Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- Adını söyle: اِسْمِي ... ya da أَنَا ... ; sor: مَا اسْمُكَ؟ (erkeğe), مَا اسْمُكِ؟ (kadına).
- Nereli olduğunu söyle: أَنَا مِنْ تُرْكِيَا ; sor: مِنْ أَيْنَ أَنْتَ / أَنْتِ؟
- Mesleğini söyle: أَنَا طَالِبٌ ; Arapçada «-im» eki ve «olmak» yoktur, ama «ben» söylenir.
- Meslek adı konuşanın cinsiyetine uyar: kadın biçimi ة ile kurulur (طَالِبَةٌ ، مُعَلِّمَةٌ).
- Mesleği sor: مَاذَا تَعْمَلُ؟ (erkeğe), مَاذَا تَعْمَلِينَ؟ (kadına).
- Tanışmayı kapat: تَشَرَّفْنَا → الشَّرَفُ لِي ; فُرْصَةٌ سَعِيدَةٌ → وَأَنَا أَسْعَدُ.
Kanca
Türkçede resmî bir tanışmanın sonunda bazen «Müşerref oldum» denir: «şeref duydum». Bu kelime bugün biraz eski, biraz törensel duyulur. Arapçada ise aynı kökten gelen bir kelime gündelik hayatın tam ortasındadır: Amman'da bir kafede, Kahire'de bir iş toplantısında, Beyrut'ta bir düğünde iki kişi tanıştığında biri تَشَرَّفْنَا [taşarrafnâ] der, «şeref duyduk», yani «memnun oldum».
Selamı A1.1'de öğrendin; şimdi selamın ardından gelen adıma geçiyoruz: kim olduğunu söylemek. Bu derste adını, nereli olduğunu ve ne iş yaptığını söyleyeceksin, karşındakine aynı soruları soracaksın ve tanışmayı nazik bir kalıpla kapatacaksın. Bu kısa cümlelerin içinde, ileride ayrıntısını göreceğin üç önemli yapı da ilk kez karşına çıkacak.
Anlatım
Adını söylemek ve sormak
Adını söylemenin en yaygın yolu اِسْمِي [ismî] «adım» ile başlayan cümledir: اِسْمِي زَيْنَب «Adım Zeynep». Daha kısa bir yol da vardır: أَنَا زَيْنَب «Ben Zeynep». İki cümle de doğrudur; birincisi biraz daha resmî, ikincisi daha gündeliktir.
Karşındakine adını sorarken soru, sorduğun kişinin cinsiyetine göre değişir. Bir erkeğe مَا اسْمُكَ؟ [ma smuk], bir kadına مَا اسْمُكِ؟ [ma smuki] dersin. Fark kelimenin son harekesindedir: ك üstünle «senin» (erkek), esreyle «senin» (kadın) olur. H.20'de gördüğün gibi, bu soruda اسم'in alif'i okunmaz.
Nereli olduğunu söylemek
Nereli olduğunu söylemek için مِنْ [min] «-den» edatını kullanırsın: أَنَا مِنْ تُرْكِيَا [ana min turkiyâ] «Türkiye'denim», أَنَا مِنْ إِسْطَنْبُولَ [ana min isṭanbûl] «İstanbul'danım». Soru da aynı edatla kurulur: مِنْ أَيْنَ أَنْتَ؟ [min ayna ant] «Nerelisin?» (bir erkeğe), مِنْ أَيْنَ أَنْتِ؟ [min ayna anti] (bir kadına).
Türk şehirlerinin Arapça adları çoğu zaman tanıdıktır, ama bazıları Arapçada farklı söylenir: إِسْطَنْبُول [isṭanbûl], أَنْقَرَة [anḳara], قُونِيَة [ḳûniya]. Bir sonraki derslerden birinde «Türk», «Mısırlı» gibi milliyet sıfatlarını göreceksin; şimdilik «-den» demek yeter.
Ne iş yaptığını söylemek
Mesleğini söylemek için yalnız «ben» ve meslek adını yan yana koyarsın: أَنَا طَالِبٌ [ana ṭâlib] «Ben öğrenciyim». Arapçada bu cümlede «-im» eki ya da «olmak» fiili yoktur; iki kelime yan yana gelir ve cümle kurulur. Bu yapıya isim cümlesi denir ve A1'in ikinci modülü baştan sona onu işler.
Meslek adları konuşanın cinsiyetine göre değişir. Bir erkek طَالِبٌ, bir kadın طَالِبَةٌ [ṭâliba] der: kadın biçimi sondaki ة ile kurulur. Aynı kural مُعَلِّمٌ / مُعَلِّمَةٌ «öğretmen», طَبِيبٌ / طَبِيبَةٌ «doktor», مُهَنْدِسٌ / مُهَنْدِسَةٌ «mühendis» için de geçerlidir.
| Meslek | Erkek | Kadın |
|---|---|---|
| öğrenci | طَالِبٌ ṭâlib | طَالِبَةٌ ṭâliba |
| öğretmen | مُعَلِّمٌ muʿallim | مُعَلِّمَةٌ muʿallima |
| doktor | طَبِيبٌ ṭabîb | طَبِيبَةٌ ṭabîba |
| mühendis | مُهَنْدِسٌ muhandis | مُهَنْدِسَةٌ muhandisa |
| memur, çalışan | مُوَظَّفٌ muwaẓẓaf | مُوَظَّفَةٌ muwaẓẓafa |
Karşındakine mesleğini sormak için مَاذَا تَعْمَلُ؟ [mâẕâ taʿmal] «Ne iş yaparsın?» (bir erkeğe) ya da مَاذَا تَعْمَلِينَ؟ [mâẕâ taʿmalîn] (bir kadına) dersin. Fiilin kökü ʿ-m-l, Türkçedeki «amel» ve «amele» kelimelerinin köküdür.
Tanışmayı kapatmak
Tanışmanın sonunda iki yaygın kalıp vardır. Birincisi تَشَرَّفْنَا [taşarrafnâ] «şeref duyduk»; buna الشَّرَفُ لِي [aş-şarafu lî] «şeref bana ait» diye karşılık verilir. İkincisi فُرْصَةٌ سَعِيدَةٌ [furṣatun saʿîda] «mutlu bir fırsat»; buna وَأَنَا أَسْعَدُ [wa ana asʿad] «ben daha mutluyum» diye cevap verilir. İkisi de «memnun oldum / ben de» demenin Arapça yoludur ve ikisinde de cevap, selamdaki gibi, karşındakinin sözünü bir adım öteye taşır.
Türkçe ile karşılaştırma
Türkçede kendini tanıtırken ekler işi görür: «Adım Elif», «Konyalıyım», «öğrenciyim». Kişi ve «olmak» anlamı fiilin ya da ismin sonundaki -im, -ım ekindedir. Arapçada ise bu ekler yoktur. «Ben öğrenciyim» cümlesi Arapçada iki kelimeden ibarettir, أَنَا طَالِبٌ, ve «-im» anlamını «ben» kelimesinin kendisi taşır. Türk öğrencinin ilk alışkanlığı «ben» kelimesini atlamaktır, çünkü Türkçede ek yeterlidir; Arapçada isim cümlesinde «ben»i atlamak cümleyi eksik bırakır.
İkinci büyük fark cinsiyettir. Türkçede «öğrenci», «öğretmen», «doktor» hem kadın hem erkek için aynıdır. Arapçada meslek adı konuşanın cinsiyetine uyar: bir kadın kendini tanıtırken طَالِبَةٌ, مُعَلِّمَةٌ der. Türkçede «muallime», «tabibe» gibi eski kelimeler bu ayrımın Türkçeye bir zamanlar geçtiğini gösterir, ama bugün kullanılmaz. Arapçada ise bu ayrım her cümlede yaşar ve karşındakine soru sorarken de kendini gösterir: «ma smuk» ile «ma smuki».
Bu dersin meslek adlarının çoğu Türkçede tanıdıktır ve küçük ses kaymalarıyla yaşar: ṭâlib «talip» (ve çoğulu «talebe»), muʿallim «muallim», ṭabîb «tabip», muhandis «mühendis», muwaẓẓaf «muvazzaf». Sonuncusu Türkçede yalnız askerlikte, «muvazzaf subay» gibi bir ifadede kalmıştır; Arapçada ise herhangi bir kurumda maaşla çalışan herkese denir. Bu, H.2'de gördüğün anlam daralmasının bir örneği daha.
Örnekler
Okunuşta erkek ve kadın biçimlerini yan yana verdik; kendine uyanı seç ve kendi bilgilerinle tekrar et.
Örnek diyalog
Elif, Amman'da bir dil değişimi buluşmasında. Karşısına Türkçe öğrenmek isteyen genç bir mühendis, Ṭâriḳ oturuyor.
Bu konuşmada Ṭâriḳ ile Elif aynı soruları birbirine soruyor, ama biçimler farklı: Ṭâriḳ bir kadına sorduğu için «anti», «taʿmalîn»; Elif bir erkeğe sorduğu için «ant». Ṭâriḳ'ın son cümlesi bir sıfatın «daha» biçimini kullanıyor: saʿîd «mutlu», asʿad «daha mutlu». Bu kalıbı A2'de, üstünlük sıfatlarıyla birlikte göreceksin.
Sık yapılan hatalar
Yaygın yanlış«Ben» kelimesini atlamak.
— Türkçede «öğrenciyim» tek kelime olduğu için öğrenci yalnız طَالِبٌ der. Arapçada bu cümle «bir öğrenci» demektir, «öğrenciyim» değil. Doğrusu: isim cümlesinde özneyi söyle: أَنَا طَالِبٌ.
Yaygın yanlışKadın konuşanın erkek biçimini kullanması.
— Türkçede meslek adının cinsiyeti olmadığı için bir kadın öğrenci kendini أَنَا طَالِبٌ diye tanıtır. Doğrusu: kadın konuşan ة'li biçimi kullanır: أَنَا طَالِبَةٌ.
Yaygın yanlışHerkese aynı soruyu sormak.
— Öğrenci kadına da erkeğe de مَا اسْمُكَ؟ der. Anlaşılır, ama özensiz duyulur. Doğrusu: bir kadına مَا اسْمُكِ؟ [ma smuki], مِنْ أَيْنَ أَنْتِ؟ diye sor.
Mini alıştırma
Cevaplar
- Örneğin: اِسْمِي إِلِيف. أَنَا مِنْ تُرْكِيَا. أَنَا طَالِبَةٌ. Erkek bir konuşan طَالِبٌ ya da kendi mesleğinin erkek biçimini kullanır.
- مَا اسْمُكِ؟ [ma smuki] ve مَاذَا تَعْمَلِينَ؟ [mâẕâ taʿmalîn].
- «Furṣatun saʿîda»ya وَأَنَا أَسْعَدُ [wa ana asʿad], «taşarrafnâ»ya الشَّرَفُ لِي [aş-şarafu lî] diye cevap verilir.
- مُعَلِّمَةٌ [muʿallima]. Sona tâ merbûta (ة) eklendi.
Özet kartı
- Adını söyle: اِسْمِي ... ya da أَنَا ... ; sor: مَا اسْمُكَ؟ (erkeğe), مَا اسْمُكِ؟ (kadına).
- Nereli olduğunu söyle: أَنَا مِنْ تُرْكِيَا ; sor: مِنْ أَيْنَ أَنْتَ / أَنْتِ؟
- Mesleğini söyle: أَنَا طَالِبٌ ; Arapçada «-im» eki ve «olmak» yoktur, ama «ben» söylenir.
- Meslek adı konuşanın cinsiyetine uyar: kadın biçimi ة ile kurulur (طَالِبَةٌ ، مُعَلِّمَةٌ).
- Mesleği sor: مَاذَا تَعْمَلُ؟ (erkeğe), مَاذَا تَعْمَلِينَ؟ (kadına).
- Tanışmayı kapat: تَشَرَّفْنَا → الشَّرَفُ لِي ; فُرْصَةٌ سَعِيدَةٌ → وَأَنَا أَسْعَدُ.
Sonraki derse köprü
Bu derste «ben», «sen» gibi kelimeleri hep kullandık, ama yalnız birkaçını ve hep belirli bir cinsiyetle: أَنَا ، أَنْتَ ، أَنْتِ. Sonraki derste bütün tekil şahıs zamirlerini tanıyacaksın: Türkçede tek bir «sen» ve tek bir «o» varken Arapçada neden ikişer tane olduğunu, ve H.12'de gördüğün هُوَ ile هِيَ'nin bu sistemin neresinde durduğunu.