Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- ج ، ح ، خ aynı kanca gövdeyi paylaşır: içte ya da altta nokta ج, nokta yok ح, üstte nokta خ.
- Başta ve ortada kanca kısa bir çizgiye iner; üçü de soluna bağlanır.
- ج fuṣḥâda Türkçe c'dir; Kahire'de g, Şam ve Beyrut'ta j'ye yakın söylenir.
- ح boğazın ortasını daraltarak verilen, hırıltısız bir h'dir (okunuşta ḥ).
- خ hırıltılı bir h'dir, Almanca «Bach», Azerbaycan Türkçesindeki x (okunuşta ḫ).
- Türkçe ه ، ح ، خ'yı tek bir h'de birleştirdi: هَلْ mı?, حَلٌّ çözüm, خَلٌّ sirke.
Kanca
Türkçede «hal» diye yazdığın tek bir hece, Arapçada üç ayrı kelimeye karşılık gelebilir. هَلْ [hal] bir soru edatıdır, «mı?» demektir. حَلٌّ [ḥall] «çözüm» demektir; Türkçedeki «halletmek» buradan gelir. خَلٌّ [ḫall] ise «sirke»dir. Türk kulağı bu üçünü aynı duyar, Arap kulağı ise üç ayrı kelime duyar. Kahire'de bir lokantada salatana çözüm değil sirke istiyorsan, h'nin hangisini söylediğin önemlidir.
Bu üç h'den ikisi bu dersin harfleridir. Türkçe, Arapçanın boğazdan çıkan seslerini tek bir h'de birleştirdi; Arapçayı konuşurken o birleştirmeyi geri açmak gerekiyor. Aynı gövdeyi paylaşan üç harfe bakacağız: biri Türkçe konuşana hiç zorluk çıkarmaz, öteki ikisi ise Türk dilinin hiç gitmediği iki noktada oluşur.
Anlatım
Kanca gövdesi ve üç nokta düzeni
ج [cîm], ح [ḥâ] ve خ [ḫâ] aynı gövdeyi paylaşır: üstte kısa bir çizgiyle başlayan, sonra sola açılan bir kanca. Önceki dersteki kayık ailesinde olduğu gibi harfleri noktalar ayırır, ama bu kez nokta düzeni daha sadedir.
| Harf | Adı | Nokta | Ses |
|---|---|---|---|
| ج | cîm | kancanın içinde bir | c (Türkçedeki «cami»nin c'si) |
| ح | ḥâ | yok | boğazdan, sıkıştırılmış h |
| خ | ḫâ | üstte bir | hırıltılı h (Almanca «Bach») |
Noktasız kanca ح'dır. Noktayı içine alan ج, üstüne alan خ'dır. Bu ailede yanlış okumanın tek yolu noktayı yanlış yerde görmektir; el yazısında ج'nin noktası bazen kancanın altına kayar, ama hiçbir zaman üste çıkmaz.
Kelimenin başında ve ortasında kanca açılmaz; gövde sola doğru yatık kısa bir çizgiye iner ve harf bir sonraki harfe bağlanır. Sonda ve tek başına durduğunda kanca bütün kuyruğuyla görünür.
| Tek başına | Başta | Ortada | Sonda |
|---|---|---|---|
| ج | جـ | ـجـ | ـج |
| ح | حـ | ـحـ | ـح |
| خ | خـ | ـخـ | ـخ |
Bu üç harf soluna bağlanır; sola bağlanmayan altı harften değildir. Ama kendilerinden önceki harf onlara hafifçe yukarıdan bağlanır ve bu yüzden kelimenin ortasında, satırın biraz üstünde başlıyormuş gibi görünürler. Matbaa yazısında bu yükselme küçüktür; nesih el yazısında belirgindir.
ج: Türkçeye en tanıdık harf
Fuṣḥâda ج, Türkçedeki c'nin sesidir: cami, cevap, cemiyet kelimelerinin başındaki ses. Türk okur bu harfte zorlanmaz. Okunuşta da c ile yazıyoruz: جَمِيلٌ [camîl] «güzel», تَاجٌ [tâc] «taç».
Bu harfin asıl ilginç yanı bölgeden bölgeye değişmesidir. Kahire'de ج, «g» diye söylenir: جَمِيل Kahire konuşmasında «gamîl» olur, جَمَل «deve» kelimesi «gamal». Şam ve Beyrut'ta ise ج çoğu zaman Türkçedeki j'ye yaklaşır, «jamîl» gibi duyulur. Üç söyleyiş de kendi bölgesinde doğaldır. Fuṣḥâ okurken ve haber dilinde Türkçe c'ye yakın söyleyiş en yaygın olanıdır ve bu programın okunuşları onu izler.
ح: boğazı sıkarak çıkan h
ح, Türkçede olmayan bir sestir. Türkçedeki h ağzın arkasından rahatça üflenir; ح ise gırtlağın biraz üstünde, boğazın orta kısmı daraltılarak çıkar. Bir deneme yolu var: soğuk bir camı buğulamak için «hhh» diye hohladığını düşün, sonra aynı nefesi boğazının ortasını hafifçe sıkarak ver. Ses kısılmış, sürtünmeli bir h olur ama hırıltı içermez.
Okunuşta bu sesi ḥ ile, altı noktalı h ile gösteriyoruz: حَبٌّ [ḥabb] «tane», حَجٌّ [ḥacc] «hac». Türkçedeki «hap» kelimesi bu ilk kelimeden, «hac» ikinciden gelir; ikisinde de Türkçe boğaz sesini sıradan h'ye çevirmiştir.
خ: hırıltılı h
خ'nın sesi dilin arkasının yumuşak damağa yaklaşmasıyla çıkar ve hava geçerken hafif bir hırıltı oluşur. Almanca «Bach» kelimesinin sonu, İspanyolcadaki j sesi buna yakındır. Türkçenin standart söyleyişinde bu ses yoktur, ama Doğu Anadolu ağızlarında ve Azerbaycan Türkçesinde duyulan hırıltılı h aynı sestir; Azerbaycan alfabesi onu x harfiyle yazar.
Okunuşta bu sesi ḫ ile, altı yaylı h ile gösteriyoruz: خَالٌ [ḫâl] «dayı», أَخٌ [aḫ] «erkek kardeş». Türkçedeki «ahi» ve «ahilik» kelimeleri bu ikinciden, «kardeşim» anlamındaki أَخِي [aḫî] biçiminden gelir.
Türkçe ile karşılaştırma
Türkçenin tek bir h harfi vardır ve Arapçadan gelen kelimelerde bu harf üç ayrı Arapça harfin yerini tutar. Sıradan h sesi olan ه [hâ] kendi harfidir; onu Hazırlık'ın ilerleyen bir dersinde göreceksin. Boğazdan çıkan ح ile hırıltılı خ ise Türkçeye girerken sesini kaybetti ve ه ile aynı söylenmeye başladı. «Hayat», «hal», «hac», «hap» ح ile; «haber», «hayır», «hala», «ahi» خ ile yazılır. Osmanlı yazısı bu ayrımı korudu, Latin harfleri onu tek bir h'de birleştirdi.
Bu birleşmenin sonucu, kanca bölümünde gördüğün türden çakışmalardır. Türkçe konuşan biri حَالٌ [ḥâl] «durum» ile خَالٌ [ḫâl] «dayı» kelimelerini aynı söyler. «Kayfa l-ḥâl?» Arapçada «Durumlar nasıl?», yani «Nasılsın?» demektir. Boğaz sesi hırıltıya kayarsa soru «Dayı nasıl?» olur. Çoğu zaman bağlam seni kurtarır, ama Arap kulağı farkı her seferinde duyar.
Öbür yandan ج, Türk öğrencinin rahat geçeceği harftir. Türkçe c ile fuṣḥâdaki ج aynı sestir ve Türkçeye geçen kelimelerde bu ses neredeyse hiç değişmemiştir: cami, cemaat, cevap, cüz. Tek dikkat noktası kelime sonudur: Türkçe sondaki c'yi ç'ye sertleştirir (tâc → taç), Arapçada ise ses yumuşak kalır ve تَاجٌ «tâc» diye söylenir.
Örnekler
Okunuşta ḥ boğaz sesini, ḫ hırıltılı sesi gösterir. Sıradan h sesini taşıyan harf ه'dır ve aşağıdaki ilk örnekte geçer.
İlk üç örnek bu dersin kulak alıştırmasıdır. Üçünü art arda söyle: hal, ḥall, ḫall. Birincisi rahat bir nefes, ikincisi sıkıştırılmış bir boğaz, üçüncüsü hırıltı.
Örnek diyalog
Amman'daki kursta Rîm tahtaya ج harfini yazıyor. Sınıfta Elif'in yanında Kahireli Hiba da oturuyor.
Hiba'nın repliğinde yazı ile ses ayrılıyor: kelime جَمِيل diye, ج ile yazılıyor, ama Kahireli biri onu g ile söylüyor. Arapçada yazı fuṣḥâya bağlı kalır, söyleyiş bölgeye göre değişir. Rîm'in cevabı ise bu dersin özeti: ḫâl ile ḥâl arasında bir harf, yani boğazın iki ayrı noktası var.
Sık yapılan hatalar
Yaygın yanlışح'yi Türkçe h gibi söylemek.
— Türkçe konuşan, boğazı sıkmadan rahat bir h verir ve حَلٌّ «çözüm» ile هَلْ «mı?» aynı duyulur. Anlam çoğu zaman bağlamdan çıkar, ama söyleyiş yabancı kalır ve bazı çiftlerde karışıklık doğar. Doğrusu: boğazın ortasını daralt, nefesi sürtünerek ver; hırıltı katma.
Yaygın yanlışح ile خ'yı karıştırmak.
— İkisi de Türkçede h olduğu için Türk öğrenci hangi kelimede hangisinin olduğunu tahmin eder ve yanılır. «Kayfa l-ḫâl?» dersen «Dayı nasıl?» diye sormuş olursun. Doğrusu: kelimeyi öğrenirken harfini de öğren; ḥ ile ḫ'yı okunuşta ayırarak not al.
Yaygın yanlışNoktanın yerine bakmadan okumak.
— El yazısında ج'nin noktası kancanın altına kayabilir ve öğrenci onu خ sanar ya da noktasız ح ile karıştırır. Doğrusu: içte ya da altta tek nokta ج, üstte tek nokta خ, nokta yoksa ح.
Mini alıştırma
Cevaplar
- (a) خ [ḫâ], (b) ح [ḥâ], (c) ج [cîm]. Gövde aynıdır; noktanın varlığı ve yeri harfi belirler.
- «Hac» ve «hap» ح ile (ḥacc, ḥabb); «haber» ve «ahi» خ ile (ḫabar, aḫî). Türkçe dördünü de aynı h ile söyler.
- هَلْ [hal] «mı?», حَلٌّ [ḥall] «çözüm», خَلٌّ [ḫall] «sirke». Birincisi rahat h, ikincisi sıkıştırılmış boğaz sesi, üçüncüsü hırıltılı ses.
- Fuṣḥâda [camal] okunur. Yazı fuṣḥâya bağlı kalır; Kahire'nin g'si bir söyleyiş özelliğidir ve kelimenin yazılışını değiştirmez.
Özet kartı
- ج ، ح ، خ aynı kanca gövdeyi paylaşır: içte ya da altta nokta ج, nokta yok ح, üstte nokta خ.
- Başta ve ortada kanca kısa bir çizgiye iner; üçü de soluna bağlanır.
- ج fuṣḥâda Türkçe c'dir; Kahire'de g, Şam ve Beyrut'ta j'ye yakın söylenir.
- ح boğazın ortasını daraltarak verilen, hırıltısız bir h'dir (okunuşta ḥ).
- خ hırıltılı bir h'dir, Almanca «Bach», Azerbaycan Türkçesindeki x (okunuşta ḫ).
- Türkçe ه ، ح ، خ'yı tek bir h'de birleştirdi: هَلْ mı?, حَلٌّ çözüm, خَلٌّ sirke.
Sonraki derse köprü
Bu dersin üç harfi soluna bağlanıyordu. Sonraki derste tersini göreceksin: soluna hiç el uzatmayan dört harf, د ، ذ ، ر ، ز. İki çift hâlinde gelirler ve her çiftte bir nokta sesi değiştirir. Çiftlerden birinde nokta, ث'nin peltek sesine çok benzeyen bir ses doğurur ve Türkçe bu sesi de tıpkı ث'de yaptığı gibi düzleştirmiştir: «zikir» kelimesinin z'si aslında o harftir.