Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- Hemze, gırtlağın kısa kapanmasıyla çıkan bir ünsüzdür; okunuşta ʾ ile gösterilir.
- Kendi gövdesi yoktur; alif (أ ، إ), و (ؤ), noktasız ي (ئ) üzerinde ya da tek başına (ء) durur.
- Taşıyıcı ne olursa olsun ses aynıdır; taşıyıcı harf kendi sesini vermez.
- Kabaca: başta alif; ortada esre ي'yi, ötre و'yi, üstün alif'i çağırır; uzun ünlüden sonra sonda tek başına.
- آ (medli alif) hemze ile uzun a'yı birlikte gösterir: آخِرٌ ، قُرْآنٌ.
- Türkçe hemzeyi çoğu kelimede düşürdü (sual, mesele, mümin), birkaçında kesme işaretiyle korudu (Kur'an, cür'et).
Kanca
Türkçede «Kur'an», «cür'et», «te'lif» gibi kelimelerde bir kesme işareti görürsün ve onu okurken kısa bir duraksama yaparsın. O işaret, Arapçadaki bir sesin Türkçedeki son izidir: hemze. Arapçada «soru» kelimesi سُؤَال [suʾâl], «mesele» kelimesi مَسْأَلَة [masʾala] diye yazılır ve ikisinde de aynı küçük kesinti vardır. Türkçe bu kesintiyi «sual» ve «mesele» kelimelerinde düşürdü, «Kur'an»da ise kesme işaretiyle korudu.
Hemzenin ilginç yanı, sesinin hep aynı olmasına rağmen yazısının yer değiştirmesidir. Bir kelimede alif'in üstünde, ötekinde و'nin üstünde, bir başkasında noktasız bir ي'nin üstünde, bazen de satırın üstünde tek başına durur. Bu derste o küçük işaretin neden bu kadar gezindiğini ve okurken neden hiç korkmaman gerektiğini göreceksin.
Anlatım
Ses: gırtlağın kısa kesintisi
Hemze, gırtlağın bir anlığına kapanıp açılmasıyla çıkan sestir. Türkçede bu ses yazıda gösterilmez ama söylenir: «saat» kelimesini iki hece olarak söylerken a'ların arasında, ya da birine şaşırarak «a!» derken ünlüden önce, gırtlak bir an kapanır. Hemze tam olarak o kapanmadır.
Okunuşta hemzeyi ʾ işaretiyle, kapanan tek tırnağa benzeyen bir işaretle gösteriyoruz. H.9'daki ʿayn işaretinin (ʿ) tersidir; ikisini karıştırmamak için ʿayn'ın boğazı sıkan, hemzenin ise gırtlağı bir an kapatan bir ses olduğunu hatırla. Kelimenin başındaki hemze okunuşta yazılmaz, çünkü ünlüyle başlayan her kelime zaten hafif bir gırtlak kesintisiyle başlar: أَنَا okunuşta [ana], [ʾana] değil.
Harf mi, işaret mi?
Arap dilbilgisi geleneğine göre hemze bir harftir, hatta alfabenin ilk harfi aslında odur; alif yalnız onun taşıyıcısıdır. Yazıda ise hemze küçük bir işaret gibi görünür ve kendine ait bir gövdesi yoktur: çoğu zaman bir «kürsü»nün, yani bir taşıyıcı harfin üstüne ya da altına konur. Taşıyıcı harf kendi sesini kaybeder ve yalnız hemzeyi taşır.
| Yazılış | Taşıyıcı | Örnek |
|---|---|---|
| أ | alif (üstte) | أَنَا [ana] «ben» |
| إ | alif (altta) | إِسْلَامٌ [islâm] «İslam» |
| ؤ | و | سُؤَالٌ [suʾâl] «soru» |
| ئ | noktasız ي | بِئْرٌ [biʾr] «kuyu» |
| ء | yok (satırın üstünde) | سَمَاءٌ [samâʾ] «gök» |
Taşıyıcıyı ne belirler?
Hemzenin hangi harfin üstüne konacağını belirleyen kurallar ayrıntılıdır ve Arap okul çocuklarının da uzun süre çalıştığı bir konudur. Okumak için bu kuralların hepsini bilmen gerekmez; ana fikri bilmen yeter.
Kelimenin başında hemze her zaman alif'in üstündedir; esreyle okunuyorsa alif'in altına iner: أُمٌّ [umm] «anne», إِسْلَامٌ [islâm]. Kelimenin ortasında taşıyıcıyı, hemzenin ve önceki harfin ünlüleri belirler. Esre en güçlüsüdür ve ي'yi çağırır, ötre و'yi, üstün alif'i: بِئْرٌ, سُؤَالٌ, سَأَلَ [saʾala] «sordu». Kelimenin sonunda, uzun bir ünlüden ya da sükûnlu bir harften sonra gelirse hemze taşıyıcısız, tek başına yazılır: سَمَاءٌ, شَيْءٌ [şayʾ] «şey».
Okurken bilmen gereken tek şey şu: taşıyıcı hangisi olursa olsun, hemzenin sesi aynıdır. ؤ'yu gördüğünde w okumazsın, ئ'yi gördüğünde y okumazsın; ikisinde de yalnız gırtlak kesintisi vardır.
Medli alif: آ
Hemzeden sonra uzun bir â gelirse iki alif yan yana yazılmaz; tek bir alif'in üstüne dalgalı bir çizgi, medde konur: آ. Bu işaret «hemze ve ardından uzun a» demektir. آخِرٌ [âḫir] «son», قُرْآنٌ [ḳurʾân] «Kur'an», آمِينَ [âmîn] «âmin». Türkçe bu kelimelerin bazısında uzunluğu düzeltme işaretiyle hatırlar: «âhir», «âmin».
Hemzesiz alif'ler
Bir uyarı: kelime başındaki her alif hemzeli değildir. اِسْمٌ [ism] «isim» ya da harf-i tarif ال gibi bazı kelimelerin başındaki alif, cümle içinde bir önceki kelimeye bağlanınca hiç okunmaz. H.3'teki مَا اسْمُكِ [ma smuki] sorusunda bunu görmüştün. Bu alif'lere vasl elifi denir ve Hazırlık'ın sonunda, kelimeleri birbirine bağlarken ayrıca ele alınacak. Şimdilik kural basit: üstünde ya da altında hemze işareti olan alif okunur, olmayan alif kelime başında bağlantıda düşebilir.
Türkçe ile karşılaştırma
Türkçe hemzeyi çoğu kelimede düşürdü. Kelime başında zaten duyulmuyordu: ʾamr «emir», ʾinsân «insan», ʾislâm «İslam». Kelime ortasında ise iki yol izledi. Bazı kelimelerde hemze tamamen kayboldu ve ünlüler birleşti: suʾâl «sual», masʾala «mesele», taʾṯîr «tesir», muʾmin «mümin». Bazılarında ise kesme işaretiyle iz bıraktı: «Kur'an», «cür'et», «te'lif», «mes'ul». Türkçenin yeni yazım kurallarında bu kesme işaretlerinin çoğu kaldırıldı ve yalnız birkaç kelimede, okumayı kolaylaştırmak için kaldı.
Bu durum, H.9'da gördüğün ʿayn ile birlikte Türk öğrencinin önünde ilginç bir tablo çizer. Türkçede iki ünlünün arasındaki kesinti («saat», «sual») ya da kesme işareti («Kur'an», «cüz'î») Arapçada iki ayrı sese karşılık gelebilir: ʿayn ya da hemze. «Saat» kelimesinin kesintisi ʿayn'dır (sâʿa), «sual» kelimesininki hemze (suʾâl). Türk kulağı ikisini aynı duyar; Arapçada biri boğazı sıkar, öteki gırtlağı bir an kapatır.
Osmanlı yazısını bilen okur için ek bir not: Osmanlıca hemzeyi Arapça kelimelerde korudu, ama Türkçe kelimelerde ünlü göstermek için alif ve ي'yi başka işlerde de kullandı. Arapçada hemzenin işi tektir: gırtlak kesintisi.
Örnekler
Okunuşta ʾ hemzeyi, ʿ ʿayn'ı gösterir. Kelime başındaki hemze okunuşta yazılmaz.
Okunuşları karşılaştır: [suʾâl], [biʾr] ve [samâʾ] kelimelerinde hemze üç farklı taşıyıcıda duruyor, ama ses her seferinde aynı küçük kesinti. «Şey» kelimesi de Türkçeye bu Arapça kelimeden geçmiştir ve sonundaki hemzeyi kaybetmiştir.
Örnek diyalog
Elif, Amman'ın şehir merkezinde küçük bir kitapçıya giriyor. Kitapçı Ṣâliḥ tezgâhın arkasında.
Bu sahnede hemzenin hemen bütün yüzleri var. «Suʾâl» kelimesinde و'nin üstünde, «urîdu» ve «li-annî» kelimelerinin başında alif'in üstünde, «aḳraʾu» fiilinde ortada alif'in üstünde. «Âḫir» ve Elif'in son cümlesindeki «saʾâḫuẕuh» ise medli alif taşıyor. «Ḳâmûs» kelimesi Türkçede «kamus» olarak da bilinir; eski sözlüklerin adlarında sık geçer.
Sık yapılan hatalar
Yaygın yanlışTaşıyıcı harfi de okumak.
— ؤ'yu gören öğrenci و'yi de okumaya çalışır ve سُؤَال'i «suwâl» diye söyler. Doğrusu: taşıyıcı harf yalnız bir kürsüdür; hemzenin altındaki و ya da ي kendi sesini vermez. سُؤَال [suʾâl] okunur.
Yaygın yanlışHemzeyi hiç söylememek.
— Türkçede bu ses çoğu kelimede düştüğü için öğrenci مَسْأَلَة'yi «masala» diye okur. Arap kulağı eksik bir ses duyar. Doğrusu: hemzenin yerinde gırtlağı bir anlık kapat; [masʾala].
Yaygın yanlışHemzeyi ʿayn gibi söylemek.
— H.9'da ʿayn'ı öğrenen öğrenci her kesintide boğazını sıkar ve سُؤَال'i «suʿâl» gibi söyler. Doğrusu: hemze kısa ve hafif bir kapanmadır, boğaz sıkılmaz; ʿayn ise uzayabilen, sıkışık bir sestir.
Mini alıştırma
Cevaplar
- سُؤَالٌ'de و, بِئْرٌ'de noktasız ي, سَمَاءٌ'de taşıyıcı yok. Üçünde de ses aynıdır: gırtlağın kısa kesintisi.
- Hayır. «Saat» kelimesinin kesintisi ʿayn'dır (سَاعَة), «sual» kelimesininki hemze (سُؤَال). Türk kulağı ikisini aynı duyar.
- Medde, «hemze ve ardından uzun a» demektir: آ = ʾâ. آخِرٌ [âḫir] «son».
- «Kur'an» ve «cür'et». «Mesele» hemzeyi Türkçede tamamen kaybetmiştir; Arapçası مَسْأَلَة [masʾala].
Özet kartı
- Hemze, gırtlağın kısa kapanmasıyla çıkan bir ünsüzdür; okunuşta ʾ ile gösterilir.
- Kendi gövdesi yoktur; alif (أ ، إ), و (ؤ), noktasız ي (ئ) üzerinde ya da tek başına (ء) durur.
- Taşıyıcı ne olursa olsun ses aynıdır; taşıyıcı harf kendi sesini vermez.
- Kabaca: başta alif; ortada esre ي'yi, ötre و'yi, üstün alif'i çağırır; uzun ünlüden sonra sonda tek başına.
- آ (medli alif) hemze ile uzun a'yı birlikte gösterir: آخِرٌ ، قُرْآنٌ.
- Türkçe hemzeyi çoğu kelimede düşürdü (sual, mesele, mümin), birkaçında kesme işaretiyle korudu (Kur'an, cür'et).
Sonraki derse köprü
Bu derste noktasız ي'nin hemzeye kürsü olduğunu gördük ve Munâ'nın adındaki noktasız ى'yi H.12'den hatırlıyorsun. Sonraki derste kelime sonlarının iki özel harfini tanıyacaksın: ة, yani üstüne iki nokta konmuş bir ه gibi görünen ama a ya da at okunan tâ merbûta, ve noktasız ى, yani ي'ye benzeyen ama uzun a okunan elif maksûra.