ve on yedinci yüzyıla kadar ölçüt olarak kullanılmıştır.
- Uluğ Bey'in öğrencisiydi; hocasının ölümünden sonra İstanbul'a geldi ve Fatih Sultan Mehmed'in atamasıyla Ayasofya Medresesi'nde ders vererek Semerkant'ın bilgisini İstanbul'a taşıdı.
- Dakikayı ve saniyeyi gösteriyorlardı; bu, gökcisimlerinin geçişlerini hassas biçimde zamanlamaya yarıyordu.
- 22 Ocak 1580'de; dönemin şeyhülislamının görüşünü temel alan siyasi çekişmeler sonucunda aletleriyle birlikte tahrip edildi.
Kaynaklar
Sonraki derse köprü
Bu gökbilimcilerin hepsi, Dünya'nın evrenin merkezinde durduğu ve her şeyin onun çevresinde döndüğü bir modeli kullanıyordu. Ölçümler ne kadar hassaslaşırsa, bu modelin gezegenlerin hareketini açıklamakta zorlandığı da o kadar belirginleşti. Takiyüddin'in gözlemevi kurulmadan otuz dört yıl önce, bir kitap bu merkezi başka bir yere taşıdı. Dünya'yı evrenin merkezinden kim çıkardı?