K2Ders 04-41
Umbilikal Kordon
04.7 — Plasenta ve Fetal Zarlar · K2 Temel: Üniversiteye hazırlık ve sağlık bilimleri düzeyinde yapısal anatomi.
1.224 kelime · yaklaşık 8 dakika · 2 kaynak
Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- Funiculus umbilicalis, pedunculus connectens'in, ductus vitellinus'un ve allantois'in amniyonla örtülmesiyle oluşur.
- Damarlar başlangıçta simetriktir; sağ göbek toplardamarı geriler, kordonda iki atardamar ve bir toplardamar kalır.
- Göbek atardamarları oksijeni azalmış kanı plasentaya götürür, göbek toplardamarı oksijenden zengin kanı bebeğe getirir.
- Atardamar ve toplardamar adları kanın içeriğini değil, kalbe göre yönünü anlatır.
- Wharton jölesi baskıyı dağıtır ve damarların sarmal düzeni kordonu bükülmeye karşı korur.
- Gerçek düğüm ve doğumda kordonun sıkışması bu korumanın sınırlarını gösterir.
- Tek göbek atardamarı böbrek, idrar yolu ve kalp farklılıklarıyla daha sık birlikte görülür.
- Doğumdan sonra göbek toplardamarı ligamentum teres hepatis'e, göbek atardamarlarının uçları idrar kesesinin yanındaki şeritlere dönüşür.
Bu derste bebeği plasentaya bağlayan kordonu gördük. Bir sonraki derste kordonun içinde yüzdüğü sıvıya döneceğiz: bu sıvının durgun bir havuz değil, bebeğin onu yutup sindirim yolundan emdiği ve böbreklerinden geri verdiği sürekli bir akış olduğunu, sıvının nereden gelip nereye gittiğini ve miktarının neden bebeğin iki ayrı sistemi hakkında bilgi taşıdığını göreceğiz. Amniyotik Sıvı.
Açılış
Bir bebek doğduktan sonra ebe, göbek kordonunu iki yerden klempler ve aradan keser. Ardından bebeğin tarafında kalan kordon güdüğünün kesit yüzüne bakar. Parlak, beyazımsı, jöle kıvamında bir dokunun içinde damar ağızları görünür. Olağan bir kordonda üç ağız bulunur: biri geniş ve ince duvarlı, ikisi küçük ve kalın duvarlı. Bu bebekte ise yalnızca iki ağız vardır: bir geniş, bir küçük. Ebe bunu dosyaya not eder. Çocuk doktoru bebeği ayrıntılı muayene eder ve böbreklerin ultrasonla incelenmesini ister. Bebek sağlıklıdır ve büyük olasılıkla öyle kalacaktır; ama kordondaki damar sayısı, gelişim sırasında bir damarın kurulmadığını ya da gerilediğini gösterir ve aynı dönemde kurulan başka yapıların da kontrol edilmesine yol açar.
Göbek kordonu neden üç damar taşır ve bu damarlar neden ikiye bir dağılır? Hangi damar hangi kanı taşır? Ve sürekli bükülüp dolanan bir kordonun içindeki damarlar neden tıkanmaz?
Bu derste ne olacak
Önce kordonun nereden geldiğini ve neler taşıdığını göreceğiz. Sonra damar sayısındaki asimetriyi, iki atardamar ile tek toplardamarı açıklayacağız. Ardından hangi damarın hangi kanı taşıdığını, adların neden sezgiye ters göründüğünü ele alacağız. Son olarak kordonun bükülmeye karşı nasıl korunduğunu ve doğumdan sonra damarların bedende nasıl iz bıraktığını inceleyeceğiz.
Sıfır noktası
Mekanizma
Kordon nereden gelir
Ders 04-40'ta villusların içinde bebeğin damarlarının kurulduğunu gördük. Bu damarların bebeğin gövdesine ulaşması gerekir. İkinci haftadan beri embriyoyu dış zara bağlayan bir sap, pedunculus connectens, vardır. Katlanma sırasında bu sap embriyonun karın tarafına, göbek halkasına doğru kayar ve besin kesesinin sapı, ductus vitellinus, ile yanına gelir. Bebeğin gövdesinden arkaya doğru uzanan küçük bir cep, allantois, de bu sapın içine girer.
Amniyon boşluğu genişledikçe embriyoyu sarar ve bu yapıların hepsinin çevresini bir kılıf gibi örter. Ortaya çıkan, amniyonla kaplı tek bir kordondur. Besin kesesi sapı ve allantois sonradan geriler. Kordonun içinde kalıcı olarak kalanlar, bebeğin damarları ve onları saran jöle kıvamlı dokudur. Doğumda kordon ortalama elli ile altmış santimetre uzunluğundadır.
Neden iki atardamar, bir toplardamar
Damarlar başlangıçta simetriktir. Plasentaya giden iki atardamar ve plasentadan gelen iki toplardamar vardır. Gelişimin ilk haftalarında toplardamarlardan biri, sağdaki, geriler ve kaybolur. Sol toplardamar plasentadan gelen kanın tamamını taşımak için genişler. Atardamarlar ise ikisi birden kalır.
Kordondaki ikiye bir dağılım bu yüzden bir tasarım tercihi değil, bir gerilemenin kaydıdır. Simetrik bir başlangıçtan bir damar kaybolmuş, öbürü onun işini üstlenmiştir. Tek bir geniş toplardamarın ince duvarlı olması da akışın onda düşük basınçla, bol miktarda olmasıyla uyumludur. İki atardamarın duvarları ise kalın ve kaslıdır; bebeğin kalbinin bastığı kanı plasentaya götürürler.
Hangi damar hangi kanı taşır
Yetişkinde atardamarlar oksijenden zengin kanı, toplardamarlar oksijeni azalmış kanı taşır diye öğrenilir. Kordonda bu tersine görünür. Göbek atardamarları, bebeğin kullandığı, oksijeni azalmış ve atıkları artmış kanı plasentaya götürür. Göbek toplardamarı ise plasentada oksijen ve besin almış kanı bebeğe getirir.
Ters görünen bu durum, adların ne anlattığı hatırlanınca ortadan kalkar. Atardamar ve toplardamar adları kanın içeriğini değil, yönünü anlatır. Atardamar kalpten uzaklaşan, toplardamar kalbe dönen damardır. Göbek atardamarları bebeğin kalbinden uzaklaştığı için atardamardır; içindeki kanın oksijeni azalmış olsa da. Aynı şey yetişkinde akciğer atardamarı için de geçerlidir: kalpten akciğerlere oksijeni azalmış kan taşır, ama kalpten uzaklaştığı için atardamardır.
Kordon neden tıkanmaz
Kordon amniyon sıvısının içinde serbestçe yüzer. Bebek döner, tekmeler, kordonu sıkar; kordon bükülür, kendi etrafında dolanır, bazen bebeğin boynuna sarılır. Buna rağmen içindeki damarlar çoğu zaman açık kalır.
Bunun iki nedeni vardır. Damarlar suyu bağlayan, kıvamlı bir dokunun, Wharton jölesinin, içinde gömülüdür. Bu doku dışarıdan gelen bir baskıyı dağıtır; ince duvarlı toplardamar doğrudan ezilmez. Ayrıca damarlar kordon boyunca birbirinin çevresinde sarmal biçimde döner. Sarmal bir yapı bükülmeye karşı düz bir yapıdan daha dayanıklıdır, tıpkı bükülebilen bir telefon kablosu gibi. Kordonun bu sarmalı gebeliğin erken döneminden itibaren belirgindir.
Bu korumanın da sınırları vardır. Kordon üzerinde gerçek bir düğüm oluşabilir; düğüm gevşekken çoğunlukla zararsızdır, ama doğumda gerilip sıkılaşırsa akımı kesebilir. Doğum sırasında kordon bebeğin önüne düşüp bebek ile doğum kanalı arasında sıkışırsa, jöle bu basıncı karşılayamaz ve acil bir doğum gerekir.
Klinik bağ: damar sayısı ve doğumdan sonraki izler
Açılıştaki bebekte olduğu gibi, kordonda iki yerine tek bir atardamar bulunması az sayıda bebekte görülür. Bu bebeklerin çoğu sağlıklıdır. Ama tek göbek atardamarı, gelişimin aynı haftalarında kurulan böbrek ve idrar yolu farklılıklarıyla ve bazen kalp farklılıklarıyla birlikte daha sık görülür. Bu yüzden doğumda damar sayısına bakılır ve tek atardamar saptandığında başka yapılar da incelenir. Gebelik ultrasonunda da kordonun kesitinde ya da bebeğin mesanesinin iki yanından geçen atardamarlarda bu sayı değerlendirilebilir.
Kordonun damarları doğumdan sonra da işe yarar. Ağır hasta bir yenidoğanda damar yolu açmak gerektiğinde, kordon güdüğündeki geniş ve ince duvarlı toplardamara ince bir tüp kolayca ilerletilebilir ve ilaç ya da sıvı doğrudan bebeğin dolaşımına verilebilir.
Kordon klemplendiğinde damarlar kapanır ve güdük birkaç gün içinde kurur, ilk haftalarda düşer. Bedenin içinde kalan damar bölümleri bağ dokusu şeritlerine dönüşür. Göbek toplardamarı, karın duvarının iç yüzünden karaciğere uzanan bir bağa, ligamentum teres hepatis, dönüşür. Göbek atardamarlarının uç bölümleri, idrar kesesinin iki yanından göbeğe doğru uzanan iki şerit olarak kalır. Bu dönüşümün dolaşımdaki ayrıntıları ayrıca ele alınacak.
Yaygın yanlışGöbek kordonundaki atardamarların oksijenden zengin kan taşıdığını sanmak.
Atardamar ve toplardamar adları kanın içeriğine değil, kalbe göre yönüne bakılarak verilir. Göbek atardamarları bebeğin kalbinden plasentaya giden, oksijeni azalmış kanı taşır; tek göbek toplardamarı plasentadan bebeğe oksijenden zengin kanı getirir. Aynı kural yetişkinde akciğer atardamarında da geçerlidir.
Kendin dene
Toparlayalım
- Funiculus umbilicalis, pedunculus connectens'in, ductus vitellinus'un ve allantois'in amniyonla örtülmesiyle oluşur.
- Damarlar başlangıçta simetriktir; sağ göbek toplardamarı geriler, kordonda iki atardamar ve bir toplardamar kalır.
- Göbek atardamarları oksijeni azalmış kanı plasentaya götürür, göbek toplardamarı oksijenden zengin kanı bebeğe getirir.
- Atardamar ve toplardamar adları kanın içeriğini değil, kalbe göre yönünü anlatır.
- Wharton jölesi baskıyı dağıtır ve damarların sarmal düzeni kordonu bükülmeye karşı korur.
- Gerçek düğüm ve doğumda kordonun sıkışması bu korumanın sınırlarını gösterir.
- Tek göbek atardamarı böbrek, idrar yolu ve kalp farklılıklarıyla daha sık birlikte görülür.
- Doğumdan sonra göbek toplardamarı ligamentum teres hepatis'e, göbek atardamarlarının uçları idrar kesesinin yanındaki şeritlere dönüşür.
Bu derste bebeği plasentaya bağlayan kordonu gördük. Bir sonraki derste kordonun içinde yüzdüğü sıvıya döneceğiz: bu sıvının durgun bir havuz değil, bebeğin onu yutup sindirim yolundan emdiği ve böbreklerinden geri verdiği sürekli bir akış olduğunu, sıvının nereden gelip nereye gittiğini ve miktarının neden bebeğin iki ayrı sistemi hakkında bilgi taşıdığını göreceğiz. Amniyotik Sıvı.
Anlamadığın bir yer mi var?
Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.
Eğitim içeriğidir. Anatomik bilgi tıbbi tanı, tedavi ya da sağlık tavsiyesi değildir ve hiçbir tıp fakültesi dersinin veya klinik eğitimin yerine geçmez. Kişisel bir sağlık sorusu için hekime başvurun.