K2Ders 05-10
Retiküler Dermis
05.2 — Epidermis ve Dermis · K2 Temel: Üniversiteye hazırlık ve sağlık bilimleri düzeyinde yapısal anatomi.
1.017 kelime · yaklaşık 7 dakika · 2 kaynak
Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- Retiküler dermis dermisin büyük bölümünü oluşturan, kalın kolajen demetlerinden yapılmış sık düzensiz bağ dokusudur.
- Kolajen demetlerinin arasında elastik lifler ve su tutan temel madde bulunur; fibroblastlar hepsini üretir.
- Deri çekildiğinde önce dalgalı kolajen demetleri düzleşir ve uzama kolaydır; demetler gerildiğinde direnç hızla artar.
- Elastik lifler gerilen deriyi eski biçimine döndürür; baskın lif yönü derinin yöne göre farklı davranmasına yol açar.
- Folliculi pili, glandulae sebaceae ve glandulae sudoriferae'nin salgı bölümleri bu katmanda ya da hemen altında bulunur.
- Çatlaklar, striae distensae, hızlı gerilmede retiküler dermisin liflerinin bozulup yeniden düzenlenmesiyle oluşur.
- Ehlers–Danlos sendromunda deri aşırı uzar ama geri döner; cutis laxa'da deri uzar ama geri dönmez.
Bu derste dermisin kalın alt bölümünü gördük. Bir sonraki derste yeniden epidermis ile dermisin arasındaki sınıra döneceğiz: "dermal papilla" ve "epidermal sırt" adlarının aynı dalgalı sınırı iki taraftan anlattığını ve mikroskop kesitinin yönünün bu sınırı nasıl farklı gösterdiğini göreceğiz. Dermal Papillalar ve Epidermal Sırtlar.
Açılış
Genetik kliniğinde muayene edilen bir genç, elinin sırtındaki deriyi parmaklarıyla birkaç santimetre yukarı çekebiliyor; bıraktığında deri hemen yerine dönüyor. Küçük yaraları ise geniş, ince ve kâğıt gibi izler bırakarak iyileşmiş. Aynı gün görülen başka bir hastada deri sarkık ve kıvrımlı; çekildiğinde uzuyor ama bırakıldığında yerine dönmüyor, gevşek kalıyor. Birinci hastada kolajen liflerini yapan genlerden birinde bozukluk, ikincide elastik liflerde bozukluk vardır. İki tablo, derinin kalın alt bölümündeki iki lif türünün farklı işlerini birbirinden ayırarak gösterir: biri derinin ne kadar uzayabileceğini sınırlar, öteki gerildikten sonra geri dönmesini sağlar.
Dermisin kalın alt bölümü nelerden oluşur? Deri çekildiğinde önce kolayca uzayıp sonra neden birden sertleşir? Ve lif bozuklukları derinin davranışını nasıl değiştirir?
Bu derste ne olacak
Önce retiküler dermisin yapısını, kalın kolajen demetlerini, elastik lifleri ve aradaki temel maddeyi göreceğiz. Sonra derinin çekmeye karşı davranışını, kıvrımlı liflerin düzleşmesiyle açıklayacağız. Ardından bu katmanın deri eklerine ve damarlara nasıl yer verdiğini ele alacağız. Son olarak çatlakları, Ehlers–Danlos sendromunu ve gevşek deri hastalığını inceleyeceğiz.
Sıfır noktası
Mekanizma
Yapı
Ders 05-09'da dermisin üst bölümünün ince ve gevşek olduğunu gördük. Onun altındaki retiküler dermis dermisin büyük bölümünü oluşturur ve yapısı bambaşkadır. Kalın kolajen demetleri birbirine sık, düzensiz bir ağ gibi dolanır; bu yüzden bu doku sık düzensiz bağ dokusu olarak adlandırılır. Demetlerin çoğu birinci tip kolajenden yapılmıştır ve çekmeye karşı çok dayanıklıdır.
Kolajen demetlerinin arasında kalın elastik lifler uzanır. Liflerin ve hücrelerin arasındaki boşluğu ise temel madde doldurur. Bu jel kıvamındaki madde, suyu tutan büyük şeker-protein moleküllerinden oluşur; derinin dolgunluğunu ve baskıya karşı esnekliğini sağlar. Fibroblastlar bu liflerin ve temel maddenin tamamını üretir ve sürekli yeniler.
Çekmeye karşı davranış
Dinlenen deride kolajen demetleri düz değil, hafifçe dalgalıdır. Deri çekildiğinde ilk aşamada bu dalgalar açılır ve demetler çekme yönünde sıralanır. Bu aşamada deri kolayca uzar, çünkü lifler henüz gerilmemiştir. Demetler düzleşip gerildiğinde ise uzama birden zorlaşır ve direnç hızla artar.
Deri bırakıldığında elastik lifler onu eski biçimine geri çeker. İki lif türü böylece iş bölümü yapar: kolajen derinin ne kadar uzayabileceğini sınırlar, elastik lifler ise gerildikten sonra geri dönmesini sağlar. Liflerin bir bölgede baskın bir yönde dizilmesi, derinin bir yönde daha kolay uzamasına ve ona dik yönde daha çok direnmesine yol açar. Bu yön farklarının cerrahideki anlamı kursun sonraki bölümlerinde ele alınacak.
Eklerin ve damarların yeri
Retiküler dermis deri eklerinin kök saldığı katmandır. Kıl kökleri, folliculi pili, bu katmana, bazen daha da derine iner; yağ bezleri, glandulae sebaceae, kıl köklerine bitişik olarak bu katmanda durur. Ter bezlerinin, glandulae sudoriferae, salgı yapan sarmal bölümleri retiküler dermisin en derin kesiminde ya da deri altı dokusunun hemen üstünde yer alır.
Dermisin daha büyük damarları ve sinirleri de retiküler dermisin alt sınırında bir ağ oluşturur; buradan papiller dermise doğru dallar yükselir. Ders 05-02'de dermisin alt bölümünün deri altı dokusuna keskin bir sınır olmadan geçtiğini gördük. Bu geçiş bölgesi, damarların ve eklerin derinin iki katmanı arasında yol bulduğu yerdir.
Klinik bağ: çatlaklar, Ehlers–Danlos ve gevşek deri
Gebelikte, ergenlikteki hızlı boy uzamasında, hızlı kilo alımında ve uzun süreli kortikosteroid kullanımında deri kısa sürede fazla gerilir. Retiküler dermisin kolajen ve elastik lifleri bu gerilmeye dayanamayıp bozulur ve yeniden düzenlenir. Ortaya çıkan çatlaklar önce pembe-mor renkte ve hafif kabarıktır; zamanla solar, incelir ve gümüşi çizgilere dönüşür. Çatlaklar epidermiste değil, altındaki dermiste bir yeniden yapılanmanın izidir.
Ehlers–Danlos sendromu, Danimarkalı hekim Edvard Ehlers ve Fransız hekim Henri-Alexandre Danlos'un yirminci yüzyılın başında tanımladığı bir hastalıklar grubudur. Bu hastalarda kolajen yapımı ya da işlenmesi bozuktur. Deri olağandışı ölçüde çekilebilir, ama elastik lifler sağlam olduğu için bırakıldığında yerine döner. Kolajen zayıf olduğu için deri küçük darbelerle yırtılır ve yaralar geniş, ince izler bırakarak iyileşir; eklemler de aşırı hareketli olabilir.
Gevşek deri hastalığında, cutis laxa'da, ise elastik lifler bozuktur. Deri gerildiğinde uzar ama geri toplanmaz; sarkık, kıvrım kıvrım görünür ve kişiyi yaşından büyük gösterebilir. Açılıştaki iki hasta, kolajenin sınırlayan ve elastik liflerin geri getiren işini birbirinden ayırır.
Yaygın yanlışDerinin esnekliğinin yalnızca elastik liflerden geldiğini düşünmek.
Deri çekildiğinde ilk kolay uzama, dalgalı kolajen demetlerinin düzleşmesinden gelir; kolajen daha sonra uzamayı sınırlar. Elastik lifler ise derinin gerildikten sonra eski biçimine dönmesini sağlar; Ehlers–Danlos sendromu ile gevşek deri hastalığı bu iki işi birbirinden ayırır.
Kendin dene
Toparlayalım
- Retiküler dermis dermisin büyük bölümünü oluşturan, kalın kolajen demetlerinden yapılmış sık düzensiz bağ dokusudur.
- Kolajen demetlerinin arasında elastik lifler ve su tutan temel madde bulunur; fibroblastlar hepsini üretir.
- Deri çekildiğinde önce dalgalı kolajen demetleri düzleşir ve uzama kolaydır; demetler gerildiğinde direnç hızla artar.
- Elastik lifler gerilen deriyi eski biçimine döndürür; baskın lif yönü derinin yöne göre farklı davranmasına yol açar.
- Folliculi pili, glandulae sebaceae ve glandulae sudoriferae'nin salgı bölümleri bu katmanda ya da hemen altında bulunur.
- Çatlaklar, striae distensae, hızlı gerilmede retiküler dermisin liflerinin bozulup yeniden düzenlenmesiyle oluşur.
- Ehlers–Danlos sendromunda deri aşırı uzar ama geri döner; cutis laxa'da deri uzar ama geri dönmez.
Bu derste dermisin kalın alt bölümünü gördük. Bir sonraki derste yeniden epidermis ile dermisin arasındaki sınıra döneceğiz: "dermal papilla" ve "epidermal sırt" adlarının aynı dalgalı sınırı iki taraftan anlattığını ve mikroskop kesitinin yönünün bu sınırı nasıl farklı gösterdiğini göreceğiz. Dermal Papillalar ve Epidermal Sırtlar.
Anlamadığın bir yer mi var?
Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.
Eğitim içeriğidir. Anatomik bilgi tıbbi tanı, tedavi ya da sağlık tavsiyesi değildir ve hiçbir tıp fakültesi dersinin veya klinik eğitimin yerine geçmez. Kişisel bir sağlık sorusu için hekime başvurun.