İçeriğe geç

Ders H.6 · Hazırlık: Yazı ve Ses

Dâl, zâl, râ, zây: sola bitişmeyen harfler

Modül: Harfler

1.346 kelime · 16 örnek cümle · yaklaşık 6 dakika okuma · seslendirme 9 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
  1. د ve ذ köşeli bir gövde paylaşır; ذ üstte bir nokta alır ve peltek z (ẕ) okunur.
  2. ر ve ز inen bir kuyruk paylaşır; ز üstte bir nokta alır ve Türkçe z gibi okunur.
  3. Dördü de soluna bağlanmaz ve yalnız iki biçimleri vardır: tek başına ve sonda.
  4. ذ, ث'nin sesli eşidir; Türkçe onu z'ye çevirdi: zikir, zat, zevk, lezzet.
  5. ر kelime sonunda da dil ucuyla açıkça vurulur; Türkçedeki gibi yumuşatılmaz.
  6. Mısır konuşmasında ekmek عَيْش (ʿêş), fuṣḥâda خُبْز (ḫubz) diye söylenir.

Kanca

Türkçede «delil» kanıt demektir, «zelil» ise hor görülmüş, alçalmış. İki kelimenin sesleri o kadar farklı ki aralarında bir bağ aramak kimsenin aklına gelmez. Arap yazısında ise bu iki kelime neredeyse aynı görünür: دَلِيل ve ذَلِيل. Aradaki tek fark ilk harfin üstündeki küçük bir noktadır. Nokta yoksa d, nokta varsa peltek bir z.

Bu derste bir noktanın sesi değiştirdiği iki harf çiftini göreceksin. Dördü de sola bağlanmayan altı harfin arasındadır, yani kelimeyi parçalara bölen harflerdir. Onları tanıdığında, Arapça bir satırdaki boşlukların yarısının nereden geldiğini de anlamış olacaksın.

Anlatım

Dâl ve zâl: köşeli gövde

د [dâl] ve ذ [ẕâl], üstten sağa doğru kırılan küçük bir köşe biçimindedir. Gövde satırın üstünde durur ve kuyruk aşağı inmez. د noktasızdır; ذ aynı gövdenin üstüne bir nokta alır.

HarfAdıNoktaSes
دdâlyokd
ذẕâlüstte birpeltek z (İngilizce «this»)

د sesi Türkçedeki d'dir. ذ ise Türkçede olmayan bir sestir ve H.4'te gördüğün ث'nin yumuşak eşidir. ث için dil ucunu üst dişlerin altına değdirip sessiz bir nefes vermiştin; ذ için aynı konumda sesini titret. Dişlerin arasından geçen hava bu kez vızıldar. Okunuşta bu sesi ẕ ile, altı çizgili z ile gösteriyoruz.

Râ ve zây: inen kuyruk

ر [râ] ve ز [zây] satırın üstünden başlayıp altına doğru kıvrılan kısa bir kuyruktur. Gövdeleri د'den daha alçaktır ve satır çizgisinin altına iner. ر noktasızdır; ز aynı kuyruğun üstüne bir nokta alır.

HarfAdıNoktaSes
رrâyokr (dil ucu vuruşlu)
زzâyüstte birz

ز sesi Türkçedeki z'nin aynısıdır. ر ise Türkçe r'ye çok yakındır, ama bir farkı var: Arapçada r kelimenin sonunda da dil ucuyla açıkça vurulur. Türkçe konuşan çoğu kişi «bir», «var» gibi kelimelerin sonundaki r'yi yumuşatır ve neredeyse bir hışırtıya çevirir. Arapçada بَحْر [baḥr] «deniz» kelimesinin sonundaki r, dil ucunun damağa bir iki kez vurmasıyla net bir r olarak duyulur. Ayrıca ر üstün ve ötreyle okunduğunda biraz kalın, esreyle okunduğunda ince söylenir; kalın ve ince ses ayrımını H.8'de kalın harflerle birlikte göreceksin.

Dört harf, iki biçim

Bu dört harfin yalnız iki biçimi vardır: tek başına ve sonda. Sola bağlanmadıkları için «başta» ve «ortada» biçimleri yoktur; kelimenin başında ya da ortasında olsalar bile tek başına biçimleriyle yazılırlar ve ardından gelen harf yeni bir parça açar.

Tek başınaSağdan bağlanınca
دـد
ذـذ
رـر
زـز

Bunu دَجَاجٌ [dacâc] «tavuk» kelimesinde görebilirsin. د sola bağlanmaz, ج yeni bir parça açar; ج ile alif bağlanır, alif de sola bağlanmadığı için son ج yine ayrı durur. Kelime üç parçadır: د ، جا ، ج. Bu harflerle dolu bir kelime, Arap yazısını yeni okuyan birine birkaç kelime gibi görünebilir.

Türkçedeki z'lerin sırrı

ذ'nin peltek sesi Türkçeye geçerken düz bir z oldu, tıpkı ث'nin s olması gibi. «Zikir» ذِكْر [ẕikr], «zat» ذَات [ẕât], «zevk» ذَوْق [ẕawḳ], «lezzet» لَذَّة [laẕẕa] kelimelerinin hepsinde Türkçe z, Arapçada ذ'dir. Türkçede z diye söylenen her Arapça kelime ise ذ ile yazılmaz: «zübde», «ziyaret», «zaman» gerçek ز ile yazılır. Kelimeyi öğrenirken hangi z olduğunu da öğrenmek gerekir.

Konuşma dillerinde ذ da ث gibi peltekliğini kaybeder. Kahire ve Şam konuşmasında ذَهَب «altın» kelimesi «dahab» diye söylenir; bazı kelimelerde ise ذ, Türkçede olduğu gibi z olur. Fuṣḥâda ve haber dilinde peltek ses korunur.

Türkçe ile karşılaştırma

Türkçenin Arapçadan aldığı kelimelerde iki ayrı yol izlediği görülüyor. ث ile ذ, yani peltek sesler, Türkçede s ile z'ye düzleşti. Bunun sonucu olarak Türk kulağı «delil» ile «zelil» arasındaki farkı duyar, ama «zelil»in z'si ile «ziyaret»in z'si arasındaki farkı duymaz. Arapçada ikincisi de iki ayrı harftir.

Bu durum, Türk öğrencinin Arapçada bir kelimeyi Türkçe söyleyişinden yola çıkarak yazmaya çalıştığında karşılaştığı tipik soruna yol açar. «Zevk»i ز ile yazar; doğrusu ذ'dir. Bir ipucu var: ذ, Türkçede çoğunlukla dinî, ilmî ve edebî kelimelerde geçer (zikir, zat, zâkir, lezzet, tezkere). Bu bir kural değil, ama hangi z'nin hangi harf olduğunu öğrenirken işini kolaylaştıran bir eğilimdir.

Sola bağlanmama konusunda ise Türk okurun hiç alışık olmadığı bir durum var. Türkçe matbaa yazısında harfler zaten bağlanmaz ve kelime arası boşluk tek tür boşluktur. Arapçada iki tür boşluk vardır: kelime arası boşluk ile parça arası boşluk. Sola bağlanmayan altı harften dördünü bu derste öğrendin; bu harfleri gördüğünde «burada kelime bitmedi» demeyi öğrenmek, Arapça okumanın ilk haftalarındaki en önemli alışkanlıklardan biridir.

Örnekler

Okunuşta ẕ peltek z sesini gösterir. Her örnekte kelimenin kaç parçadan oluştuğuna da bak.

«Zübde» örneği Türkçenin anlamı nasıl kaydırdığını da gösteriyor. Arapçada زُبْدَة tereyağıdır, sütün özü; Türkçe kelimeyi mecaz anlamıyla, «bir şeyin özü, özeti» olarak aldı.

Örnek diyalog

Selim Kahire'de mahallesinin fırınına giriyor. Fırıncı Maḥmûd ona Mısır konuşmasıyla cevap veriyor.

Selim fuṣḥâdaki خُبْز kelimesini kullanıyor ve anlaşılıyor, ama Kahireli fırıncı ekmeğe ʿêş der. Fuṣḥâda عَيْش «yaşam, geçim» demektir; Mısır konuşmasında ekmeğin adı olmuştur. Selim'in ikinci cümlesindeki خُبْزٌ ile زُبْدَةٌ ise bu dersin iki harfini, ز'yi ve bir önceki dersin خ'sını yan yana getiriyor.

Sık yapılan hatalar

Yaygın yanlışذ'yi düz z gibi okumak.
Doğrusu

— Türkçede ذ'den gelen her kelime z ile söylendiği için Türk öğrenci ذِكْر'i «zikr» diye okur. Böylece ذ ile ز arasındaki ayrım kaybolur. Doğrusu: dil ucunu üst dişlerin altına değdir ve sesini titret; ث'nin sesli eşini ver.

Yaygın yanlışSola bağlanmayan harften sonra kelimenin bittiğini sanmak.
Doğrusu

— دَجَاجٌ gibi bir kelime üç parçaya bölündüğü için yeni okuyucu onu üç kelime gibi okumaya çalışır. Doğrusu: د ، ذ ، ر ، ز ve alif'ten sonraki boşluk parça arasıdır; kelime ancak daha geniş bir boşlukla biter.

Yaygın yanlışKelime sonundaki r'yi yumuşatmak.
Doğrusu

— Türkçe söyleyiş alışkanlığıyla بَحْر kelimesinin sonu hışırtılı bir sese döner. Arap kulağı bunu eksik bir r olarak duyar. Doğrusu: kelime sonunda da dil ucunu damağa vur; r net ve kısa bir titreşimle bitsin.

Mini alıştırma

Cevaplar

  1. (a) ذ [ẕâl], (b) ر [râ], (c) ز [zây]. Köşeli gövde dâl ailesi, inen kuyruk râ ailesidir; üstteki nokta ikinci harfi verir.
  2. دَلِيلٌ [dalîl] «kanıt, delil» demektir. ذَلِيلٌ [ẕalîl] peltek sesle başlar ve «alçalmış» demektir.
  3. «Zikir» (ذِكْر) ve «lezzet» (لَذَّة). «Ziyaret» ve «zaman» düz ز ile yazılır.
  4. Üç parça: د ، ا ، ر. Üç harf de sola bağlanmayan altı harftendir; hiçbiri soluna el uzatmaz.

Özet kartı

  1. د ve ذ köşeli bir gövde paylaşır; ذ üstte bir nokta alır ve peltek z (ẕ) okunur.
  2. ر ve ز inen bir kuyruk paylaşır; ز üstte bir nokta alır ve Türkçe z gibi okunur.
  3. Dördü de soluna bağlanmaz ve yalnız iki biçimleri vardır: tek başına ve sonda.
  4. ذ, ث'nin sesli eşidir; Türkçe onu z'ye çevirdi: zikir, zat, zevk, lezzet.
  5. ر kelime sonunda da dil ucuyla açıkça vurulur; Türkçedeki gibi yumuşatılmaz.
  6. Mısır konuşmasında ekmek عَيْش (ʿêş), fuṣḥâda خُبْز (ḫubz) diye söylenir.

Sonraki derse köprü

Bu dersin harfleri tek bir köşe ya da kısa bir kuyruktan ibaretti. Sonraki derste dişleri olan bir gövdeye geçiyoruz: üç küçük çentikle yükselen س [sîn] ve aynı dişlerin üstüne üç nokta alan ش [şîn]. Türkçede s ile ş zaten ayrı sesler olduğu için bu ikisi seni zorlamayacak; zorluk, dişleri olan gövdenin kelimenin ortasında ب ailesinin çentikleriyle karışmasında.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Animasyon ve seslendirme notları

Animasyon ve seslendirme notları

  • Kanca: «delil» ve «zelil» Türkçe yazılır, sonra Arap harfleriyle; ikisinin arasındaki tek nokta büyütülerek gösterilir.
  • Köşeli gövde (د) ve inen kuyruk (ر) yan yana çizilir; satır çizgisi kırmızıyla gösterilir, ر'nin çizginin altına indiği belirtilir.
  • دَجَاجٌ kelimesi harf harf kurulur; her sola bağlanmayan harften sonra kalem ucu kalkar ve küçük bir «kopma» efekti belirir.
  • Ağız kesiti: ث ve ذ aynı dil konumunda, ذ'de ses telleri titreşir (dalgalı çizgi).
  • Seslendirme: دَلِيلٌ / ذَلِيلٌ çifti dört kez dönüşümlü; Maḥmûd'un replikleri Kahire söyleyişiyle (ʿâyiz ʿêş, aywa), Selim'in replikleri fuṣḥâ ile.