K1Ders 04-39
Plasentanın Temel Yapısı
04.7 — Plasenta ve Fetal Zarlar · K1 Keşif: Ön bilgisi olmayan herkes için sade kavramsal giriş.
1.192 kelime · yaklaşık 8 dakika · 2 kaynak
Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- Embriyonun besin, oksijen ve atık uzaklaştırma kaynağı annenin dolaşımıdır; iki dolaşım buluşmak zorundadır.
- İki dolaşım basınç, ölçek ve bağışıklık farkı yüzünden doğrudan birleşemez.
- Çözüm, ince bir ayırıcı ve çok geniş bir temas yüzeyidir.
- Bebeğin damarlarını taşıyan villuslar dallanarak annenin kanıyla dolu spatium intervillosum'a dalar.
- Plasentanın bebek yüzü lamina chorionica'dır; villuslu bölüm chorion frondosum'dur ve göbek kordonu bu yüze bağlanır.
- Anne yüzü decidua basalis'e yapışıktır, loblara ayrılır ve kanını arteriae spirales'ten alır.
- Rahimde bir lob kalırsa rahim tam kasılamaz ve kanama sürer; ebe bu yüzden lobları sayar.
- Plasenta akciğer, sindirim ve böbrek işlerini geçici olarak üstlenir; doğumda bu işler asıl sahiplerine devredilir.
Bu derste plasentanın neden bu biçimde olduğunu ve iki yüzünü gördük. Bir sonraki derste alışveriş yüzeyini kuran dallara yakından bakacağız: villusların neden bir anda değil üç aşamada kurulduğunu, yüzey, altındaki doku ve onun içindeki damarın neden birbirinin ön koşulu olduğunu ve gebelik ilerledikçe plasentanın neden iki ayrı yönden daha verimli hâle geldiğini göreceğiz. Koryonik Villuslar.
Açılış
Bir doğumda bebek doğduktan birkaç dakika sonra ebe, rahimden ayrılıp dışarı çıkan plasentayı bir tepsiye alır ve dikkatle inceler. Plasenta, yaklaşık bir tabak büyüklüğünde, birkaç santimetre kalınlığında, yuvarlak bir kek gibidir. Ebe onu önce bir yüzüyle çevirir. Bu yüz parlak ve düzdür, ince bir zarla örtülüdür; zarın altından damarlar dallanarak ortadaki göbek kordonuna doğru toplanır. Sonra plasentayı ters çevirir. Öbür yüz koyu kırmızı, pürüzlüdür ve oluklarla ayrılmış, birbirine yaslanmış loblardan oluşur. Ebe bu lobları tek tek gözden geçirir, eksik bir parça olup olmadığına bakar; rahimde kalan bir parça, doğumdan sonra kanamaya yol açabilir. Aynı organın iki yüzü birbirine hiç benzemez, çünkü iki yüz iki ayrı bedene aittir.
Embriyo besinini ve oksijenini annenin kanından nasıl alır? Annenin ve bebeğin kanı plasentada neden birbirine karışmaz? Ve bu organın iki yüzü neden bu kadar farklıdır?
Bu derste ne olacak
Önce plasentanın çözmesi gereken sorunu kuracağız: kaynak bir bedende, ihtiyaç ötekindedir. Sonra iki dolaşımın neden doğrudan birleşemeyeceğini ele alacağız. Ardından bu iki zorunluluğun neden çok geniş bir yüzey ve çok ince bir ayırıcıyla çözüldüğünü açıklayacağız. Son olarak plasentanın anne ve bebek yüzlerini ve bu organın neden geçici olduğunu inceleyeceğiz.
Sıfır noktası
Mekanizma
Kaynak bir yanda, ihtiyaç öbür yanda
Gelişimin ilk haftalarında embriyo çok küçüktür ve ihtiyaçlarını çevresindeki dokulardan yayılma yoluyla karşılayabilir. Ders 04-17'de rahim duvarına gömülen dış hücre katmanının içinde boşluklar açıldığını ve bu boşlukların annenin kanıyla dolmaya başladığını gördük. Embriyo büyüdükçe bu yetmez. Büyüyen bir bedenin sürekli besine, oksijene ve atıklarını bırakacağı bir yere ihtiyacı vardır.
Bunların hepsinin kaynağı annenin dolaşımıdır. Sorun, bu kaynağın başka bir bedende olmasıdır. Embriyonun kendi kalbi ve damarları dördüncü haftadan itibaren çalışmaya başlar, ama kendi dolaşımının girebileceği bir besin kaynağı yoktur. İki dolaşımın bir yerde buluşması gerekir.
İki dolaşım neden karışamaz
En basit çözüm, iki damar ağını birbirine bağlamak olurdu. Bu çözüm üç nedenle işlemez.
Annenin dolaşımı yetişkin bir bedenin basıncıyla çalışır; embriyonun damarları ise ince ve düşük basınçlıdır. Doğrudan bir bağlantı, küçük ve kırılgan damar ağını bu basınca açardı. Anne bedeni büyük, embriyo küçüktür; iki hacim doğrudan bağlansaydı, annenin dolaşımındaki her dalgalanma küçük olanı çok daha büyük ölçüde etkilerdi. İki beden de birbirinin aynısı değildir. Bebek, babasından gelen ve annenin bağışıklık sisteminin yabancı olarak tanıyabileceği özellikler taşır. İki kanın doğrudan karışması, bu tanıma düzenini karşı karşıya getirirdi.
İki dolaşım buluşmak zorundadır ama karışamaz. Plasentanın bütün yapısı bu iki zorunluluğun ortak çözümüdür.
Geniş yüzey, ince ayırıcı
Karışmadan alışveriş yapmanın yolu, iki dolaşımın arasına bir ayırıcı koymak ve maddelerin bu ayırıcıdan geçmesini sağlamaktır. Ama bir ayırıcı alışverişi yavaşlatır. Bu yüzden iki şart birden gerekir: ayırıcı ince olmalıdır, ve temas yüzeyi çok geniş olmalıdır.
Plasentanın biçimi bu iki şarttan çıkar. Bebeğin tarafındaki zardan annenin kanına doğru parmak biçimli çıkıntılar, villuslar, uzanır. Villuslar dallanır, dallar yeniden dallanır ve bir ağacın taçları gibi küçük bir hacme çok büyük bir yüzey sığar. Bebeğin damarları bu dalların içinde uzanır. Dalların dışı ise annenin kanıyla dolu bir havuzun, spatium intervillosum, içine daldırılmıştır.
Annenin kanı ile bebeğin kanı arasında, dalın birkaç hücre kalınlığındaki duvarı kalır. Oksijen ve besinler annenin kanından bu duvardan geçerek bebeğin damarlarına, karbondioksit ve atıklar bebeğin damarlarından annenin kanına geçer. Bir yüzeyin altında bir dokuyu ve onun içinde bir damarı barındıran bu dalların nasıl kurulduğu ayrıca ele alınacak.
İki yüz, iki beden
Açılıştaki ebenin incelediği iki yüz, plasentanın iki sahibini gösterir.
Parlak ve düz yüz bebeğe aittir. Bu yüz, bebeğin çevresindeki zarın, koryonun, villusların çıktığı tabakasıdır, lamina chorionica. Koryonun başlangıçta her yanı villuslarla kaplıdır; gebelik ilerledikçe rahim duvarına bakan yüzündeki villuslar büyür ve dallanır, öbür yüzündekiler ise kaybolur. Plasentayı kuran bu villuslu bölüme chorion frondosum denir. Zarın altında dallanan damarlar, göbek kordonunun atardamarları ve toplardamarıdır; kordon bebeği bu yüze bağlar.
Koyu kırmızı, pürüzlü yüz ise anneye aittir. Bu yüz, rahim iç zarının plasentanın altındaki bölümüne, decidua basalis, yapışık olan tabakadır. Desiduadan villusların arasına doğru inen bölmeler plasentayı loblara ayırır; ebenin teker teker saydığı loblar bunlardır. Rahim duvarındaki kıvrımlı atardamarlar, arteriae spirales, kanı villusların arasındaki havuza boşaltır; kan oradan rahmin toplardamarlarına geri döner.
Doğumda plasenta, desiduanın içinden ayrılarak rahim duvarından kopar. Rahimde kalan açık damar ağzı, rahim kasının sıkıca kasılmasıyla kapanır. Bir lob rahimde kalırsa rahim tam kasılamaz ve kanama sürer. Ebenin lobları tek tek saymasının nedeni budur.
Geçici bir organ
Plasenta gebelik boyunca üç ayrı sistemin işini tek başına yapar. Akciğerler gibi gaz alışverişi yapar, sindirim sistemi gibi besin alır, böbrekler gibi atıkları uzaklaştırır. Bunların yanında gebeliği sürdüren hormonları da üretir.
Doğumdan sonra bebek kendi akciğerleriyle soluk alır, kendi sindirim sistemiyle beslenir, kendi böbrekleriyle atıklarını uzaklaştırır. Plasentanın çözdüğü sorun ortadan kalkar ve organ ayrılır. Bir yapının ömrü, çözdüğü sorunun ömrü kadardır. Doğum, plasentanın gebelik boyunca tek başına yaptığı işlerin asıl sahiplerine devredilmesidir.
Yaygın yanlış"Annenin kanı bebeğe geçer" ya da "bebek annesinin kanıyla beslenir" demek.
Olağan alışverişte annenin kanı ile bebeğin kanı karışmaz; maddeler iki kanı ayıran ince bir dokudan geçer. Doğum sırasında ya da plasentada bir hasar olduğunda çok küçük miktarlarda kan bir taraftan öbürüne geçebilir; bazı klinik durumların ortaya çıkmasının nedeni de tam olarak bu sınırlı geçiştir. Ama düzenin kendisi karışmamaya dayanır.
Kendin dene
Toparlayalım
- Embriyonun besin, oksijen ve atık uzaklaştırma kaynağı annenin dolaşımıdır; iki dolaşım buluşmak zorundadır.
- İki dolaşım basınç, ölçek ve bağışıklık farkı yüzünden doğrudan birleşemez.
- Çözüm, ince bir ayırıcı ve çok geniş bir temas yüzeyidir.
- Bebeğin damarlarını taşıyan villuslar dallanarak annenin kanıyla dolu spatium intervillosum'a dalar.
- Plasentanın bebek yüzü lamina chorionica'dır; villuslu bölüm chorion frondosum'dur ve göbek kordonu bu yüze bağlanır.
- Anne yüzü decidua basalis'e yapışıktır, loblara ayrılır ve kanını arteriae spirales'ten alır.
- Rahimde bir lob kalırsa rahim tam kasılamaz ve kanama sürer; ebe bu yüzden lobları sayar.
- Plasenta akciğer, sindirim ve böbrek işlerini geçici olarak üstlenir; doğumda bu işler asıl sahiplerine devredilir.
Bu derste plasentanın neden bu biçimde olduğunu ve iki yüzünü gördük. Bir sonraki derste alışveriş yüzeyini kuran dallara yakından bakacağız: villusların neden bir anda değil üç aşamada kurulduğunu, yüzey, altındaki doku ve onun içindeki damarın neden birbirinin ön koşulu olduğunu ve gebelik ilerledikçe plasentanın neden iki ayrı yönden daha verimli hâle geldiğini göreceğiz. Koryonik Villuslar.
Anlamadığın bir yer mi var?
Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.
Eğitim içeriğidir. Anatomik bilgi tıbbi tanı, tedavi ya da sağlık tavsiyesi değildir ve hiçbir tıp fakültesi dersinin veya klinik eğitimin yerine geçmez. Kişisel bir sağlık sorusu için hekime başvurun.