Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- ف ve ق satırın üstünde aynı ilmeği paylaşır: ف bir, ق iki nokta alır.
- Sonda ف'nin gövdesi satırın üstünde düz uzanır, ق'nin çanağı satırın altına iner.
- ق, dil kökünün küçük dile değmesiyle çıkan kalın bir k'dir (ḳ); ك ise damağın ortasında oluşan ince k'dir.
- İki k anlamı değiştirir: قَلْبٌ kalp, كَلْبٌ köpek; قَالَ dedi, كَالَ ölçtü.
- Türkçede şapkalı «kâ» çoğu zaman ك'yi (kâtip, kâfir), şapkasız «ka» çoğu zaman ق'yi (kalem, kader) gösterir.
- Şehir lehçelerinde ق hemzeye, Körfez'de ve bedevî ağızlarda g'ye döner; fuṣḥâda ḳ korunur.
Kanca
Arapça öğrenen Türklerin en sevdiği hikâyelerden biri şöyle anlatılır: öğrenci bir Arap arkadaşına şehrini ne kadar sevdiğini söylemek ister ve «kalbimden» demek isterken «köpeğimden» der. Hikâye uydurma olabilir, ama altındaki tuzak gerçektir. Arapçada «kalp» قَلْب [ḳalb], «köpek» ise كَلْب [kalb] demektir. Türk kulağı ikisini aynı duyar, çünkü Türkçede bu iki k ayrı harfler değildir.
Aslında Türkçe bu iki k'yi tanıyor. «Kâr» ile «kar» kelimelerini söylerken dilin aynı yere değmediğini fark edebilirsin: birincisinde dil öne, ikincisinde arkaya gider. Arapça bu farkı iki ayrı harfe dönüştürür. Bu derste o arka k'yi, ق'yi ve onunla aynı gövdeyi paylaşan ف'yi tanıyacaksın.
Anlatım
İlmekli gövde: ف ve ق
ف [fâ] ve ق [ḳâf] aynı başı paylaşır: satırın üstünde küçük, yuvarlak bir ilmek. Bir sonraki harfe bağlandıkları sürece iki harf neredeyse aynı görünür; ayıran şey noktalardır.
| Harf | Adı | Nokta | Ses |
|---|---|---|---|
| ف | fâ | üstte bir | f |
| ق | ḳâf | üstte iki | gırtlağa yakın, kalın k |
Tek başına ve sonda iki harf ayrışır. ف'nin ilmeğinden sonra satırın üstünde düz, uzun bir gövde uzanır. ق'nin ilmeğinden sonra ise satırın altına inen derin, yuvarlak bir çanak gelir. Satırın altına bakmak, son harfin ف mi ق mı olduğunu bir bakışta söyler.
| Tek başına | Başta | Ortada | Sonda |
|---|---|---|---|
| ف | فـ | ـفـ | ـف |
| ق | قـ | ـقـ | ـق |
Bir not: Fas ve Cezayir'in geleneksel Mağrib yazısında nokta düzeni farklıdır. Orada ف'nin noktası ilmeğin altına, ق'nin tek noktası ise üstüne konur. Bu yazıyı gördüğünde üstte tek noktalı ilmeği hemen ف sanma; Mağrib'de o harf ق'dir.
ف: tanıdık f
ف Türkçedeki f'nin aynısıdır ve Türk öğrenciye hiçbir zorluk çıkarmaz: فِكْرٌ [fikr] «fikir», فَجْرٌ [facr] «şafak, fecir». Arapçanın standart dilinde v sesi yoktur; Türkçedeki «vakit», «vatan» gibi kelimelerin v'si Arapçada و harfinin w sesinden gelir; o harfle Hazırlık bitmeden tanışacaksın.
ق: dilin en arka noktası
ق, dilin arkasının küçük dile, yani damağın en arkasındaki sarkan küçük ete değmesiyle çıkar. Türkçedeki «kal», «kum» kelimelerinin k'si buna yakındır, ama ق daha da geriden gelir. Bir yöntem: «ka» de, sonra dilini olabildiğince geriye çekerek «ḳa» de; ses daha boğuk, daha tok çıkar ve ardından gelen a koyulaşır.
ك ise ق'nin ince eşidir: dilin ortası damağın ortasına değer, ses Türkçedeki «kâr», «kedi» kelimelerinin k'sine benzer. ك'nin kendisini bir sonraki derste ayrıntılı göreceksin; burada yalnız iki k'nin farkı önemli.
| İnce ك ile | Anlam | Kalın ق ile | Anlam |
|---|---|---|---|
| كَلْبٌ kalb | köpek | قَلْبٌ ḳalb | kalp, yürek |
| كَالَ kâla | ölçtü | قَالَ ḳâla | dedi |
Bölgelere göre ق
ق, lehçeler arasında en çok değişen harflerden biridir. H.1'de Beyrut'lu şoförün «ḳûlî» yerine «ʾûlî» dediğini görmüştün: Kahire, Şam, Beyrut ve Kudüs'ün şehir konuşmasında ق çoğu zaman hemzeye döner. Körfez'de, Ürdün ve Irak'ın kırsalında ve bedevî kökenli ağızlarda ise g olur: قَلْب «galb». Fuṣḥâda, haber dilinde ve Kur'an okuyuşunda ise ق gırtlağa yakın ḳ olarak korunur.
Türkçe ile karşılaştırma
Türkçe, ince ve kalın k'yi aynı harfle yazar ve hangisinin söyleneceğini yanındaki ünlüye bırakır: «ki», «kedi», «kâr» ince; «kal», «kum», «kız» kalın. Arapçada ise ince ve kalın k iki ayrı harftir ve ünlüden bağımsızdır. كَلْب ile قَلْب aynı a ile başlar; fark harfin kendisindedir.
Türkçenin yazımında bu ayrımın küçük bir izi kalmıştır: düzeltme işareti. Arapçadan gelen bir kelimede ince ك'nin ardından kalın bir a gelirse, Türkçe bu a'yı «â» diye yazarak k'nin ince söylenmesini sağlar: kâtip كَاتِب, kâfir كَافِر, kâinat كَائِنَات. Şapkasız kalın «ka» ise çoğu zaman Arapçada ق'dir: kalem قَلَم, kalp قَلْب, kader قَدَر, kadı قَاضٍ, kıble قِبْلَة, kuvvet قُوَّة. Bu bir kural değil, ama Türkçedeki şapkalı ve şapkasız k'ler Arapça aslı tahmin etmede iyi bir ipucudur.
Türk öğrenci için ق'nin bir avantajı da var: kalın k Türkçede zaten söylenen bir sestir. Yapılması gereken, onu biraz daha geriye taşımak ve ince ك'yle karıştırmamaktır. Asıl tehlike ters yönde: Türk öğrenci ince ك'yi de yanındaki kalın ünlü yüzünden kalınlaştırabilir ve كَلْب kelimesini قَلْب gibi söyleyebilir. Kalın a'nın önünde de ك ince kalmalıdır.
Örnekler
Okunuşta ḳ kalın, gırtlağa yakın k'yi; k ise ince k'yi gösterir.
Son örnek iki harfi bir arada taşıyor: kelime ف ile başlar, ق ile biter. Tek başına yazılmış son harfin çanağının satırın altına indiğine bak; ف olsaydı gövde satırın üstünde düz uzanırdı.
Örnek diyalog
Amman'daki kursta Elif, şehri ne kadar sevdiğini anlatmaya çalışıyor.
Rîm'in «buradan» derken boğazının üst kısmını gösterdiğini düşün: ḳâf'ın yeri dilin en arka noktasıdır. Son replikte yazı ile ses yine ayrılıyor: kelime قَلْبِي diye ق ile yazılıyor, ama bedevî kökenli bir Ürdünlünün ağzında «galbî» oluyor. Fuṣḥâ yazısı aynı kalır, söyleyiş bölgeye göre değişir.
Sık yapılan hatalar
Yaygın yanlışق ile ك'yi aynı söylemek.
— Türkçede iki k aynı harf olduğu için Türk öğrenci ikisini de ortadaki bir k ile söyler; قَلْب «kalp» ile كَلْب «köpek» aynı duyulur. Doğrusu: ق için dili en arkaya, küçük dile doğru çek; ك için dilin ortasını damağa değdir.
Yaygın yanlışKalın ünlünün önünde ك'yi kalınlaştırmak.
— Türkçede ünlü kalınsa k de kalın söylendiği için öğrenci كَلْب'deki a yüzünden k'yi geriye kaydırır. Doğrusu: Arapçada k'nin inceliği harfin kendisine aittir; كَ ince kalır, ardından gelen a da çok koyulaşmaz.
Yaygın yanlışKelime sonunda ف ile ق'yu karıştırmak.
— Başta ve ortada neredeyse aynı görünen iki harf sonda da karıştırılır. Doğrusu: noktaları say (ف bir, ق iki) ve satırın altına bak; çanak aşağı iniyorsa ق'dir.
Mini alıştırma
Cevaplar
- قَلْبٌ [ḳalb] «kalp» söylenirken dil daha geridedir; ق küçük dile doğru, ك damağın ortasında oluşur.
- «Kâtip» ve «kâfir» ince ك ile (كَاتِب ، كَافِر); «kalem» ve «kader» kalın ق ile (قَلَم ، قَدَر). İpucu düzeltme işaretiydi: şapkalı «kâ» çoğu zaman ince ك'yi gösterir.
- İlk harf ف [fâ], son harf ق [ḳâf]. Son harfin iki noktası var ve çanağı satırın altına iniyor.
- [ḳâla]. Kahire ve şehir lehçelerinde ق hemzeye, Körfez'de ve bedevî ağızlarda g'ye döner; fuṣḥâda ise kalın ḳ korunur.
Özet kartı
- ف ve ق satırın üstünde aynı ilmeği paylaşır: ف bir, ق iki nokta alır.
- Sonda ف'nin gövdesi satırın üstünde düz uzanır, ق'nin çanağı satırın altına iner.
- ق, dil kökünün küçük dile değmesiyle çıkan kalın bir k'dir (ḳ); ك ise damağın ortasında oluşan ince k'dir.
- İki k anlamı değiştirir: قَلْبٌ kalp, كَلْبٌ köpek; قَالَ dedi, كَالَ ölçtü.
- Türkçede şapkalı «kâ» çoğu zaman ك'yi (kâtip, kâfir), şapkasız «ka» çoğu zaman ق'yi (kalem, kader) gösterir.
- Şehir lehçelerinde ق hemzeye, Körfez'de ve bedevî ağızlarda g'ye döner; fuṣḥâda ḳ korunur.
Sonraki derse köprü
Bu derste ince ك'yi yalnız ق'den ayırmak için kullandık. Sonraki derste onu kendi başına tanıyacaksın ve yanına Arapçanın en sık geçen üç harfini ekleyeceğiz: ل ، م ، ن. Bu dört harfin dördü de Türkçede tam karşılığı olan seslerdir; zorlukları seste değil biçimdedir. Hele ل, alif'e çok benzeyen dik çizgisiyle ve harf-i tarifteki rolüyle, Arapça okurken en çok karşılaşacağın harf olacak.