Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- ال harf-i tariftir ve ismi belirli yapar; tenvinle bir arada bulunmaz.
- Ay harflerinin önünde l okunur ve sükûn taşır: الْقَمَرُ [al-ḳamar].
- Güneş harflerinin önünde l okunmaz, sonraki harf şedde alıp ikilenir: الشَّمْسُ [aş-şams].
- Güneş harfleri dilin ucuyla ya da önüyle söylenen on dört harftir: ت ث د ذ ر ز س ش ص ض ط ظ ل ن; ج istisna olarak ay harfidir.
- Cümle içinde ال'nin alif'i okunmaz: فِي الْبَيْتِ [fi l-bayt].
- Türkçe adlar kuralı korur: Abdülkadir, Darülfünun (ay); Abdurrahman, Darüşşafaka, Nureddin (güneş).
Kanca
İki Türkçe ada bak: «Abdülkadir» ve «Abdurrahman». İkisi de Arapçada aynı yapıyla kurulur: «ʿabd» (kul) + «al-» + Allah'ın bir ismi. Ama birinde «-ül-» duyulur, ötekinde «-ur-». Neden «Abdülrahman» değil de «Abdurrahman»? Aynı soru «Darülfünun» ile «Darüşşafaka» için de sorulabilir: ilkinde l duyulur, ikincisinde l kaybolup ş ikilenir.
Cevap Arapçanın harf-i tarifindedir. ال ön eki bazı harflerin önünde «al-» diye okunur, bazılarının önünde ise l sesi kaybolur ve ardından gelen harf ikilenir. Türkçe bu kuralı yüzyıllar önce adlara ve kurum isimlerine işlemiş; sen de bilmeden her gün kullanıyorsun. Bu derste kuralın kendisini, harfleri ikiye ayıran mantığı ve onları akılda tutmanın kolay yolunu göreceksin.
Anlatım
İki grup, on dörder harf
Arap harfleri harf-i tarif karşısındaki davranışlarına göre iki gruba ayrılır. Dilbilgisi geleneği bu gruplara iki örnek kelimenin adını verir: الشَّمْسُ [aş-şams] «güneş» ve الْقَمَرُ [al-ḳamar] «ay».
Ay harflerinin önünde ال'nin l'si açıkça okunur ve üzerinde sükûn durur: الْقَمَرُ [al-ḳamar], الْقَلَمُ [al-ḳalam], الْبَابُ [al-bâb].
Güneş harflerinin önünde ise l okunmaz. Yazıda yerinde kalır, ama sükûn almaz; onun yerine ardından gelen harf şedde alır ve ikilenir: الشَّمْسُ [aş-şams], النُّورُ [an-nûr], السَّاعَةُ [as-sâʿa].
| Güneş harfleri | Ay harfleri |
|---|---|
| ت ث د ذ ر ز س | ا ب ج ح خ ع غ |
| ش ص ض ط ظ ل ن | ف ق ك م ه و ي |
Neden bu harfler?
Liste ezberlenecek rastgele bir sıra değildir; bir ses kuralına dayanır. Güneş harflerinin hepsi, l gibi, dilin ucuyla ya da ön kısmıyla söylenir: t, d, s, z, n, r, ş ve onların kalın eşleri. l, dilin ucunu kaldırdığı aynı noktada bir sonraki harfle karşılaşınca ona kaynaşır ve kendi sesini kaybeder. Ay harfleri ise dudaklarda (b, m, f, w), dilin arkasında (k, ḳ, ġ, ḫ) ya da boğazda (ʿ, ḥ, h, hemze) oluşur; dil ucu serbest kaldığı için l rahatça söylenir.
Bu yüzden emin olamadığında harfi ağzında dene: dilin ucu üst dişlerin arkasına değiyorsa harf büyük ihtimalle güneş harfidir. Tek bilinen istisna ج'dir: dilin ön kısmıyla söylenmesine rağmen ay harfleri arasında sayılır.
Yazıda ne değişir?
Yazı iki grupta da aynı kalır: ال her zaman yazılır. Fark yalnız işaretlerdedir. Ay harflerinde l sükûn taşır ve sonraki harf normal harekesini alır: الْقَمَرُ. Güneş harflerinde l işaretsiz kalır ve sonraki harf şedde taşır: الشَّمْسُ. Harekeli bir metinde bu iki işarete bakarak hangi grubu okuduğunu hemen anlarsın: l üzerinde sükûn varsa «al-», sonraki harfte şedde varsa l'yi atla ve o harfi ikile.
Kelime zaten ل ile başlıyorsa
ل de bir güneş harfidir ve bu, ilk bakışta tuhaf bir yazıma yol açar. لَيْلٌ [layl] «gece» kelimesi belirli olunca ال'nin l'si kelimenin kendi l'siyle kaynaşır ve yazıda yan yana iki lâm görünür, ikincisinin üstünde şedde: اللَّيْلُ [al-layl]. Burada l duyulur, ama tek bir l değil, ikilenmiş bir l olarak: «al-layl». Aynı yazım اللُّغَةُ [al-luġa] «dil» kelimesinde de vardır. Yan yana iki lâm gördüğünde ilkinin harf-i tarif, ikincisinin kelimenin kendi harfi olduğunu bil; okurken ikisini tek, uzatılmış bir l olarak söyle.
Cümle içinde ال
Bir uyarı daha: ال'nin başındaki alif, cümlenin ortasında okunmaz. فِي الْبَيْتِ [fi l-bayt] «evde» ifadesinde «fî al-bayt» değil «fi l-bayt» denir; alif düşer ve önceki kelime doğrudan l'ye bağlanır. Güneş harfinde de aynı şey olur: فِي الشَّمْسِ [fi ş-şams] «güneşte». Bu bağlanmanın adı vasldır ve bir sonraki dersin konusudur. Okunuşlarda bu yüzden «l-bayt», «ş-şams» gibi tireli biçimler gördün.
Türkçe ile karşılaştırma
Türkçenin Arapçadan aldığı tamlamalarda harf-i tarif «-ül-, -ül-, -ür-, -üs-, -üş-, -üd-» gibi biçimlere dönüştü ve güneş-ay kuralı neredeyse hiç şaşmadan korundu. Ay harflerinde l duyulur: ʿAbd al-Ḳâdir «Abdülkadir», ʿAbd al-Ḥamîd «Abdülhamit», Dâr al-Funûn «Darülfünun», Bayt al-Mâl «Beytülmal». Güneş harflerinde l kaybolur ve harf ikilenir: ʿAbd ar-Raḥmân «Abdurrahman», ʿAbd aṣ-Ṣamad «Abdüssamed», Dâr aş-Şafaḳa «Darüşşafaka», Nûr ad-Dîn «Nureddin».
Son örnek bir şeyi daha gösteriyor: Türkçede «Nurettin», «Kemalettin», «Alaattin» gibi yazımlar da yaygındır. Bunlar, güneş harfi olan d'nin ikilenmesini koruyup Türkçenin kelime içindeki sertleşme alışkanlığıyla t'ye çevirir. Hangisi yazılırsa yazılsın, adın ortasındaki çift ünsüz Arapçadaki şeddenin, yani güneş harfinin izidir.
Bu adları bildiğin için kuralı aslında zaten biliyorsun. Bir harfin hangi gruptan olduğunu unutursan, o harfle başlayan bir Arapça kelimeyi Türkçede bir ad ya da tamlamada düşün: «Abdurrahman» r'nin, «Abdüssamed» ṣ'nin güneş harfi olduğunu söyler. Türkçenin sana armağan ettiği bu hatırlatıcıları kullan.
Örnekler
Her kelimede ال'nin ardındaki işarete bak: l üzerinde sükûn mu, sonraki harfte şedde mi?
Sekizinci örnek, dilin ön kısmıyla söylenmesine rağmen ay harfleri arasında duran ج'yi gösteriyor. «Câmiʿa» kelimesi Türkçedeki «cami» ile aynı köktendir: «toplayan, bir araya getiren».
Örnek diyalog
Elif yine Rîm'in evinde. Laylâ'nın bu haftaki ödevi kelimeleri güneş ve ay diye iki gruba ayırmak.
Laylâ'nın son cevabı iki anlamlı: «ışık güneş gibidir» doğru bir cümle, ama aynı zamanda «nûr kelimesi de güneş harfiyle başlıyor» demek. Laylâ'nın kullandığı «taẓhar» (görünür, ortaya çıkar) fiili de Arap öğretmenlerinin bu konuda kullandığı terime yakındır: ay harflerinde l «açık», güneş harflerinde «kaynaşmış» sayılır.
Sık yapılan hatalar
Yaygın yanlışGüneş harfinin önünde l'yi okumak.
— Yazıda ال gördüğü için öğrenci الشَّمْسُ kelimesini «al-şams» diye okur. Arap kulağı bunu yabancı bir söyleyiş olarak hemen fark eder. Doğrusu: güneş harfinin önünde l'yi atla ve sonraki harfi ikile: [aş-şams].
Yaygın yanlışAy harfinin önünde l'yi düşürmek.
— Kuralı öğrenen öğrenci bu kez fazla genelleştirir ve الْقَمَرُ'u «aḳ-ḳamar» diye okur. Doğrusu: ay harflerinde l açıkça söylenir; [al-ḳamar].
Yaygın yanlışج'yi güneş harfi sanmak.
— Dilin ön kısmıyla söylendiği için öğrenci الْجَامِعَةُ'yi «ac-câmiʿa» diye okur. Doğrusu: ج ay harflerindendir; [al-câmiʿa].
Mini alıştırma
Cevaplar
- [al-bayt], [as-salâm], [al-kalima], [aṭ-ṭâlib]. l yalnız الْبَيْتُ ve الْكَلِمَةُ'de duyulur: ب ve ك ay harfi, س ve ط güneş harfidir.
- «Abdurrahman»da l kaybolup r ikilenmiş: ر güneş harfi. «Abdülhamit»te l duyuluyor: ح ay harfi.
- Sonraki harf güneş harfidir; ال'nin l'si okunmaz ve o harf ikilenerek söylenir.
- فِي الْبَيْتِ [fi l-bayt] ve فِي الشَّمْسِ [fi ş-şams]. Cümle içinde ال'nin alif'i okunmaz.
Özet kartı
- ال harf-i tariftir ve ismi belirli yapar; tenvinle bir arada bulunmaz.
- Ay harflerinin önünde l okunur ve sükûn taşır: الْقَمَرُ [al-ḳamar].
- Güneş harflerinin önünde l okunmaz, sonraki harf şedde alıp ikilenir: الشَّمْسُ [aş-şams].
- Güneş harfleri dilin ucuyla ya da önüyle söylenen on dört harftir: ت ث د ذ ر ز س ش ص ض ط ظ ل ن; ج istisna olarak ay harfidir.
- Cümle içinde ال'nin alif'i okunmaz: فِي الْبَيْتِ [fi l-bayt].
- Türkçe adlar kuralı korur: Abdülkadir, Darülfünun (ay); Abdurrahman, Darüşşafaka, Nureddin (güneş).
Sonraki derse köprü
Bu derste ال'nin alif'inin cümle içinde düştüğünü söyledik ve okunuşlarda kelimelerin birbirine bağlandığını gördük. Sonraki derste bu bağlanmanın iki yönünü ayrıntısıyla göreceksin: kelime sonunda durunca son ünlünün ve tenvinin düşmesi, yani vakf; ve kelimeler birleşirken başlarındaki bazı alif'lerin okunmaması, yani vasl. «ʿAlâ» kelimesinin «ʿala ṭ-ṭâwila» diye kısalmasının sebebi de orada.