İçeriğe geç

K1Ders 06-03

Uzun, Kısa, Yassı ve Düzensiz Kemikler

06.1 — Kemik Bilimine Giriş · K1 Keşif: Ön bilgisi olmayan herkes için sade kavramsal giriş.

1.460 kelime · yaklaşık 10 dakika · 2 kaynak

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
  • Biçim bir sonuçtur; sınıflandırmanın arkasındaki soru kemiğe gelen kuvvetin yönüdür.
  • Sınıfı mutlak büyüklük değil, oran belirler; küçük phalanges uzun kemiktir.
  • Os longum yükü büyük ölçüde tek eksende alır; eğilmeye karşı gövdesi içi boş bir borudur.
  • Ossa carpi ve ossa tarsi gibi kısa kemiklere yük değişen yönlerden gelir; her yönde benzer boyut her yönde benzer direnç verir.
  • Yassılık iki ayrı gerekçeden çıkar: bir boşluğu çevrelemek ve kaslara geniş tutunma yüzeyi sağlamak.
  • Yassı kemik iki sıkı tabaka arasında süngerimsi bir katman taşır; boru ile sandviç aynı ilkenin iki geometrisidir.
  • Düzensiz kemik birden çok işin geometrisinin üst üste binmesidir; omurda corpus vertebrae taşır, arcus vertebrae canalis vertebralis'i çevreler.
  • Kemik erimesinde süngerimsi kemikle dolu omur gövdesi kama biçiminde çökebilir, arkadaki halka çoğu zaman sağlam kalır.

Bu derste dört biçim sınıfının her birini, kemiğe gelen kuvvete verilmiş bir cevap olarak okuduk. Bir sonraki derste bu dört sınıfa sığmayan iki kemik türüne bakacağız. İkisi de dışarıda kalır ama farklı sebeplerle: birini dışarıda bırakan şey biçimi değil nerede geliştiği, öbürünü dışarıda bırakan şey ise içinde ne taşıdığıdır. Sesamoid ve Pnömatik Kemikler.

Açılış

Yetmiş iki yaşındaki bir kadın, ocağın üstündeki dolu tencereyi kaldırmak için öne eğildiği anda belinde ani bir ağrı hisseder. Düşmemiştir, bir yere çarpmamıştır. Ağrı birkaç gün geçmeyince çekilen yan grafide sırtın alt bölümündeki omurlardan birinin ön kısmının çökmüş olduğu görülür: kemik, önü kısa arkası uzun bir kamaya dönüşmüştür. Hekim, kemiklerinin yaşa bağlı olarak inceldiğini, yani kemik erimesi olduğunu söyler. Grafiye bakan biri ilginç bir ayrıntı fark eder: omurun çöken bölümü yalnızca öndeki kalın gövdedir; arkadaki halka ve çıkıntılar yerli yerindedir. Tek bir kemiğin bir parçası çökerken öbür parçası neden sağlam kalır? Cevap, omurun tek bir biçim değil, birkaç ayrı işin biçimlerinin birleşimi olmasındadır.

Kemikler neden uzun, kısa, yassı ve düzensiz diye sınıflanır? Bu adlar yalnızca bir görünüşü mü tarif eder, yoksa kemiğe gelen kuvvet hakkında bir şey mi söyler?

Bu derste ne olacak

Önce sınıflandırmanın neye baktığını soracağız. Sonra uzun ve kısa kemikleri, üzerlerine gelen yükün yönü üzerinden karşılaştıracağız. Ardından yassı kemiklerin iki ayrı gerekçesini ve iç yapısını göreceğiz. Sonra "düzensiz" adının neyi gizlediğini açacak, açılıştaki omura döneceğiz. Son olarak sınıflandırmanın sınırını çizeceğiz.

Sıfır noktası

Mekanizma

Sınıflandırma neye bakar

Adlar biçimi tarif eder: uzun, kısa, yassı, düzensiz. Ama biçim bir başlangıç noktası değil, bir sonuçtur. Ders 06-01'de kemiğin içinin neden boş olduğunu eğilme kuvvetinden çıkarmıştık. Aynı soruyu burada bütün biçimlere sorabiliriz: bu kemiğe hangi kuvvet, hangi yönden geliyor ve biçimi bu kuvvete nasıl bir cevap veriyor?

Bir uyarı baştan gerekir. Sınıfı belirleyen mutlak büyüklük değil, orandır. El parmaklarının kemikleri, phalanges, birkaç santimetredir ama uzun kemik sınıfındadır, çünkü bir boyutları öbürlerinden belirgin biçimde uzundur. Küçük bir kemik uzun olabilir; büyük bir kemik kısa olabilir.

Uzun ve kısa: yükün yönü

Uzun kemiklerin neden uzun olduğunu bir önceki derste gördük: uzanmak mesafe ister ve uzun bir kaldıraç küçük bir kas kısalmasını büyük bir harekete çevirir. Uzun kemiğe gelen yük de büyük ölçüde tek bir eksene göre düzenlenir: boyuna basınç ve bu eksene dik eğilme. Eğilmeye karşı en iyi biçim bir borudur; uzun kemiğin gövdesi bu yüzden kalın duvarlı ve içi boştur.

Kısa kemikler başka bir durumdadır. Bilekte sekiz, ayak bileği ve ayak tarağının arka bölümünde yedi kısa kemik bulunur: el bileği kemikleri, ossa carpi, ve ayak bileği kemikleri, ossa tarsi. Bu bölgelere gelen kuvvet tek bir eksenden gelmez. El hangi açıda bir şeyi itiyorsa, ayak hangi açıda zemine basıyorsa yük o yönden gelir ve bu açı her an değişir. Uzun bir çubuk kendi ekseni boyunca güçlü ama yandan zayıftır; yükün her yönden gelebildiği bir yerde uzunluk bir zayıflık yönü yaratır. Her yönde benzer boyutlar ise her yönde benzer direnç demektir.

Kısa kemiklerin içi büyük ölçüde süngerimsi kemikle doludur ve dışını ince bir sıkı kemik kabuğu sarar. Süngerimsi kemiğin ince çubukları, yükün geldiği farklı yönlere göre dizilebilir. Çok sayıda küçük kemik bir arada durduğu için de bilek ve ayak bileği küçük açı ayarlarını birçok eklem arasında paylaştırabilir.

Yassı: iki gerekçe, tek biçim

Yassı kemikler iki ayrı ihtiyaçtan doğar ve ikisi de aynı şeyi ister: alan. Kafatasının tavanını oluşturan kemikler bir boşluğu çevreler; beyni sarmak için geniş ve ince parçalar gerekir, kalın bir blok aynı işi gereksiz bir ağırlıkla yapardı. Kaburgalar ve göğüs kemiği de kalbi ve akciğerleri çevreleyen bir kafes kurar.

Kürek kemiği ise hiçbir boşluğu çevrelemez ama yine yassıdır. Onun gerekçesi başkadır: omzu hareket ettiren çok sayıda kas geniş bir alandan başlar ve bu kaslara tutunacak bir yüzey gerekir. İki farklı ihtiyacın aynı biçimi istemesi, biçimin bir rastlantı olmadığını gösterir.

Yassı kemiklerin içi de tek parça değildir. Kafatası kemiklerinde dışta ve içte iki ince sıkı kemik tabakası vardır, aralarında süngerimsi bir katman bulunur. Bir levha eğildiğinde de en çok zorlanan yer dış yüzeylerdir; ortası az iş yapar. Uzun kemikte boru, yassı kemikte iki yüzü sıkı, ortası hafif bir sandviç: aynı ilkenin iki geometrisi.

Düzensiz: biçimsiz değil, çok işli

"Düzensiz" adı bir sınıf adından çok "öbür üçüne uymayanlar" demenin başka bir yolu gibidir ve yanıltıcıdır, çünkü bir kuralsızlık ima eder. Oysa bu kemiklerin biçimini belirleyen şey eksik değil, fazladır.

Bir omuru düşünelim. Öndeki kalın, silindir biçimli gövdesi, corpus vertebrae, üstündeki bedenin ağırlığını taşır; bu bir basınç işidir ve gövdenin içi kısa kemikler gibi süngerimsi kemikle doludur. Gövdenin arkasındaki halka, arcus vertebrae, omuriliği içine alan kanalın, canalis vertebralis, duvarını kurar; bu bir çevreleme işidir. Halkadan çıkan çıkıntılar, arkaya uzanan processus spinosus ve yanlara uzananlar, kaslara ve bağlara tutunma yüzeyi verir; bu bir kaldıraç ve alan işidir. Halkanın üst ve alt yüzeylerindeki küçük eklem yüzleri komşu omurlarla temas eder ve hareketin yönünü sınırlar.

Birbirinden farklı bu işlerin her biri ayrı bir geometri ister. Hepsi tek bir kemikte birleşince ortaya hiçbir sade biçime uymayan bir şekil çıkar. "Düzensiz" adı kemiğin bir özelliğini değil, bizim onu tek bir kutuya koymakta zorlanmamızı tarif eder. Bir kemik ne kadar düzensiz görünüyorsa, büyük olasılıkla o kadar çok işi bir arada yapıyordur. Kafatası tabanındaki bazı kemikler ve yüz kemiklerinin bir bölümü de aynı sebeple bu sınıfa girer.

Klinik bağ: çöken gövde, sağlam halka

Açılıştaki kadına dönelim. Kemik erimesinde kemik kütlesi azalır ve en çok etkilenen yerlerden biri süngerimsi kemiktir: ince çubuklar incelir, bir kısmı kopar, ağ seyrekleşir. Omur gövdesi, ağırlığı taşıyan ve içi süngerimsi kemikle dolu olan bölümdür. Kadın öne eğildiğinde yükün büyük kısmı gövdenin ön yarısına biner ve zayıflamış ağ bu basınca dayanamayarak çöker. Kama biçimi buradan gelir.

Arkadaki halka ise farklı bir işi görür ve farklı bir yük taşır; basit bir zorlanmayla ortaya çıkan bu tür kırıklarda çoğu zaman sağlam kalır. Tek bir kemiğin parçaları ayrı ayrı davranır, çünkü her parça ayrı bir işin biçimidir. Bu yüzden hekimler, bir omur kırığında arkadaki halkanın ve kanalın da etkilenip etkilenmediğine ayrıca bakar: halka bozulmuşsa kanalın içindeki omurilik de risk altında olabilir.

Sınıf gerçek, sınır bizim

Dört sınıf gerçek farkları yakalar; uyluk kemiği ile bir omur arasındaki fark uydurma değildir. Ama sınırlar keskin değildir. Bazı kitaplar tendon içinde gelişen kemikleri ayrı bir sınıf olarak sayar, bazıları saymaz; bazı kemikler de iki sınıfın arasında durur. Doğada sürekli bir biçim çeşitliliği vardır; kutuları biz koyarız. Bir kemiği sınıfına yerleştirmek bu yüzden bir sonuç değil, bir başlangıçtır. Asıl soru her zaman aynı kalır: bu kemiğe hangi kuvvet, hangi yönden geliyor?

Yaygın yanlış"Uzun kemik" sınıfını büyüklükle karıştırıp büyük kemiklerin uzun, küçük kemiklerin kısa olduğunu sanmak.
Doğrusu

Parmak kemikleri küçüktür ama uzun kemiktir; el bileği kemikleri de küçüktür ama kısa kemiktir. Aradaki fark büyüklük değil, boyutların birbirine oranıdır. Parmak kemiği de bir kaldıraç olarak çalışır, eğilmeye direnir ve gövdesi bir boru gibidir; bileğin küçük küp biçimli kemiklerinde bu düzen yoktur.

Kendin dene

Toparlayalım

  • Biçim bir sonuçtur; sınıflandırmanın arkasındaki soru kemiğe gelen kuvvetin yönüdür.
  • Sınıfı mutlak büyüklük değil, oran belirler; küçük phalanges uzun kemiktir.
  • Os longum yükü büyük ölçüde tek eksende alır; eğilmeye karşı gövdesi içi boş bir borudur.
  • Ossa carpi ve ossa tarsi gibi kısa kemiklere yük değişen yönlerden gelir; her yönde benzer boyut her yönde benzer direnç verir.
  • Yassılık iki ayrı gerekçeden çıkar: bir boşluğu çevrelemek ve kaslara geniş tutunma yüzeyi sağlamak.
  • Yassı kemik iki sıkı tabaka arasında süngerimsi bir katman taşır; boru ile sandviç aynı ilkenin iki geometrisidir.
  • Düzensiz kemik birden çok işin geometrisinin üst üste binmesidir; omurda corpus vertebrae taşır, arcus vertebrae canalis vertebralis'i çevreler.
  • Kemik erimesinde süngerimsi kemikle dolu omur gövdesi kama biçiminde çökebilir, arkadaki halka çoğu zaman sağlam kalır.

Bu derste dört biçim sınıfının her birini, kemiğe gelen kuvvete verilmiş bir cevap olarak okuduk. Bir sonraki derste bu dört sınıfa sığmayan iki kemik türüne bakacağız. İkisi de dışarıda kalır ama farklı sebeplerle: birini dışarıda bırakan şey biçimi değil nerede geliştiği, öbürünü dışarıda bırakan şey ise içinde ne taşıdığıdır. Sesamoid ve Pnömatik Kemikler.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Eğitim içeriğidir. Anatomik bilgi tıbbi tanı, tedavi ya da sağlık tavsiyesi değildir ve hiçbir tıp fakültesi dersinin veya klinik eğitimin yerine geçmez. Kişisel bir sağlık sorusu için hekime başvurun.