İçeriğe geç

K2Ders 06-36

Servikal Vertebralar

06.5 — Vertebral Kolon ve Toraks İskeleti · K2 Temel: Üniversiteye hazırlık ve sağlık bilimleri düzeyinde yapısal anatomi.

1.239 kelime · yaklaşık 8 dakika · 2 kaynak

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
  • Vertebrae cervicales omurganın en küçük ve en hareketli omurlarıdır.
  • Foramen transversarium'lar üst üste dizilerek arteria vertebralis'i kemiklerle birlikte taşır; damar böylece boynun hareketiyle gerilip sıkışmaz.
  • Boyundaki faset yüzleri yataya yakındır ve öne-arkaya, yana eğilme ve dönme hareketlerine izin verir.
  • Processus uncinatus'lar gövdelerin yana kaymasını sınırlar ve diski yanlardan korur.
  • Boyun omurlarının gövdesi küçük, kanalı geniştir; gövde yükü, kanal içinden geçen kalın omuriliği ölçer.
  • Yan çıkış delikleri kanca ve faset eklemlerinin aşınma çıkıntılarıyla daralabilir; sıkışan sinir kola ve parmaklara yayılan ağrıya yol açar ve baş geriye atılınca ağrı artar.
  • Boyun omurlarının dikensi çıkıntıları kısa ve çatallıdır; yedinci omurun uzun çıkıntısı iki bölgenin sınırını işaretler.

Bu derste boyun omurlarının ortak özelliklerini okuduk. Bir sonraki derste boynun en üstündeki iki omura bakıyoruz ve ikisinin de bu tarife uymadığını göreceğiz. Birinin önde yük taşıyan bir gövdesi yoktur; ötekinin gövdesinden ise yukarı doğru bir diş çıkar. Kayıp gövdenin yok olmadığını, gelişim sırasında komşusuna geçtiğini ve orada başın dönmesi için bir eksene dönüştüğünü göreceğiz. Atlas ve Axis.

Açılış

Elli üç yaşındaki bir muhasebeci, birkaç haftadır boynundan sağ omzuna ve oradan kolunun dış yüzü boyunca başparmağına kadar inen, elektrik çarpması gibi bir ağrıdan yakınır. Başparmağında ve işaret parmağında uyuşukluk vardır. Ağrı özellikle başını geriye atıp tavana bakarken ya da başını sağa yatırırken artar; elini başının üstüne koyduğunda ise biraz hafifler. Hekim, başını hafifçe geriye ve sağa yatırıp tepesine yukarıdan nazikçe bastırdığında ağrı koluna doğru fırlar. Görüntülemede boyun omurlarından ikisinin arasındaki yan çıkış deliğinin, kemik kenarlarındaki aşınma çıkıntılarıyla daraldığı görülür. Hekim, bu delikten çıkan ve kolu besleyen sinirin sıkıştığını söyler. Adamın sorusu şudur: boynunun içindeki bir delik neden daralır, ve başını geriye atmak neden ağrıyı artırır?

Boyun omurları neden omurganın en küçük, ama en hareketli omurlarıdır? Yan çıkıntılarındaki fazladan delikler ne işe yarar? Ve en az yük taşıyan bu omurlar neden en geniş kanalı taşır?

Bu derste ne olacak

Önce boyun omurlarının yan çıkıntılarındaki fazladan deliklerin neden var olduğunu soracağız. Sonra eklem yüzlerinin yönünün boynun hareketini nasıl belirlediğini göreceğiz. Ardından küçük gövdelerin neden geniş bir kanal taşıdığını kuracağız. Sonra açılıştaki muhasebeciye döneceğiz. Son olarak boynun alt ucunda elle bulunan tümseğe bakacağız.

Sıfır noktası

Mekanizma

Fazladan geçit neden var

Ders 06-35'te tipik bir omurda tek bir büyük delik saymıştık: kemerin ortasındaki, omuriliğin geçtiği delik. Boyun omurlarında bunun yanında, yan çıkıntıların içinde, her iki yanda birer delik daha vardır. Bu deliklerden, köprücük kemiğinin arkasındaki büyük atardamardan çıkıp yukarı tırmanan ve beynin arka bölümünü besleyen bir atardamar, arteria vertebralis, geçer. Bu atardamar çoğunlukla altıncı boyun omurunun deliğine girer ve yukarı doğru omurların yan çıkıntılarından geçerek kafatası tabanındaki büyük delikten kafatasına girer.

Bir omurun kendi işleriyle ilgisi olmayan bir damarı neden içinden geçirdiğini, boynun ne yaptığına bakarak anlayabiliriz. Ders 06-34'te boynun omurganın en hareketli bölgesi olduğunu görmüştük. Böyle bir bölgeden serbestçe geçen bir damar, boyun her eğilip döndüğünde gerilir, bükülür ve çevresindeki kaslar arasında sıkışır. Damarı hareketten tamamen korumak mümkün değildir; ama onu kemiklerle birlikte taşımak mümkündür. Yan çıkıntıların içindeki delikler üst üste dizilerek damarın içinden geçtiği kesik kesik bir kanal kurar. Böylece damar, her omurun içinden geçtiği için o omura göre pek oynamaz ve boyunla birlikte hareket eder.

Ders 06-19'da bir oluğun derinliğinin, içinden geçenin yerinde kalmasının ne kadar önemli olduğunu gösterdiğini görmüştük. Kemiğin içinden geçen bir kanal, bu ölçeğin en ucudur.

Eklem yüzleri ve hareket

Bir önceki derste arkadaki faset eklemlerinin baktığı yönün, o bölgenin hangi hareketi yapacağını belirlediğini görmüştük. Boyun omurlarında bu eklem yüzleri yataya yakın, öne doğru eğik bir düzlemde durur. Böyle bir düzlem pek çok yönde kaymaya izin verir: baş öne ve arkaya eğilebilir, yana yatabilir ve dönebilir. Boyun omurlarının küçük gövdeleri de hareketi az engeller.

Boyun omurlarının gövdelerinde bir özellik daha vardır. Gövdenin üst yüzünün iki yan kenarı, kanca çıkıntıları, yukarı doğru dudak gibi kalkar ve üstteki omurun gövdesinin alt kenarını iki yandan kucaklar. Bu kenarlar arasında küçük eklem benzeri bağlantılar oluşur. Kanca çıkıntıları gövdelerin birbirine göre yana kaymasını sınırlar ve diski yanlardan korur.

Küçük gövde, geniş kanal

Omurlar aşağı indikçe büyüdüğü için boyun omurlarının gövdeleri omurganın en küçükleridir. Ama kemerin içindeki boşluğa bakıldığında, omurilik kanalının boyunda geniş ve üçgen biçimli olduğu görülür.

Kanalın boyutunu taşınan yük değil, içinden geçen belirler. Boyun hizasında omurilik kalındır: aşağıya giden ve aşağıdan gelen bütün yollar oradan geçer ve kolları çalıştıran sinir hücrelerinin bulunduğu bölümde omurilik ayrıca kalınlaşır. Gövde taşıdığı yükü, kanal içindekini ölçer. Aynı kemiğin iki boyutu, iki ayrı komşuyu gösterir.

Klinik bağ: daralan çıkış kapısı

Açılıştaki muhasebeciye dönelim. Omurilikten çıkan sinirler, komşu iki omurun çentiklerinin karşılaşmasıyla açılan yan çıkış deliklerinden geçer. Boyunda bu deliğin önünde gövdeler, disk ve kanca çıkıntılarının kurduğu küçük eklem, arkasında faset eklemi durur. Yıllar içinde disk incelir ve bu eklemlerin kenarlarında aşınma çıkıntıları gelişir. Önden kanca çıkıntısının, arkadan faset ekleminin kenarından büyüyen bu çıkıntılar, deliği iki yandan daraltır.

Daralan delikten geçen sinir sıkışır. Sinir, kolun ve elin belirli bir bölgesinin duyusunu ve belirli kasların hareketini taşıdığı için, ağrı ve uyuşukluk o sinirin haritasını izler; muhasebecide bu harita omuzdan başparmağa uzanır. Baş geriye atılıp sıkışan tarafa yatırıldığında, üstteki omur o yanda aşağı ve geriye kayar ve delik daha da daralır; ağrının bu harekette artması ve hekimin muayenede bunu kullanması bundandır. Kolu başın üstüne kaldırmak siniri gevşettiği için ağrıyı biraz hafifletebilir. Bu sıkışmaların çoğu, zorlayan hareketlerden kaçınma, egzersiz ve ağrı kesicilerle haftalar içinde geriler; geçmezse ya da kas güçsüzlüğü ilerlerse delik ameliyatla genişletilebilir.

Aynı aşınma çıkıntıları, yan çıkıntıların içinden geçen atardamara da komşudur. Kanca çıkıntılarından büyüyen kemik, damarın kanalına doğru da uzanabilir.

Elle bulunan sınır

Boyun omurlarının arkaya uzanan çıkıntıları kısadır ve çoğunun ucu ikiye ayrılmış, çatallıdır. Boynun ortasında parmakla gezerken belirgin tümsekler saymak bu yüzden zordur; üstelik boynun arkasını kalın bir bağ ve kaslar örter. Boynun alt ucunda ise uzun ve ucu tek bir çıkıntı vardır: baş öne eğildiğinde ensenin altında en belirgin tümsek olarak dışarı çıkar. Bu, yedinci boyun omurudur ve adını bu belirginlikten alır. Göğüs omurlarının çıkıntıları da uzun olduğu için, elle bulunan bu tümsek iki bölgenin sınırını işaretler ve sırt boyunca omurları saymanın başlangıç noktası olarak kullanılır.

Yaygın yanlışBoyun omurlarının yan çıkıntılarındaki delikleri yalnızca ezberlenecek bir tanım özelliği sanmak.
Doğrusu

Bu delikler bir çözümdür: boynun hareketliliği içinde beyne giden atardamarı kemiklerle birlikte taşır ve onu her hareketle gerilip sıkışmaktan korur. Aynı şekilde boyun omurlarının küçüklüğü bir zayıflık değil, az yük taşıyıp çok hareket etmenin gereğidir; kanallarının genişliği ise içlerinden geçen kalın omuriliğin ölçüsüdür.

Kendin dene

Toparlayalım

  • Vertebrae cervicales omurganın en küçük ve en hareketli omurlarıdır.
  • Foramen transversarium'lar üst üste dizilerek arteria vertebralis'i kemiklerle birlikte taşır; damar böylece boynun hareketiyle gerilip sıkışmaz.
  • Boyundaki faset yüzleri yataya yakındır ve öne-arkaya, yana eğilme ve dönme hareketlerine izin verir.
  • Processus uncinatus'lar gövdelerin yana kaymasını sınırlar ve diski yanlardan korur.
  • Boyun omurlarının gövdesi küçük, kanalı geniştir; gövde yükü, kanal içinden geçen kalın omuriliği ölçer.
  • Yan çıkış delikleri kanca ve faset eklemlerinin aşınma çıkıntılarıyla daralabilir; sıkışan sinir kola ve parmaklara yayılan ağrıya yol açar ve baş geriye atılınca ağrı artar.
  • Boyun omurlarının dikensi çıkıntıları kısa ve çatallıdır; yedinci omurun uzun çıkıntısı iki bölgenin sınırını işaretler.

Bu derste boyun omurlarının ortak özelliklerini okuduk. Bir sonraki derste boynun en üstündeki iki omura bakıyoruz ve ikisinin de bu tarife uymadığını göreceğiz. Birinin önde yük taşıyan bir gövdesi yoktur; ötekinin gövdesinden ise yukarı doğru bir diş çıkar. Kayıp gövdenin yok olmadığını, gelişim sırasında komşusuna geçtiğini ve orada başın dönmesi için bir eksene dönüştüğünü göreceğiz. Atlas ve Axis.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Eğitim içeriğidir. Anatomik bilgi tıbbi tanı, tedavi ya da sağlık tavsiyesi değildir ve hiçbir tıp fakültesi dersinin veya klinik eğitimin yerine geçmez. Kişisel bir sağlık sorusu için hekime başvurun.