Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- Uluslararası Uzay İstasyonu, Dünya'nın yaklaşık 400 kilometre üstünde saniyede yaklaşık sekiz kilometre hızla dolanan, beş uzay ajansının ortaklaşa işlettiği ve Kasım 2000'den beri kesintisiz insanlı bir laboratuvardır; astronotlar günde on altı gün doğumu görür.
- Astronotlar suyu neredeyse tamamen geri kazanır, oksijeni sudan üretir, özel paketlerde yemek yer, duvara bağlı tulumlarda uyur ve kas ile kemik kaybını azaltmak için günde en az iki saat egzersiz yapar.
- İstasyon, Dünya'da yapılamayan deneylere imkân verir; NASA'ya göre ortaklar istasyonu 2030'a kadar işletmeyi taahhüt etti ve ardından kontrollü biçimde okyanusa düşürülecek.
Kanca
Sabah uyanıyorsun, pencereden dışarı bakıyorsun ve Güneş doğuyor. Kırk beş dakika sonra batıyor. Kırk beş dakika sonra yeniden doğuyor. NASA'ya göre Uluslararası Uzay İstasyonu'nda yaşayanlar, Dünya'nın çevresinde yaklaşık doksan dakikada bir tur attıkları için, yirmi dört saat içinde Güneş'in on altı kez doğup on altı kez battığına tanık oluyor.
Bu istasyonda insanlar 2000'den beri kesintisiz yaşıyor. Yani bu satırları okuyan pek çok kişi, insanların hep uzayda olduğu bir dünyada doğdu. Yere hiç değmeden, aylarca süren bir hayat nasıl bir şey?
Merkezi soru
Uluslararası Uzay İstasyonu nedir, astronotlar orada nasıl yaşar, nefes alır, içer, yer ve çalışır ve bu istasyon bilime neler kazandırıyor?
Anlatım
Uzayda bir ev
Uluslararası Uzay İstasyonu, Dünya'nın yaklaşık 400 kilometre üstünde dolanan, insan eliyle yapılmış en büyük yapıdır. NASA'ya göre boyu uçtan uca 109 metredir; bir Amerikan futbolu sahasından yalnızca bir adım kısadır. Kütlesi yaklaşık 420 ton, basınçlı iç hacmi ise yaklaşık bin metreküptür.
İstasyon tek bir ülkenin değildir. NASA'ya göre on beş ülkeden beş uzay ajansının ortaklığıyla işletilir: ABD, Rusya, Avrupa, Japonya ve Kanada. Parçaları 1998'den itibaren onlarca roket fırlatmasıyla uzaya taşındı ve yörüngede bir yapboz gibi birleştirildi. NASA'ya göre istasyon Kasım 2000'den beri kesintisiz olarak insanlı.
İstasyon saniyede yaklaşık sekiz kilometre hızla gider. Ders 7.3'teki yörünge fikrine göre bu hız, istasyonun Dünya'ya düşmeden, çevresinde düşerek dolanmasını sağlar. Aynı nedenle içindeki her şey, Ders 7.4'te tanıdığımız mikroçekim ortamında süzülür.
Nefes almak ve su içmek
Uzayda en temel ihtiyaçlar bile mühendislik gerektirir. Havayı üretmek için istasyon, suyu elektrikle hidrojen ve oksijene ayıran bir sistem kullanır; oksijen havaya verilir. Astronotların soluduğu havadaki karbondioksit ise özel sistemlerle temizlenir.
Su, istasyonun en değerli kaynağıdır, çünkü Dünya'dan taşımak çok pahalıdır. Bu yüzden neredeyse hiçbir damla boşa gitmez. Astronotların terleyip nefesle verdiği nem havadan toplanır; idrar bile arıtılıp yeniden içme suyuna dönüştürülür. NASA'ya göre su geri kazanım sistemi, kargo araçlarıyla gönderilmesi gereken su miktarını yüzde altmış beş azaltır.
Yemek, uyku ve temizlik
Uzayda yemek, özel paketlerde gelir. Kurutulmuş yiyeceklere su eklenir, bazı yiyecekler ısıtılır. Ekmek yerine genellikle tortilla gibi yassı ekmekler kullanılır, çünkü kırıntılar havada süzülüp aletlere ya da gözlere kaçabilir. Tuz ve karabiber, havada dağılmasın diye sıvı hâlde verilir.
Uyumak için yatağa gerek yoktur; yukarı ve aşağı diye bir şey olmadığı için astronotlar duvara bağlanmış uyku tulumlarının içinde uyur. Duş yoktur; ıslak havlular ve durulama gerektirmeyen şampuanlar kullanılır. Tuvaletler, suyun yerine havanın emme gücüyle çalışır.
Egzersiz: Kemikleri korumak
Mikroçekimde vücut, kendi ağırlığını taşımak zorunda kalmadığı için kaslar ve kemikler zamanla zayıflar. NASA'ya göre bu kaybı azaltmak için astronotlar günde en az iki saat egzersiz yapar. Koşu bandında kendilerini kemerlerle banda bağlarlar; ağırlık kaldırma aletleri ise ağırlık yerine vakum silindirleriyle direnç yaratır.
Bir bilim laboratuvarı
İstasyon her şeyden önce bir laboratuvardır. Astronotların günleri, dakikası dakikasına planlanmış bir takvimle geçer. Mikroçekim, Dünya'da yapılamayan deneylere imkân verir: alevlerin kütleçekimi olmadan nasıl yandığı, kristallerin nasıl büyüdüğü, bitkilerin yukarıyı ve aşağıyı nasıl algıladığı, insan vücudunun uzun süreli uzay yolculuğuna nasıl uyum sağladığı. Bu son konu, gelecekte Ay'a ve Mars'a yapılacak uzun yolculuklar için hayati önemdedir.
Astronotlar ayrıca Dünya'yı gözler: fırtınaları, orman yangınlarını, şehir ışıklarını ve kutup ışıklarını fotoğraflar.
İstasyonun geleceği
Uluslararası Uzay İstasyonu sonsuza kadar kalmayacak. NASA'ya göre ABD, Japonya, Kanada ve Avrupa ortakları istasyonu 2030'a kadar, Rusya ise en az 2028'e kadar işletmeyi taahhüt etti. Görev süresi bittiğinde istasyon, NASA'nın bu iş için seçtiği SpaceX yapımı bir itici araçla kontrollü biçimde alçaltılacak ve atmosfere girerek okyanusun ıssız bir bölgesine düşürülecek. Bu arada Çin kendi uzay istasyonunu yörüngede işletiyor ve pek çok özel şirket yeni ticari istasyonlar geliştiriyor.
Aslında…
Yaygın yanlış✗ "Uzay istasyonu gökyüzünde görülemeyecek kadar uzak ve küçüktür; yalnızca teleskopla izlenebilir." ✓ Uluslararası Uzay İstasyonu, yalnızca yaklaşık 400 kilometre yükseklikte dolanır ve büyük güneş panelleri Güneş ışığını güçlü biçimde yansıtır.
Bu yüzden uygun zamanlarda çıplak gözle görülen en parlak cisimlerden biridir: gökyüzünü birkaç dakikada boydan boya geçen, yanıp sönmeyen, sabit ışıklı bir nokta gibi. Yanılgı, uzaydaki her şeyin çok uzakta olduğunu ve ancak büyük aletlerle görülebileceğini düşünmekten kaynaklanıyor.
İstasyonu görmek için Güneş'in battığı ya da doğmak üzere olduğu saatleri beklemek gerekir: gökyüzü karanlıkken istasyon hâlâ yüksekte, Güneş ışığı altında parlamaktadır.
Büyük resim
Uluslararası Uzay İstasyonu, insanlığın uzayda kalıcı olarak yaşayabileceğini gösterdi. Yirmi yılı aşkın süredir her an en az birkaç insan Dünya'nın dışında yaşıyor. Bu deneyim, uzay yolculuğunun insan bedenine etkilerini, uzayda su ve hava üretmeyi, sınırlı kaynaklarla yaşamayı öğretti.
İstasyon aynı zamanda eşsiz bir iş birliği örneğidir. Uzay yarışında rakip olan ülkeler, bu istasyonda yan yana çalıştı. Gelecekte Ay'da ya da Mars'ta kurulacak üsler, istasyonda öğrenilen derslerin üzerine inşa edilecek.
Özet
- Uluslararası Uzay İstasyonu, Dünya'nın yaklaşık 400 kilometre üstünde saniyede yaklaşık sekiz kilometre hızla dolanan, beş uzay ajansının ortaklaşa işlettiği ve Kasım 2000'den beri kesintisiz insanlı bir laboratuvardır; astronotlar günde on altı gün doğumu görür.
- Astronotlar suyu neredeyse tamamen geri kazanır, oksijeni sudan üretir, özel paketlerde yemek yer, duvara bağlı tulumlarda uyur ve kas ile kemik kaybını azaltmak için günde en az iki saat egzersiz yapar.
- İstasyon, Dünya'da yapılamayan deneylere imkân verir; NASA'ya göre ortaklar istasyonu 2030'a kadar işletmeyi taahhüt etti ve ardından kontrollü biçimde okyanusa düşürülecek.
Görev
Quiz
- Uluslararası Uzay İstasyonu'ndakiler neden günde on altı gün doğumu görür?
- İstasyonda su nasıl kullanılır ve neden bu kadar dikkatli davranılır?
- Astronotlar neden günde en az iki saat egzersiz yapar?
- İstasyon bilime nasıl katkıda bulunur?
- Uluslararası Uzay İstasyonu'nun geleceği nasıl planlanıyor?
Cevaplar
- Çünkü istasyon Dünya'nın çevresinde yaklaşık doksan dakikada bir tur atar; yirmi dört saatte on altı tur yaptığı için on altı kez gündüz tarafına geçer.
- Nem, ter ve idrar dahil suyun neredeyse tamamı toplanıp arıtılarak yeniden kullanılır; çünkü suyu Dünya'dan taşımak çok pahalıdır ve geri kazanım sistemi kargoyla gönderilmesi gereken suyu yüzde altmış beş azaltır.
- Çünkü mikroçekimde vücut kendi ağırlığını taşımadığı için kaslar ve kemikler zayıflar; egzersiz bu kaybı azaltır.
- Mikroçekimde alevlerin, kristallerin, bitkilerin ve insan vücudunun davranışını inceleyen, Dünya'da yapılamayan deneylere ve Dünya gözlemlerine imkân verir; bu çalışmalar gelecekteki uzun uzay yolculukları için de önemlidir.
- NASA'ya göre ortaklar istasyonu 2030'a kadar işletmeyi taahhüt etti; ardından istasyon, SpaceX'in geliştirdiği bir araçla kontrollü biçimde alçaltılıp okyanusun ıssız bir bölgesine düşürülecek.
Kaynaklar
Sonraki derse köprü
Uzay istasyonu, Dünya'nın hemen yakınında insanlarla dolu bir karakol. Ama Güneş Sistemi'nin büyük kısmına insanlar değil, robotlar gitti. 1977'de fırlatılan iki sonda, bugün insan yapımı en uzak cisimler olarak yıldızlararası uzayda yol alıyor. Robotlar Güneş Sistemi'ni nasıl keşfetti?