İçeriğe geç

K2Ders 06-27

Temporal Kemikler

06.4 — Kafatasına Genel Bakış · K2 Temel: Üniversiteye hazırlık ve sağlık bilimleri düzeyinde yapısal anatomi.

1.395 kelime · yaklaşık 9 dakika · 2 kaynak

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
  • Beyin çevrelenerek, iç kulak ise kemiğe gömülerek korunur; başın hareketini ölçen bir organ başa göre oynamamalıdır.
  • Pars petrosa ossis temporalis bedenin en yoğun kemiklerindendir; sertliği hem koruma hem ölçüm koşuludur.
  • Yarım daire kanalları birbirine dik üç düzlemde durur; baş dönerken içlerindeki sıvının gecikmesi dönmeyi algılatır.
  • Temporal kemik, işleri ve biçimleri farklı parçaların kaynaşmasından oluşur.
  • Kanala kaçan kristaller sıvıyı sürükleyip konumla gelen kısa baş dönmesi yapar; baş belirli bir sırayla döndürülerek yerlerine geri gönderilir.
  • Fossa mandibularis ve tuberculum articulare kafatasının tek serbest büyük eklemini kurar; sığ çukur, ağız açılırken çenenin öne kaymasına izin verir.
  • Meatus acusticus externus kulak zarına varır; processus mastoideus'a musculus sternocleidomastoideus tutunur ve içindeki cellulae mastoideae orta kulakla bağlantılıdır.

Bu derste kafatasının yan duvarındaki kemiği, içine gömdüğü organ üzerinden okuduk. Bir sonraki derste kafatası tabanının tam ortasına iniyoruz. Orada duran kemik neredeyse bütün öbür kafatası kemiklerine birden dokunur ve ilk bakışta çok karmaşık görünür. Bu karmaşıklığın kemiğin kendi işinin zorluğundan değil, önünde yüzün, arkasında beyin kutusunun, altında boynun ve yanlarında kubbenin buluştuğu bir kavşakta durmasından geldiğini göreceğiz. Sfenoid Kemik.

Açılış

Elli beş yaşındaki bir kadın bir sabah yatağında sağ yanına döndüğü anda odanın hızla döndüğünü hisseder. Baş dönmesi yarım dakika kadar sürer ve geçer; ama yatakta doğrulurken, yukarıdaki rafa bakmak için başını geriye attığında ya da tekrar sağ yanına döndüğünde yeniden başlar. Bulantısı vardır ama işitmesi olağandır, konuşması ve yürüyüşü bozulmamıştır. Kulak burun boğaz hekimi onu muayene masasına oturtur, başını sağa çevirip hızla geriye yatırır; birkaç saniye sonra kadının gözlerinde ritmik bir seğirme başlar ve baş dönmesi geri gelir. Hekim tanıyı koyar: iç kulağın denge kanallarından birine, normalde başka bir odacıkta duran minik kristallerden bazıları kaçmıştır. Ardından kadının başını belirli bir sırayla, her konumda biraz bekleyerek döndürür; bu hareketlerle kristalleri kanaldan çıkarıp ait oldukları odacığa geri yuvarlamayı amaçlar. Kadın şaşırır: kafatasının içindeki bir şeyi, başını döndürerek nasıl yerinden oynatabilir?

Kafatasının yan duvarını kuran kemik neden içinde bir organ taşır? Başın hareketini ölçen bir organ neden bir boşlukta değil, kemiğin içine gömülü durur? Ve bu kemiğin dış yüzündeki kulak yolu, çene eklemi ve kulak arkasındaki tümsek ne anlatır?

Bu derste ne olacak

Önce bir organı çevrelemek ile onu kemiğe gömmek arasındaki farkı ve denge organının neden gömüldüğünü göreceğiz. Sonra bu kemiğin farklı işler gören parçaların kaynaşmasından oluştuğunu soracağız. Ardından açılıştaki kadına döneceğiz. Son olarak kemiğin dış yüzünde kafatasının tek serbest eklemini, kulak yolunu ve kulak arkasındaki tümseği okuyacağız.

Sıfır noktası

Mekanizma

Çevrelemek ve gömmek

Kafatasının bir organı korumasının iki yolu vardır. Beyin çevrelenerek korunur: etrafında kemik bir kabuk vardır, ama beyin bu kabuğa yapışık değildir; arada zarlar ve beyin omurilik sıvısı bulunur. Kabuk darbeyi karşılar, araya giren sıvı ve zarlar sarsıntıyı yumuşatır.

İşitme ve denge organı ise gömülerek korunur. Çevresinde geniş bir boşluk yoktur; organ, kemiğin içine oyulmuş dar kanalların ve odacıkların içinde durur. İki farklı çözümün sebebi, iki organın farklı işler yapmasıdır. Beyin için sarsıntının yumuşatılması bir kazançtır. Denge organı içinse bir hatadır: bu organın işi başın hangi yöne ve ne kadar hızlı döndüğünü ölçmektir. Organ başa göre biraz bile oynayabilseydi, ölçtüğü şey artık başın hareketi değil, kendi salınımı olurdu. Bir ölçü aleti, ölçtüğü şeye katı biçimde bağlı olmak zorundadır.

Organın gömüldüğü yer de rastgele değildir. Temporal kemiğin petröz bölümü, iç kulağın hemen çevresinde bedenin en yoğun kemiklerinden biridir. Bu sertlik hem bir koruma önlemi hem de bir ölçüm koşuludur: iç kulak, kafatasıyla tek parça gibi hareket eder.

Yarım daire kanalları birbirine dik üç düzlemde durur ve içleri sıvıyla doludur. Baş döndüğünde kanalın kemik duvarları başla birlikte hemen döner, ama içindeki sıvı eylemsizliği yüzünden bir an geride kalır. Sıvının bu gecikmesi, kanalın tabanındaki duyu hücrelerinin üstündeki jelimsi yapıyı büker ve beyne "baş bu düzlemde dönüyor" iletisi gider. Üç kanal birbirine dik olduğu için, başın her yöndeki dönüşü bu üç kanalın verdiği iletilerin bir bileşimi olarak algılanır.

Farklı işlerin kaynaşması

Ders 06-25'te kafatasında tek bir kemiğin bazen sağ ve sol yarıların kaynaşmasıyla oluştuğunu görmüştük. Temporal kemikte kaynaşan parçalar birbirinin eşi değildir; her birinin biçimi de işi de farklıdır. Yassı ve kubbeye ait olan yan duvar bölümü, iç kulağı saklayan sert petröz bölüm, dış kulak yolunun çevresini kuran halka biçimli bölüm ve kafatasının altından aşağı uzanan ince, sivri bir çıkıntı ayrı merkezlerden kemikleşir ve doğum çevresinde birleşir. "Temporal kemik" adı bu yüzden bir bölüm düzeyi adıdır; içindeki bölgelerin her birinin kendi yüzeyleri, kendi delikleri ve kendi komşuları vardır.

Klinik bağ: kanala kaçan kristaller

Açılıştaki kadına dönelim. İç kulağın yarım daire kanallarının yanındaki odacıklarda, başın eğilmesini ve doğrusal hareketini algılayan duyu hücrelerinin üstünde minik kalsiyum kristalleri bulunur. Bu kristaller yaşla, bir darbeyle ya da belirgin bir neden olmadan yerinden kopabilir ve kanallardan birine, çoğunlukla en alttaki arka kanala kaçabilir.

Kanala kaçan kristaller, kanal içindeki sıvıdan ağırdır. Baş belirli bir düzlemde hareket ettirildiğinde kristaller yerçekimiyle kanalın içinde aşağı doğru yuvarlanır ve sıvıyı kendileriyle birlikte sürükler. Sıvının bu akışı, baş aslında hareketsiz kalmışken duyu hücrelerini sanki baş dönmeye devam ediyormuş gibi uyarır. Kadının hissettiği yoğun ama kısa süren baş dönmesi ve hekimin gözlerinde gördüğü seğirme bundandır. Sorun yalnızca denge kanallarında olduğu için işitme bozulmaz.

Tedavinin mantığı da bu dersin ana fikrinden çıkar. İç kulak kafatasına katı biçimde gömülü olduğu için, başın konumu değiştirildiğinde kanallar da tam olarak aynı biçimde döner. Hekim başı belirli bir sırayla, kanalın düzleminde döndürerek, kanalı kristallerin yerçekimiyle aşağı yuvarlanıp kanalın çıkışından ait oldukları odacığa döneceği konumlara getirir. Kafatasının içindeki küçük parçalar, kemiği hiç açmadan, yalnızca başın konumu değiştirilerek yerlerine geri gönderilebilir. Bu yöntemle çoğu hastanın şikâyeti bir ya da birkaç seansta geçer.

Dış yüz: eklem, kulak yolu ve tümsek

Kafatası kemiklerinin çoğunda hareketli bir eklem yüzü yoktu. Temporal kemiğin alt yüzünde ise gerçek bir eklem yüzü bulunur: alt çene kemiğinin oturduğu çukur, fossa mandibularis, ve hemen önündeki tümsek, tuberculum articulare. Kafatasında serbestçe hareket eden tek büyük eklem buradadır. Çukur sığdır ve sığ bir yuva tutmaktan çok harekete izin verir: ağız açılırken alt çenenin ucu yalnızca dönmez, aynı zamanda öne, tümseğin üzerine doğru kayar. Bu yüzden ağız çok geniş açıldığında, örneğin derin bir esnemede, çenenin ucu tümseğin önüne geçip orada takılabilir ve ağız kapanamaz hâle gelir.

Kulak deliğinin içinden başlayan dış kulak yolu, meatus acusticus externus, bu kemiğin içinden kulak zarına kadar uzanır. Ders 06-20'de meatusun biçimiyle değil vardığı yerle tanımlandığını görmüştük; bu kanal dışarıdan içeri, kulak zarına varan bir geçittir. Kulak zarının ardındaki orta kulak boşluğu da temporal kemiğin içindedir.

Kulak memesinin hemen arkasında elle hissedilen tümsek, processus mastoideus, başı yana çeviren ve öne eğen güçlü bir boyun kasının, musculus sternocleidomastoideus, tutunduğu yerdir. Tümseğin içi ise dolu değildir; Ders 06-04'te gördüğümüz pnömatik boşluklardan, hava hücrelerinden, cellulae mastoideae, oluşur. Bu hücreler orta kulakla bağlantılıdır; bu yüzden orta kulağın iltihabı bazen bu hücrelere yayılabilir ve kulak arkasında ağrılı bir şişliğe yol açabilir.

Yaygın yanlışTemporal kemiğin petröz bölümünün sertliğini yalnızca kırılgan bir organı koruyan kalın bir duvar olarak okumak.
Doğrusu

Koruma doğrudur ama eksiktir. Aynı sertlik, iç kulağın kafatasıyla tek parça gibi hareket etmesini ve başa göre hiç oynamamasını sağlar; bu, başın hareketini ölçen bir organ için bir ölçüm koşuludur. Baş konumu değiştirilerek iç kulaktaki kristallerin yerine yuvarlanabilmesi de bu katı bağlantıya dayanır.

Kendin dene

Toparlayalım

  • Beyin çevrelenerek, iç kulak ise kemiğe gömülerek korunur; başın hareketini ölçen bir organ başa göre oynamamalıdır.
  • Pars petrosa ossis temporalis bedenin en yoğun kemiklerindendir; sertliği hem koruma hem ölçüm koşuludur.
  • Yarım daire kanalları birbirine dik üç düzlemde durur; baş dönerken içlerindeki sıvının gecikmesi dönmeyi algılatır.
  • Temporal kemik, işleri ve biçimleri farklı parçaların kaynaşmasından oluşur.
  • Kanala kaçan kristaller sıvıyı sürükleyip konumla gelen kısa baş dönmesi yapar; baş belirli bir sırayla döndürülerek yerlerine geri gönderilir.
  • Fossa mandibularis ve tuberculum articulare kafatasının tek serbest büyük eklemini kurar; sığ çukur, ağız açılırken çenenin öne kaymasına izin verir.
  • Meatus acusticus externus kulak zarına varır; processus mastoideus'a musculus sternocleidomastoideus tutunur ve içindeki cellulae mastoideae orta kulakla bağlantılıdır.

Bu derste kafatasının yan duvarındaki kemiği, içine gömdüğü organ üzerinden okuduk. Bir sonraki derste kafatası tabanının tam ortasına iniyoruz. Orada duran kemik neredeyse bütün öbür kafatası kemiklerine birden dokunur ve ilk bakışta çok karmaşık görünür. Bu karmaşıklığın kemiğin kendi işinin zorluğundan değil, önünde yüzün, arkasında beyin kutusunun, altında boynun ve yanlarında kubbenin buluştuğu bir kavşakta durmasından geldiğini göreceğiz. Sfenoid Kemik.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Eğitim içeriğidir. Anatomik bilgi tıbbi tanı, tedavi ya da sağlık tavsiyesi değildir ve hiçbir tıp fakültesi dersinin veya klinik eğitimin yerine geçmez. Kişisel bir sağlık sorusu için hekime başvurun.