İçeriğe geç

K3Ders 09-08

Venüller ve Venler

09.1 — Dolaşım Ağının Mimarisi · K3 Tıp: Tıp fakültesi düzeyinde terminoloji, komşuluk, damar, sinir, lenf, histoloji ve embriyoloji.

1.182 kelime · yaklaşık 8 dakika · 2 kaynak

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
  • Postkapiller venüller 15–20 µm çaplıdır, düz kas taşımaz; iltihapta sızıntı ve akyuvar göçü buradan olur.
  • Kaslı venüller bir-iki kat zayıf düz kas taşır; venül basıncı yaklaşık 10–15 mmHg'dir.
  • Venlerde orta katman incedir, dış katman kalındır; büyük venlerin dış katmanında boylamasına düz kas demetleri vardır.
  • Dinlenmede kanın yaklaşık üçte ikisi sistemik venlerdedir; venler bedenin hacim deposudur.
  • Kapakçıklar kol ve bacak venlerinde bulunur; vena cava, vena portae hepatis ve beyin ven sinüslerinde yoktur.
  • Baldır kas pompası ve soluk pompası kanı kalbe taşır; ayak bileğindeki ven basıncı yürüyüşte 90'dan 20–30 mmHg'ye iner.
  • Kapakçık yetmezliği varise, hareketsizlikle yavaşlayan akış derin ven trombozuna ve akciğer embolisine yol açabilir.

Bu derste arterden kapillere, kapillerden vene uzanan temel yolu tamamladık ve her damara tek bir yolu olan bir boru gibi baktık. Oysa bedenin birçok yerinde iki ayrı damar uçlarında birbirine bağlanır ve kan bir hedefe iki farklı yoldan ulaşabilir. Bu bağlantıların nerede bulunduğunu ve neden önemli olduğunu bir sonraki derste göreceğiz. Anastomoz Nedir?

Açılış

Ayakta hareketsiz duran bir yetişkinde ayak bileği hizasındaki bir vende basınç yaklaşık 90 mmHg'ye çıkar. Bu basıncın kaynağı kalp değil, ayaktan kalbe kadar uzanan kan sütununun ağırlığıdır. Aynı kişi yürümeye başladığında birkaç adım içinde bu basınç 20–30 mmHg düzeyine iner. Oysa kalp aynı kalp, kan da aynı kandır.

Kalbin basıncı kapillerlerde neredeyse tükendiğine göre, kan ayak parmaklarından kalbe bir metreden fazla yol alıp yer çekimine karşı nasıl yükselir? Ve uzun bir uçak yolculuğunda bacak venlerinde pıhtı oluşma riski neden artar?

Bu derste ne olacak

Önce kapiller yataktan çıkan kanı toplayan venülleri, postkapiller ve kaslı venül olarak iki basamakta tanıyacağız. Sonra küçük, orta ve büyük venlerin duvarlarını karşılaştıracağız ve venlerin neden bedenin kan deposu olduğunu göreceğiz. Ardından kanı kalbe geri götüren yardımcı düzenekleri, ven kapakçıklarını, baldır kas pompasını ve soluk pompasını adlarıyla inceleyeceğiz. Son olarak bu düzenekler bozulduğunda ortaya çıkan iki tabloya, varislere ve derin ven trombozuna bakacağız.

Sıfır noktası

Mekanizma

Venüller: dönüş yolunun başlangıcı

Kapiller yataktan çıkan kan önce postkapiller venüllere geçer. Bu venüllerin çapı 15–20 µm kadardır ve duvarları yalnızca endotel, bazal lamina ve aralıklı perisitlerden oluşur. Ders 09-06'da gördüğümüz gibi iltihapta sıvı sızıntısı ve akyuvar göçü bu venüllerden olur. Lenf düğümlerinde bu venüllerin endoteli küp biçimli hücrelerden oluşur; yüksek endotelli venül denen bu özel bölümler, kandaki lenfositlerin düğüme girdiği kapılardır.

Postkapiller venüller birleştikçe çap büyür ve duvarda düz kas belirmeye başlar. Kaslı venüllerde bir ya da iki kat düz kas bulunur; bu kas, arteriollerdekinden çok daha zayıftır. Venüllerin iç basıncı yalnızca 10–15 mmHg kadardır. Kan buradan küçük venlere, oradan da orta boy ve büyük venlere akar.

Venler: ince duvar, geniş lümen

Kol ve bacaklardaki venlerin çoğu, örneğin vena cephalica, vena basilica ve vena saphena magna, orta boy venlerdir. Duvarlarında aynı üç katman bulunur ama orta katman (tunica media) aynı çaptaki bir arterinkinden çok daha incedir ve dış katman çoğu zaman en kalın katmandır. Lümen geniştir, kesitte sıklıkla yassı ya da çökmüş görünür.

Büyük venler, vena cava superior, vena cava inferior, vena portae hepatis ve vena jugularis interna, dış katmanlarında boylamasına dizilmiş düz kas demetleri taşır. Bu demetler venin boyunu ve duvar gerginliğini ayarlar. Büyük venlerin duvarı da onların basıncına göre incedir; vena cava'nın sağ kulakçığa yakın ucunda basınç yalnızca birkaç mmHg'dir.

İnce duvar ve geniş lümen venlere önemli bir özellik kazandırır: basınç biraz yükseldiğinde kolayca genişler ve çok miktarda kanı içlerine alırlar. Dinlenme sırasında bedendeki kanın yaklaşık üçte ikisi sistemik venlerde bulunur. Kanama ya da ayağa kalkma sırasında sempatik sinirler ven duvarındaki düz kası kasar; bu depodaki kanın bir kısmı kalbe geri yollanır ve dolaşan hacim korunur.

Kanı kalbe geri götüren düzenekler

Kalbin verdiği basınç kapillerlerde büyük ölçüde tükendiği için dönüş yolculuğu üç yardımcıya dayanır. Birincisi kapakçıklardır. Kol ve bacak venlerinde, genellikle iki yaprakçıklı ven kapakçıkları (valvulae venosae) aralıklarla dizilir ve kanın yalnızca kalbe doğru akmasına izin verir. Kapakçıklar bacaklarda en sıktır. Buna karşılık vena cava'larda, vena portae hepatis'te ve beynin ven sinüslerinde (sinus durae matris) kapakçık yoktur.

İkincisi kas pompasıdır. Bacağın derin venleri kasların arasında, sıkı bir fasya kılıfının içinde seyreder. Baldır kasları, özellikle musculus soleus ve musculus gastrocnemius, kasıldığında bu venleri sıkıştırır; kapakçıklar kanın aşağı kaçmasını önlediği için kan yalnızca yukarı itilir. Kas gevşediğinde venler yeniden dolar. Yürürken her adımda tekrarlanan bu döngü yüzünden baldır kaslarına "ikinci kalp" de denir; ayak bileğindeki ven basıncının yürüyüşte 90 mmHg'den 20–30 mmHg'ye inmesini sağlayan budur.

Üçüncüsü soluk pompasıdır. Soluk alırken diyafram aşağı iner, göğüs boşluğundaki basınç düşer ve karın içindeki basınç artar. Bu basınç farkı karındaki vena cava inferior'daki kanı göğüse, sağ kulakçığa doğru çeker. Kalbin kendisi de her atımda kulakçıkları genişleterek büyük venlerden kan emer.

Klinik bağ: varis ve derin ven trombozu

Bacaktaki yüzeyel venlerin en uzunu olan vena saphena magna, ayak bileğinin iç yanından başlayıp kasıkta derin vene katılır. Bu venin ya da yüzeyel venleri derin venlere bağlayan kısa venlerin kapakçıkları yetersiz kaldığında kan aşağı kaçar, yüzeyel venler genişleyip kıvrımlaşır ve varis oluşur. Varisler, ayakta uzun süre hareketsiz çalışan kişilerde ve gebelikte daha sıktır; çünkü her iki durumda da bacak venlerindeki basınç yüksek kalır.

Derin ven trombozunda bacağın derin venlerinde bir pıhtı oluşur. Pıhtı oluşumunu kolaylaştıran üç etken, Virchow üçlüsü olarak bilinir: kan akışının yavaşlaması, damar duvarının hasarı ve kanın pıhtılaşma eğiliminin artması. Uzun bir uçak yolculuğunda baldır kas pompası saatlerce çalışmaz ve derin venlerde akış yavaşlar; ameliyat sonrası yatağa bağlı kalmak da aynı etkiyi yaratır. Pıhtının kopan bir parçası venlerle kalbin sağ yarısına, oradan truncus pulmonalis'e taşınıp akciğer arterlerinden birini tıkayabilir; bu tabloya akciğer embolisi denir.

Yaygın yanlışKanın venlerle kalbe dönüşünü kalbin pompaladığı güce bağlamak ve venlerin bu yolculukta edilgen borular olduğunu düşünmek.
Doğrusu

Kalbin basıncı kapillerleri geçtikten sonra yalnızca birkaç on mmHg kalır ve ayakta duran bir insanın bacağındaki kan sütununu kaldırmaya yetmez. Kanı yukarı taşıyan, kapakçıklarla yönü belirlenen baldır kas pompası ve soluk pompasıdır; bu yüzden hareketsizlik, ven dönüşünü doğrudan yavaşlatır.

Kendin dene

Toparlayalım

  • Postkapiller venüller 15–20 µm çaplıdır, düz kas taşımaz; iltihapta sızıntı ve akyuvar göçü buradan olur.
  • Kaslı venüller bir-iki kat zayıf düz kas taşır; venül basıncı yaklaşık 10–15 mmHg'dir.
  • Venlerde orta katman incedir, dış katman kalındır; büyük venlerin dış katmanında boylamasına düz kas demetleri vardır.
  • Dinlenmede kanın yaklaşık üçte ikisi sistemik venlerdedir; venler bedenin hacim deposudur.
  • Kapakçıklar kol ve bacak venlerinde bulunur; vena cava, vena portae hepatis ve beyin ven sinüslerinde yoktur.
  • Baldır kas pompası ve soluk pompası kanı kalbe taşır; ayak bileğindeki ven basıncı yürüyüşte 90'dan 20–30 mmHg'ye iner.
  • Kapakçık yetmezliği varise, hareketsizlikle yavaşlayan akış derin ven trombozuna ve akciğer embolisine yol açabilir.

Bu derste arterden kapillere, kapillerden vene uzanan temel yolu tamamladık ve her damara tek bir yolu olan bir boru gibi baktık. Oysa bedenin birçok yerinde iki ayrı damar uçlarında birbirine bağlanır ve kan bir hedefe iki farklı yoldan ulaşabilir. Bu bağlantıların nerede bulunduğunu ve neden önemli olduğunu bir sonraki derste göreceğiz. Anastomoz Nedir?

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Eğitim içeriğidir. Anatomik bilgi tıbbi tanı, tedavi ya da sağlık tavsiyesi değildir ve hiçbir tıp fakültesi dersinin veya klinik eğitimin yerine geçmez. Kişisel bir sağlık sorusu için hekime başvurun.