Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- Lütfen: مِنْ فَضْلِكَ / فَضْلِكِ / فَضْلِكُمْ ya da gündelik لَوْ سَمَحْتَ / سَمَحْتِ / سَمَحْتُمْ.
- Teşekkür: شُكْرًا ، شُكْرًا جَزِيلًا ، أَشْكُرُكَ; cevap: عَفْوًا ya da لَا شُكْرَ عَلَى وَاجِبٍ.
- Buyur: تَفَضَّلْ (erkeğe), تَفَضَّلِي (kadına), تَفَضَّلُوا (gruba).
- Dikkat çekmek için عَفْوًا, hata için آسِفٌ / آسِفَةٌ, resmî özür için أَعْتَذِرُ; cevabı لَا بَأْسَ.
- عَفْوًا iki anlam taşır: teşekküre cevap olarak «rica ederim», dikkat çekerken «affedersiniz».
- Türkçedeki maalesef, esef, fazilet, şükran bu kalıplarla aynı köklerden gelir.
Kanca
Türkçede «maalesef» dediğinde aslında üç Arapça kelime söylersin: مَعَ الْأَسَفِ [maʿa l-asaf], «üzüntüyle». «Lütfen» kelimesinin Arapçadaki karşılığı مِنْ فَضْلِكَ [min faḍlik] ise «senin faziletinden, inceliğinden» demektir ve kökü Türkçedeki «fazilet» ile «fazla» kelimelerinin köküdür. Türkçe Arapçanın nezaket dilinden pek çok kelime almış, ama onları tek kelimeye kaynaştırıp kökleriyle bağını unutmuştur.
Selamlaşmayı, tanışmayı ve nereli olduğunu söylemeyi öğrendin. Bir konuşmayı yumuşak ve kibar kılan şey ise bu küçük kelimelerdir: bir şey isterken «lütfen», alırken «teşekkürler», bir şey verirken «buyur», birine çarptığında «özür dilerim». Bu derste bu kalıpları göreceksin ve bir kelimenin, عَفْوًا'nın, nasıl hem «rica ederim» hem de «affedersiniz» olabildiğini öğreneceksin.
Anlatım
Lütfen: iki kalıp
Bir şey isterken en sık iki kalıp kullanılır. مِنْ فَضْلِكَ [min faḍlik] «lütfen» daha resmî ve yazıya yakındır. لَوْ سَمَحْتَ [law samaḥt] «izin verirsen» ise gündelik konuşmada, özellikle bir garsona ya da satıcıya seslenirken çok sık duyulur. İki kalıp da karşındakine göre değişir: bir kadına مِنْ فَضْلِكِ [min faḍliki], لَوْ سَمَحْتِ [law samaḥti]; bir gruba مِنْ فَضْلِكُمْ [min faḍlikum], لَوْ سَمَحْتُمْ [law samaḥtum] denir.
Teşekkür ve cevabı
Teşekkürün en kısa yolu شُكْرًا [şukran]'dır. Güçlendirmek için شُكْرًا جَزِيلًا [şukran cazîlan] «çok teşekkürler» denir. Doğrudan bir kişiye teşekkür etmek istersen أَشْكُرُكَ [aşkuruk] «sana teşekkür ederim» (bir kadına أَشْكُرُكِ [aşkuruki]) dersin. Teşekkürün kökü ş-k-r'dir ve Türkçedeki «şükür», «teşekkür», «şükran» aynı köktendir.
Teşekküre en sık عَفْوًا [ʿafwan] «rica ederim» diye cevap verilir. Daha törensel bir cevap da vardır: لَا شُكْرَ عَلَى وَاجِبٍ [lâ şukra ʿalâ wâcib], «görev için teşekkür olmaz». Türkçedeki «Ne demek, vazifemiz» cevabına çok yakındır.
Buyur: تَفَضَّلْ
Bir şey uzatırken, birini içeri davet ederken ya da «geçin, oturun» derken تَفَضَّلْ [tafaḍḍal] denir: «buyur». Bir kadına تَفَضَّلِي [tafaḍḍalî], bir gruba تَفَضَّلُوا [tafaḍḍalû] denir. Kelime, «lütfen»deki فَضْل ile aynı köktendir: «lütfet, inceliğini göster». H.13'teki kitapçı sahnesinde Ṣâliḥ'in Elif'e söylediği «tafaḍḍalî» bu kalıptı.
Özür: üç durum, üç kalıp
Arapçada «özür dilerim» için tek bir kalıp yoktur; ne olduğuna göre değişir.
| Durum | Kalıp | Cevap |
|---|---|---|
| Birinin dikkatini çekmek, yol istemek | عَفْوًا ʿafwan «affedersiniz» | — |
| Bir hata yaptın, birine çarptın | آسِفٌ âsif / آسِفَةٌ âsifa «üzgünüm» | لَا بَأْسَ lâ baʾs «önemli değil» |
| Resmî, yazılı özür | أَعْتَذِرُ aʿtaẕir «özür dilerim» | — |
İlk satırdaki عَفْوًا, teşekküre verilen cevapla aynı kelimedir. Anlamı «af»tır: birine teşekkür edildiğinde «af edersin, önemli değil» der gibi, birinin dikkatini çekerken de «af edersin, bir şey soracağım» der gibi kullanılır. Hangi anlamda olduğunu durum söyler: biri sana «şukran» dedikten sonra söylenen «ʿafwan» «rica ederim»dir; bir yabancının yanına yaklaşırken söylenen «ʿafwan» ise «affedersiniz».
آسِفٌ kelimesi de Türkçeye tanıdıktır: «esef», «maalesef» kelimeleriyle aynı kökten, a-s-f'den gelir. Kadın konuşan آسِفَةٌ der; A1.2'deki meslek adları gibi bu sıfat da konuşanın cinsiyetine uyar.
Türkçe ile karşılaştırma
Türkçenin nezaket dili de Arapçadan zengin bir miras taşır: lütfen, teşekkür, rica, maalesef, af, esef, şükran. Ama Türkçe bu kelimeleri çoğu zaman yeni bir biçimle kullanır. «Teşekkür ederim» Türkçe bir yapıdır; Arapçada «teşekkür» kelimesinin bu kullanımı yoktur ve aynı iş şukran ya da aşkuruk ile görülür. «Rica ederim» de Türkçe bir kalıptır; Arapçadaki رَجَاءٌ [racâʾ] «rica» ise yazılı uyarılarda «lütfen» anlamında kullanılır, teşekküre cevap olarak değil.
Cinsiyet ve sayı Türk öğrencinin bu derste de karşısına çıkıyor. Türkçede «lütfen», «buyurun», «teşekkür ederim» herkese aynıdır; saygı için yalnız «buyurun» ile «buyur» arasında seçim yaparsın. Arapçada kalıp, karşındaki tek bir erkek mi, tek bir kadın mı, yoksa bir grup mu olduğuna göre değişir: tafaḍḍal, tafaḍḍalî, tafaḍḍalû. Türkçedeki saygı farkının yerini burada cinsiyet ve sayı alır.
Özür konusunda Türkçe tek bir kalıpla birçok işi görür: «pardon» hem dikkat çekmek hem de birine çarptığında özür dilemek için kullanılır. Arapçada ise bu ikisi ayrılır: dikkat çekmek için ʿafwan, hata yaptığında âsif. Bir yabancının yanına «âsif» diye yaklaşmak tuhaf duyulur; birine çarptıktan sonra yalnız «ʿafwan» demek de eksik bir özür gibi gelebilir.
Örnekler
Her kalıbı karşındaki kişiye göre seç: erkek, kadın ya da grup.
İkinci örnekteki مَحَطَّةٌ [maḥaṭṭa] «istasyon», H.21'de gördüğün «yer» kalıbının bir örneğidir: «inilen, durulan yer». Son örnekte ʿafwan, teşekküre cevap olarak değil, birinin dikkatini çekmek için kullanılıyor.
Örnek diyalog
Zeynep, Beyrut'ta bir kafede oturuyor. Garson Nâdiya siparişini almaya geliyor.
Bu sahnede ʿafwan iki kez geçiyor ve iki ayrı anlam taşıyor: Nâdiya'nın ağzında teşekküre cevap, «rica ederim»; Zeynep'in ağzında dikkat çekme, «affedersiniz». Zeynep kahveyi döktüğünde ise ʿafwan değil âsifa diyor, çünkü bu kez bir hata için özür diliyor. Kahve masaya döküldüğünde Zeynep'in cümlesi Arapçada yalnız «kahve masanın üstünde» der; durum ve ses tonu gerisini anlatır.
Sık yapılan hatalar
Yaygın yanlışHer durumda ʿafwan ile özür dilemek.
— Türkçedeki «pardon» alışkanlığıyla öğrenci birine çarptıktan sonra da yalnız «ʿafwan» der. Bu, eksik ve soğuk bir özür gibi duyulabilir. Doğrusu: bir hata yaptığında آسِفٌ / آسِفَةٌ de; ʿafwan'ı dikkat çekmek ve teşekküre cevap vermek için kullan.
Yaygın yanlışKarşındakine göre biçimi değiştirmemek.
— Öğrenci kadına da gruba da «tafaḍḍal», «min faḍlik» der. Anlaşılır, ama özensiz duyulur. Doğrusu: kadına -î / -ki, gruba -û / -kum ekiyle söyle: tafaḍḍalî, min faḍliki, tafaḍḍalû, min faḍlikum.
Yaygın yanlışTürkçedeki «teşekkür ederim»i birebir çevirmek.
— Öğrenci «teşekkür» kelimesini Arapçada da arar. Arapçada bu kalıp yoktur. Doğrusu: şukran, şukran cazîlan ya da aşkuruk de.
Mini alıştırma
Cevaplar
- مِنْ فَضْلِكِ، مَاءٌ [min faḍliki, mâʾ] ve لَوْ سَمَحْتِ، مَاءٌ [law samaḥti, mâʾ]. Kadına söylendiği için iki kalıp da esreyle biter.
- «Görev için teşekkür olmaz», yani «Ne demek, görevim». Teşekküre verilen törensel bir cevaptır.
- Çarptıysan آسِفٌ (kadınsan آسِفَةٌ) dersin. Yalnız yol sormak için dikkat çekseydin عَفْوًا derdin.
- تَفَضَّلُوا [tafaḍḍalû] «Buyurun».
Özet kartı
- Lütfen: مِنْ فَضْلِكَ / فَضْلِكِ / فَضْلِكُمْ ya da gündelik لَوْ سَمَحْتَ / سَمَحْتِ / سَمَحْتُمْ.
- Teşekkür: شُكْرًا ، شُكْرًا جَزِيلًا ، أَشْكُرُكَ; cevap: عَفْوًا ya da لَا شُكْرَ عَلَى وَاجِبٍ.
- Buyur: تَفَضَّلْ (erkeğe), تَفَضَّلِي (kadına), تَفَضَّلُوا (gruba).
- Dikkat çekmek için عَفْوًا, hata için آسِفٌ / آسِفَةٌ, resmî özür için أَعْتَذِرُ; cevabı لَا بَأْسَ.
- عَفْوًا iki anlam taşır: teşekküre cevap olarak «rica ederim», dikkat çekerken «affedersiniz».
- Türkçedeki maalesef, esef, fazilet, şükran bu kalıplarla aynı köklerden gelir.
Sonraki derse köprü
Bu modülde pek çok kısa cümle kurduk: أَنَا طَالِبٌ ، هِيَ مِصْرِيَّةٌ ، هُوَ مُعَلِّمٌ. Hiçbirinde «olmak» fiili yoktu ve hepsi iki kelimeden ibaretti. Sonraki derste bu cümle türüne yakından bakıyoruz: isim cümlesi. Bir özne ve bir haberin yan yana gelmesiyle nasıl tam bir cümle kurulduğunu, Türkçedeki «-dır» ekinin Arapçada nereye kaybolduğunu ve bu yapının neden Arapçanın temel taşı olduğunu göreceksin.