Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- Güneş kimyasal olarak yanmaz; kömürden yapılmış bir Güneş, bugünkü hızıyla yalnızca birkaç bin yılda tükenirdi.
- Güneş'in enerjisi, merkezinde hidrojen çekirdeklerinin birleşip helyuma dönüştüğü nükleer füzyondan gelir; kaybolan küçük kütle enerjiye dönüşür.
- Güneş çekirdek, ışınım bölgesi, konveksiyon bölgesi, fotosfer, kromosfer ve korona gibi katmanlardan oluşur; çekirdekte üretilen enerji yüzeye yüz binlerce yılda ulaşır.
Kanca
Güneş'in tamamen kömürden yapıldığını düşünelim ve yanında da onu yakacak kadar oksijen olsun. Bu devasa kömür yığını, Güneş'in bugün saçtığı ışığı ne kadar süre üretebilirdi? Hesap basit ve sonucu çarpıcı: yaklaşık beş bin yıl. Yani Mısır piramitleri inşa edilirken yakılmaya başlanan bir kömür Güneş'i, bugün çoktan kül olmuştu.
Oysa Güneş yaklaşık dört buçuk milyar yıldır parlıyor. Demek ki Güneş aslında yanmıyor. Işığı bambaşka bir kaynaktan geliyor.
Merkezi soru
Güneş'in milyarlarca yıldır sönmeden ışık saçmasını sağlayan enerji nereden geliyor, ve Güneş'in içi nasıl bir yapıda?
Anlatım
Ateş değil
Yanma, bir kimyasal tepkimedir. Odun ya da kömür oksijenle birleşir, atomlar yeni moleküller kurar ve bu sırada bir miktar enerji açığa çıkar. Bu enerji gündelik hayat için büyüktür, ama bir yıldızı milyarlarca yıl besleyecek kadar değildir.
Üstelik Güneş'te yanma için gereken oksijen de neredeyse yoktur. NASA'ya göre Güneş, hidrojen ve helyumdan oluşan, sıcak ve parlayan bir gaz küresidir. Yüzeyinde sıcaklık yaklaşık beş bin beş yüz derece, merkezinde ise yaklaşık on beş milyon derecedir.
On dokuzuncu yüzyılın bilim insanları bu soruyla boğuştu. Kimyasal yanmanın yetmediğini biliyorlardı. Güneş'in kendi ağırlığıyla yavaş yavaş büzülerek ısındığını düşündüler; bu hesap Güneş'e birkaç on milyon yıllık bir ömür veriyordu. Ama jeologlar ve biyologlar, Dünya'nın çok daha yaşlı olduğunu gösteren kanıtlar buluyordu. Bir şey eksikti.
Atomların kalbinde
Eksik parça, yirminci yüzyılın başında atom çekirdeğinin keşfiyle geldi. İngiliz gökbilimci Arthur Eddington (okunuşu "Artır Edingtın") 1920'de, yıldızların enerjisini hidrojenin helyuma dönüşmesinden alabileceğini öne sürdü. Bu süreç yanma değil, füzyondur, yani hafif atom çekirdeklerinin birleşerek daha ağır bir çekirdek oluşturmasıdır.
Güneş'in merkezinde sıcaklık ve basınç o kadar yüksektir ki hidrojen çekirdekleri birbirine çarpacak kadar hızlanır ve sonunda kaynaşır. Dört hidrojen çekirdeği, birkaç adımda bir helyum çekirdeğine dönüşür. İşin sırrı şurada: oluşan helyum, onu oluşturan dört hidrojenin toplamından biraz daha hafiftir. Aradaki küçük kütle kaybolmaz, enerjiye dönüşür.
Einstein'ın ünlü eşitliği bunu söyler: enerji, kütle ile ışık hızının karesinin çarpımıdır. Işık hızı çok büyük bir sayı olduğu için, çok küçük bir kütle bile muazzam bir enerji verir. 1939'da fizikçi Hans Bethe (okunuşu "Hans Bete"), bu tepkimelerin adım adım nasıl işlediğini hesapladı ve Güneş'in parlaklığını açıklayabildiğini gösterdi.
Saniyede dört milyon ton
Güneş'in bugün saçtığı enerjiyi üretmek için her saniye yaklaşık dört milyon ton kütlesini enerjiye dönüştürmesi gerekir. Bu, her saniye koca bir tepenin kütlesinin ortadan kalkması demek.
Ama Güneş o kadar büyüktür ki bu kayıp neredeyse fark edilmez. Güneş Sistemi'nin bütün kütlesinin yüzde doksan dokuz virgül sekizi Güneş'tedir. Dört buçuk milyar yıl boyunca bu hızla kütle kaybetmiş olsa bile, kaybettiği miktar toplam kütlesinin on binde üçü kadardır. Güneş'in yakıtı daha milyarlarca yıl yetecek.
Güneş'in katmanları
Güneş'i bir soğan gibi katmanlara ayırabiliriz. En içte, enerjinin üretildiği çekirdek vardır. Onun üstünde ışınım bölgesi bulunur. Burada enerji ışık olarak dışarı doğru ilerler, ama o kadar yoğun bir gazın içinden geçer ki sürekli emilir, yeniden salınır ve yön değiştirir. NASA'nın hesabına göre enerjinin bu bölgeyi aşıp yukarıdaki katmana ulaşması yaklaşık yüz yetmiş bin yıl sürer.
Daha yukarıda konveksiyon bölgesi başlar. Burada gaz, kaynayan bir tencerenin suyu gibi hareket eder: sıcak gaz yükselir, yüzeyde soğur ve yeniden batar. Gördüğümüz parlak yüzeye fotosfer denir, yani "ışık küresi". Onun da üstünde ince bir kromosfer ve Güneş tutulmalarında görünen, çevreye yayılan korona vardır. İşin tuhafı, korona milyonlarca derece sıcaklığa ulaşır; alttaki yüzeyden çok daha sıcaktır ve bunun tam sebebi hâlâ araştırılıyor.
Yani bugün yüzünü ısıtan ışığın enerjisi, insanlar henüz taş aletler kullanırken Güneş'in çekirdeğinde üretildi. O enerji yüz binlerce yıl içeride dolaşıp yüzeye çıktı, oradan da sekiz dakikada sana ulaştı.
Aslında…
Yaygın yanlış✗ "Güneş dev bir ateş topudur; odun ya da kömür gibi yanarak ışık saçar." ✓ Güneş'in enerjisi yanmadan değil, merkezindeki nükleer füzyondan gelir: hidrojen çekirdekleri birleşip helyuma dönüşür ve kaybolan küçük kütle enerjiye dönüşür.
Yanlış, Güneş'in ateş gibi parlak ve sıcak görünmesinden doğuyor; oysa gördüğümüz parlaklık bir yangın değil, çok sıcak gazın ışımasıdır.
Dilin hakkını da verelim. Gündelik dilde "Güneş yakıyor" demek yanlış değildir; Güneş gerçekten yakıcı bir ışık saçar. Yanlış olan, Güneş'in içinde bir şeyin tutuşup yandığını düşünmektir.
Büyük resim
Güneş'in füzyonla parladığını anlamak, yalnızca Güneş'i değil, bütün yıldızları anlamanın anahtarıydı. Gökyüzündeki her yıldız, kendi çekirdeğinde benzer bir süreçle ışık üretiyor. Bu bilgi, yıldızların nasıl doğup nasıl öldüğünü anlamamızın da yolunu açtı.
Bu buluşun Dünya'daki izleri de var. Bilim insanları, Güneş'in yaptığını yeryüzünde kontrollü biçimde yaparak temiz ve bol enerji üretmeye çalışıyor. Güneş'in her gün kolayca yaptığı şeyi bir laboratuvarda sürdürmek ise hâlâ çok zor bir mühendislik sorunu.
Özet
- Güneş kimyasal olarak yanmaz; kömürden yapılmış bir Güneş, bugünkü hızıyla yalnızca birkaç bin yılda tükenirdi.
- Güneş'in enerjisi, merkezinde hidrojen çekirdeklerinin birleşip helyuma dönüştüğü nükleer füzyondan gelir; kaybolan küçük kütle enerjiye dönüşür.
- Güneş çekirdek, ışınım bölgesi, konveksiyon bölgesi, fotosfer, kromosfer ve korona gibi katmanlardan oluşur; çekirdekte üretilen enerji yüzeye yüz binlerce yılda ulaşır.
Görev
Quiz
- Güneş neden kimyasal bir yanmayla ışık saçıyor olamaz?
- Güneş'in enerjisi hangi süreçle üretilir?
- Füzyonda enerji nereden gelir?
- Güneş her saniye yaklaşık ne kadar kütleyi enerjiye çevirir ve bu neden yakıtını hızla tüketmesine yol açmaz?
- Çekirdekte üretilen enerjinin yüzeye ulaşması neden çok uzun sürer?
Cevaplar
- Kimyasal yanma çok az enerji verir; kömürden yapılmış bir Güneş bugünkü hızıyla yalnızca birkaç bin yıl yanabilirdi, oysa Güneş milyarlarca yıldır parlıyor.
- Merkezindeki nükleer füzyonla, yani hidrojen çekirdeklerinin birleşip helyuma dönüşmesiyle.
- Oluşan helyum, onu oluşturan hidrojenlerin toplamından biraz hafiftir; aradaki küçük kütle enerjiye dönüşür.
- Yaklaşık dört milyon ton; Güneş o kadar büyüktür ki dört buçuk milyar yılda kaybettiği kütle, toplam kütlesinin yalnızca on binde üçü kadardır.
- Enerji ışınım bölgesindeki yoğun gazda sürekli emilip yeniden salınır ve yön değiştirir; bu yüzden dışarı çıkması yaklaşık yüz yetmiş bin yıl sürer.
Kaynaklar
Sonraki derse köprü
Güneş'e en yakın gezegen Merkür. Mantığa göre en sıcak gezegen de o olmalı. Ama Güneş Sistemi'nin en sıcak gezegeni, Güneş'e ikinci sırada yakın olan Venüs. Venüs'ü bu kadar ısıtan şey nedir? Kalın bir havanın, ısıyı içeri alıp dışarı bırakmayan bir yorgan gibi davranması mümkün mü?